Anahtar kelimeler: Geçirme Süreç Görüşü Hukukî Ele İstemlerinin Bendi Neticesinde Verme Geçildi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.SUÇ
: Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirmeHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak kurulan mahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasıİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanıklar tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile sanıklar hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 136/1, 137/1-a, 62/1 ve 53. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık ...'in temyiz sebepleri; Çanakkale SGK İl Müdürlüğünde çalıştığına, Cumhurbaşkanına ait internet ortamında doğum tarihi ve baba adı bilgisini gördüğüne, bu bilgileri kullanarak merak saiki ile nüfus bilgilerine baktığına, bu bilgileri herhangi bir yere depolamadığına, kimseye vermediğine, kendisinin sorgulama yetkisi alanında olan bir bilgiyi sorgulamanın suç olabileceğini düşünmediğine, suç işleme kastı ile hareket etmediğine, istinaf mahkemesi kararının bozulması gerektiğine ilişkindir,Sanık ...' in temyiz sebepleri; Sayın Cumhurbaşkanı' na ait kimlik numarası ile sadece nüfus bilgilerine baktığına, gizlilik arzeden bir bilgiye ulaşmadığına, bu bilgileri depolamadığına, kimseye vermediğine bu nedenle bilgileri ele geçirmesinden söz edilemeyeceğinden atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, istinaf mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğuna ve bozulması gerektiğine ilişkindir.III. OLAY VE OLGULARİlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanıkların suç tarihinde Çanakkale SGK İl Müdürlüğünde memur olarak görev yaptıkları, SGK Genel Müdürlüğü Kurumsal Yazılımlar Daire Başkanlığı tarafından yapılan çalışmalar sırasında sanıklardan Barış'ın █████/2016 tarihinde, sanık ...'in █████/2016 tarihinde görevleri gereği kendilerine verilen kullanıcı adı ve parolalarını kullanmak suretiyle Kurum Bilişim Sistemi olan “SGK.İntra” sistemini kullanmak suretiyle Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olan katılan ...'ın TC kimlik numarasını kullanmak suretiyle sorgulama yapmaktan ibaret yargılama konusu olayda sanıkların üzerine atılı suçun unsurları oluşmaması nedeniyle 5237 sayılı Kanunun 223/2-a maddesi uyarınca beraatlerine dair hüküm kurulmuştur.Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak sanıklar hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.IV. GEREKÇE VE KARARYargıtay Ceza Genel Kurulu, Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğünde memur olarak çalışan sanığın, kurumu tarafından kendisine verilen kullanıcı şifresi ile Kimlik Paylaşım Sistemi'ne erişim sağlayarak, dönemin İçişleri Bakanı olan katılanın kimlik ve adres bilgilerine bakması şeklindeki eyleminin suç teşkil edip etmediği, ettiğinin kabulü hâlinde, eyleminin verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu mu yoksa özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu mu oluşturduğunun ve sanığın işlediği fiilin suç oluşturduğu konusunda haksızlık yanılgısı ile hareket edip etmediğinin belirlenmesine ilişkin uyuşmazlıkla ilgili olarak verdiği 21.06.2023 tarihli ve ███████-384 Esas, ████████ Karar sayılı kararında, "... sanığa sistemde kayıtlı kişilerin kimlik ve adres sorgulamalarını yapması için kullanıcı şifresinin çalıştığı kurum tarafından verilmesi, sisteme girmek için özel gayret sarf etmemiş olması, katılanın kamuya mal olan kişiliği nedeniyle kimlik ve adres bilgilerine kolaylıkla erişilebilmesi, sanığın merak saiki ile bu bilgileri sadece okumuş olup başkalarıyla paylaşmaması, ayrıca hukuka aykırı bir amaç gütmemesi ve ele geçirildiği iddia edilen kişisel verilerin kapsam ve niteliği ile sanığın hukuka aykırılık bilinciyle hareket etmediği yönündeki savunması birlikte değerlendirildiğinde; incelemeye konu olay görevin gereklerine uygun olmayan disiplin soruşturması gerektiren eylemin suç teşkil etmediği kabul edilmelidir... Ulaşılan sonuç karşısında sanığın eyleminin nitelendirilmesine ve işlediği fiilin suç oluşturduğu konusunda haksızlık yanılgısı ile hareket edip etmediğine ilişkin uyuşmazlık konuları değerlendirilmemiştir..." şeklindeki gerekçelerle uyuşmazlığa konu eylemi, disiplin soruşturması gerektiren ve suç teşkil etmeyen eylem olarak kabul etmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine ilişkin Dairemizin 25.04.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararında ve bu kararla uyum gösteren Dairemizin 25.04.2024 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararında da, "... Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.06.2023 tarihli ve ███████-384 Esas, ████████ Karar sayılı kararındaki gerekçede de belirtildiği gibi ele geçirme başkasının hakimiyeti altında bulunan kişisel veriyi hukuka aykırı yollarla kendi hakimiyeti altına almakla gerçekleşir. Olayımızda ise sanık, kurumu tarafından kendisine verilen aparat ve şifre ile kendi hakimiyeti altında bulunan kişisel verilere ulaşmış ve bakmıştır. Sanığın kendi hakimiyeti altındaki bir veriye bakmaktan ibaret olan eyleminin ele geçirmek olarak kabul edilemeyeceği bu halin ilgili kurumun iç mevzuatı kapsamında disiplin soruşturmasına konu edilmesinin mümkün olduğu ancak TCK anlamında suç teşkil etmeyen eylem niteliğinde olduğu..." biçimindeki gerekçelerle kamu kurumlarında görev yapan ve görev yaptıkları kuruma ait bilişim sistemindeki kişisel verilere hizmet gereği erişme yetkisi verilen kişilerin; görevlerinin kapsamına ve niteliğine göre hizmetin yerine getirilmesi ile hiçbir ilgisi bulunmadığı hâlde, merak, beğeni vb. saikler ya da farklı amaçlarla, sistemde yer alan kişisel verileri sorgulamak ve bu verilere salt duyu organları aracılığıyla vakıf olmaktan ibaret eylemlerinin, 5237 sayılı Kanun kapsamında suç oluşturmayacağı değerlendirilmiştir.Özetlenen yargı kararları göz önüne alındığında, dosya kapsamına göre sanıkların işi gereği sahip olduğu şifre ile katılanın bilgilerini görüntülemiş olduğu, sorgulama yapmaktan ibaret yargılama konusu olayda, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi,Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanıkların temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanunun 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kaunun 304/2-b maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,11.02.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.