Anahtar kelimeler: Manavgat Netice Görüşü Ret Suçlar Mala Neticesinde Verme Hükmolunan Mahkûmiyet
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ
    :Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI
    : █████████ E., ████████ K.
    KATILANLAR
    : ..., ...
    SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK
    : ...
    SUÇLAR
    : Hırsızlık, mala zarar verme
    HÜKÜMLER
    : Mahkûmiyet, beraat
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Ret - onama
    I - Sanık ... hakkında katılan ...'e karşı mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde,
    Manavgat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2016 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
    Sanık hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
    II - Sanık ... hakkında katılanlar ...'e ve ...'e karşı hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde,
    Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
    Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,
    III - Sanık ... hakkında katılan ...'e karşı mala zarar verme suçundan, suça sürüklenen çocuk ... hakkında katılan ...'e karşı hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde,
    Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
    Suça sürüklenen çocuğun, hırsızlık suçundan yargılama konusu eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h ve 31/2. maddelerinde öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-d ve 66/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımı ile mala zarar verme suçundan yargılama konusu eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 151/1 ve 31/2. maddelerinde öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 66/2. maddelerinde belirtilen 4 yıllık dava zamanaşımı sürelerinin; sanığın mala zarar verme suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 151/1. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık dava zamanaşımı süresinin; zamanaşımlarını en son kesen sanık ...’nin sorgu tarihi olan 27.04.2016 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
    Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık ve
    suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davalarının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!