Anahtar kelimeler: Konulu İçişleri Yasağı Onuncu Şerhinin Çıkış Güncelleme Valiliği Talebiyle Genelgesinin
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: 1- ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ
: Hukuk Müşaviri ...
2- ... Valiliği / ...
DAVANIN_KONUSU
: Davacı tarafından, hakkında konulan yurt dışına çıkış yasağı şerhinin kaldırılması talebiyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin Bursa İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün █████/2018 tarih ve 46009 sayılı, "Emniyet Genel Müdürlüğü İdari Karar Güncelleme" konulu Genelgesi'nin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI
: Davacı tarafından, hakkında açılan ceza davasında ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında yurtdışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına █████/2019 tarihinde karar verildiği, dava konusu bireysel işlem ve düzenleyici işlemin Anayasa'da düzenlenen seyahat hakkının sınırlandırılması sebeplerine aykırı olduğu, hakkında mahkeme kararı olmaksızın idari kararla yurt dışına çıkış yasağı şerhi konulmasının ve bu şerhin kaldırılmamasının Anayasa'yı ihlal ettiği gibi ölçülülük ilkesine de aykırı olduğu, serbest avukatlık mesleğini fiilen icra ettiği, serbest meslek mensubu olarak çalışma hürriyetinin, kazanç elde etme hakkının, Avrupa Konseyi ve Türkiye Barolar Birliğinin ortaklaşa yürüttüğü insan hakları eğitimcileri programına kabulü nedeniyle de mesleki gelişim ve eğitim hakkının ihlal edildiği, dava konusu işlemlerin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALILARIN SAVUNMASI
: Davalı idareler tarafından, davacı hakkında ... Sulh Ceza Hakimliğinin ... tarih, ... sorgu numaralı ve ... sayılı dosyasında yurt dışına çıkmamak şeklinde adli kontrol kararı verildiğinin bildirilmesi üzerine 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 5. maddesi gereğince Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Pasaport Şube Müdürlüğü tarafından sisteme idari karar (şerh) kaydı girişinin yapıldığı, davacının, hakkında konulan şerh kaydının kaldırılması istemli başvurusu üzerine yapılan inceleme sonucunda ise, görüşü sorulan Bursa İl Emniyet Müdürlüğünce idari kararın kaldırılmasında sakınca olmadığı yönünde herhangi bir görüş bildirilmediği ve ... Ağır Ceza Mahkemesindeki dosyasının açık olduğunun belirtildiği, ayrıca davacının 5682 sayılı Pasaport Kanunu'nun Ek 7. maddesindeki ilgili hükümler uyarınca başvurması durumunda talebinin tekrar değerlendirilebileceği, ... Sulh Ceza Hakimliğince ... sayılı dosyada davacı hakkında yeniden yurt dışına çıkış yasağı konulduğu, davacı hakkında konulan tahdit kararının █████/2021 tarihinde kaldırıldığı ve adına umuma mahsus pasaport düzenlendiği, bu nedenle davanın konusuz kaldığı, tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: İçişleri Bakanlığının █████/2018 tarihli ve E:46009 sayılı Genelgesi yönünden davanın reddine, Bursa İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI
: ...
DÜŞÜNCESİ
: Dava, davacı hakkında konulan yurt dışına çıkış yasağı şerhinin kaldırılması talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Bursa İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün █████/2018 tarih ve 46009 sayılı Genelgesi'nin iptali istemiyle açılmıştır.
Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere ilişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul edilmesine Dair 6749 sayılı Kanun'un 5'inci maddesinde; "Milli Güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle haklarında idari işlem tesis edilenler ile aynı gerekçeyle haklarında suç soruşturması veya kovuşturması yürütülenler, işlemi yapan kurum veya kuruluşlarca ilgili pasaport birimine derhal bildirilir. Bu bildirim üzerine ilgili pasaport birimlerince pasaportlar iptal edilebilir" düzenlemesine yer verilmiş,
5682 sayılı Pasaport Kanunu'nun 22'nci maddesinde; "Yurtdışına çıkmaları mahkemelerce yasaklananlara, memleketten ayrılmalarında genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere ve terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı belirlenen yurt dışındaki her türlü eğitim, öğretim ve sağlık kuruluşları ile vakıf, dernek veya şirketlerin kurucu ve yöneticisi olduğu veya bu yerlerde çalıştığı İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere pasaport veya seyahat vesikası verilmez. Ancak, yabancı memleketlere gitmeleri mahkemelerce yasaklananlar dışında kalanlara, zaruri hallerde Cumhurbaşkanının onayı ile pasaport veya pasaport yerine geçen seyahat vesikası verilebilir.
Bu durumda olanların açık kimlikleri (adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, ana ve baba adı ile nüfusa kayıtlı olduğu yer) ve tahdit sebebi, ilgili daireler tarafından mahallin polis makamlarına bildirilir.
İlgili polis makamları da bu bilgileri alır almaz bağlı bulunduğu il emniyet müdürlüğü kanalıyla en seri haberleşme aracıyla yazılı olarak hudut kapısı bulunan emniyet müdürlüklerine, şahsın nüfusa kayıtlı olduğu il emniyet müdürlüğüne ve Emniyet Genel Müdürlüğüne bildirilir.
Bunların yurt dışına çıkışları engellenir ve kendilerine pasaport veya vesika verilmez, verilmişse geri alınır.
Birinci fıkrada yazılı makamlar tarafından pasaport veya vesika verilmez, verilmişse geri alınır.
Birinci fıkrada yazılı makamlar tarafından pasaport verilmesi veya yurt dışına çıkması yasaklananlara, yurt dışında kalmalarında genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu tespit edilenlerin süreleri dolan pasaportları yenilenmez, kendilerine Türkiye'ye dönmeleri için seyahat vesikası verilir.
Pasaport veya pasaport yerine geçen vesikaları kaybedenlerden, bunu haklı bir sebebe dayandıramayanlara bulundukları ülkelerden sınır dışı edilmiş olanlara, bu ülkelerden çıkarılış sebepleri gözönünde tutularak pasaport veya vesika verilmeyebilir" düzenlemesi,
Aynı Kanun'un Ek 7'inci maddesinde de; "Millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisaki ya da bunlarla irtibatı nedeniyle;
A)20/7/2016 tarihli ve █████████ sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ilan edilen olağanüstü hal kapsamında kabul edilen kanunlar uyarınca kamu görevinden çıkarılmaları veya rütbelerinin alınması nedeniyle pasaportları iptal edilenler ile haklarında pasaport verilmemesine yönelik idari işlem tesis edilmiş olanlardan,
B)█████/2016 tarihli ve 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun 5'inci maddesi 27/6/1989 tarihli ve 375 Sayılı Kanun Hükmündc Kararnamenin geçici 35'inci maddesi uyarınca pasaportları iptal edilenler İle haklarında pasaport verilmemesine yönelik idari işlem tesis edilmiş olanlardan,
C)Mahkemelerce yurt dışına çıkmaları yasaklananlar hariç olmak üzere bu Kanunun 22'nci maddesi uyarınca pasaportları iptal edilenler İle haklarında pasaport verilmemesine yönelik İdari işlem tesis edilmiş olanlardan, haklarında aynı nedenlerden dolayı; devam etmekte olan herhangi bir idari veya adli soruşturma veya kovuşturma bulunmayanlara, kovuşturmaya yer olmadığına, beraatine, ceza verilmesine yer olmadığına, davanın reddine veya düşmesine karar verilenlere, mahkûmiyet kararı bulunanlardan cezası tümüyle infaz edilenlere veya ertelenenlere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilenlere, başvurmaları hâlinde kolluk birimlerince yapılacak araştırma sonucuna göre İçişleri Bakanlığınca pasaport verilebilir" düzenlemesi yer almıştır.
4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun 16'ncı maddesinde; "Açıklanması halinde Devletin emniyetine, dış ilişkilerine, milli savunmasına ve milli güvenliğine açıkça zarar verecek ve niteliği itibarıyla Devlet sırrı olan gizlilik dereceli bilgi veya belgeler bilgi edinme hakkı kapsamın dışındadır", 19. maddesinde; Kurum ve Kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idari soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması halinde;
a)Kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak,
b)Kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak,
c) Soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek,
d)Gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek,
Bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır", "Adlî soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler" başlıklı 20. maddesinde ise; Açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde;
a) Suç işlenmesine yol açacak,
b) Suçların önlenmesi ve soruşturulması ya da suçluların kanunî yollarla yakalanıp kovuşturulmasını tehlikeye düşürecek,
c) Yargılama görevinin gereğince yerine getirilmesini engelleyecek,
d) Hakkında dava açılmış bir kişinin adil yargılanma hakkını ihlâl edecek,
Nitelikteki bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.
4.4.1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu, 18.6.1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 06.01.1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ve diğer özel kanun hükümleri saklıdır." düzenlemelerine yer verilmiştir.
Davalı İdare, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nün dava konusu edilen █████/2018 günlü ve E:46009 sayılı Genelgesinde özet olarak; pasaport başvurularında; "Sistemde başvuru sahibine ait pasaport almaya engel bir durum tespit edilmiştir. Başbakanlık Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kurulunun 2016/1 sayılı İlke Kararı gereğince bu durum hakkında bilgi verilmemektedir" uyarısıyla karşılaşılması ve vatandaş tarafından, hakkında yürütülen bir soruşturma bulunmadığının beyan edilmesi durumunda, vatandaştan alınan yazılı beyan üzerine, MERNİS uygulamasında yapılan idari karar sorgulaması neticesinde açıklama alanında, terör ile irtibatlandırılabilecek ifadeler dışında kalan ifadelerin tespit edilmesi durumunda, bu kayıtların kaldırılmasında sakınca olup olmadığı hususunun İl Emniyet Müdürlüğüne sorulacağı, sakınca bulunmadığının bildirilmesi durumunda kaydın silineceği, terör ile irtibatlandırabilecek ifadelerin tespit edilmesi durumunda işlem tesis edilmeyeceği ve Başbakanlık Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun 2016/1 sayılı ilke kararı gereğince vatandaşlara herhangi bir bilgi verilmeyeceği hususlarına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; Davacının 2014 yılından bu yana Bursa Barosuna bağlı serbest avukat olarak görev yaptığı, 2016 yılında hakkında başlatılan soruşturma nedeniyle, ... Sulh Ceza Hakimliğinin ... günlü ve ... sorgu numaralı kararı ile adli kontrol kapsamında CMK 109/3-a maddesi uyarınca "yurtdışına çıkamamak" şeklinde yükümlüğe tabi tutulduğu, ancak yargılama sırasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin █████/2019 tarihli duruşmasında davacı hakkında yurtdışı çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirinin kaldırıldığı, bilahare davacının yurtdışına çıkmak amacıyla, pasaport almak üzere Nilüfer İlçesi Nüfus Müdürlüğüne başvurduğu, başvurusunun, hakkında yurtdışına çıkış yasağına dair tahdit bulunduğu gerekçesiyle reddi üzerine, davacının █████/2019 tarihli dilekçe ile hakkındaki tahdit kararının kaldırılması talebiyle Bursa Vatandaşlık Nüfus Müdürlüğüne başvurduğu, davacının bu başvurusunun da; "...hakkınızda konulan idari karar kaydının kaldırılıp kaldırılmaması konusunda ilgili kurumlarla yapılan yazışma sonucu, kaydın kaldırılmasında sakınca olduğunun anlaşıldığı, İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı Genelgesi doğrultusunda yapılan işlemin içeriği ile ilgili bilgi verilemeyeceği" gerekçesi ile reddi üzerine, davacı tarafından, başvurusunun reddine ilişkin ... günlü ve ... sayılı işlem ile, işlemde bahsi geçen İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nün █████/2018 tarihli ve 46009 sayılı Genelgesinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
1)- Uyuşmazlığın İçişleri Bakanlığının █████/2018 tarihli ve E:46009 sayılı ve "Emniyet Genel Müdürlüğü İdari Karar Güncelleme" konulu Genelgesi yönünden incelenmesi;
4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun 14'üncü maddesinin 1. fıkrasında; Bilgi edinme başvurusuyla ilgili yapılacak itirazlar üzerine verilen kararları incelemek ve kurum ve kuruluşlar için bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin olarak kararlar vermek üzere, Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu'nun oluşturulduğu kurala bağlanmış, anılan kural uyarınca, Başbakanlık Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunca, Olağanüstü Hal KHK'ları kapsamındaki tedbir ve işlemlerle ilgili bilgi edinme başvuruları hakkında █████/2016 tarih ve 2016/1 sayılı İlke Kararı hazırlanmıştır.
Anılan İlke Kararının 2'nci maddesinde, Terör Örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğunda karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut irtibatı olduğu değerlendirilen ve bu nedenlerle haklarında adli veya idari soruşturma başlatılan kişiler ile ilgili işlemler ile bu kapsamda yürütülen adli ve idari soruşturmalara ilişkin bilgi ve belgelerin 4982 sayılı Kanun uyarınca talep edilmesi durumunda başvuruların, 4982 sayılı Kanun'un 19. ve 20. maddeleri uyarınca, bilgi edinme hakkı kapsamı dışında değerlendirilerek, bu doğrultuda uygulama yapılması gerektiğine karar verilmiştir.
Dava konusu, █████/2018 tarihli ve 46009 sayılı Genelge'de; İlgililerin başvurusu sonucu, haklarında terör ile irtibatlandırılabilecek ifadelerin tespit edilmesi durumunda işlem tesis edilmeyeceği ve "Başbakanlık Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kurulunun 2016/1 sayılı ilke kararı gereğince vatandaşlara herhangi bir bilgi verilmeyeceği" ifade edilmiş olup, dava konusu Genelgede vatandaşlara bilgi verilmemesinin dayanağı olarak Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kurulunun 2016/1 sayılı ilke kararı gösterilmiştir. Anılan ilke kararında ise, yürütülen adli ve idari soruşturmalara ilişkin bilgi ve belge talep edilmesine yönelik başvuruların 4982 sayılı Kanun'un 19. ve 20.maddeleri kapsamında değerlendirileceği belirtilmiştir.
Davacı tarafından, dava konusu Genelgenin; davalı idareye yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin işlemin dayanağını oluşturduğundan bahisle dava konusu edildiği görülmektedir.
Dava konusu edilen █████/2018 tarihli ve 46009 sayılı Genelgede, pasaport başvurularında, pasaport almaya engel bir durumun tespit edilmesi, ancak vatandaş tarafından hakkında yürütülen bir soruşturma bulunmadığının beyan edilmesi durumunda izlenecek usul ve yönteme yer verilmiş olup, davacının başvurusunun reddine ilişkin işlemde, söz konusu genelge doğrultusunda işlem yapıldığı (ilgili kurumlar ile yazışmalar yapıldığı) ve buna göre de hakkında alınan "idari kaydın" kaldırılmasında sakınca bulunduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla, dava konusu Genelgede, ilgililerin pasaport başvurularında yaşadıkları mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla, idarenin izlemesi gereken usül ve yöntemin gösterildiği anlaşıldığından ve Genelgede yer alan, "Terör ile irtibatlandırılabilecek ifadelerin tespit edilmesi durumunda işlem tesis edilmeyeceği ve vatandaşlara herhangi bir bilgi verilmeyeceğine" dair ibarenin dayanağı da, Başbakanlık Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kurulunun 2016/1 sayılı İlke Kararı ve 4982 sayılı Kanun hükümleri olduğundan, anılan Genelgede dayanağı mevzuata aykırılık görülmemiştir.
2)-Dava konusu ... günlü ve ... sayılı işlemin incelenmesi:
Davacının, █████/2019 tarihinde Bursa İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğüne başvurarak pasaport talebinde bulunduğu, ancak pasaport almaya engel bir durum olduğunun tespiti üzerine, aynı gün aynı idareye başvurarak mağduriyetinin giderilmesi talebinde bulunduğu, davacının anılan talebinin, davalı idarenin ... tarih ve E:... sayılı işlemiyle; "Konuyla ilgili olarak ilgili kurumlar ile yapılan yazışma neticesinde, hakkınızda konulan idari karar kaydının kaldırılmasında sakınca olduğu, İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nün █████/2018 tarih ve 46009 sayılı Genelgesi doğrultusunda yapılan işlemin içeriği hakkında, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun 16,19. ve 20. maddelerine istinaden ayrıntılı bilgi verilemeyeceği" gerekçesiyle reddedildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlıkta davacı tarafından; hakkındaki yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirinin ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyasının, █████/2019 tarihli duruşmasında kaldırıldığı iddia edilmiş ve buna ilişkin duruşma tutanağı dosyaya sunulmuş ise de, davacının pasaport başvurusunda bulunması üzerine, davalı idarece █████/2018 tarihli ve 46009 sayılı Genelgede belirtilen şekilde yapılan araştırma sonucunda, davacının ... Ağır Ceza Mahkemesindeki yargılamasının devam ettiği ve aynı Mahkemenin █████/2019 tarihli 7. celsesinde adli kontrol tedbirlerinin devamına karar verildiği, nitekim, ... Sulh Ceza Hakimliği tarafından ... sorgu numarası ile tekrar yurt dışına çıkış yasağı (adli kontrol kararı) konulduğu, dolayısıyla, davacının pasaport başvurusu yaptığı █████/2019 tarihinde, hakkında yurt dışına çıkış yasağı bulunduğu anlaşıldığından, davacının pasaport başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık görülmemiştir.
Bununla birlikte, davacının, 5682 sayılı Pasaport Kanunu'nun Ek 7. maddesinde belirtilen koşulların oluşması halinde, tekrar pasaport başvurusunda bulunabileceği açıktır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen █████/2024 tarihinde, davacı asilin veya davacıyı temsilen vekilinin gelmediği, davalı İçişleri Bakanlığını temsilen Av. ...'ın geldiği, davalı Bursa Valiliği'ni temsilen gelen olmadığı, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Hazır bulunan İçişleri Bakanlığı vekiline usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra İçişleri Bakanlığı vekiline son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ
:
Dava dosyasının incelenmesinden; 2014 yılından itibaren Bursa Barosuna bağlı olarak serbest avukatlık yapan davacı hakkında 2016 yılında "Terör Örgütü Propagandası Yapmak, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak" suçundan başlatılan soruşturmada, ... Sulh Ceza Hakimliğinin ... tarih ve ... sorgu numaralı kararı ile Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 109. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendi uyarınca adli kontrol kapsamında "yurtdışına çıkamamak" şeklinde yükümlülüğe tabi tutulmasına karar verildiği, bu kararın davalı Bursa Valiliğine bildirilmesi üzerine davacı hakkında 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 5. maddesi uyarınca idari şerh (yurt dışına çıkış yasağı) kaydı yapıldığı, bilahare ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarihli duruşmasında adli kontrol kapsamında verilen yurtdışı çıkış yasağı tedbirinin kaldırıldığı görülmüştür.
Bunun üzerine davacı, yurtdışına çıkmak amacıyla adına pasaport verilmesi istemiyle █████/2019 tarihinde Nilüfer İlçe Nüfus Müdürlüğüne başvuruda bulunmuş, davacının bu başvurusunun, hakkında yurtdışına çıkış yasağına dair tahdit bulunduğu gerekçesiyle şifahen reddi üzerine, davacı tarafından █████/2019 tarihli dilekçe ile hakkındaki tahdit kararının kaldırılması talebiyle Bursa Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğüne başvurulmuş, davacının bu başvurusu da, İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nün █████/2018 tarih ve 46009 sayılı Genelgesine atıfta bulunulmak suretiyle "...hakkınızda konulan idari karar (şerh) kaydının kaldırılıp kaldırılmaması hususunda ilgili kurumlarla yapılan yazışma neticesi hakkınızda konulan idari karar (şerh) kaydının kaldırılmasında sakınca olduğu anlaşılmıştır." gerekçesiyle ve yapılan işlemin içeriği ile ilgili bilgi verilemeyeceği belirtilerek reddedilmiştir.
Yapılan bu bildirim üzerine davacı tarafından, hakkında konulan yurt dışına çıkış yasağı şerhinin kaldırılması talebiyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin Bursa Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün █████/2018 tarih ve 46009 sayılı Genelgesinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE
:
ESAS YÖNÜNDEN
:
İlgili Mevzuat
:
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın;
"Temel Haklar ve Ödevler" Başlıklı İkinci Kısmının "Genel Hükümler" başlıklı Birinci Bölümünde yer alan "IV. Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması" başlıklı 15. maddesinde,
"Savaş, seferberlik veya olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir.
" hükmüne;
"Kişinin Hakları ve Ödevleri
" başlıklı İkinci Bölümünde yer alan "V. Yerleşme ve seyahat hürriyeti" başlıklı 23. maddesinde,
"Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir.
Yerleşme hürriyeti, suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak;
Seyahat hürriyeti, suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek;
Amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir.
Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, vatandaşlık ödevi ya da ceza soruşturması veya kovuşturması sebebiyle sınırlanabilir.
Vatandaş sınır dışı edilemez ve yurda girme hakkından yoksun bırakılamaz." hükmü yer almakta iken; maddenin 5. fıkrası, █████/2010 tarihli ve 5982 sayılı Kanunla, "Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararına bağlı olarak sınırlanabilir.
" şeklinde değiştirilmiş;
"III. Olağanüstü hal yönetimi" başlıklı, █████/2017 tarih ve 6771 sayılı Kanunla değişik 119. maddesinde,
"Cumhurbaşkanı; savaş, savaşı gerektirecek bir durumun başgöstermesi, seferberlik, ayaklanma, vatan veya Cumhuriyete karşı kuvvetli ve eylemli bir kalkışma, ülkenin ve milletin bölünmezliğini içten veya dıştan tehlikeye düşüren şiddet hareketlerinin yaygınlaşması, anayasal düzeni veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketlerinin ortaya çıkması, şiddet olayları nedeniyle kamu düzeninin ciddî şekilde bozulması, tabiî afet veya tehlikeli salgın hastalık ya da ağır ekonomik bunalımın ortaya çıkması hallerinde yurdun tamamında veya bir bölgesinde, süresi altı ayı geçmemek üzere olağanüstü hal ilan edebilir.
Olağanüstü hal ilanı kararı, verildiği gün Resmî Gazetede yayımlanır ve aynı gün Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur.
Türkiye Büyük Millet Meclisi tatilde ise derhal toplantıya çağırılır; Meclis gerekli gördüğü takdirde olağanüstü halin süresini kısaltabilir, uzatabilir veya olağanüstü hali kaldırabilir.
Cumhurbaşkanının talebiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi her defasında dört ayı geçmemek üzere süreyi uzatabilir. Savaş hallerinde bu dört aylık süre aranmaz.
Olağanüstü hallerde vatandaşlar için getirilecek para, mal ve çalışma yükümlülükleri ile 15 inci maddedeki ilkeler doğrultusunda temel hak ve hürriyetlerin nasıl sınırlanacağı veya geçici olarak durdurulacağı, hangi hükümlerin uygulanacağı ve işlemlerin nasıl yürütüleceği kanunla düzenlenir.
Olağanüstü hallerde Cumhurbaşkanı, olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda, 104 üncü maddenin onyedinci fıkrasının ikinci cümlesinde belirtilen sınırlamalara tabi olmaksızın Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilir. Kanun hükmündeki bu kararnameler Resmî Gazetede yayımlanır, aynı gün Meclis onayına sunulur.
Savaş ve mücbir sebeplerle Türkiye Büyük Millet Meclisinin toplanamaması hâli hariç olmak üzere; olağanüstü hal sırasında çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnameleri üç ay içinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülür ve karara bağlanır. Aksi halde olağanüstü hallerde çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnamesi kendiliğinden yürürlükten kalkar." hükmü yer almıştır.
█████/1950 tarihli ve 7564 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5682 sayılı Pasaport Kanunu'nun, önce █████/2016 tarihli ve 674 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, sonrasında █████/2016 tarihli ve 6758 sayılı Kanunla değişik "Pasaport veya vesika verilmesi yasak olan haller:" başlıklı 22. maddesinde,
"Yurt dışına çıkmaları; mahkemelerce yasaklananlara, memleketten ayrılmalarında genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere ve terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen yurtdışındaki her türlü eğitim, öğretim ve sağlık kuruluşları ile vakıf, dernek veya şirketlerin kurucu ve yöneticisi olduğu veya bu yerlerde çalıştığı İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere pasaport veya seyahat vesikası verilmez. Ancak, yabancı memleketlere gitmeleri mahkemelerce yasaklananlar dışında kalanlara, zaruri hallerde Cumhurbaşkanının onayı ile pasaport veya pasaport yerine geçen seyahat vesikası verilebilir.
Bu durumda olanların açık kimlikleri (adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, ana ve baba adı ile nüfusa kayıtlı olduğu yer) ve tahdit sebebi, ilgili daireler tarafından mahallin polis makamlarına bildirilir.
İlgili polis makamları da bu bilgileri alır almaz bağlı bulunduğu il emniyet müdürlüğü kanalıyla en seri haberleşme aracıyla yazılı olarak hudut kapısı bulunan emniyet müdürlüklerine, şahsın nüfusa kayıtlı olduğu il emniyet müdürlüğüne ve Emniyet Genel Müdürlüğüne bildirir.
Bunların yurt dışına çıkışları engellenir ve kendilerine pasaport veya vesika verilmez, verilmişse geri alınır.
Birinci fıkrada yazılı makamlar tarafından pasaport verilmesi veya yurt dışına çıkması yasaklananlarla, yurt dışında kalmalarında genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu tespit edilenlerin süreleri dolan pasaportları yenilenmez, kendilerine Türkiye'ye dönmeleri için seyahat vesikası verilir.
Pasaport veya pasaport yerine geçen vesikaları kaybedenlerden, bunu haklı bir sebebe dayandıramayanlarla bulundukları ülkelerden sınır dışı edilmiş olanlara, bu ülkelerden çıkarılış sebepleri gözönünde tutularak pasaport veya vesika verilmeyebilir." hükmüne;
Aynı Kanun'un, dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihten sonra yürürlüğe giren, bilahare Anayasa Mahkemesi’nin █████/2021 tarihli ve E.████████, K.███████ sayılı kararıyla █████/2022 tarihi itibarıyla (Anayasanın 13. ve 23. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle) iptal edilen Ek 7. maddesinde, "Millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisaki ya da bunlarla irtibatı nedeniyle;
A) 20/7/2016 tarihli ve █████████ sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ilan edilen olağanüstü hal kapsamında kabul edilen kanunlar uyarınca kamu görevinden çıkarılmaları veya rütbelerinin alınması nedeniyle pasaportları iptal edilenler ile haklarında pasaport verilmemesine yönelik idari işlem tesis edilmiş olanlardan,
B) █████/2016 tarihli ve 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun 5'inci maddesi 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 35'inci maddesi uyarınca pasaportları iptal edilenler İle haklarında pasaport verilmemesine yönelik idari işlem tesis edilmiş olanlardan,
C) Mahkemelerce yurt dışına çıkmaları yasaklananlar hariç olmak üzere bu Kanunun 22'nci maddesi uyarınca pasaportları iptal edilenler İle haklarında pasaport verilmemesine yönelik İdari işlem tesis edilmiş olanlardan,
Haklarında aynı nedenlerden dolayı; devam etmekte olan herhangi bir idari veya adli soruşturma veya kovuşturma bulunmayanlara, kovuşturmaya yer olmadığına, beraatine, ceza verilmesine yer olmadığına, davanın reddine veya düşmesine karar verilenlere, mahkûmiyet kararı bulunanlardan cezası tümüyle infaz edilenlere veya ertelenenlere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilenlere, başvurmaları hâlinde kolluk birimlerince yapılacak araştırma sonucuna göre İçişleri Bakanlığınca pasaport verilebilir." hükmüne yer verilmiştir.
Anayasa ile kurulan hür demokrasi düzenini, temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik █████/2016 tarihli darbe girişimi üzerine; kamu düzeni ve güvenliği açısından Anayasa’nın 120. maddesi ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu çerçevesinde; Milli Güvenlik Kurulu'nun █████/2016 tarih ve 498 sayılı kararı ile hükümete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesi üzerine, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunca verilen ülke genelinde olağanüstü hâl (OHAL) ilan edilmesine ilişkin karar, Türkiye Büyük Millet Meclisinde onaylanarak █████/2016 tarihli ve 29777 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış ve yürürlüğe girmiştir.
Ardından Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunca, OHAL kapsamında darbe teşebbüsü ve terörle mücadele çerçevesinde alınması zaruri olan tedbirler ile bunlara ilişkin usul ve esaslar Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnameleri (KHK) ile belirlenmiş ve olağanüstü hal, nihai olarak █████/2018 tarihine kadar uzatılmıştır.
█████/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin "Yürütülen soruşturmalarda alınacak tedbirler" başlıklı 5. maddesinde,
"Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle haklarında idari işlem tesis edilenler ile aynı gerekçeyle haklarında suç soruşturması veya kovuşturması yürütülenler, işlemi yapan kurum ve kuruluşlarca ilgili pasaport birimine derhal bildirilir. Bu bildirim üzerine ilgili pasaport birimlerince pasaportlar iptal edilir." kuralına yer verilmiştir.
Bilahare anılan OHAL KHK kuralı, █████/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Yürütülen soruşturmalarda alınacak tedbirler" başlıklı 5. maddesinde, "(1) Millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle haklarında idari işlem tesis edilenler ile aynı gerekçeyle haklarında suç soruşturması veya kovuşturması yürütülenler, işlemi yapan kurum ve kuruluşlarca ilgili pasaport birimine derhal bildirilir. Bu bildirim üzerine ilgili pasaport birimlerince pasaportlar iptal edilir.
(2) Birinci fıkraya göre ilgili pasaport birimine isimleri bildirilen kişilerin eşlerine ait pasaportlar da genel güvenlik açısından mahzurlu görülmesi halinde aynı tarihte İçişleri Bakanlığınca iptal edilebilir." yer alan hükümle, birinci fıkra aynen kabul edilmek ve ikinci fıkra eklenmek suretiyle kanunlaşmış ise de; bahse konu ikinci fıkra, Anayasa Mahkemesinin █████/2019 tarih ve E:████████, K:███████ sayılı kararıyla █████/2019 tarihi itibarıyla (Anayasanın 23. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle) iptal edilmiştir.
İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün █████/2018 tarih ve 46009 sayılı dava konusu Genelgesinde ise, "... pasaport başvurularında 'Sistemde başvuru sahibine ait pasaport almaya engel bir durum tespit edilmiştir. Başbakanlık Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kurulunun 2016/1 sayılı İlke Kararı gereğince bu durum hakkında bilgi verilmemektedir.' uyarısıyla karşılaşılması ve hakkında yürütülen bir soruşturma bulunmadığının vatandaş tarafından beyan edilmesi durumunda;
1) Vatandaş ilçe nüfus müdürlüğüne başvurmuş ise il nüfus ve vatandaşlık müdürlüğüne yönlendirilecek,
2) İl nüfus ve vatandaşlık müdürlüğünce vatandaşın yazılı beyanı alınacak,
3) Vatandaştan alınan yazılı beyana istinaden MERNİS uygulamasında Pasaport İşlemleri => İdari Karar İşlemleri => İdari Karar Ekleme/Sorgulama => 'EGM İdari Karar Bilgileri' alanından şerh durumu sorgulanacak,
a) MERNİS uygulamasında yapılan idari karar sorgulaması neticesinde açıklama alanında; Silahlı Terör Örgütü, Terör Örgütü Şüphelisi vb. terör ile irtibatlandırılabilecek ifadeler dışında kalan ifadelerin (Pasaport, Araç, Sürücü, İmza Sirküsü, Silah Ruhsat, Refakat vb.) tespit edilmesi durumunda bu kayıtların kaldırılmasında sakınca olup olmadığı hususu İl Emniyet Müdürlüğüne resmi yazı ile sorulacak, söz konusu kayıtların kaldırılmasında sakınca bulunmadığına dair İl Emniyet Müdürlüklerinden yazılı yanıt gelmesi durumunda MERNİS uygulamasında Pasaport İşlemleri => İdari Karar İşlemleri => EGM İdari Karar Güncelleme’den ilgili kayıt silinecektir.
b) MERNİS uygulamasında yapılan idari karar sorgulaması neticesinde açıklama alanında Silahlı Terör Örgütü, Terör Örgütü Şüphelisi vb. terör ile irtibatlandırılabilecek ifadelerin tespit edilmesi durumunda işlem tesis edilmeyecek ve Başbakanlık Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kurulunun 2016/1 sayılı İlke Kararı gereğince vatandaşlara herhangi bir bilgi verilmeyecektir. " düzenlemesi yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
1) İçişleri Bakanlığının █████/2018 tarih ve E.46009 sayılı, "Emniyet Genel Müdürlüğü İdari Karar Güncelleme" konulu Genelgesinin incelenmesi:
Anayasa'nın 15. maddesi uyarınca, bir temel hak ve hürriyet olan seyahat özgürlüğünün, savaş, seferberlik veya olağanüstü hallerde ve durumun gerektirdiği ölçüde, kullanılmasının kısmen veya tamamen durdurulabileceği veya bunun için Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabileceği açıktır. Olağan dönemde ise, seyahat özgürlüğü bakımından "Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararına bağlı olarak sınırlanabilir." şeklindeki Anayasa'nın 23. maddesinin uygulanması gerektiği hususunda duraksama bulunmamaktadır.
Yukarıda ifade edildiği üzere, Anayasa ile kurulan hür demokrasi düzenini, temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik █████/2016 tarihli darbe girişimi üzerine ülke genelinde olağanüstü hâl (OHAL) ilan edilmiş, OHAL kapsamında darbe teşebbüsü ve terörle mücadele çerçevesinde alınması zaruri olan tedbirler ile bunlara ilişkin usul ve esaslar, önce Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnameleri (KHK), ardından bu KHK'ların kanunlaşması suretiyle düzenlenmiş ve olağanüstü hâl nihai olarak █████/2018 tarihine kadar uzatılmıştır.
OHAL döneminde çıkarılan 667 sayılı KHK ve bu KHK'nın kabulüne ilişkin 6749 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 1. fıkrasında, (millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle haklarında idari işlem tesis edilenler ile aynı gerekçeyle haklarında suç soruşturması veya kovuşturması yürütülenler hakkında), yine OHAL döneminde çıkarılan 674 sayılı KHK ve bu KHK'nın kabulüne ilişkin 6758 sayılı Kanun ile 5682 sayılı Kanun'un 22. maddesine eklenen kuralda (terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen yurtdışındaki her türlü eğitim, öğretim ve sağlık kuruluşları ile vakıf, dernek veya şirketlerin kurucu ve yöneticisi olduğu veya bu yerlerde çalıştığı İçişleri Bakanlığınca tespit edilenler hakkında); bir temel hak ve hürriyet olan seyahat özgürlüğünün sınırlanmasına yönelik düzenlemelere yer verilmiş ve terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı tespit edilen, maddelerde sayılan kapsamdaki kişiler hakkında idari işlemle yurt dışına çıkış yasağı konulabileceği (pasaport düzenlenmeyeceği veya mevcut pasaportun iptal edileceği) kabul edilmiştir.
Böylelikle, anılan kurallar ile olağanüstü hal dönemine yönelik olması sebebiyle Anayasa'nın 15. maddesi çerçevesinde seyahat özgürlüğünü durduracak mahiyette idari bir tedbir yürürlüğe konulmuştur. Bununla birlikte, söz konusu tedbirin, seyahat özgürlüğü bakımından anayasal güvence içeren Anayasa'nın 23. maddesine aykırı bulunması sebebiyle, kural olarak olağan dönemde uygulanmasına da hukuki olanak bulunmamaktadır.
Nitekim, 6749 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 2. fıkrasının da iptali istemini içeren soyut norm başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesince verilen █████/2019 tarihli ve E:████████, K:███████ sayılı kararda;
"72. Dava konusu kural içeriği itibarıyla olağanüstü hâlin ilanına neden olan tehdit ve tehlikelerin bertaraf edilmesine yönelik olmasına rağmen olağanüstü hâl süresini aşacak biçimde uygulanmaya imkân vermektedir. Başka bir ifadeyle kural olağanüstü hâl süresiyle sınırlı bir düzenleme öngörmemektedir.
...
75. Anayasa’nın 23. maddesinin beşinci fıkrasında vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyetinin ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararıyla sınırlanabileceği hüküm altına alınmıştır. Dava konusu kural ise belirli koşullardaki kişilerin haklarında bir suç nedeniyle yapılan soruşturma ya da kovuşturma olmaksızın ve hâkim kararı aranmaksızın pasaportlarının bakanlıkça iptaline karar verilebilmesine imkân sağlamaktadır. Bu nedenle kural, Anayasa’nın yerleşme ve seyahat özgürlüğüne tanıdığı güvencelerle bağdaşmamaktadır.
76. Öte yandan kural olağanüstü dönemde de uygulama alanı bulmuştur. Olağanüstü dönemlerde temel hak ve özgürlüklere Anayasa’da öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınmasına Anayasa belirli koşullarda cevaz vermiştir. Bu nedenle kuralın olağan dönemde seyahat özgürlüğüne aykırı olduğu yönünde yapılan tespit kuralın olağanüstü dönemle sınırlı uygulamasını kapsamamaktadır." açıklamalarına yer verildikten sonra Anayasa’nın 23. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle anılan kuralın iptaline karar verilmiştir.
Dava konusu Genelge incelendiğinde; henüz OHAL'in devam ettiği █████/2018 tarihinde, OHAL döneminde yürürlüğe konulan ve yukarıda bahsedilen 6749 sayılı Kanun'un 5. maddesi ve 5682 sayılı Kanun'un, 6758 sayılı Kanun ile değişik 22. maddesi hükmü çerçevesinde kişiler hakkında terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle konulan idari kararların (yurt dışına çıkış yasağı şerhlerinin) kaldırılıp kaldırılmayacağının tespiti ile kaldırılmasına yönelik usul ve esasların belirlendiği görülmektedir.
Genelgede özetle; ilgililer hakkındaki idari kararların (şerhlerin) açıklama kısımlarında, silahlı terör örgütü, terör örgütü şüphelisi gibi terör ile irtibatlandırılabilecek ifadeler dışında kalan ifadelerin tespit edilmesi durumunda, bu kayıtların kaldırılmasında sakınca olup olmadığı hususunun İl Emniyet Müdürlüğüne resmi yazı ile sorulacağı, söz konusu kayıtların kaldırılmasında sakınca bulunmadığına dair İl Emniyet Müdürlüklerinden yazılı yanıt gelmesi halinde ilgili kaydın silineceği; ancak silahlı terör örgütü, terör örgütü şüphelisi gibi terör ile irtibatlandırılabilecek ifadelerin tespit edilmesi durumunda işlem tesis edilmeyeceği ve Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun █████/2016 tarih ve 2016/1 sayılı İlke Kararı gereğince ilgililere herhangi bir bilgi verilmeyeceği ifade edilmiştir.
Bu durumda, OHAL döneminde alınacak tedbirlere yönelik olarak yürürlüğe konulan 6749 sayılı Kanun'un 5. maddesi ve 5682 sayılı Kanun'un, 6758 sayılı Kanun ile değişik 22. maddesinin uygulamasını göstermek, uygulamada ortaya çıkan ilgililerin pasaport başvurularında yaşadıkları mağduriyetlerin giderilmesini teminen idarenin izlemesi gereken usul ve yöntemi belirlemek üzere çıkarılan dava konusu Genelge'de; anılan Kanun hükümlerini aşan veya daraltan bir düzenlemeye yer verilmediği gibi Anayasa'nın 15. maddesi uyarınca OHAL dönemi ile sınırlı düzenlemeler içerdiği anlaşıldığından, hukuka aykırılık görülmemiştir.
Öte yandan; dava konusu Genelgenin, OHAL döneminde veya olağan dönemde kişiler hakkında mahkeme kararlarıyla konulan yurt dışına çıkış yasaklarına ilişkin şerhlerin -şerhin kaldırılması yönünde bir mahkeme kararı olmaksızın- kaldırılması sonucunu doğurmayacağı; bir başka ifadeyle, yargı yetkisine müdahale teşkil etmediği ve mahkeme kararına istinaden ilgililer hakkında yurt dışına çıkış yasağı şerhi konulmasına ya da bu şerhin kaldırılmasına engel oluşturmayacağı da açıktır.
Dava konusu Genelgenin, kişi hakkındaki kayıtlarda terör ile irtibatlandırılabilecek ifadelerin tespit edilmesi durumunda Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun █████/2016 tarih ve 2016/1 sayılı İlke Kararı gereğince ilgililere herhangi bir bilgi verilmeyeceğine ilişkin kısmına gelince;
4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun 14. maddesinin 1. fıkrasında; Bilgi edinme başvurusuyla ilgili yapılacak itirazlar üzerine verilen kararları incelemek, kurum ve kuruluşlar için bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin olarak kararlar vermek üzere, Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu'nun oluşturulduğu kurala bağlanmış, anılan kural uyarınca, Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunca, Olağanüstü Hal KHK'ları kapsamındaki tedbir ve işlemlerle ilgili bilgi edinme başvuruları hakkında █████/2016 tarih ve 2016/1 sayılı İlke Kararı hazırlanmıştır.
Anılan İlke Kararının 2. maddesinde, Terör Örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut irtibatı olduğu değerlendirilen ve bu nedenlerle haklarında adli veya idari soruşturma başlatılan kişiler ile ilgili işlemler ile bu kapsamda yürütülen adli ve idari soruşturmalara ilişkin bilgi ve belgelerin 4982 sayılı Kanun uyarınca talep edilmesi durumunda başvuruların, 4982 sayılı Kanun'un 19. ve 20. maddeleri uyarınca, bilgi edinme hakkı kapsamı dışında değerlendirilerek, bu doğrultuda uygulama yapılması gerektiğine karar verilmiştir.
Öte yandan, bahse konu İlke Kararına dayanılarak tesis edilen bireysel işlemler üzerine, bireysel işlemler ile birlikte bu İlke Kararı'nın da iptali istemiyle açılan bir dava sonucunda, Danıştay Onuncu Dairesince davanın reddi yolunda verilen █████/2022 tarih ve E:██████████, K:█████████ sayılı karar, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2024 tarih ve E:███████, K:████████ sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Bu itibarla, kişilere, terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle haklarında konulan idari kararlar (yurt dışına çıkış yasağı şerhler) ile bunların gerekçe ve akıbetine yönelik bilgi verilmeyeceğini düzenleyen dava konusu Genelge'nin, 4982 sayılı Kanun ile -yargı mercilerince hukuka uygunluğu saptanan- İlke Kararına uygun olduğu anlaşıldığından, anılan Genelgede bu yönüyle de hukuka aykırılık görülmemiştir.
2) Dava konusu uygulama işleminin incelenmesi:
Davalı idare tarafından dava dosyasına sunulan ... tarih ve ... sayılı yazı incelendiğinde, davacı hakkında konulan idari tedbir (şerh kaydı) kararının █████/2021 tarihinde İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından kaldırıldığı ve davacının █████/2022 tarihli başvurusu üzerine adına umuma mahsus damgalı pasaport düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davaya konu edilen Bursa İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin kaldırılarak davacı adına umuma mahsus pasaport düzenlendiği görüldüğünden; davanın, bireysel işlemin iptali istemine ilişkin kısmının konusuz kaldığı ve esası hakkında karar verilmesine olanak bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU
:
Açıklana nedenlerle;
1. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün █████/2018 tarih ve 46009 sayılı, "Emniyet Genel Müdürlüğü İdari Karar Güncelleme" konulu Genelgesi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Bursa İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi yönünden konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
3. Netice itibarıyla dava kısmen ret, kısmen karar verilmesine yer olmadığı kararı ile sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin haklılık oranlarına göre belirlenen ... TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, ... TL'sinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak vekille temsil edilen ve duruşmada hazır bulunan davalı İçişleri Bakanlığına verilmesine, duruşmasız işler için belirlenen ... TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak vekille temsil edilen ancak duruşmada hazır bulunmayan davacıya verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!