Anahtar kelimeler: Yüzden Abone Düzenli Kiracı Yaptıklarını Kaçak Enerji Devamına Takibi Dönemde

T.C.

İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2018
KARAR TARİHİ
: █████/2019
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesi ile davalıların (... adresinde) kaçak enerji kullandıklarını, 6.904,22 TL kaçak enerji bedelinin (davalı ... kullanıcı olarak, davalı ... de abone olarak) bu yüzden davalılar hakkında icra takibi yaptıklarını, itiraz ettiklerini, bu sebeple itirazlarının iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığı gibi ceza yargılaması nedeniyle de mağdur olduğunu, müvekkillinin taşınmazda kiracı olarak kaldığı dönemde elektrik faturalarını düzenli bir şekilde ödediğini, kaçak elektrik kullanıldığı iddia edilen sayacın ise müvekkilinin kiracı olduğu dönemde kullandığı bir saat olmadığını kendisinin kiraladığı yerden taşındıktan sonra GDZ elektrik tarafından █████/2012 tarihinde takılan bir saat olduğunu, kaçak kullanımdan dolayı müvekkilinden kaçak elektrik tüketim bedelinin istenmesinin hukuka aykırı olduğunu bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, dosya ve ekleri SMMM ve ELEKTRİK MÜHENDİSİ bilirkişi heyetine tevdi edilerek, davacının davaya konu takip nedeniyle alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı, takip tarihine kadar işlemiş faiz türü ve oranı miktarı hususlarında rapor tanzim edilmesi istenmiştir.
Bilirkişi heyeti ön rapor ibraz ederek dava dosyası içerisinde bulunmayan tarafların ticaret sicil ve vergi dairesi kayıtlarına ait bilgilerinin dosya içerisine celbi halinde raporun hazırlanacağının bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce ön rapor doğrultusunda Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, Esnaf Sanatkarlar Odasına ve Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılmış olup davalıların tacir olup olmadığı yönünden araştırma yapılmıştır.
Gaziemir Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen yazı cevabında; davalı...'in Serbest Meslek Kazanç defteri tuttuğu bildirilerek gelir vergi beyannamesinin gönderildiği anlaşılmıştır.
Şirinyer Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen yazı cevabında; işletme usulü defter tuttuğu bildirilerek gelir vergi beyannamesinin gönderildiği anlaşılmıştır.
İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen yazı cevabında davalılar ... ve ...'nın yapılan sorgulamasında tacir kaydına rastlanılamadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Dava, İİK nun 67.maddesi uyarınca itirazın iptali istemine ilişkindir.
Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir.
Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır.
TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava sayılır. Anılan Yasa'nın 5/1. maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevlidir.
Somut olayda, davalılar ... ve ...'nın tacir ve esnaf kayıtlarının bulunmadığı, ayrıca ...'in Serbest Meslek Kazanç defteri tuttuğu ve davalı ...'nın ise işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, davalıların tabi oldukları defter niteliği ve beyan edilen vergi matrahı itibariyle tacir olma sınırının altında kaldığı, bu haliyle davalıların tacir niteliğinde bulunmadığı gözetildiğinde eldeki davanın TTK 4/1 maddesi kapsamında nispi ticari bir dava olmadığı, davanın çözümünde, genel görevli ve yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu, mahkememizin görevli bulunmadığı kanaatine varıldığından, dava şartı yokluğundan, davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekmiştir.
HÜKÜM
:
Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davacı tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE,
2- Kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde, kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde gönderme talebinde bulunulduğu takdirde dava dosyasının görevli Nöbetçi İzmir Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Aksi takdirde HMK 20/1.maddesi son cümlesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair ek karar düzenlenmesine,
3- HMK'nun 331/2.maddesi gereğince;
a-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde harç ve yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,
b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmemesi halinde, 3b hükmüne göre karar verildiğinde talep halinde yargılama giderlerine mahkememizce hükmedilmesine,
4-Yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemesince karar verilmesine,
Dair karar HMK 341 vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer mahkemeye verilecek dilekçe ile istinaf yoluna başvurabileceği belirtilerek taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup usulden anlatıldı. █████/2019
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!