Anahtar kelimeler: Aliağa İhlali Görüşü Ret Yeri Dokunulmazlığının Suçlar İzmir Neticesinde Takdiren

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: █████████ E., █████████ K.SUÇLAR
: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâliHÜKÜMLER
: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret - onamaSanık müdafiinin duruşma isteminin 5271 sayılı CMK'nın 299. maddesi gereğince takdiren reddine karar verilerek yapılan incelemede;I - Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde,İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 11.09.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:Sanık hakkında, Aliağa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.07.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/4 ve 43. maddeleri uyarınca kurulan 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında;5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a. maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,II - Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde,İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin '”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır” ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin eksik inceleme ile verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, müvekkili sanığın hem alkol hem de uyuşturucu madde etkisi altında eylemi gerçekleştirdiğine, bu nedenle sanığın olay günü kast unsuru ile hareket etmediğine, suçun manevi unsurunun oluşmadığına, uyuşturucu bağımlısı olan sanık hakkında sağlık kurulu raporu alınmadan cezalandırılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğine, zincirleme suç hükümlerine ilişkin 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin uygulanma şartlarının dosyada bulunmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi’nin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Aliağa 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.