Anahtar kelimeler: Tarımın Müteşebbisi Organik Sertifikasyon Onuncu Grubu Üretici İzinlerinin Uluslararası Limited
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
DAVACI
: ... Organik Uluslararası Organik Ürünler Kontrol ve
Sertifikasyon Hizmetleri Limited Şirketi
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ
: Av. ...
DAVANIN_KONUSU
: Davacı tarafından,
a) 5262 sayılı Organik Tarım Kanunu'nun 5. maddesinin son fıkrasında yer alan "izinlerinin iptali" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulması;
b) █████/2010 tarih ve 27676 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik'in 39. maddesinin 1. fıkrasının, █████/2018 tarih ve 30297 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle değişik (a) bendindeki "Bir kontrolör bir günde en fazla dört müteşebbisi kontrol eder. Üretici grubu olması halinde bu sayı en fazla altı ile sınırlıdır." ve aynı Yönetmeliğin 45. maddesinin, █████/2018 tarih ve 30297 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle değişik 2. fıkrasının (c) bendinin 4 numaralı alt bendindeki "Kontrolör ve sertifikerin bu Yönetmelik hükümlerine aykırı davrandığının tespiti halinde Bakanlık tarafından verilen yetki komite kararı ile iptal edilir. İptal tarihi itibarıyla 1 yıl süre geçmeden yeniden yetki verilmez." düzenlemelerinin;
c) Anılan düzenlemeler dayanak yapılarak, davacı şirket adına kontrolörlük yapan ...'ın kontrolörlük yetkisinin bir yıl süreyle iptal edilmesine ilişkin bulunan ve Bakan Yardımcısının █████/2020 tarihli oluruyla █████/2020 tarihinden itibaren yürürlüğe giren █████/2020 tarih ve ███████ sayılı Organik Tarım Komitesi kararı ile ...'ın █████/2020 tarihinden sonra yaptığı kontrollerin iptal edilerek yetkili kontrolör tarafından yeniden yapılması, yetki iptali doğrultusunda Organik Tarım Bilgi Sisteminde yer alan personel kayıt bilgilerinin güncellenmesi ve yeni organik tarım organizasyon şemasının Bakanlığa gönderilmesine ilişkin Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI
: Davacı tarafından; Yönetmeliğin 39. maddesinde yer alan düzenlemeye ilişkin olarak, düzenlemenin bilimsellikten ve organik tarım uygulamalarının gerçeklerinden uzak olduğu, organik tarıma konu ürün grubuna göre bu sayının değişeceği, her bir ürün grubunda kontrol edilmesi gereken bileşenlerin farklı olduğu, bunun dışında işletmenin büyüklüğü, kontrolün yapıldığı zaman, üretim yöntemleri gibi günlük kontrol edilebilecek müteşebbis sayısını etkileyecek bazı değişkenlerin bulunduğu, bu durum dikkate alınmadan tek bir kontrol sınırının belirlendiği; Yönetmeliğin 45. maddesinde yer alan düzenlemeye ilişkin olarak, söz konusu düzenlemenin dayanağı olan 5262 sayılı Organik Tarım Kanunu'nun 5. maddesinde hangi fiillerin idari yaptırımı gerektirdiği hususunun düzenlenmemiş olması nedeniyle anılan maddenin son fıkrasında yer alan "izinlerinin iptali" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu, Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği; çalışma izninin iptali yaptırımının kanunilik ilkesine aykırı olduğu, kanunla idareye verilen yetkiler arasında bulunmadığı, dayanak Kanun’a aykırı fiillere uygulanacak yaptırımın, Kanun’un 12. maddesinde -sınırlı sayıda- idari para cezaları olarak hükme bağlandığı, söz konusu maddede başka herhangi bir cezai yaptırımın öngörülmediği, müteşebbislere yönelik idari para cezalarından çok daha ağır nitelikte olan kontrolörün çalışma izninin iptali yaptırımının uygulanma şartlarının yönetmelikle düzenlenmiş olmasının kabul edilemeyeceği, çalışma izninin iptal edilmesini gerektiren fiillerin kanunda yer almasının kanunilik ilkesi gereğince zorunlu olduğu, diğer taraftan, Yönetmelik'te yer alan düzenlemelerden herhangi birinin ihlali halinde bu yaptırımın uygulanmasının mümkün olduğu, bu durumun orantılılık ilkesine de aykırılık teşkil ettiği; bireysel işlemlere yönelik olarak, yapılan denetim kapsamında savunma alınmadığı, kontrolörün bilgisine de başvurulmadığı, tesis edilen işleme dayanak yapılan tespitlerin zaman, yer ve kapsamının bildirilmediği, mevzuatın vermediği bir yetkinin kullanılması nedeniyle davalı idarenin konu bakımından yetkisizliğinin söz konusu olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALININ_SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından; usul yönünden, bakılan dava ile E:... sayılı dosyada görülen dava arasında derdestliğin söz konusu olduğu; esas yönünden, Yönetmeliğin 39. maddesinde yer alan düzenlemeye ilişkin olarak, üretimden tüketime kadar her aşaması kontrollü ve sertifikalı olan organik tarımda izlenebilirliği sağlamanın temel hedef olduğu, bu kapsamda kontrol ve sertifikasyon kuruluşu (yetkilendirilmiş kuruluş) bünyesinde Bakanlıktan yetki alarak faaliyette bulunan en az bir kontrolör ve en az bir sertifikerin bulunması gerektiği, kontrolörlerin, müteşebbislerin organik tarım faaliyetlerinin organik tarım mevzuatına uygunluğunu yerinde kontrol etmek üzere, sertifikerlerin ise yapılan kontrolleri inceleyerek sertifikalandırma kararı almak üzere yetkilendirildiği, kontrol ve sertifikasyon faaliyetlerinin mevzuata uygunluğunun Bakanlık tarafından denetlendiği; Yönetmeliğin 45. maddesinde yer alan düzenlemeye ilişkin olarak, davacının iptalini istediği düzenlemenin normlar hiyerarşisine uygun olduğu, mevzuatı uygulamakla yükümlü idarenin, düzenlemelere uyulmadığı takdirde görev alanına göre halk sağlığı, piyasa güvenliği, tarımsal gelişme ve güvenliğin sağlanması amacıyla idari yaptırım kararı verebileceği, söz konusu düzenlemeye yönelik iptal isteminin idarenin genel amaç ve işleyişine aykırı olduğu, davacının Anayasa’ya aykırılık iddiasının da yerinde olmadığı; bireysel işlemlere yönelik olarak, davacı şirketten 2018 yılı kontrol formlarının tamamı talep edilmiş olmasına rağmen Organik Tarım Bilgi Sisteminde tespit edilen kontrol sayısının %9’una karşılık gelen sadece 459 adet kontrol formunun gönderildiği, bu formlarda da kontrol günü ve tipi yönünden uyumsuzluk tespit edildiği, %50’ye varan veri giriş hatası nedeniyle bu kayıtların güvenilir olmadığı, Organik Tarım Komitesinde alınan 2020/1 sayılı karar gereği Gaziantep, Şanlıurfa ve Siirt illerinden 2018 yılı Organik Tarım Bilgi Sistemi kayıtlarına göre gerçekleştirilen tüm kontrollere (haberli, habersiz ve ek kontrol) ilişkin müteşebbislere bırakılmış olan tüm belgelerin onaylı fotokopilerinin istenildiği, illerden gelen formların incelenmesi sonucunda, 41 farklı tarihte bir günde aynı kontrolör (...) tarafından 7 ila 13 arasında müteşebbise kontrol yapıldığının tespit edildiği, mevzuata aykırı sayıda gerçekleştirilen söz konusu kontrollerin ayrıntıları incelendiğinde, birbirine sınırı olmayan illerde (Gaziantep ve Siirt) fiziki olarak aynı gün içerisinde gerçekleştirilmesi mümkün olmayan kontrollere ait formların da düzenlendiğinin görüldüğü, tarihlerde sehven bir hata yapılmasının, formun kontrol esnasında müteşebbis ile birlikte doldurulduğu düşünüldüğünde mümkün görülmediği, davacı şirketin "organik ürün" olarak sertifikalandırdığı ürünlere yönelik şüphe oluştuğu belirtilerek gerek bireysel işlemlerin gerekse dayanak düzenlemelerin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI
: ...
DÜŞÜNCESİ
: Dava, davacı tarafından, 5262 sayılı Organik Tarım Kanunu'nun 5. maddesinin son paragrafında yer alan "izinlerin iptali" ibaresinin Anayasaya aykırı olduğu iddiasıyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması, █████/2010 tarih ve 27676 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 39. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendindeki "Bir kontrolör bir günde en fazla dört müteşebbisi kontrol eder. Üretici grubu olması halinde bu sayı en fazla altı ile sınırlıdır." ve aynı Yönetmeliğin 45. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin 4 numaralı alt bendindeki "Kontrolör ve sertifikerin bu Yönetmelik hükümlerine aykırı davrandığının tespiti halinde Bakanlık tarafından verilen yetki komite kararı ile iptal edilir. İptal tarihi itibariyle 1 yıl süre geçmeden yeniden yetki verilmez." düzenlemelerinin ve anılan düzenleyici işlemler dayanak yapılarak davacı şirket adına kontrolörlük yapan ...'ın kontrolörlük yetkisinin █████/2020 tarihinden itibaren bir yıl süre iptal edilmesine ilişkin ... tarih ve... sayılı Organik Tarım Komitesi kararının iptalleri, ayrıca, Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Davacının Anayasaya aykırılık iddiası yerinde görülmemiştir.
Tüketiciye güvenilir, kaliteli ürünler sunmak üzere organik ürün ve girdilerin üretiminin geliştirilmesini sağlamak için gerekli tedbirlerin alınmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla yürürlüğe konulan ve organik tarım faaliyetlerinin yürütülmesine ilişkin kontrol ve sertifikasyon hizmetlerinin yerine getirilmesi ve Bakanlığın denetim usul ve esasları ile yetki, görev ve sorumluluklarına dair hususları kapsayan 5262 sayılı Organik Tarım Kanunu'nun ''Komitelerin oluşumu, yetki, görev ve sorumlulukları'' başlıklı 4. maddesinde, ''Bu Kanunun uygulanmasında; organik tarımın geliştirilmesi yönünde çalışmalar yapmak ve Bakanlık içi koordinasyon ve değerlendirme hizmetleri ile yetkilendirilmiş kuruluşların, işletmelerin, müteşebbislerin, kontrolör ve sertifikerlerin faaliyetlerini izlemek üzere Bakanlık bünyesinde Organik Tarım Komitesi kurulur.
Yetkilendirilmiş kuruluşlar başlıklı 5. maddesinde; bu Kanunun uygulanmasında; organik tarım faaliyetlerinin her türlü kontrol ve sertifikalandırma işlemleri, Bakanlıkça veya Bakanlıkça yetkilendirilmiş kuruluşlarca yapılır. Yetkilendirilmiş kuruluşlar, yeterli ve tecrübeli personel ile teknik alt yapıya sahip olmak zorundadır.
...
Yetkilendirilmiş kuruluşlar ile kontrolör ve sertifikerlerin; çalışma izni, izin süresi, süre uzatımı, izinlerinin iptali, görev ve yetkileri, yetki kullanımı, kontrol ve sertifikasyon sistemi ile kontrolör ve sertifiker çalıştırmaya ilişkin usul ve esaslar, Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir."düzenlemesine yer verilmiştir.
Kanunun yetki verdiği ve çerçevesini çizdiği hususlarda hukuka aykırı fiiller ve yaptırımına ilişkin ayrıntıların düzenleyici işlemle yapılması mümkündür.
Bu bağlamda Tarım Kanununa dayanılarak hazırlanarak 18.08.2020 tarihinde 27676 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 4. maddesinin 1)p bendinde; Kontrolör: Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu adına veya kontrol kuruluşu adına organik tarım faaliyetlerinin her aşamasının ilgili mevzuata göre uygulanmasını kontrol etmek üzere, Bakanlık tarafından yetki verilmiş gerçek kişiyi ifade eder. Yetkilendirilmiş kuruluşlarda aranan şartları düzenleyen 39. maddesinin 1)a bendinde; Yetkilendirilmiş kuruluşlar teknik ve idari bakımdan görevini yerine getirebilecek imkânlara sahip olur. Yetkilendirilmiş kuruluşun yetki kapsamı sertifikasyon ise en az bir sertifiker, kontrol ise en az bir kontrolör, kontrol ve sertifikasyon ise en az bir kontrolör ve bir sertifiker istihdam eder. Yetkilendirilen kontrolör ve sertifiker sayısı; müteşebbis sayısı ve üretim alanları için yeterli olur. Bir kontrolör bir günde en fazla dört müteşebbisi kontrol eder. Üretici grubu olması halinde bu sayı en fazla altı ile sınırlıdır." kuralı yer almış, kontrolörlük kursu, kontrolörlük ve sertifikerlik başvurularında aranılacak şartlar ile yetki, çalışma usul ve esaslarını düzenleyen 45. maddesinin 2. fıkrasının çalışma şekil ve esaslarını belirleyen c bendinin 4. fıkrasında; Kontrolör ve sertifikerin bu Yönetmelik hükümlerine aykırı davrandığının tespiti halinde Bakanlık tarafından verilen yetki komite kararı ile iptal edilir. İptal tarihi itibarıyla 1 yıl süre geçmeden yeniden yetki verilmez. Yetki iptali uygulanacak kontrolör ve/veya sertifikerin kuruluştan ayrılmış olmaları halinde de komite kararını takiben 1 yıl süre geçmeden yeniden yetkilendirme yapılamaz." kuralına yer verilmiştir.
Yönetmeliğin 39. maddesinin 1)a bendindeki "Bir kontrolör bir günde en fazla dört müteşebbisi kontrol eder. Üretici gurubu olması halinde bu sayı en fazla altı ile sınırlıdır." ibaresi yönünden;
Organik tarım faaliyeti yapılan üretim alanlarının etkin ve verimli kontrolü ile sertifikalandırma işlemlerinin sağlıklı yürütülmesini sağlamak amacıyla gereken tedbirleri almakla yükümlü olan idarenin kontrolörün bir günde kontrol edebileceği müteşebbis sayısını belirlemesi idarenin takdir yetkisi kapsamındadır.
Bu nedenle yapılan düzenlemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yönetmeliğin 45. maddesinin 2/c maddesi 4. fıkrası ve bireysel işlem yönünden;
Dosyanın incelenmesinden, kontrol ve sertifikasyon hizmetleri yapan davacı şirket adına kontrolörlük yapan ...'ın 2018 yılında Gaziantep, Şanlıurfa, Siirt illerinde gerçekleştirdiği kontrollerin teftişi neticesinde düzenlenen müfettiş raporu ile 41 farklı tarihte bir günde 7 ile 13 müteşebbise kontrol yapıldığının tespiti üzerine Yönetmeliğin 39. maddesinin 1. fıkrasının a bendinde yer alan "bir kontrolör bir günde en fazla dört müteşebbisi kontrol eder. Üretici grubu olması halinde bu sayı altı ile sınırlıdır." hükmüne aykırı fiili nedeniyle dava konusu 11.6.2020 tarih ve 2020/4 sayılı Organik Tarım Komitesi kararı ile kontrolörlük yetkisinin bir yıl süre ile iptal edildiği ve adı geçenin kontrolörlük yetkisinin iptal edildiği █████/2020 tarihinden sonra yaptığı kontrollerin iptal edilerek yetkili kontrolör tarafından yeniden yapılması, bu doğrultuda şirketin Organik tarım Bilgi Sisteminde yer alan personel kayıt bilgilerinin güncellenmesi ve yen organik tarım organizasyon şemasının Bakanlığa gönderilmesinin istenilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin tesisi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Anayasanın "Temel Haklar ve Ödevler" Başlıklı ikinci kısmının "Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler" başlığını taşıyan üçüncü bölümünde yer alan "Çalışma ve sözleşme hürriyeti" başlıklı 48. maddesinde; herkesin, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahip olduğu, özel teşebbüsler kurmanın serbest olduğu, Devletin, özel teşebbüslerin milli ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alacağı, "Çalışma hakkı ve ödevi" başlıklı 49. maddesinde ise; çalışmanın, herkesin hakkı ve ödevi olduğu, Devletin, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alacağı düzenlenmiştir.
Yine Anayasanın "Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması" başlıklı 13. maddesinde de, temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği, bu sınırlamaların, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı belirtilmiştir.
Yönetmelikte öngörülen kontrolörlük yetkisinin iptali yaptırımının uygulanabilmesi Yönetmeliğin 39. maddesinde bir kontrolörün bir günde en fazla dört müteşebbisi kontrol etmesi yönünde getirilen sınırlamanın ihlalini zorunlu kılmaktadır.
Çalışma hakkı Anayasa ile korunan temel hak ve özgürlüklerden biridir. Temel hak ve özgürlüklere ilişkin kısıtlamalar ancak bir yasa hükmü ile yapılabilir. Bu nedenle Anayasa hükmü uyarınca ancak kanunla sınırlanabilecek olan çalışma hürriyetinin yönetmelikle sınırlanabilmesine hukuken olanak bulunmadığından, kontröl ve sertifikerlerin çalışma hakkını sınırlandıracak nitelikteki dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık görülmemiştir.
Bu nedenle bu düzenlemeye dayalı olarak davacı şirket adına kontrolörlük yapan ...'ın kontrolörlük yetkisinin iptaline ilişkin işlemde de ve bu işleme dayalı olarak davacı şirket hakkında tesis edilen ... tarih ve ... sayılı işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, 18.8.2010 tarih ve 27676 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 39. maddesinin 1. fıkrasının a) bendindeki "Bir kontrolör bir günde en fazla dört müteşebbisi kontrol eder. Üretici grubu olması halinde bu sayı en fazla altı ile sınırlıdır." kısmı yönünden davanın reddi, 45. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin 4 numaralı alt bendindeki "Kontrolör ve sertifikerin bu Yönetmelik hükümlerine aykırı davrandığının tespiti halinde Bakanlık tarafından verilen yetki komite kararı ile iptal edilir. İptal tarihi itibariyle 1 yıl süre geçmeden yeniden yetki verilmez." düzenlemesi ile davacı şirket adına kontrolörlük yapan ...'ın kontrolörlük yetkisinin bir yıl süre ile iptal edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin ve davacı şirket hakkında tesis edilen ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen █████/2024 tarihinde, davacı vekili Av. ...'ün ve davalı idare vekili Av. ...'in geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ
:
Dosyanın incelenmesinden; Tarım ve Orman Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde hazırlanan raporun Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğünce değerlendirilmesinin ardından ... tarih ve ... sayılı Organik Tarım Komitesi kararıyla, davacı şirket bünyesinde çalışan kontrolörlerin 2018 yılı OTBİS (Organik Tarım Bilgi Sistemi) kayıtlarına göre gerçekleştirdikleri tüm kontrollere ilişkin müteşebbislere bırakılmış olan belgelerin onaylı fotokopilerinin Gaziantep, Şanlıurfa ve Siirt İl Müdürlükleri tarafından Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğüne gönderilmesinin istenildiği, gönderilen kontrol formlarının incelenmesi neticesinde hazırlanan inceleme raporunda, davacı yetkilendirilmiş kuruluş bünyesinde görev yapan aynı kontrolör (Kaziban Özkan) tarafından 41 farklı tarihte Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik'in 39. maddesinde öngörülen günlük sınırın üzerinde (7 ila 13 arasında) kontrol yapıldığına ve davacıya ilişkin OTBİS kayıtları ile kontrol formlarında tarih ve kontrol tipi yönünden uyumsuzlukların mevcut olduğuna yönelik tespitlerin yer aldığı, düzenlenen inceleme raporu doğrultusunda, Organik Tarım Komitesinin ... tarih ve ... sayılı kararıyla kontrolör ...'ın kontrolörlük yetkisinin Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik'in 45. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin 4 numaralı alt bendi uyarınca bir yıl süreyle iptal edilmesine karar verildiği, anılan kararın Bakan Yardımcısının █████/2020 tarihli oluruna istinaden anılan tarih itibarıyla yürürlüğe girdiği anlaşılmaktadır.
Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğünün ... tarih ve E:... sayılı işlemiyle, söz konusu kararın bildirilmesi ve ...'ın █████/2020 tarihinden sonra yaptığı kontrollerin iptal edilerek yetkili kontrolör tarafından yeniden yapılması, yetki iptali doğrultusunda Organik Tarım Bilgi Sisteminde yer alan personel kayıt bilgilerinin güncellenmesi ve yeni organik tarım organizasyon şemasının Bakanlığa gönderilmesinin davacıdan istenilmesi üzerine anılan bireysel işlemlerin ve dayanak düzenlemelerin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE
:
USUL YÖNÜNDEN
:
Davalı idarenin derdestlik itirazının incelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda "derdestlik" müessesesi düzenlenmemiş ve Kanun'un 31. maddesinde, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ve onun yerine çıkarılan Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun derdestlik ile ilgili maddelerine atıfta bulunulmamış olmakla birlikte, tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir davanın daha önce aynı veya başka bir mahkemede açıldığının ve görülmekte olduğunun tespit edilmesi hâlinde, usûl hukukunun temel kavramlarından olan derdestlik müessesesinin temelinde yatan, ilk davanın aynısı olan ikinci davanın açılmasında davacının hukukî yararı bulunmadığı olgusundan hareketle, idari yargı yerince de ikinci davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Davalı idare tarafından, bakılan dava ile Dairemizin E:█████████ sayılı dosyasında görülen dava arasında derdestliğin söz konusu olduğu ileri sürülmüş ise de; anılan davanın kontrolör ... tarafından açıldığı, ayrıca bahse konu davada yalnızca Organik Tarım Komitesi kararının dava konusu edildiği, işbu uyuşmazlıktaki gibi anılan kararın yanı sıra davacı şirkete yönelik Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptalinin istenilmediği, dolayısıyla iki davanın yalnızca sebebinin aynı olduğu anlaşıldığından, davalı idarenin derdestlik itirazı yerinde görülmemiştir.
ESAS YÖNÜNDEN
:
İlgili Mevzuat
:
5262 sayılı Organik Tarım Kanunu'nun;
"Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı; tüketiciye güvenilir, kaliteli ürünler sunmak üzere organik ürün ve girdilerin üretiminin geliştirilmesini sağlamak için gerekli tedbirlerin alınmasına ilişkin usul ve esasları belirlemektir.";
"Kapsam" başlıklı 2. maddesinde, "Bu Kanun, organik tarım faaliyetlerinin yürütülmesine ilişkin kontrol ve sertifikasyon hizmetlerinin yerine getirilmesi ve Bakanlığın denetim usul ve esasları ile yetki, görev ve sorumluluklara dair hususları kapsar.";
"Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde, "...c) Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu: Organik ürünün veya girdinin, üretiminden tüketiciye ulaşıncaya kadar olan tüm aşamalarını kontrol etmek ve sertifikalandırmak üzere Bakanlık tarafından yetki verilmiş gerçek veya tüzel kişileri,... f) Yetkilendirilmiş kuruluş: Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu, kontrol kuruluşu veya sertifikasyon kuruluşu olarak Bakanlık tarafından yetki verilmiş gerçek veya tüzel kişileri, g) Kontrol: Organik tarım faaliyetlerinin bu Kanuna uygun olarak yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, düzenli kayıtların tutulması, sonuçların rapor edilmesi, gerek görülmesi halinde ürünün organik niteliğinin laboratuvar analizleri ile test edilmesini, h) Kontrolör: Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu adına veya kontrol kuruluşu adına, organik tarım faaliyetlerinin her aşamasının ilgili mevzuata göre uygulanmasını kontrol etmek üzere Bakanlık tarafından yetki verilmiş gerçek kişiyi, ... j) Denetim: Organik tarım faaliyetlerinin, bu Kanuna uygun olarak yapılıp yapılmadığını tespit etmek amacıyla yetkilendirilmiş kuruluşlar, işletmeler ve müteşebbisler ile kontrolör ve sertifikerlerin, Bakanlık veya Bakanlık tarafından denetim yetkisi verilen kuruluşlarca yapılan her türlü denetimini, ...l) Müteşebbis: Organik tarım faaliyeti yapan gerçek veya tüzel kişiyi, ... o) Çalışma izni: Bu Kanuna göre çalışacak kontrolör, sertifikerler ile yetkilendirilmiş kuruluşlara Bakanlık tarafından verilen izni, ... İfade eder.";
"Komitelerin oluşumu, yetki, görev ve sorumlulukları" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu Kanunun uygulanmasında; organik tarımın geliştirilmesi yönünde çalışmalar yapmak ve Bakanlık içi koordinasyon ve değerlendirme hizmetleri ile yetkilendirilmiş kuruluşların, işletmelerin, müteşebbislerin, kontrolör ve sertifikerlerin faaliyetlerini izlemek üzere Bakanlık bünyesinde Organik Tarım Komitesi kurulur.";
"Yetkilendirilmiş kuruluşlar" başlıklı 5. maddesinde, "Bu Kanunun uygulanmasında; organik tarım faaliyetlerinin her türlü kontrol ve sertifikalandırma işlemleri, Bakanlıkça veya Bakanlıkça yetkilendirilmiş kuruluşlarca yapılır. Yetkilendirilmiş kuruluşlar, yeterli ve tecrübeli personel ile teknik alt yapıya sahip olmak zorundadır.
Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu veya sertifikasyon kuruluşu tarafından sertifikalandırılmamış ürünler, organik ürün veya organik girdi adı altında satılamaz.
Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu veya sertifikasyon kuruluşu organik olmayan tarımsal ürün ve girdilere, organik ürün veya organik girdi sertifikası veremez.
Yetkilendirilmiş kuruluşlar ile kontrolör ve sertifikerler, Bakanlıktan çalışma izni almak zorundadır. Yetkilendirilmiş kuruluşların çalışma izni bittiğinde, Bakanlıktan süre uzatımı almadan tekrar faaliyette bulunamazlar.
Bakanlık tarafından verilen çalışma izni devredilemez.
Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu, kontrol ve sertifikasyon olmak üzere iki ayrı birimden oluşur. Kontrol biriminde görev yapanlar sertifikasyon biriminde, sertifikasyon biriminde görev yapanlar da kontrol biriminde görev yapamazlar.
Yetkilendirilmiş kuruluşlar, bu Kanuna uygun olarak çıkarılacak yönetmelikte belirlenen dönemlerde Bakanlığa rapor vermek, bilgi ve belgelerini Bakanlık yetkililerine göstermek zorundadırlar.
Yetkilendirilmiş kuruluşlar ile kontrolör ve sertifikerlerin; çalışma izni, izin süresi, süre uzatımı, izinlerinin iptali, görev ve yetkileri, yetki kullanımı, kontrol ve sertifikasyon sistemi ile kontrolör ve sertifiker çalıştırmaya ilişkin usul ve esaslar, Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.
Yetkilendirilmiş kuruluşlara ve kontrolörlere yönelik 5. maddede sayılan fiillere aykırılık halinde uygulanacak idari para cezası ve çalışma izinlerinin iptaline ilişkin hususlar ise Kanun'un "Ceza hükümleri" başlıklı 12. maddesinde hüküm altına alınmıştır.
Anılan Kanun'a dayanılarak hazırlanan, █████/2010 tarih ve 27676 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik'in;
"Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "(1) Bu Yönetmeliğin amacı; ekolojik dengenin korunması, organik tarımsal faaliyetlerin yürütülmesi, organik tarımsal üretimin ve pazarlamanın düzenlenmesi, geliştirilmesi, yaygınlaştırılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemektir.";
"Kapsam" başlıklı 2. maddesinde, (1) Bu Yönetmelik; her türlü bitkisel, hayvansal ve su ürünleri üretimi ile kullanılacak girdilerin organik tarım metoduna uygun olarak üretilmesi veya temini, gıda veya yem olarak kullanılan mayalar, orman ve doğal alanlardan organik tarım ilkelerine uygun olarak ürün toplanması, bu ürünlerin işlenmesi, ambalajlanması, etiketlenmesi, depolanması, taşınması, pazarlanması, kontrolü, sertifikalandırılması, denetimi ile cezai hükümlere ilişkin teknik ve idari hususları kapsar.";
"Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde, "...z) Organik Tarım Bilgi Sistemi (OTBİS): Organik tarım yapan müteşebbis, arazi, ürün, hayvansal üretim, su ürünleri üretimi ve sertifika bilgilerinin bulunduğu Bakanlıkça oluşturulan veri tabanını,... İfade eder.";
"Organik tarımın genel kuralları" başlıklı 5. maddesinde, "b) Organik tarım faaliyetleri, müteşebbis ile yetkilendirilmiş kuruluş arasında imzalanan sözleşmeye dayalı olarak yürütülür. Bu sözleşme; tarımsal faaliyetin bu Yönetmelik hükümlerine göre yapılacağını belirleyen yazılı anlaşmayı ifade eder. Yetkilendirilmiş kuruluş sözleşme yaptığı müteşebbis ile ilgili bilgileri kırk beş gün içerisinde OTBİS’e kaydeder. ... ç) Organik tarım faaliyetlerinin tüm aşamaları kayıt altına alınarak izlenebilirlik temin edilir.";
"Organik tarıma başlama" başlıklı 6. maddesinde, "...b) Organik tarım faaliyetinde bulunmak isteyen müteşebbis, başvurduğu yetkilendirilmiş kuruluş ile sözleşme yapar. Müteşebbis, organik tarım faaliyetini bireysel olarak yapabildiği gibi, üretici grubu ile de yapabilir. Üretici grubu, organik tarım faaliyetini ancak tüzel kişiliği haiz kurum ve kuruluşlar altında yapabilir. Müteşebbis, organik tarım faaliyetini üretici grubu ile yapıyorsa her bir üretici ile sözleşme imzalamak zorundadır. Bu durumda müteşebbis, üretici grubu adına yetkilendirilmiş kuruluş ile sözleşme yapar. ...";
"Kontrol sisteminin özellikleri" başlıklı 33. maddesinde, "(1) Organik üretimin özelliği, her aşamasının kontrollü olması ve ürünün sertifikalandırılmasıdır. Bu Yönetmelik hükümlerine göre, ürünün güvence altına alınmasındaki iki temel unsur, kontrol ve sertifikasyondur...";
"Kontrol işlemi" başlıklı 36. maddesinde, "... Kontrol işlemi yapmaya yetkilendirilmiş kuruluşlar; a) Organik tarım faaliyetinin risk analizine göre bulunan kritik kontrol noktalarını dikkate alarak bir kontrol planı hazırlar. Risk analizi sonucu, haberli veya habersiz yıllık kontrol ve ziyaretlerin yoğunluğunu belirler. Kontrol planı bu Yönetmelikte belirtilen kontrol sayısı/gün dikkate alınarak hazırlanır. Kontrolörün bir günde kontrol etmesi gereken müteşebbis sayısının takibi yetkilendirilmiş kuruluş sorumluluğundadır... (3) Kontrol işlemi sırasında kontrolör, bağlı bulunduğu kontrol ve sertifikasyon kuruluşu veya kontrol kuruluşunun organik tarım faaliyetlerini içeren kendi kontrol formlarını doldurur. Kontrol formunda yer alan soruların cevaplarını bilgi, belge ve gözlem ile doğrular. Kontrolör, yaptığı kontrole dair tespitleri içeren bir belge düzenleyerek müteşebbise verir ve bu belge müteşebbisçe saklanır. Kontrolör yaptığı kontrol işlemi sonucunda bir kontrol raporu hazırlar. Kontrol raporu, müteşebbisin bu Yönetmelik hükümlerine göre yapılan organik tarım faaliyetlerinin kontrol sonuçlarını içerir.";
"Yetkilendirilmiş kuruluşlarda aranan şartlar" başlıklı 39. maddesinde, (1) Yetkilendirilmiş kuruluşlarda aranan şartlar şunlardır: a) Yetkilendirilmiş kuruluşlar teknik ve idari bakımdan görevini yerine getirebilecek imkânlara sahip olur. Yetkilendirilmiş kuruluşun yetki kapsamı sertifikasyon ise en az bir sertifiker, kontrol ise en az bir kontrolör, kontrol ve sertifikasyon ise en az bir kontrolör ve bir sertifiker istihdam eder. Yetkilendirilen kontrolör ve sertifiker sayısı; müteşebbis sayısı ve üretim alanları için yeterli olur. Bir kontrolör bir günde en fazla dört müteşebbisi kontrol eder. Üretici grubu olması halinde bu sayı en fazla altı ile sınırlıdır.";
"Kontrolörlük kursu, kontrolörlük ve sertifikerlik başvurularında aranılacak şartlar ile yetki, çalışma usul ve esasları" başlıklı 45. maddesinin 2. fıkrasının çalışma usul ve esaslarını düzenleyen (c) bendinde, "1) Bakanlıktan alınan yetki belgesiyle tam zamanlı olarak çalışırlar. 2) Kontrolör yaptığı kontrole ilişkin kontrol formu ve kontrol raporu düzenleyerek imzalar ve yetkilendirilmiş kuruluşa teslim eder. ... 4) Kontrolör ve sertifikerin bu Yönetmelik hükümlerine aykırı davrandığının tespiti halinde Bakanlık tarafından verilen yetki komite kararı ile iptal edilir. İptal tarihi itibarıyla 1 yıl süre geçmeden yeniden yetki verilmez. Yetki iptali uygulanacak kontrolör ve/veya sertifikerin kuruluştan ayrılmış olmaları halinde de komite kararını takiben 1 yıl süre geçmeden yeniden yetkilendirilme yapılmaz.";
"Organik Tarım Komitesinin oluşumu, görevleri, çalışma usul ve esasları" başlıklı 48. maddesinde, "... a) Organik Tarım Komitesinin kuruluş esasları aşağıda belirtilmiştir. 1) Organik Tarım Komitesi; Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğünden ilgili Genel Müdür Yardımcısı, ilgili Daire Başkanı ve ilgili daire başkanlığından üç üye, Hukuk Müşavirliğinden bir üye ile Rehberlik ve Teftiş Başkanlığından bir üye olmak üzere toplam yedi üyeden oluşur. 2) Komite Müsteşar onayı ile oluşturulur. Komiteye Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğünden ilgili Genel Müdür Yardımcısı veya ilgili Daire Başkanı başkanlık eder. ... b) Komitenin görevleri; 1) Yetkilendirilecek kuruluşlara faaliyet göstereceği kapsamlarda çalışma izni vermek, çalışma iznini uzatmak, askıya almak, iptal etmek ve/veya gerekli idari para cezasının uygulanması için karar almak, 2) Kontrolör veya sertifikerin organik tarım mevzuatına aykırı hareket etmeleri halinde yetkilerini iptal etmek için karar almak, ... c) Organik Tarım Komitesinin çalışma usul ve esasları aşağıda belirtilmiştir. ... 3) Komite, üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanır ve kararlar üye tam sayısının çoğunluğu ile alınır. Oyların eşitliği halinde Başkanın kullandığı oy yönünde çoğunluk sağlanmış sayılır. 4) Kararlar, toplantı tarihinden itibaren 30 gün içinde toplantıya katılan üyeler tarafından imzalanarak Müsteşar onayına sunulur ve onay tarihinden itibaren yürürlüğe girer." düzenlemeleri yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
A) Anayasa'ya Aykırılık İddiasının İncelenmesi:
Davacının Anayasa'ya aykırılık iddiasının incelenebilmesi açısından öncelikle yetki iptaline ilişkin bireysel işlemin hukuki mahiyetinin ortaya konulması gerekmektedir. Yetkilendirilmiş kuruluş sıfatını taşıyan davacı şirket bünyesinde görev yapan ...'ın kontrolörlük yetkisinin geçici olarak iptal edilmesine (askıya alınmasına) ilişkin dava konusu işlem, Yönetmeliğin 39. maddesindeki "Bir kontrolör bir günde en fazla dört müteşebbisi kontrol eder. Üretici grubu olması halinde bu sayı en fazla altı ile sınırlıdır." düzenlemesine aykırılığın tespit edildiği gerekçesiyle tesis edilmiş olup, idari yaptırım niteliği taşıdığı hususunda duraksama bulunmamaktadır.
Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasında, "Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz." denilerek "suçun kanuniliği" ilkesi; üçüncü fıkrasında da "Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur." ifadesine yer verilerek "cezanın kanuniliği" ilkesi getirilmiştir. Anayasa'nın 38. maddesinde yer alan "suçta ve cezada kanunilik" ilkesi uyarınca, hangi eylemlerin yasaklandığı ve bu yasak eylemlere verilecek cezaların hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde kanunda gösterilmesi, kuralın açık, anlaşılır ve sınırlarının belli olması gerekmektedir. Kişilerin yasak eylemleri önceden bilmeleri gerektiği düşüncesine dayanan bu ilkeyle temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması amaçlanmaktadır.
Bununla birlikte, suç ve cezaların kanuniliği ilkesi, İdare Hukuku ve idari yaptırımlar alanında Ceza Hukukundaki kadar kesin çizgilerle belirlenmemiş ve belirlenmesi de zorunlu olmayan bir kural niteliğindedir (ÖZAY, İlhan, İdari Yaptırımlar, İÜ Yayınları, Sayı:3326, İstanbul, 1985, s.60.). Diğer bir ifadeyle, kanunilik ilkesinin, idari yaptırımlar için de gerekli olmakla birlikte adli yaptırımlar derecesinde katı olmadığı savunulmakta, bunun nedeni olarak da idarenin gerek eylemi nitelendirmek gerekse uygulanacak cezayı takdir etmek konusundaki yetkisinin genişliği gösterilmektedir (SOYASLAN, Doğan, Yürütme Organının Suç ve Ceza Koyma Yetkisi, Kazancı Yayınları, Ankara, 1990, s.145.).
Ancak idari yaptırımların mutlaka önceden yayımlanmış kural/düzenleyici işlemlere dayanması, daha açık bir ifadeyle hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik niteliğini karşılaması, böylelikle ilgililerin yasak eylemleri önceden bilmelerini sağlaması gerektiği de şüphesizdir. (ÖZAY, İlhan, İÜ Yayınları, Sayı:3326, İstanbul, 1985, İdari Yaptırımlar s.61.).
Bu durumda, 5262 sayılı Organik Tarım Kanunu uyarınca yetkilendirilmiş kuruluşların, kontrolör ve sertifikerlerin yetkilendirmelerini sağlayıp çalışma izinlerini düzenleyen, buna bağlı olarak faaliyetlerini izleyip denetlemeye ve denetim sonucuna göre yaptırım uygulamaya yetkili bulunan Tarım ve Orman Bakanlığının (Bakanlık bünyesinde kurulan Organik Tarım Komitesi aracılığıyla) kontrolörlerin izinlerini (geçici veya sürekli olarak) iptal edebileceğinin Kanun'un 5. maddesinde öngörülmüş olması yeterli olup, hangi fiillere bu yaptırımın uygulanacağının ayrıntılı bir şekilde sayma suretiyle Kanunda belirlenmemesinde, suç ve cezaların kanuniliği ilkesine aykırı bir yön görülmemiştir.
Bu itibarla, 5262 sayılı Kanun'un 5. maddesinin son fıkrasında yer alan "izinlerin iptali" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna yönelik davacı iddiasına itibar edilmemiştir.
B) Dava Konusu Düzenlemelerin İncelenmesi:
1- Yetki ve Şekil Unsuru Yönünden
:
Dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 5262 sayılı Kanun'un 5. maddesinin son fıkrasında açıkça belirtildiği gibi, organik tarım faaliyetlerinin Kanuna uygun yapılıp yapılmadığını belirleyen yetkilendirilmiş kuruluşlar ile bu kuruluşlarda görev yapan kontrolörlerin çalışma prensipleri ile çalışma izinlerinin iptali de dahil olmak üzere, anılan maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları yönetmelikle düzenleme konusunda Tarım ve Orman Bakanlığı görevli ve yetkili bulunmaktadır.
Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik'in dava konusu kısımlarının, anılan Kanun hükmüyle düzenleme yetkisi verilen konulara ilişkin bulunduğu ve düzenlemenin yönetmelikle yapıldığı görüldüğünden, dava konusu Yönetmelik'te yetki ve şekil yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.
2-Yönetmeliğin 39. Maddesinde Yer Alan Düzenlemenin İncelenmesi:
Dava konusu düzenleme ile yetkilendirilmiş kuruluş tarafından istihdam edilen kontrolörlerin yürütecekleri kontrol faaliyetine günlük olarak sayısal bir sınır getirildiği görülmekte olup, müteşebbis ve üretici grubu yönünden farklı sayılarda kontrol yapılabileceği kurala bağlanmıştır.
Tüketiciye güvenilir, kaliteli ürünler sunmak üzere organik ürün ve girdilerin üretiminin geliştirilmesini sağlamak için gerekli tedbirlerin alınması amacıyla yürürlüğe konulan dayanak Kanun'da, organik tarım alanındaki faaliyetlerin, doğrudan Bakanlık yerine yetkilendirilmiş kuruluşlar/kontrolörler aracılığıyla kontrol edilmesi ve bu kişilerin de Bakanlık bünyesinde kurulan Organik Tarım Komitesince denetlenmesi suretiyle davalı idarenin bu alandaki asıl görevinin ikincil bir denetim faaliyeti olarak öngörüldüğü anlaşılmaktadır.
Bu bağlamda; organik tarımın, üretimden tüketime kadar her aşaması kontrollü ve sertifikalı olan, dolayısıyla insan sağlığını ve gıda güvenilirliğini önceleyen ve sağlayan bir faaliyet alanı olduğu göz önünde bulundurulduğunda, müteşebbislerin ve üretici gruplarının kontrolünün sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilmesine yönelik birtakım sınırlamalar getirilmesinin zorunlu olduğu açıktır. Bu noktada önemli olan husus, kontrollerin gerçeğe uygunluğunun ve güvenilirliğinin temin edilmesi amacı ile bu amaca ulaşmak için kullanılan sınırlama aracı (sayısal sınır) arasında gereklilik, elverişlilik ve orantılılık ilişkisinin bulunup bulunmadığıdır.
Dava konusu düzenlemenin bu çerçevede incelenmesinden; organik tarım faaliyetlerinin kapsamı ve bu alandaki ürün çeşitliliği dikkate alındığında, azami bir kontrol sayısı belirlenmesinin; ürün-gıda güvenliğinin ve kamu sağlığının korunması, tüketicinin yanıltılmaması amacıyla ülke çapında yetkilendirilmiş kuruluşlar bünyesinde görevli kontrolörler aracılığıyla yürütülen kontrol faaliyetlerinin sağlıklı işlemesini temin bakımından gerekli (hatta zorunlu) ve elverişli olduğu, yetkili kuruluşlar ile kontrolörlerin kontrol faaliyetlerini sınırlamakla birlikte bütünüyle engellemediği ve mevcut sayısal sınırlar içerisindeki faaliyetlerini zorlaştırmadığı, ayrıca tüm müteşebbis ve üretici gruplarına yönelik farklı sayılarda günlük kontrol sınırı belirlenmesinin mevzuat yapma tekniği açısından davalı idareden beklenemeyeceği gözetildiğinde orantılı olduğu sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla, dava konusu düzenlemede üst hukuk normlarına ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmamaktadır.
3-Yönetmeliğin 45. Maddesinde Yer Alan Düzenlemenin İncelenmesi:
Dava konusu düzenlemenin, kontrolörlere verilen yetkinin Yönetmelik'te yer alan düzenlemelere aykırılık halinde geçici süreyle iptal edilmesine (askıya alınmasına) ilişkin bir idari yaptırıma yönelik olması nedeniyle, çalışma hakkının sınırlandırılmasına ilişkin ilkeler bağlamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Davacının Anayasa'ya aykırılık iddiasının incelendiği kısımda açıklandığı üzere, kontrolörlerin çalışma izinlerinin iptali yaptırımını uygulama hususunda yetkili olan Bakanlık, hangi fiiller için yaptırım uygulanacağını belirlemek bakımından da yetkilidir.
Her ne kadar dava konusu düzenlemede, bir yıl süreyle yetki iptali yaptırımının sebep unsuru olarak, "Yönetmelik hükümlerine aykırılık" şeklinde genel bir ifadeye yer verilmiş ise de, anılan düzenlemenin anlam ve kapsamının, dayanak Kanun'un ve dava konusu Yönetmeliğin amacı da göz önünde bulundurularak açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Bu bağlamda, düzenlemede öngörülen idari yaptırımın, çalışma izninin devri ve günlük sınırın üzerinde kontrol yapılması gibi "gıdanın niteliği ve güvenilirliği konusunda şüphe uyandıracak ve kamu sağlığını tehdit edebilecek esaslı aykırılık hallerinde" uygulanabileceği açık olup, davacının bu husustaki iddiasına itibar edilmemiştir.
Bir yıl süreyle yeniden yetki verilmemesi şeklindeki yaptırımın, idari yargı denetiminde ölçü norm olarak kullanılan temel ilkelerden biri olan ölçülülük ilkesi açısından da ele alınması gerekmektedir.
Hukuki temelinde Anayasa'nın 2. maddesinde ifade edilen hukuk devleti ilkesi ile temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması rejimini düzenleyen Anayasa'nın 13. maddesinde yer alan ölçülülük ilkesi, literatür ve yargısal içtihatlarda, bireylere tanınan hakları sınırlandıran idari işlemlerin ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli olması, tanınan bir hakkı sınırlandıran idari işlemin ulaşılmak istenen amaç için gerekli olması ve amaç ile hakkı sınırlandıran idari işlemin orantılı olması şeklinde tanımlanmaktadır. Belirtilen tanımlamadan hareket edildiğinde, ölçülülük ilkesinin elverişlilik, gereklilik ve orantılılık şeklinde alt ilkeleri bünyesinde barındırdığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu düzenlemenin, organik tarım faaliyetlerinin mevzuata uygunluğunun belirlenmesi amacıyla yürütülen kontrol işleminin, kontrol faaliyetinin mevzuata aykırı olarak gerçekleştirildiğinin tespiti halinde, kontrolörlerin cezalandırılmasına ve tedip edilmelerine yönelik amacı gerçekleştirmeye elverişli olduğu açıktır. Kontrol sisteminin düzgün bir şekilde işlemesinin, organik tarım faaliyetlerinin mevzuata uygunluğunu temin açısından haiz olduğu önem dikkate alındığında, daha hafif bir idari yaptırım ile söz konusu amaca ulaşılmasının mümkün olmadığı (gereklilik) ve yaptırımın uygulanması için belirlenen bir yıllık sürenin de hakkın sınırlandırılmasıyla ulaşılmak istenen amaç karşısında orantılı olduğu görülmektedir.
Bu itibarla, dayanak 5262 sayılı Organik Tarım Kanunu uyarınca yetkilendirilmiş kuruluşların, kontrolör ve sertifikerlerin yetkilendirmelerini sağlayıp çalışma izinlerini düzenleyen, buna bağlı olarak faaliyetlerini izleyip denetlemeye ve denetim sonucuna göre yaptırım uygulamaya yetkili bulunan Tarım ve Orman Bakanlığının (Bakanlık bünyesinde kurulan Organik Tarım Komitesi aracılığıyla) bir yıl süreyle yetki iptali yaptırımı uygulamasına ilişkin dava konusu düzenlemenin gerek kanunilik ilkesinin görünümü olan hukuki belirlilik bakımından erişilebilir, bilinebilir ve muhatapları açısından öngörülebilir olma gerekliliklerini taşıdığı gerekse içerik bakımından da çalışma hakkına ölçülü bir müdahale öngördüğü sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, dava konusu düzenlemede üst hukuk normlarına, temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin ilkelere ve hizmet gereklerine aykırılık görülmemiştir.
C) Dava Konusu Bireysel İşlemlerin İncelenmesi:
Dava dosyasında yer alan soruşturma evrakının incelenmesinden; 2018 yıllarına ilişkin kontrol formlarının değerlendirilmesine ilişkin tabloda 41 farklı tarihte bir günde davacı kuruluş bünyesinde görevli aynı kontrolör (...) tarafından 7 ila 13 arasında değişen sayılardaki müteşebbise kontrol yapıldığının gösterildiği, anılan tablo ile Komite kararına dayanak teşkil eden inceleme raporunda, █████/2018 ve █████/2018 tarihlerinde Gaziantep ve Siirt illerinde (İki il arası mesafe ortalama olarak 485 km'dir.) sırasıyla 13-11 kontrol yapıldığının ve Şanlıurfa ili de dahil olmak üzere üç ilde gerçekleştirilen kontrollere dair kontrol tipi ve tarihi yönünden OTBİS (Organik Tarım Bilgi Sistemi) kayıtlarıyla uyumsuzluğun tespit edildiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
Dosyadaki █████/2018 ve █████/2018 tarihlerine ilişkin saha kontrol tutanakları incelendiğinde ise, Yönetmeliğin 39. maddesinde belirtilen günlük sınırın üzerinde kontrol işlemi yapıldığı tespitinin gerçeğe uygun olduğu görülmektedir.
Bu durumda; Yönetmeliğin 48. maddesinde öngörülen şekilde oluşumunun sağlandığı dosya içeriğinden anlaşılan Organik Tarım Komitesince ...'ın bir yıl süreyle kontrolörlük yetkisinin iptal edilmesine ilişkin kararda ve bu doğrultuda davacı şirkete yönelik olarak Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğünce tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Öte yandan; davaya konu idari cezanın uygulanmasından önce yürütülen soruşturma kapsamında Bakanlık müfettişlerince OTBİS üzerinden yapılan tespitler doğrultusunda öncelikle davacı şirketten 2018 yılına ilişkin kontrol formlarının talep edildiği, daha sonra ... sayılı Komite kararıyla soruşturmanın kapsamı genişletilerek İl Müdürlüklerinden müteşebbislere bırakılan belgelerin istenilmesi suretiyle sonuca varıldığı anlaşılmakla, davacının ceza hukukuna ilişkin güvencelere aykırı bir şekilde yaptırım uygulandığına yönelik iddiaları yerinde görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!