Anahtar kelimeler: Malen Kısmî Mücadele Kaçakçılıkla Aracının Edenin Eşyanın Görüşü Ret Nakil

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.SUÇ
: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM
: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Kısmî ret, kısmî bozmaMalen sorumlu vekilinin temyizi yönünden; malen sorumlunun davaya katılma talebinin bulunmadığını beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.Sanığın temyizi yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:I. Malen Sorumlu Vekilinin Temyiz Talebi YönündenMalen sorumlunun talimat mahkemesinde 26.03.2015 tarihli duruşmada alınan beyanında, 5271 sayılı Kanun’un 234. maddesindeki hakları hatırlatılmasına rağmen davaya katılmak istemediğini beyan ettiği bu itibarla 5271 sayılı Kanun’un 237/1.maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, malen sorumlu vekilinin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği temyiz isteminin REDDİNE,II. Sanığın Temyiz Talebi YönündenOlay tutanağına göre, sanığın kullandığı araçta Cumhuriyet savcısının arama iznine istinaden yapılan aramada 20.000 paket kaçak sigara ele geçirilen olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;1.Sanığın tekerrüre esas mahiyetteki adli sicil kaydının 4733 sayılı Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, hakkında etkin pişmanlık hükümleri ile tekerrür hükmünün uygulanıp uygulanamayacağının değerlendirilmesi bakımından, bahse konu ilamla ilgili 7242 sayılı Kanun'un 61. ve 62. maddeleri ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3. ve 5. maddelerinde düzenlenen lehe hükümler yönünden öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı Mahkemesinden araştırıldıktan sonra, neticesine göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.2.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3.maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde,Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı ... geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle,Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile ile 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,Kabule göre;3.Malen sorumlu 26.03.2015 tarihli duruşmada alınan beyanında davaya katılmak istemediğini beyan etmesine rağmen gerekçeli kararda "davaya katılmak istediği" yazılmak suretiyle dosya içeriği ile çelişki yaratılması,4.Dava konusu eşyanın müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54/4.maddesi uyarınca eşyanın müsaderesine karar verilirken, hüküm fıkrasında müsadere hükmüne atıf yapan 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232/6.maddesine muhalefet edilmesi,5.Nakil aracının müsaderesine karar verilirken 5237 sayılı Kanun'un 54. maddesinin birinci fıkrasının gösterilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 09.01.2025 tarihinde karar verildi.