Anahtar kelimeler: İstifasından Getirerek Sektörde Başta Sunmuş Finansal Yasağına Lisans Almış Yatırım

T.C.
İSTANBUL10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████ KararDAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin ... finansal aracılık hizmetleri alanında faaliyet gösteren 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu başta olmak üzere ilgili mevzuatın tüm gereklerini yerine getirerek lisans belgesini almış bir yatırım kuruluşu olduğunu, davalının 07.07.2021 tarihinden istifa ederek ayrıldığı 18.11.2022 tarihine kadar davacı şirkette Müşteri Temsilcisi olarak görev yaptığını, davalının istifasından sonra aralarındaki sözleşmenin rekabet yasağına aykırı olarak davacı şirket ile aynı sektörde faaliyet gösteren başka bir şirkette çalışmaya başladığını, davalıya sözleşmesinde yer alan rekabet yasağına aykırı olarak aynı alanda faaliyet gösteren bir başka aracı kurumda çalışmaya başlamasından doğan cezai şartı ödemesi için ... 2.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibin davalı- borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazı ile durduğunu, haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına, davalı-borçlu hakkında %20 icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 07.07.2021-18.11.2022 tarihleri arasında müşteri temsilcisi olarak çalıştığını, davalı hakkında sözleşmenin rekabet yasağını düzenleyen 10.6 maddesine aykırılık sebebiyle cezai şartı düzenleyen 13. maddesine istinaden icra takibi başlatıldığını, icra takibinin yapılan itiraz ile durması ile işbu davanın açıldığını, rekabet etme yasağının geniş anlamda yorumlanarak anayasal hakkı olan çalışma hakkının ihlal edilemeyeceğini, TBK 444. maddesi ve devamı maddelerinde rekabete aykırılıktan bahsedilebilmesi için edinilen bilgiler ile işverenin önemli bir zarara uğratılması gerektiğini, davalının bu nitelikte bilgi sahibi olmadığını haksız davanın reddini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE
:Dava, tarafların üzerinde anlaşamadıkları konuların iş sözleşmesine aykırılık nedeni ile cezai şart alacağının icra takibine konu edilmesi üzerine borca ve ferilerine yönelik açılan itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır.Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... 2.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas davalının 07.07.2021 tarihli iş akdi, personel özlük dosyası, SGK kayıtları, davalıya ait bordro ve makbuzlar, Ticaret Sicil kayıtları, Şirket kayıtları , keşif, tanık, bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal delil dosya arasına alınmıştır.... 2.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 45.499,18-TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.Dosyanın SMMM..., Nitelikli Hesaplama Uzmanı ..., Ticaret Hukuku Öğretim Üyesi ...ve SPK Uzmanı ...'a tevdi edildiği, bilirkişi heyetinin █████/2024 tarihli raporunda özetle ; Dava konusu olayda taraflar arasındaki iş akdinde öngörülen rekabet yasağının tüm koşullarının gerçekleştiğinden bahsedilemeyeceğini, Rekabet yasağı kaydının ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerli olduğunu, somut olay ve dosya münderecatı kapsamında bu hususta bir bilgi ve belge olmaması hasebiyle rekabet yasağının ihlal edildiğinden ve cezai şart ödenmesi gerekliliği doğduğundan bahsedilemeyeceğini, davacı tarafından, ... 2.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibin anapara tutarının 43.596,18 TL ve işlemiş faizinin 1.903,00 TL olmak üzere toplam 45.499,18 TL üzerinden gerçekleştirildiğini, somut olayda rekabet yasağı koşullarının ihlal edildiğini ve cezai şart ödenmesi gerektiği yönünde hüküm kurulması halinde cezai şart tutarının 46.018,98 TL olarak hesaplanabileceğini, taleple bağlılık ilkesi gereğince icra takibinin 43.596,18 TL üzerinden gerçekleştiğinin mahkemece değerlendirilebileceğini, faiz konusundaki değerlendirmenin ve davacının icra-inkâr tazminatı talebinin mahkeme yetkisinde olduğu tespit ve rapor edilmiştir.Dosyanın SMMM ..., Nitelikli Hesaplama Uzmanı .., Ticaret Hukuku Öğretim Üyesi ... ve SPK Uzmanı ...'a tevdi edildiği, bilirkişi heyetinin █████/2024 tarihli Ek raporunda özetle ; kök raporda dava konusu uyuşmazlık ayrıntılı bir şekilde analiz edildiğinden, davacı şirketin bilirkişi raporuna vaki itirazlarının kök raporumuzda ulaşılan tespit, sonuç ve kanaatlerini değiştirir nitelikte bulunmadığını, kök rapordaki görüşlerinin ve değerlendirmelerini muhafaza ettikleri tespit ve rapor edilmiştir.Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;İşçinin iş sözleşmesinin devamı süresince işverenle rekabet etmemesi sadakat borcu içinde yer alan bir yükümlülüktür. Dürüstlük kuralı gereğince bu yükümlülük bazı durumlarda sözleşmenin sona ermesinden sonra da belli bir süre devam etmelidir. Zira işçinin çalışması esnasında elde ettiği bazı bilgileri iş akdinin sona ermesinden sonra kullanması işverenin haklı menfaatlerine zarar verebilir. Buna karşılık, Anayasa’nın 48. maddesinde güvence altına alınan işçinin dilediği alanda “çalışma ve sözleşme özgürlüğü”, onun hayatını kazanması yanında yine Anayasa’da öngörülmüş olan maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkıyla (m. 5, 17) doğrudan ilgilidir. Dolayısıyla iş sözleşmelerinde sözleşme sonrası rekabet yasağı kapsamında işverenin rekabet nedeniyle ortaya çıkabilecek haklı menfaati ile işçinin çalışma ve sözleşme özgürlüğünün dengelenmesi gerekmektedir. Bu nedenle hem 818 sayılı BK’da hem de 6098 sayılı TBK’da bu dengeyi sağlamaya yönelik özel düzenlemeler yapılmıştır.Somut olaya uygulanması gereken 6098 sayılı TBK’nin 444/1 maddesi; “Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir” hükmünü haizdir. Buna göre rekabet yasağı sözleşmesinden söz edilebilmesi için ilk olarak işçinin fiil ehliyetine sahip olması ve iş sözleşmesinin kurulması sırasında veya iş ilişkisi devam ederken işçinin sözleşmenin sona ermesinden sonra rekabet etmeyeceğine ilişkin bir hükmün yazılı olarak iş sözleşmesine konulması veya bu konuda ayrı bir sözleşmenin (rekabet yasağı sözleşmesi) yapılması gerekmektedir. Fiil ehliyetine sahip işçi tarafından yazılı olarak yapılan rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için iki temel şartın daha birlikte yer alması gerekir.Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesinin ilk şartı, işverenin bu sözleşme nedeniyle korunmaya değer haklı bir menfaatinin bulunmasıdır. Zira rekabet yasağının getirilmesindeki amaç, işçinin işyerinde öğrendiği üretim sırlarını veya işverenin işleri hakkındaki bilgisini iş ilişkisi sona erdikten sonra işverenle rekabet edecek tarzda kullanmasının önüne geçilmesidir. Bu husus 6098 sayılı TBK’nın 444/2 maddesinde “Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir” şeklinde ifade edilmiştir. Buna göre rekabet yasağına ilişkin sözleşmenin kurulmasında işverenin korunmaya değer haklı bir menfaatinin söz konusu olabilmesi için, işçinin işverenin üretim sırları, yaptığı işler ve müşteri çevresi hakkında bilgi edinme olanağının bulunması ve bunun sonucunda işvereni önemli bir zarara uğratma ihtimalinin olması gerekir. Dolayısıyla rekabet yasağına ilişkin sözleşmelerin geçerli olabilmesi için iş ilişkisinin işçiye, “müşteri çevresi” veya “üretim sırları” ya da “işverenin yaptığı işler” hakkında bilgi edinme imkânını sağlamasının yanında, aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması hâlinde işvereni önemli nitelikte bir zarara uğratabilecek mahiyette olması aranmaktadır. Ancak, rekabet yasağı ihlâlinden bahsedilebilmesi için zararın fiilen gerçekleşmesi gerekli olmayıp, yakın ve önemli bir zarar ihtimalinin varlığı yeterli olmaktadır."... rekabet yasağının işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması halinde geçerli olacaktır.Bu durumda TBK 444/2 hükmü uyarınca öncelikle, rekabet yasağı düzenlemesinin geçerli olup olmadığının veya aşırı nitelikte olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir..."Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 10.04.2019 tarihli ... E., ... K.Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesinin bir diğer şartı ise işçinin ekonomik geleceğinin tehlikeye düşürülmemiş olmasıdır. Zira sınırsız ve ucu açık bir rekabet yasağının, işçinin çalışma özgürlüğünü ortadan kaldıracağı ve işçinin geçim kaynağı olan emeğini istihdam piyasasına sunamaması sonucunu doğuracağı açıktır. 6098 sayılı TBK’nın 445/1 maddesi “Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz” hükmünü haizdir. Buna göre rekabet yasağının, işçinin ekonomik geleceğinin ölçüsüz ve hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye girmesini önleyecek şekilde süre, yer ve konu (işin türü) bakımından uygun sınırlar içinde kararlaştırılmış olması gerekir; aksi takdirde rekabet yasağı sözleşmesi geçersizdir. Aynı husus 818 sayılı BK’nın 349. maddesinde; “Rekabet memnuiyeti ancak işçinin iktisadi istikbalinin hakkaniyete muhalif olarak tehlikeye girmesini menedecek surette zaman, mahal ve işin nevi noktasından hal icabına göre münasip bir hudut dahilinde şart edilmiş ise muteberdir” şeklinde ifade edilmiştir.Rekabet yasağı sözleşmesinin yapıldığı sırada işçi fiil ehliyetine sahip değilse, yazılı şekil şartına uyulmamışsa, işçinin, işverenin müşteri çevresi, üretim sırları veya işyerinde yapılan işler hakkında bilgi edinme olanağı bulunmuyorsa ya da işverene önemli bir zarar verme ihtimali yoksa rekabet yasağı sözleşmesi geçersizdir. Öte yandan 818 sayılı BK’dan farklı olarak 6098 sayılı TBK ile rekabet yasağı sözleşmesinin işçinin ekonomik geleceğinin tehlikeye düşürmesi yönünden hâkime kapsamı veya süresi bakımından rekabet yasağına müdahale ve sınırlama yetkisi verilmiştir. 6098 sayılı TBK’nın 445/2 maddesi; “Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir” hükmünü haizdir. Buna göre rekabet yasağı sözleşmesinin, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından sınırlamalar içermesi ve süresinin de, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşması durumunda uygulanacak hukukî yaptırım, rekabet yasağının hâkim tarafından kapsamı ve süresi bakımından sınırlanması şeklinde olmalıdır. Bu düzenleme ile yer, zaman ve konu (işin türü) bakımından sınırları çok geniş tutulmuş rekabet yasağı sözleşmelerine geçersizlik gibi ağır bir hukukî yaptırım uygulamak yerine, sözleşmenin kanuna uygun hâle getirilmesinin yolu açılmış olmaktadır.Öte yandan TBK 420 maddesi kapsamında yapılan değerlendirmede, hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulunun geçersiz olacağı belirtilmiş ise de; Yargıtay 11. HD ... E ...K 11.02.2019 tarih ve yine aynı Dairenin ...E ... K 17.06.2019 tarihli emsal kararlarında da işaret edildiği üzere, taraflar arasındaki sözleşmenin hem hizmet ilişkisinin devamı sürecinde geçerli olan bir hizmet sözleşmesini, hem de hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra da yükümlülükler öngören bir rekabet etmeme sözleşmesini ihtiva ettiğinin kabulü ile hizmet sözleşmelerinde sadece işçi aleyhine konulan cezai şart hükümlerinin geçersiz olduğunu hüküm altına alan TBK'nın 420. maddesinin, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında yer alan rekabet etmeme sözleşmesine de uygulanması söz konusu olmayacaktır.(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesi ... esas, ... karar sayılı kararı)Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı şirket ile davalı arasında █████/2021 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 10-16. maddesinde işçi yönünden sözleşme süresince ve sözleşmenin sona ermesinden sonra rekabet yasağı düzenlendiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasında rekabet yasağı öngören sözleşmenin 10.6. maddesi; “Çalışan, herhangi bir sebep ile ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... sınırları içinde Şirket’in faaliyet gösterdiği alanlarda faaliyet gösteren herhangi bir şirkette iş akdinin fesih tarihinden itibaren 8 (sekiz) ay süre çalışamaz.” Cezai Şart başlıklı 13. Maddesi gereği yukarıda anılan maddenin ihlali halinde “…Çalışan aldığı son ücreti üzerinden 6 aylık brüt ücreti tutarında tazminatı İşveren’e cezai şart olarak ödemeyi peşinen kabul ve beyan eder.” şeklinde olduğu, davalının iş akdinin feshinden sonra davacı şirketle aynı sektörde iş yapan dava dışı şirkette çalışmaya başladığı, ancak işçinin işverenin yaptığı işler ve müşteri çevresi hakkında bilgi edinme olanağı bulunsa da, üretim sırlarını bilme ve bunun sonucunda işvereni önemli bir zarara uğratma ihtimalinin olmadığı, davacının da zarara uğrama ihtimalini ispatlayamadığı, diğer taraftan sözleşmede "İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa, Balıkesir, Adana, Antalya ve Samsun sınırları içinde Şirket’in faaliyet gösterdiği alanlarda faaliyet gösteren herhangi bir şirkette" çalışmayacağının belirtilmesinin, davalı için rekabet yasağı sözleşmesinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde düzenlendiği, yer ve işlerin türü bakımından uygun sınırlar içinde kararlaştırılmadığı, yine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████/2019 tarih ve ... Esas,... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, rekabet yasağına ilişkin sınırlamanın hangi alanda olduğunu açıkça gösterilmediği, bu durumun çalışma özgürlüğünü aşırı şekilde sınırlayacağı, rekabet yasağının işçisinin iktisadi geleceğini tehlikeye düşürmemesi için süre, yer ve iş türü bakımından duruma göre sınırlandırılması gerektiği, iş sözleşmesinde bu hususlarda genel ifadelere yer verildiği, düzenlemenin bu hali ile yeni işe girmeyi engellemeye yönelik olduğu anlaşılmakla, rekabet yasağı sözleşmesinin geçersiz olduğu kabul edilmiş ve davanın reddine miktar itibariyle kesin olarak karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 65,88-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan alınarak Hazine adına gelir kaydına,6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. █████/2025Katip ...¸e-imzalıdırHakim ...¸e-imzalıdır