Anahtar kelimeler: Olunmadığının Bam Müteveffa Ortağı Başkan Yazim Memuru Konya Katip Üye

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: .....
KARAR NO
: .....
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
KATİP
: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2018
NUMARASI
: ...... Esas - ...... Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI
: ...
VEKİLLERİ
: Av. ... & Av. ...
DAVALILAR
: 1- ...... A.Ş.
VEKİLLERİ
: Av. ... & Av. ...
MÜTEVEFFA
: 2- ...
TASFİYE MEMURU
: ...
DAVA
: Şirket Ortağı Olunmadığının Tespiti ve Alacak
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ
: █████/2024
YAZIM TARİHİ
: █████/2024
Davacı tarafından, davalılar aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... Esas sayılı dosyası ile açılan şirket ortağı olunmadığının tespiti ve alacak davasında █████/2018 tarihinde tesis edilen karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine dairemizce yapılan inceleme sonucunda verilen █████/2020 tarih ...... Esas - ...... Karar sayılı kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2022 tarih ...... Esas - ...... Karar sayılı ilamıyla bozulduğu, bozma ilamı sonrasında dairemizce yapılan inceleme sonucunda verilen █████/2022 tarih ...... Esas - ...... Karar sayılı kararının Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2024 tarih ...... Esas - ...... Karar sayılı ilamıyla bozularak dairemize iade edildiği anlaşılmakla, dosya incelendi;
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı tarafın yüksek faiz getireceği ve istendiği an geri ödeneceği garantisi ile davalı tarafa 30.700 Euro miktarında para verdiğini, müvekkiline yatırdığı para karşılığı belge verildiğini, bu paranın müvekkiline iadesinin gerektiğini, ancak davalı tarafça paranın iade edilmediğini, davalı tarafın Bankacılık Kanunu'na aykırı şekilde mevduat topladığını, SPK 'na aykırı olarak aracılık faaliyetinde bulunup hisse senetlerini halka arz ettiğini, diğer davalı gerçek kişi ... 'ın da şirket veya şirketlerin yöneticisi olması nedeniyle müvekkili davacı tarafı zarara uğrattıklarından ve müvekkili davacı tarafa karşı sorumlu olduklarından bahisle müvekkili davacı taraf ile davalı taraf arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine ve ayrıca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik davalı tarafa verilen para nedeniyle 30.700 Euro nun paranın davalı tarafa verildiği tarihten (ödeme tarihinden) itibaren işleyecek döviz faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının yabancı mahkemede açtığı davasının reddine karar verildiğini ve Konya.... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...... Esas sayılı dosyası üzerinden açtıkları dava sonucunda yabancı mahkeme kararının tanınmasına karar verilmesi nedeniyle kesin hüküm olduğunu, davanın öncelikle kesin hüküm nedeniyle reddine bu talepleri kabul görmediğinde ise işin esası yönünden TTK nun 329 ve 405. maddeleri gereğince şirket ortaklarının hisse bedellerini şirketten geri istemesinin mümkün olmadığı gibi şirketin de kendi paylarını temellük etmesinin (edinmesinin) de mümkün olmadığını, hamiline yazılı hisse senetleri için pay defteri tutma zorunluluğu bulunmadığını, davacının dayandığı SPK raporların iş bu uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlayacak nitelikte olmadığını, davacı şirket yöneticileri hakkında verilmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığını, Borçlar Kanununun 126. maddesi gereğince şirket ile ortaklar arasındaki davaların 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, davacı tarafın iddialarını yazılı delille ispat etmesi gerektiğini, kaldı ki müvekkili şirketten veya şirketlerden döviz olarak para istenemeyeceği gibi faiz de istenemeyeceğini, davacı tarafın tüm iddia ve taleplerinin hak düşürücü süre ve zaman aşımına uğradığından bahisle davanın öncelikle hak düşürücü süre veya zamanaşımı yönlerinden bunlar olmadığında esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece "....davacı ... ile davalı ...Ş. arasındaki mevcut olan kesin hükme göre; davacı ... ile davalı ...Ş. arasında haksız fiil ilişkisi olmayıp şirket ortaklığı ilişkisi vardır. Davalı ..., diğer davalı ...Ş. 'nin kurucu ortağı ve yöneticisidir. Uzun yıllar şirket yöneticiliği yapmış birisidir. Kesin hükme göre taraflar arasında şirket ortaklığı ilişkisi olduğundan ve ortak şirket ortaklığı için verdiği sermaye payını geri isteyemeyeceğinden artık şirket yöneticisinin sorumluluğundan da söz edilemeyeceği..." gerekçesiyle davalı ...... A.Ş. yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine (kesin hüküm nedeniyle davanın usulden reddine), davalı ... yönünden davanın esastan reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin kesin hüküm itirazına mesnet yaptığı yabancı mahkeme kararının farklı olduğu iki davanın talep sonuçlarının ve dayandığı vakıaların farklı olduğunun yabancı mahkeme kararında açıkça görüldüğünü, yerel mahkemece diğer davalı ...'ın herhangi bir savunma, herhangi bir itirazının davanın hiçbir safhasında olmamasına karşın sorumluluğunun bulunmadığından bahisle esastan red kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemece verilen █████/2018 tarihli kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dairemizin █████/2020 tarih ...... Esas ...... Karar sayılı kararı ile davacının istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince açılan dava ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dairemizce verilen karar davacı ve davalı şirket tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2022 tarih ...... Esas - ...... Karar sayılı bozma ilamıyla: "...1-İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı şirket vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davacının davalı şirkete ortak olmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın iadesi talebine ilişkindir. Davacı, yabancı mahkemede davalı şirket aleyhine alacak davası açmış, bu dava reddedilmiş ve bu ret kararı kesinleşmiştir. Konya.... Asliye Hukuk Mahkemesince yabancı mahkeme kararının tanınmasına karar verilmiş ve tanımaya ilişkin bu karar da kesinleşmiştir. Kesin hüküm dava şartı olup mahkemece re’sen değerlendirilmesi gerekmektedir. 7194 Sayılı Yasa, dava şartlarından olan kesin hükmün değerlendirilmesine engel bir düzenleme içermemektedir. Bu itibarla tarafları, hukuki sebepleri aynı olan yabancı mahkeme kararı davacının davalı şirkete karşı açtığı dava yönünden kesin hüküm teşkil etmekte olup bölge adliye mahkemesince davacının davalı şirkete karşı açtığı dava yönünden dava şartı yokluğundan davanın reddine, davacının ...’a karşı açtığı dava hakkında 7194 Sayılı Yasa’nın 41. maddesi kapsamında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın tümü hakkında 7194 Sayılı Yasa’nın 41. maddesi kapsamında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru görülmemiş ve bölge adliye mahkemesi kararının bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir." şeklinde hüküm kurularak dosyanın dairemize gönderildiği anlaşılmıştır.
Dairemizin █████/2022 tarih ...... Esas - ...... Karar sayılı kararı ile davacının ...... A.Ş'ye yönelik istinaf talebinin esastan reddine, davacının davalı ...'a yönelik talebinin kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının bu davalı yönünden kaldırılmasına, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince ...'a yönelik açılan dava ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dairemizce verilen karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2024 tarih ...... Esas - ...... Karar sayılı bozma ilamıyla: "...İlk Derece Mahkemesinin 19.11.2018 tarih, ...... E. ve ...... K. sayılı kararıyla davalı şirkete yönelik davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddine, davalı gerçek kişiye yönelik davanın esastan reddine karar verilmiş ve bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmuştur. Bu kararın da temyizi üzerene Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince uyuşmazlığın esası hakkında yeniden hüküm kurulmakla ve Dairemizce de Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmakla İlk Derece Mahkemesi kararı hukuken ortadan kalkmış bulunmaktadır. Bu itibarla Dairemiz bozma kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince her iki davalı hakkında da davanın esası hakkında yeni bir hüküm kurulması gerekirken "Davacının ...... A.Ş. ye yönelik istinaf talebinin esastan reddine" şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiş bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının resen bozulmasına karar vermek gerekmiştir..." şeklinde hüküm kurularak dosyanın dairemize gönderildiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Yargıtay bozma ilamından sonra dairemizce yapılan yargılamada Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2024 tarih ...... Esas - ...... Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Dava; davalı şirkete ortak olmadığının tespiti, kâr payı alınması maksadıyla verilen paranın iadesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili Uyap üzerinden e-imzalı olarak gönderdiği █████/2024 tarihli dilekçesi ile davalılardan ... yönünden davadan feragat ettiklerini bildirmiş, davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
Davacının davalı şirkete yönelik istinaf talebi incelendiğinde; Davacının, yabancı mahkemede davalı şirket aleyhine alacak davası açtığı, bu davanın reddedildiği ve bu ret kararının kesinleştiği, Konya.... Asliye Hukuk Mahkemesince yabancı mahkeme kararının tanınmasına karar verildiği ve tanımaya ilişkin bu kararın da kesinleştiği, kesin hüküm dava şartı olup re’sen değerlendirilmesi gerektiği, bu itibarla tarafları, hukuki sebepleri aynı olan yabancı mahkeme kararının davacının davalı şirkete karşı açtığı dava yönünden kesin hüküm teşkil ettiği bu sebeple ilk derece mahkemesinin davalı ...... A.Ş. yönünden kesin hüküm nedeniyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davacının davalı ...... A.Ş'ye yönelik istinaf talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere; Dairemizce daha önce İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulması, dairemiz kararının temyizi üzerine Yargıtay tarafından dairemiz kararının bozulmasına karar verilmesi, dairemizce uyuşmazlığın esası hakkında yeniden hüküm kurulmakla ve Yargıtayca da dairemiz kararı bozulmakla İlk Derece Mahkemesi kararının hukuken ortadan kalkmış bulunması nedeniyle davalı şirket yönünden yeniden hüküm kurularak davalı ...... A.Ş. aleyhine açılan davanın kesin hüküm dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının davalı ...'a yönelik istinaf talebi incelendiğinde ise; davacı bu davalı yönünden davadan feragat etmiştir. Davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir (HMK m. 307). Davadan feragat eden davacı, bununla dava dilekçesinin talep sonucu bölümünde istemiş olduğu haktan kısmen veya tamamen vazgeçer. Feragat, davayı kesin olarak sonuçlandıran bir hukuki neden olup, yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Bu sebeple davacının davalı ...'a yönelik feragat beyanı nazara alınarak; Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2018 tarih ...... Esas ...... Karar sayılı kararının bu davalı yönünden kaldırılmasına, davacının davalı ... aleyhine açtığı davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A) Davacının ...... A.Ş'ye yönelik istinaf talebinin ESASTAN REDDİNE,
-Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 383,2‬0 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
-Davalı şirket davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'nin 2/4. maddesi gereğince belirlenen 32.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine,
-İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
1-Davalı ...... A.Ş. aleyhine açılan davanın kesin hüküm dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
-Davacı tarafından yatırılan 1.503,05 TL harçtan karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL harcın mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 1.075,45 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-Davalı şirket tarafından ilk derece mahkemesinde ve temyiz aşamasında yapılan 267,80 TL temyiz yoluna başvurma harcı ile 480,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 747,80 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine,
-Davalı şirket davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'nin 7/2.maddesi gereğince belirlenen 14.081,72 TL nispi ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine,
B) Davacının davalı ...'a yönelik feragat beyanı nazara alınarak; Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2018 tarih ...... esas ...... karar sayılı kararının bu davalı yönünden KALDIRILMASINA,
C)Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.2 maddesi gereğince davacının davalı ...'a yönelik talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,
1-Davacının davalı ... aleyhine açtığı davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Harç ile ilgili yukarıda hüküm kurulduğundan, yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nın 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde gider avansını yatıran tarafa iadesine,
D) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4.maddesi gereğince kararın dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına,
E) Dava dosyasının temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair; davacı vekili ile davalı ...... A.Ş. vekilinin yüzünde verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunabileceğine █████/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
.....

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!