Anahtar kelimeler: Ergani Durdurduklarını Bürosuna İlamsız Yazildiği Borca Katip Borçluların Diyarbakir Diyarbakır

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.DİYARBAKIRASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
:KARAR NO
:HAKİM
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLİ
:DAVACI
:DAVALILAR
:VEKİLİ
:DAVA
: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)DAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
:Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılar aleyhine ödenmeyen kredi borcunun iadesi amacıyla Ergani İcra Müdürlüğünde ilamsız icra yoluyla takip başlatıldığını, davalıların süresi içerisinde icra takibini durdurduklarını, borçluların borca itirazlarının mevcut olduğunu, itirazın kaldırılması takibin devamı ve alacak davası için Diyarbakır Arabuluculuk Bürosu'na başvuru yapıldığını ancak anlaşamamaya dair son tutanak tutulduğunu, ilgili sözleşmenin bir cari hesap sözleşmesi niteliğinde olduğunu, davalıların iş bu sözleşme uyarınca kullandıkları kredilerin vadesi geçtiği halde ödeme yapılmayınca müvekkili bankaca kredi borcunun ödenmesi hususunda davalılara muceliyet ihtarnamesi gönderilmesine rağmen davalıların borcu ödemekten imtina ettiklerini bu nedenle icra takibi başlattıklarını ancak davalıların icra takibine itiraz ettiklerini belirterek, davalı borçluların Ergani İcra Dairesi dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibinin devamına, alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından açılan itirazın iptali davası açılması gereken bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olup, davanın reddine karar verilmesi hukukun gereği olduğunu, davaya konu sözleşmeye dayanan borç zamanaşımına da uğradığını, söz konusu itirazları kabul edilmez ise davacı tarafından müvekkil ile yapılan sözleşme 6098 sayılı tbk'nın emredici hükümlerine aykırı olup, söz konusu sözleşme geçersiz olduğunu, Müvekkillerden .....ve .....okuma yazması olmayıp, kanunun aradığı şartlara riayet edilmeden müvekkillerin imzalarının alındığını, davanın dayanağını oluşturan ''Borçlanma Sözleşmesi''hükümlerinin genel işlem koşulu niteliğinde olup, sözleşmesinin mahiyeti ve hükümleri konusunda müvekkil bilgilendirilmediği, aydınlatılmadığı için davaya konu sözleşme geçersiz olup, geçersiz sözleşmeye dayanarak yapılan icra takibine yapılan itirazın iptali talepli işbu davanın da reddi iktiza ettiklerini, Müvekkillerden .....ve .....müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu dava dilekçesinde belirtilmiş olup, müteselsil kefalette sorumluluk 10 yıllık hak düşürücü süreye bağlı olup, işbu dava 10 yıılık süreden sonra açıldığından davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, dava dilekçesinde müvekkili .....ve .....hakkında müteselsil kefil olduğu iddiası bulunmakta olup, kefalet sözleşmessinin kanunun aradığı şekli şartlara uygun yapılıp yapılmadığının tespiti gerektiğini, yine müvekkillerden .....ve .....'ın okuma yazması olmayıp, kanunun aradığı şekli şartlara uyulmadan müvekkile bazı evraklar imzalatılmış olup, kefalet sözleşmesi bu veçheden de yasaya aykırı olduğunu, davacının sözleşmeden doğan talepler zamanaşımına uğramış olmasına rağmen müvekkili yıllar boyu dava tehditi altında bırakmak amacıyla hareket edildiğinden işbu dava ile davacının hakkını kötüye kullandığını, davacı .....bankasının taraf ehliyeti de bulunmadığını,Açıklamaları dikkate alınarak işbu davanın yasal süresi olan bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmamış olması, davacı bankanın takip yetkisinin bulunmayışı nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesine, mümkün olmaması davaya konu sözleşmeden kaynaklı alacağın zamanaşımına uğramış olması ve davaya konu sözleşme hükümlerinin genel işlem koşulu hükümleri içermesi ve müvekkillerin bu konuda bilgilendirilmemesi nedeniyle sözleşmenin geçersizliği nedeniyle ve kefalet sözleşmesinin geçersiz oluşu, davacının dürüstlük kuralına aykırı hareket etmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini saygılarımla talep talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, UYAP sistemi üzerinden Ergani İcra Müdürlüğünün .....(Eski esas:.....) esas sayılı dosyası ile Ergani .....Asliye Hukuk Mahkemesinin .....esas sayılı dosyası celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, bankacı bilirkişiden bilirkişi raporu alınarak sonuca gidilmiştir.Dava, davacı banka ile davalılar arasında 21.07.2005 tarihinde Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı ile Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Teşvik Fonu İşbirliği ile Uygulanan Kırsal Alanda Sosyal Destek Projesinden Yararlanan Kooperatif Ortaklarından Alınacak Taahütname ve Borçlanma Sözleşmesi gereğince kullandırılan kredinin vadesi geldiği halde ödenmediğinden bahisle tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Ergani İcra Dairesinin .....(Eski esas
:.....) esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı-alacaklı banka tarafından .....tarihinde dava dışı .....Kooperatifi, ile davalılar ....., .....ve .....aleyhine 9.203,75 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı/borçlulara ödeme emrinin tebliğ edildiği, davalıların borca itiraz ettiği, itiraz evrakının davacı/alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır.Yine davacı tarafından eldeki dava açılmadan önce dava şartı arabuluculuk kapsamında arubuluculuğa başvuru yapıldığı, arabuluculuk sürecinin .....tarihinde başladığı ve .....tarihinde davalıların arabuluculuk toplantısına katılmaması nedeniyle görüşme yapılmadan anlaşamama şeklinde son tutanak düzenlendiği anlaşılmaktadır.Elde ki davanın .....tarihinde Ergani Asliye Hukuk Mahkemesine hitaben açıldığı ve Ergani .....Asliye Hukuk Mahkemesinin .....tarih ve .....E......K. Sayılı ilamı ile Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği ve davacı vekilinin süresinde gönderme talebi üzerine dosyanın mahkememize gönderildiği anlaşılmaktadır.2004 sayılı İİK.'nun 67/1.maddesine göre, itirazın iptali davaları itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıllık süre içerisinde açılabilir. Bu süre hak düşürücü süre olup re'sen gözetilmelidir. Davaya konu icra takibinin .....tarihinde başlatıldığı, gönderilen ödeme emrine karşı davalı borçluların borca itiraz ettikleri, borca itiraz dilekçelerinin davacı-alacaklı tarafa tebliğ edilmediğinden 1 yıllık hak düşürücü sürenin işlemeye başlamadığı anlaşılmaktadır. Ancak, davacı tarafından elde ki dava açılmadan önce yine elde ki davaya konu icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle Ergani .....Asliye Hukuk Mahkemesinde dosyası üzerinden dava açıldığı anlaşılmaktadır. Bu halde, her ne kadar davalı borçluların ödeme emrine karşı borca itiraz dilekçeleri davacı alacaklı tarafa tebliğ edilmemiş ise de, davacının dava açtığı tarihi itibarıyle 1 yıllık hak düşürücü sürenin işlemeye başladığının kabulü gerekir.Elde ki dava yönünden, davanın açıldığı tarih itibarıyle arabuluculuğa başvuru zorunludur. 6325 sayılı Kanunun 18/A-15 maddesi gereğince arabuluculuğun dava şartı olarak düzenlendiği hallerde arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. Dosya içerisinde yer alan arabuluculuk son tutanağı incelendiğinde, arabuluculuk sürecinin .....tarihinde başladığı ve .....tarihinde sürecin sonlandığı, her iki tarih arasında geçen sürenin 1 yıllık hak düşürücü sürenin hesabında dikkate alınması gerekir. Davacı tarafından Ergani .....Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyası üzerinden açılan dava tarihi itibarıyle 1 yıllık hak düşürücü sürenin işlemeye başladığı kabul edildiğinde, arabuluculuk aşamasında geçen süre eklendiğinde davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığının kabulü gerekir.Dosya içerisinde yer alan Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı ile Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Teşvik Fonu İşbirliği ile Uygulanan Kırsal Alanda Sosyal Destek Projesinden Yararlanan Kooperatif Ortaklarından Alınacak Taahütname ve Borçlanma Sözleşmesi incelendiğinde, sözleşme gereğince davalı .....tahsis edildiği, davalı .....ve .....asıl borçluya tahsis edilen kredi için müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı anlaşılmaktadır.İlgili sözleşmenin başlığında kredinin .....Bankası .....Şubesinden alındığı yazılı olduğu gibi sözleşmenin 11.,12. ve 13. maddelerinde de kredi borcunun hem geri ödemesinin hem de zamanında ödenmemesi durumunda faiziyle birlikte ödemesinin .....Bankasına yapılacağı belirtilmektedir. Bu durumda .....Bankasının alacaklı sıfatı bulunmaktadır. Nitekim benzer uyuşmazlık hakkında verilen Yargıtay .....Hukuk Dairesinin .....tarih ve .....E.-.....K. sayılı ilamında da .....Bankasının alacaklı sıfatının bulunduğu belirtilmiştir.Davaya konu edilen borçlanma sözleşmesi .....tarihlidir. Davalılar .....ve .....sorumluluğu kefalet sözleşmesine dayandırılmaktadır.Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 487. maddesi müteselsil kefaleti düzenlemiş, 492 vd. maddelerinde ise kefaletin ne zaman son bulacağını düzenlemiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda ise kefaletin sona ermesine ilişkin hükümler 598 vd. maddelerinde düzenlenmiştir.Kanun gereğince sona ermenin düzenlendiği TBK'nın 598 maddesine göre; "Hangi sebeple olursa olsun, asıl borç sona erince, kefil de borcundan kurtulur. Borçlu ve kefil sıfatı aynı kişide birleşmiş olursa, alacaklı için kefaletten doğan özel yararlar saklı kalır. Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar. Kefalet, on yıldan fazla bir süre için verilmiş olsa bile, uzatılmış veya yeni bir kefalet verilmiş olmadıkça kefil, ancak on yıllık süre doluncaya kadar takip edilebilir. Kefalet süresi, en erken kefaletin sona ermesinden bir yıl önce yapılmak kaydıyla, kefilin kefalet sözleşmesinin şekline uygun yazılı açıklamasıyla, azamî on yıllık yeni bir dönem için uzatılabilir."Mülga Borçlar Kanunu'nda kefilin sorumluluğu için bir süre öngörülmemiş olduğu halde yeni Türk Borçlar Kanunu gerçek kişi kefilin sorumluluğunu on yıl ile sınırlı tutmuştur. Kefilin sorumlu tutulabileceği on yıllık süre, kefalet sözleşmesinin meydana geldiği andan itibaren işlemeye başlayacaktır. On yıllık sürenin işlemeye başlaması bakımından esas borcun doğduğu veya muaccel olduğu anın bir önemi yoktur. On yıllık süre bir zamanaşımı süresi olmadığı için de kesilme ve durma da söz konusu olmaz. On yıllık sürenin tamamlanmasıyla birlikte kefilin yükümlülüğü kendiliğinden (yasa gereği) ortadan kalkar. Sürenin tamamlanmasıyla birlikte kefilin sorumluluğu ortadan kalkınca artık kendisinden talepte bulunulamaz.Türk Borçlar Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunu'nun 1. Maddesinde ise, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse, kural olarak o kanun hükümleri uygulanır. Ancak, Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir. Dolayısı ile sona ermeye ilişkin hükümlerde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun uygulanması söz konusu olacaktır.Yargıtay kararlarında, 6098 sayılı TBK m. 598/3 hükmünde öngörülen, kefalet sözleşmesinden doğan alacağa ilişkin sürenin hak düşürücü süre olduğu kabul edilmektedir (Bkz. Yargıtay 11. HD'nin █████/2022 tarihli ve █████████ E., █████████ K. sayılı; Kapatılan 19. HD'nin █████/2016 tarihli ve █████████ E., █████████ K. sayılı kararları) (Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. HD'nin █████/2023 tarihli ve █████████ E.-████████ K. Sayılı ilamı).Somut olayda, davaya konu taahhütname ve borçlanma sözleşmesinin .....tarihli olduğunun, davalı .....ve .....sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığının, davacı banka tarafından .....tarihinde başlatılan icra takibinin hak düşürücü süreyi durdurmadığının ve davanın açıldığı tarih itibarıyle elde ki davada uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nın 598. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunun anlaşılmasına göre, davalı kefiller .....ve .....yönünden davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir.Diğer davalı .....borçlanma sözleşmesini asıl borçlu sıfatı ile imzalamıştır. Kredi borçlanma sözleşmesi .....tarihli olup, davacı banka tarafından davaya konu edilen icra takibi .....tarihinde başlatılmıştır.6098 sayılı TBK'nın 146. maddesi uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabi olup 6098 sayılı TBK'nın 149. maddesine göre zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Alacağın muaccel olmasının bir bildirime bağlı olduğu hallerde, zamanaşımı bu bildirimin yapılabileceği günden işlemeye başlar.Zamanaşımını kesen ve duruduran nedenler 818 sayılı BK'nın 132 ve 133. (6098 sayılı TBK'nın 153 ve 154.) maddelerinde düzenlenmiştir. Kanunda belirtilen belirli olayların gerçekleşmesi halinde, işlemiş olan zamamaşımı süresi ortadan kalkar ve bu aşamadan sonra yeni bir zamanaşımı süresi işlemeye başlar ki buna zamanaşımın kesilmesi denir. Borçlu, borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse; alacaklı, dava veya defi yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuş ya da iflas masasına başvurmuşsa zamanaşımı kesilir (BK m. 133, TBK m. 154). Keza, alacaklı tarafından yapılan icra takibi ve takipteki icra işlemleri ile zamanaşımı kesilmekte ve aynı süreli yeni bir zamanaşımı süresi işlemeye başlamaktadır.Kanun hükmü mücerret icra takibinden bahsetmekte olup ödeme emrinin borçluya tebliğ edilmemiş olmasının veya takibin alacaklı tarafından işlemsiz bırakılmış olmasının bir önemi bulunmamaktadır. Alacaklının itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde müracaat hakkını kullanmamış olması 2004 sayılı İİK’nın 67. maddesi kapsamında açılacak itirazın iptali davasına engel teşkil etmekte olup yapılan takibin borçlar hukuku ve özellikle zamanaşımının kesilmesine yönelik etkileri devam eder (Yargıtay 6. HD'nin █████/2012 tarihli ve ██████████ E., █████████ K. sayılı kararı).Somut olayda, 6098 sayılı TBK’nın 154/2 ve 157/2. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibi ile birlikte zamanaşımının kesildiği ve yeniden 10 yıllık zamanaşımı süresinin işlemeye başladığı, davanın da yeniden işlemeye başlayan 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde .....tarihinde açıldığı anlaşılmakla, davalı .....yönünden davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığının kabulü gerekir.Davalı .....borçlanma sözleşmesini asıl borçlu sıfatı ile imzaladığı .....tanzim tarihli Tarım Ve Köy İşleri Bakanlığı İle Sosyal Yardımlaşma Ve Dayanışma Tevşik Fonu İşbirliği İle Uygulanan Kırsal Alanda Sosyal Destek projesinden Yararlanan Kooperitif Ortaklarından Alınacak Taahhütname ve Borçlanma Sözleşmesi'nin .....tarafından asıl borçlu sıfatıyla imzalandığını, sözleşmeye diğer davalıların müteselsil kefaletleri alındığı, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, davacı bankanın temerrütle birlikte faiz talep edebileceği, muacceliyet ihtarnamesinin dosyaya sunulmaması nedeniyle temerrüdün takip tarihi itibarıyle gerçekleşeceği, davalı .....takipte talep edilen 8.345,48 TL asıl alacaktan sorumlu olduğu, işlemiş faizden sorumluluğunun bulunmadığı ve davacı bankanın taleple bağlılık ilkesi gereğince asıl alacağa %28,60 oranını geçmemek kaydıyla takip tarihinden ödeme tarihine kadar avans faizi talep edebileceği mütalaa edilmiş, bilirkişi raporu mahkememizce denetime elverişli kabul edilmiş ve davanın kısmen kabulü ile icra takibinde talep edilen asıl alacak yönünden itirazın iptaline ve asıl alacağa yıllık %28,60 faiz oranını geçmemek kaydıyla avans faizi işletilmesine, işlemiş faize ve BSMV'ye yönelik talebin reddine, asıl alacağın likit olması nedeniyle davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi gerekmiştir.Dosya içerisinde bulunan arabuluculuk son tutanağı incelendiğinde; davalıların arabuluculuk toplantısına katılmadığından arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonlandığına ilişkin son tutanağın düzenlendiği anlaşılmaktadır. 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun dava şartı arabuluculuk 18/A maddesinin 11. bendinde, taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan tarafın, son tutanakta belirtileceği ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulacağı, ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmeyeceğine yönelik düzenleme, .....tarihli resmi gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin .....tarihli ve .....E.-.....K. sayılı kararı ile iptal edildiğinden yargılama giderlerinin hesabında kabul ve red oranına göre değerlendirme yapılmıştır. Davalı kefiller yönünden hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olması, bu haliyle asıl borçlu yönünden kısmen reddedilen kısım ile kefil yönünden red sebebinin farklı olması olması nedeniyle kısmen reddedilen kısım yönünden davalı asıl borçlu yararına ayrı vekalet ücretine, red sebebi asıl borçludan farklı olan davalı kefil yararına ise ayrı vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Nedenleri gerekçeli kararda açıklanacağı üzere;1-)Davalı .....aleyhine açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;a-)Davalı .....Ergani İcra Dairesinin .....(Eski esas:.....) esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİNE, icra takibinin 8.345,48 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, işlemiş faize ve BSMV'ye ilişkin istemin REDDİNE,b-)Asıl alacak miktarına yıllık %28,60 oranını geçmemek kaydıyla takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine,c-)Kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 1.669,09 TL icra inkar tazminatının davalı Mustafa Kızmaz'dan tahsili ile davacıya verilmesine,2-)Davalı .....ve davalı .....aleyhine açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle REDDİNE,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 628,70 TL nisbi harcın davalı .....tahsili ile Hazineye irad kaydına,4-Davacı tarafından 342,00 TL tebligat ve posta masrafı ile 2.500,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 2.842,00 TL yargılama giderinin davalı .....tahsili ile davacıya verilmesine,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 8.345,48 TL vekalet ücretinin davalı .....tahsili ile davacıya verilmesine,6-)Davalı .....kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 858,27 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı .....verilmesine,7-)Davalılar .....ile .....kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 9.203,75 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılar .....ile .....verilmesine,7-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı .....tahsili ile Hazineye irad kaydına,8-Davacı yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,Dair, davacı vekili ile davalılar vekilinin yüzüne karşı, davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.Katip Hakim