Anahtar kelimeler: Meşru Görüşü İstemlerinin Edenlerin Teşebbüs Olmaması Öldürmeye Talebi Edilebilir Esastan

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.SUÇ
: Kasten öldürmeye teşebbüsHÜKÜM
: İstinaf başvurularının esastan reddi kararıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanmasıKatılan vekilinin inceleme dışı sanık ... hakkında meşru savunma nedeni ile beraat kararı verilmesi nedeniyle vekâlet ücreti takdirine ilişkin talebi hakkında Bölge Adliye Mahkemesince anılan sanık yönünden verilen bir karar olmaması nedeni ile inceleme yapılmamıştır.İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1. Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2022 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 10 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 15.11.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ1. Katılan vekilinin temyiz istemi özetle, sanığın eylemini tasarlayarak işlediğinden bahisle suç vasfına, cezanın yetersiz tayin edildiğine,2. Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, sanığın eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturduğundan bahisle suç vasfına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ,ilişkindir.III. GEREKÇEYargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suçta kullanılan aletlerin niteliği, darbe sayısı, engel halin varlığı ve katılandaki yaralanmanın niteliği nazara alındığında sanığın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs olarak vasıflandırılmasında isabetsizlik bulunmadığı, tasarlama koşullarının oluşmadığı, dosya içeriğine göre katılandan sanığa yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ve sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 15.11.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289. maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,11.02.2025 tarihinde karar verildi.