Anahtar kelimeler: Hasımlı Satımı Şubesi Çekler Bank Kıymetli Çekleri Bankası Bedelli İlişki

T.C.
İSTANBUL10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı))DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Davacı şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki sebebiyle, taraflar arasında mal alım satımı konusunda anlaşıldığını, ürünlerin teslim edileceği konusunda davalılar tarafından taahhütte bulunulduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği davacı şirket ve yetkilisi ... tarafından, davalılar tarafından teslim edileceği ifade edilen ürünlere karşılık; ...bank Bankası ... Şubesi, ... .No’ lu, 30.06.2024 tarihli, 250.000. TL bedelli, ...bank Bankası ... Şubesi, ... .No’ lu, 31.07.2024 tarihli, 250.000. TL bedelli çekleri keşide edildiğini ve davalıya çekler teslim edildiğini ancak davalı şirketin ürünleri davacı şirkete zamanında teslim etmediğini, bu nedenle davalı tarafından teslim edimi ve yükümlülüğü yerine getirilmediğinden ve dolayısıyla davacı şirketin de bu durumda borçlu olması gibi bir durum söz konusu olmadığından çeklerin iptaline karar verilmesi davanın kabulününe, çekler hakkında teminatsız olarak, kabul edilmez ise teminatlı olarak ödemeden men talimatı verilmesini, yargılama sonunda çekler hakkında iptal kararı verilmesini, çeklerin bedelsiz kaldığının tespiti ile davalılara borçlu olmadığımızın tespitine, icra takibine konulmasını önlemek amacıyla teminatlı veya teminatsız olarak icra takibine konulmaması ve muhatap banka tarafından çek bedelinin lehtara ödenmesinin önlenmesi hususunda ihtiyati tedbir kararı koyularak ödenmemesine ve bu konuda ilgili bankaya müzekkere yazılmasını avukatlık ücreti ile mahkeme masraflarının davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle ; Davacı tarafın huzurdaki davanın ikame edilmesinden önce arabuluculuk yoluna başvurmadığından davanın öncelikle usulden reddine, davacı taraf menfi tespit istemine karşılık nisbi harcı yatırmadığını, eksikliği gidermesi için kendisine süre verilmesi gerektiğini, çekin verilip karşılığında mal alınmadığı iddiası noktasında ispat yükünün davacıda olduğunu, usul, yasa ve gerçeğe aykırı iddialarla tamamen kötü niyetli olarak ikame edilen huzurdaki davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE
:Dava, ayıplı ifa nedeni ile, sözleşme kapsamında davacı tarafça davalıya verilen çeklerin bedelsiz kaldığı iddiasına dayalı menfi tespit davası olduğu anlaşılmıştır.Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, Çeklerin fotokopisi , Taraflar arasında imzalanan sözleşme, Bilirkişi incelemesi, keşif, tanık, yemin, isticvap ve yasal her türlü delil, Tüm muhasebe kayıt, bilgi ve belgeleri, Ticaret Sicil Kayıtları, Ticari defter ve kayıtları, envanter defteri, yevmiye defteri, defteri kebir, Emsal Yargıtay kararları, Ayıplı ürünlerin fotoğrafları, Eksik ürünlerin listesi , İhtarname her türlü yasal delil dosya arasına alınmıştır.Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda yapılan yargılama, toplanan deliller, dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tüm dosya kapsamı ile yapılan değerlendirmede;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nın 114 maddesinde, dava şartları açıkça sayılmış ve 114/ 2. maddesi gereğince diğer kanunlarda sayılan dava şartlarına da atıfta bulunmuştur. 6102 Sayılı TTK 'nun 5/A maddesi (Ek:6/███████-███████ md.;''1-Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.2- Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir...'' şeklinde getirilen düzenleme ile arabuluculuk müessesesine başvurunun bir dava şartı olduğunu benimsenmiştir.İncelenen tüm dosya kapsamına göre; 7155 Sayılı Kanun ile 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanuna eklenen 5/A maddesi uyarınca, TTK'nın 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak düzenlendiği, söz konusu düzenlemenin dava şartı olması nedeniyle uygulamasının zorunlu olduğu, aynı yasanın 23. Maddesi ile 6325 sayılı kanuna eklenen 18/A maddesi uyarınca, dava şartı olan arabuluculukta davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin tutanağın aslını yada arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde davacıya son tutanağın bir haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunması için süre verilmesi gerektiği, söz konusu kanunun █████/2019 tarihinde yürürlüğe girdiği, aynı yasanın 18/A-2 fıkrası son cümlesi uyarınca, arabulucuya başvurulmadan dava açılmadığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceğinin düzenlendiği, somut olayda ayıplı ifa nedeni ile, sözleşme kapsamında davacı tarafça davalıya verilen çeklerin bedelsiz kaldığı iddiasına dayalı iş bu menfi tespit davasının da arabuluculuğa tabi davalar arasında yer aldığı, davacının davadan önce arabulucuya başvurarak buna ilişkin anlaşmama son tutanağını dava dilekçesine eklemediği, dava öncesinde arabulucuya başvurmayan davacının bu defa, dava açtıktan sonra arabulucuya başvurduğu ve anlaşmama tutanağını ibraz ettiği, dosya içeriğinden anlaşmama tutanak tarihinin davanın açıldığı tarih olan █████/2024 tarihinden sonraki tarih olan █████/2024 tarihini taşıdığı, dolayısıyla davanın 7155 Sayılı yasa ile değişik 6102 Sayılı TTK'nun 5/A ve aynı sayılı yasa ile değişik 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava öncesinde arabulucuğa başvurulmasına ilişkin dava şartını yerine getirmediği anlaşıldığından, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine,2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 187,80-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,3-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-7) göre hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 25-(9) maddesi hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına,6-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı.█████/2025Katip ...¸e-imzalıdırHakim ...¸e-imzalıdır