Anahtar kelimeler: Sunmaya Değişkenlik Aralıklarını Danışmanlık Projelere Proje Aya İyi Kapsayan Sunulması

T.C.

İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2017
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
D A V A /
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı borçlu şirket arasında Proje Yönetim Danışmanlık hizmeti sunulması amacıyla, █████/2015-█████/2016 tarih aralıklarını kapsayan 1 yıl süreli hizmet sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden müvekkil şirket █████/2015 tarihinde davalı şirkete proje yönetim danışmanlık hizmeti sunmaya başladığını, söz konusu hizmet sözleşmesi çerçevesinde müvekkili şirket tarafından davalı şirketin talep ettiği her ay değişkenlik gösteren sayılarda tüm projelere en iyi şekilde danışmanlık yapıldığını, ancak sözleşme çerçevesinde son 4 aya dair faturalar önceki faturalar gibi tebliğ edilmesine rağmen karşı yan tarafından müvekkil şirkete ödeme yapılmamış ve söz konusu faturaların iade edilmediğini, davalı şirkete ... tarihinde ... 13. Noterliği ... yevmiye nolu ihtardname ile davaya konu taraflarca haksız ve mesnetsiz olarak ödenmemiş faturalar ile ilgili bilgi vermesine ve ödenmesini talep ettiğine dair ihtarının karşılık, davalı şirket tarafından cevaben ... tebliğ tarihli ... 58. Noterliği ... yevmiye nolu ihtarnamede söz konusu faturaların tarafına iade edildiği belirtildiğini, ilgili faturaların iadesi müvekkil davacı şirkete hiçbir şekilde yapılmadığını, cevaben ihtarnamede de iddiaya delil takip tarihi itibariyle 219.714,27-TL üzerinden devamına ve %20' den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
S A V U N M A /
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Alacaklı tarafından başlatılan takip haksız olup, söz konusu ödeme emrine itiraz etme gereğinin doğduğunu, ödeme emrinde belirtildiği gibi müvekkili şirketin alacaklı şirkete 219.714,27-TL borcu bulunmadığını, denildiği takibinin icra müdürlüğü tarafından durdurulduğunu, müvekkili şirket ve davacı tarafın arasında proje yönetimi hizmeti verilmesi üzerine 01.10.2015 tarihinde sözleşme akdedildiğini, işbu sözleşmenin Proje Yönetim Hizmetleri başlıklı 2.1. Maddesi uyarınca hizmet verme edimini yerine getirecek olan davacı tarafın haftada en az 4 (32 saat ) müşteri proje ekipleri ile birlikte çalışma yükümlülüğü bulunduğunu, davacı tarafından sözleşme yükümlülüklerine uyulmamış olup, sözleşmenin mayıs 2016 itibariyle müvekkili şirkete gelinmediğini, buna ilişkin olarak Mayıs 2016 dan itibaren müvekkili şirketin giriş çıkış kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesini, bu sebeple davacı tarafın bu hususun ispatlanması gerektiğini, müvekkil şirket tarafından izah ettiği üzere davacı taraftan hiç bir hizmet almadığını, sözleşme ihlal edildiğinden haksız ve dayanaksız olarak düzenlenen faturalar iade edildiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
G E R E K Ç E /
Dava, taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturalardan doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce ... esas ve ...karar sayılı █████/2018 tarihli kararı ile, "Fatura ile ilgili olarak; Dosyada davalı tarafında kesilmiş bir fatura bulunmaktadır. Faturanın taraf lehine delil teşkil edebilmesi için Yargıtay 23. Hukuk Dairesi Esas No: ..., Karar No: ... sayılı ilamında da belirtildiği gibi "Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve ...E., ...K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır.(Dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkânı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir.Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan Yasa'nın 21. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın içeriğinden söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK'nın m. 230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı takdirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. (Geniş bilgi için Bkz: Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Konya; Sh 111 vd.) Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür."
Taraflar arasında bir hukuki ilişki olup olmadığı veya fatura uyuşmazlık konusu olmamakla, davalı tarafından faturaya konu danışmalık hizmetinin ifa edilmediği, icra takip dosyasında yer alan fatura incelendiğinde de teslim alan ve teslim eden imza hanelerinin boş olduğu, kargo teslim fişlerinin bir kısmında teslim tarihi okunabilir olmasına karşın bir kısmında ise okunamaması, fatura ekli noter kanalıyla davacı tarafça gönderilen ihtarnameye de davalı tarafça cevabi ihtarname çekilmek suretiyle itiraz olunduğu, bilirkişi tarafından yapılan tespitlerde ise temmuz, ağustos ve eylül ayı faturalarının da davalı kayıtlarında yer aldığı, ancak davalının süresinden sonra iade faturası kestiği tespiti yapılmıştır.
Ticari defterle ilgili olarak; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Nitekim Yargıtay 15. Hukuk Dairesi Esas No: ..., Karar No :...sayılı ilamında " Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir." görüşüne yer verilmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi Esas No
:..., Karar No : ...sayılı ilamında " Mahkemece her ne kadar davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davaya konu 01.10.2010 tarihli faturaya konu alacağın davacı şirket tarafından verilen hangi tarihli hizmetlere ilişkin olduğunun ve bu hizmetlerin gereği gibi yerine getirilip getirilmediğinin tereddüte mahal vermeyecek şekilde davacı yanca ispat edilmesi gereklidir." içtihadı bulunmaktadır.
Tüm dosya muhteviyatı, bilirkişi tarafından ticari defterler üzerinde yapılan inceleme ve tespitler doğrultusunda takibe konu faturanın davalıya tebliğ edildiği ancak süresinde faturaya herhangi bir itirazın davalı tarafça yapılmadığı, davacı ticari defterleri delil olarak göstermiş aynı zamanda bu şekilde davalı ticari defterlerine de dayanılmış, davalı defter kayıtlarında da bir kısım faturaların kayıt görmesine karşın davalı savunmasının hizmetin kendisine yapılmadığına yönelik olması her ne kadar faturaya süresine itiraz edilmemiş olması davalı aleyhine bir durum oluşturmakta ise de faturanın gerçeğe uygun tanzimi ve hizmetin verilmesi halinde faturanın karine teşkil etmesi ancak hizmetin verildiğine dair dosyada mübrez delillere göre davacı tarafından yapılmış bir ispat olmaması nedenleriyle davacının davasının 2004 sayılı İİK md. 67 gereğince "genel hükümler dairesinde" ispat edemediği kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.
Davacı vekili tarafından istinaf talebi bulunması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin... esas ve ... karar sayılı █████/2022 tarihli kararı ile "İspat; dava konusu yapılan hakkın gerçekten var olup olmadığının anlaşılması, maddi hukukun o hakkın doğumunu veya sona ermesini kendisine bağladığı vakıaların doğru olup olmadığının tespit edilmesi sonucunda mümkün olur ve dava konusu hak ile buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların var olup olmadıkları yönünde mahkemeye kanaat verilmesi işlemidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda 187/1.maddesinde "İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir." şeklinde düzenlenmiştir. Vakıa (olgu) ise, kendisine hukuki sonuç bağlanmış olaylardır. İspatı gereken olaylar, olumlu vakıalar olabileceği gibi olumsuz vakıalar da olabilir. Hakim, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan vakıaların gerçekleşip gerçekleşmediğini, kural olarak kendiliğinden araştıramaz. Bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini taraflar ispat etmelidir. Bir davada ispat yükünün hangi tarafa ait olacağı hususu ise HMK'nın "İspat Yükü" başlıklı 190. maddesinde yer almakta olup; "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Yani ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı iddia ve savunmada bulunana düşer. Kendisine ispat yükü düşen taraf için bu bir yükümlülük (mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür (külfettir). Zira taraf kendisi tarafından ispatı gereken bir vakıayı ispat edemezse, karşı taraf (ve mahkeme) onu mutlaka ispat etmesini isteyemez (yükümlülük). Kendisine ispat yükü düşen taraf, o vakıayı ispat edememiş sayılır; mesela, kendisine ispat yükü düşen ve fakat bunu yerine getiremeyen taraf davacı ise, davasını ispat edememiş sayılır ve dava bu nedenle reddedilir (Kuru, B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, 6. b., 2.c., s.1972).
6102 sayılı TTK'nun 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin █████/2020 tarihli ...E.... K. sayılı ilamında; "...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve ...Esas... Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır (Fatura ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir.
Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge gerçek anlamda fatura olarak kabul edilemez. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkânı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir.
Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan Yasa'nın 21. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın içeriğinden söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK'nın m. 230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı takdirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir (Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Sh 111 vd.).
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin █████/2016 tarihli ... E. ...K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin █████/2016 tarihli ... E. ... K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin █████/2015 tarihli ... E. ... K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin █████/2016 tarihli ...E. ... K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.
Vergi Usul Kanunu'nun 229. maddesine göre; fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır. Vergi Usul Kanunu'nun 231/5. maddesine göre; fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır. 6102 sayılı TTK 21. maddesi uyarınca ise; ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.
Yasal düzenlemeler uyarınca faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek kullanan kimse, bu faturanın ticari defterlerine kaydı gereken bir belge olduğunu, mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini, mal yada hizmeti aldığını kabul etmiş sayılır. Mahkemece her ne kadar hizmetin verildiğinin davacı tarafça ispatlanması gerektiği ifade edilmiş ise de davacının takibe konu alacağını oluşturan faturalar davalıya tebliğ edilmekle birlikte, davalı tarafından süresinde iade edilmeyerek ticari defterlerine işlendiği anlaşıldığından, davalı defterlerinde kayıtlı olan faturalar yönünden hizmetin verilmediği iddiasına yönelik ispat yükü davalı üzerindedir. İspat yükü ters çevrilerek davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.
Bu durumda mahkemece davalı kayıtlarında yer almayan ... tarihli ve ... no.lu faturanın hangi tarihte tebliğ edildiği, tebliğ edilen ...'ın davalı şirket çalışanı olup olmadığı araştırılarak değerlendirme yapılması, davalı tarafça defterlerine kaydedilip süresinden sonra iade edilen faturalar yönünden ise ispat yükü davalı üzerinde olduğundan faturalara konu hizmetin verilmediği yönündeki davalı iddialarının delilleri çerçevesinde değerlendirilmesi ve taraflar arasındaki sözleşmeye konu hizmet yönünden sektör bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, mahkemece eksiklikler ikmal edildikten sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, Dairemizin kararına uygun şekilde yargılama yapıldıktan sonra yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle mahkememizce verilen karar kaldırılmış ve dava dosyası yeniden yargılama yapılmak üzere mahkememize gönderilmiştir.
Mahkememiz İstinaf Mahkemesi kararı ile bağlı olduğundan İstinaf Mahkemesi kaldırma kararı doğrultusunda araştırmalar yapılmış, ilgili kurumlara müzekkereler yazılmış, dosyamıza rapor sunan SMMM bilirkişinin yanına sektör bilirkişi ilavesi ile bilirkişi heyetinden yeniden rapor alınmıştır.
Bilirkişi heyetinden alınan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Taraflar ...Tic. Ltd.Şti. ile ...A.Ş. arasında 01.10.2015 tarihli Sözleşme tanzim ve imza edildiğinin görüldüğünü, sözleşmeye göre; 1)Sözleşmenin Konusu başlıklı 2. Maddesinde, özetle; “... ..., hizmet veren olarak, Müşteri için madde 2.1'de tanımlanan, proje yönetimi hizmetleri karşılığında; Müşteri tarafından işbu sözleşme ile belirlenen hizmet bedellerinin hizmet verene aylık bazda ödenmesinin usul ve şartlarını düzenlemektedir...” denildiğini, 2)Sözleşmenin Proje Yönetimi Hizmetleri başlıklı 2.1 maddesinde, özetle; “... ..., müşteri projesini yönetmek üzere “Proje Yönetim Danışmanı” olarak görev yapacak deneyimli bir adet uzman atayacaktır. Hizmet kapsamında haftada en az 4 gün (32 saat) Müşteri proje ekipleri ile birlikte çalışacaktır...” denildiğini, sözleşmenin Hizmet Bedelleri başlıklı 2.2 maddesinde, özetle; “...Aşağıda belirtilen fiyat modeli baz alınarak hizmet bedelleri her ayın sonunda ... tarafından Müşteriye fatura edilecek, fatura tarihinden itibaren takip eden her ayın ilk beş günü içinde defaten ... aşağıda yer alan banka hesap numarasına ödenecektir... Uzman için uygulanacak fiyat her gün için (TL) (KDV hariç) 2.280,00 TL...” denildiğini, Sözleşmenin Müşteri Yükümlülükleri başlıklı. 4.3 maddesinde; “Müşteri, hizmet sağlanabilmesi için gerekli her türlü veri ve bilgiyi Provektus'a vermekle yükümlüdür. Aksi halde Müşteri, söz konusu bilgi ve verinin verilmemesinden kaynaklı aksamalardan ...'un sorumlu olmayacağını kabul eder...” şeklinde olduğunu, Sözleşmenin Süresi ve Fesih başlıklı 7. Maddesinde, özetle; “İşbu sözleşme 04.09.2015 tarihinde imzalanmış ve imza tarihi İtibari ile yürürlüğe girmiştir. İşbu sözleşme imza tarihinden başlamak üzere 1 yıl süreli ile geçerlidir...” denildiği, görüldüğünü; Dosya Üzerinde Bilirkişi Uzmanlık Alanlarımız Dikkate Alınarak Yapılan İncelemeye Göre; Proje Yönetimi Uzmanı İncelemesi: İstinaf Mahkemesinin; Bu durumda mahkemece davalı kayıtlarında yer almayan ... tarihli ve ... no.lu faturanın hangi tarihte tebliğ edildiği, tebliğ edilen ...'ın davalı şirket çalışanı olup olmadığı araştırılarak değerlendirme yapılması, davalı tarafça defterlerine kaydedilip süresinden sonra iade edilen faturalar yönünden ispat yükü davalı üzerinde olduğundan faturalara konu hizmetin verilmediği yönündeki davalı iddialarının delileri çerçevesinde değerlendirilmesi... kararı gereği ve Mahkemenin 19.09.2023 tarihli duruşmasında; ...'ın davalı şirketin çalışanı olup olmadığının tespiti için, davalı şirketin 2015-2016 yılları çalışan listesinin SGK'dan celbine karar verildiğini, talep üzerine SGK tarafından 05.01.2024 tarih ve ...numaralı yazı ekinde gönderilen kayıtların tetkikinde; Davacının e mail yazışmalarından aşağıdaki bilgiler mevcut olduğunu, 23 Kasım 2015'de saat 10 00-11 30'da internet üzerinden ...üzerinden video toplantısını daveti yapıldığını, organizasyonun davalı personellerinden ...'nun yaptığı ; -15 Aralık 2015'de saat 11 00-17 00 arası davacı personelinden ...organizasyonunda fiziki olarak Davalı yerlerinden ...'de toplanılıp hizmet verilmesi ile ilgili planlama yapıldığı görüldüğünü, Sözleşmenin Proje Yönetimi Hizmetleri başlıklı 2.1 maddesinde, özetle; “... ..., Müşteri projesini yönetmek üzere “Proje Yönetim Danışmanı” olarak görev yapacak deneyimli bir adet uzman atayacaktır. Hizmet kapsamında haftada en az 4 gün (32 saat) müşteri proje ekipleri ile birlikte çalışacaktır...” taahhüdün gerçekleştiği kanaatine varılmakta olduğunu, danışmanlık sözleşmelerinde genellikle şirket merkezinin yanı sıra kurumun başka yerlerinde de hizmet verilmekte olduğunu, tebliğ edilen faturaların ... tarafından; 01.06.2016 tarihli Haziran 2016 ayına ait faturanın, Temmuz 2016 ayına ait faturanın, Eylül 2016 ayına ait faturanın, Alındığı gözlendiğini, ...'ın Davalı şirketin SGK personeli olup olmadığı tespit edilememiş olmakla beraber ilgili faturaların davalı kanuni defterlerine kayıt edildiği ve 01.06.2016 tarihli Haziran 2016 ayına ait faturanın alınmasının yanı sıra...'te başka kurumlarında kargolarının aldığı gözlendiğini, davalı şirketin yanı sıra ... çalışanı olabileceği kanaatine varıldığını, takdirin Mahkemenin olduğunu; Davaya konu hususların tespiti amacıyla, sunulan davacı kayıtları ve davalı ... A.Ş. mahallinde 16.03.2018 günü kanuni defter ve kayıtlar üzerinde, inceleme yapıldığını, davacı defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğunu ve defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulmuş olduğu görüldüğünü, sözleşme kapsamında, davacı tarafından davalı ...Tic. A.Ş., Hizmet Bedeli adı altında keşide ettiği faturaların görüldüğünü, davalı yana, sözleşme kapsamında keşide edilen, Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül 2016 ayları İçin Proje Yönetimi Danışmanlık Hizmetleri (20 GÜN) adı altında toplam 215.232.00 TL tutarında faturalar düzenlendiğinin görüldüğünü, Davacı firma vekili tarafından keşide edilen 4 adet faturaların ödenmemesi üzerine, davacı tarafından, davalı firmaya, ...u 13. Noterliğinin ... tarih ve ... Yevmiye Numaralı ihtarnameyi keşide ettiğini, davalı tarafından, davacının gönderdiği “proje Yönetimi Danışmanlık Hizmetleri (20 GÜN” adı altındaki 4 adette toplam 215.232,00 TL'lik fatura bedellerinin usulüne uygun olarak kanuni defterlere kayıt edildiğinin görüldüğünü, davacı firma kayıtlarında bulunan, davacı...Tic. A.Ş. Firması cari hesabının 01.01.2016 ile 10.09.2016 tarihleri hesap hareketlerinin tetkikinde; Davacı tarafından, Davalı yana keşide edilen 6 adet, Proje Yönetimi Danışmanlık Hizmetleri (20 gün)bedeli için toplam 322.848,00 TL tutarında faturaların Cari Hesap kayıtlarına alındığını ve bu tutara karşılık olarak, davalı tarafından 107.616,00 TL ödeme yapıldığı ve 10.09.2016 tarihi itibariyle cari hesap bakiyesinin 215.232,00 TL alacaklı olduğu görüldüğünü, dava dosyasına sunulan fatura ve diğer delillerin tetkikinde, davacı kayıtlarında davalının 2016 yılı Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarından kaynaklanan Proje Yönetimi Danışmanlık Hizmetleri'nden dolayı 215.332,00 TL borçlu olduğunun kayıt edildiğini; Davalı defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğunu ve defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulmuş olduğu görüldüğünü, tüm ticari defter kayıtlarının yasalara ve muhasebe tekniğine ve ilkelerine uygun olarak düzenli ve zamanında işlenmiş ve birbirlerini teyit ettiği tespit edilmiş olduklarını, bu nedenle takdiri mahkemeye ait olmak üzere diğer yardımcı kayıt ve belgeler ile birlikte sahibi lehine delil vasfında bulunduğu kanaatine varılmakta olduğunu, Davacı tarafından keşide edilen ve davalı çalışanlarına kargo firması tarafından teslim edildiği anlaşılan faturaların, davalı yevmiye defterlerine, aşağıdaki şekilde kayıt edildiğini, davalı yana, sözleşme kapsamında keşide edilen, Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül 2016 ayları için Danışma Ve Yönl.hizmtl.bedeliişgücü Temin Bedeli) adı altında toplam 215.332,00 TL tutarında faturaların 3 adedi olan 161.424,00 TL'nin kanuni defterlere usulüne uygun olarak kayıt edildiğini, Haziran faturasının kayıtlarda görülmediğini, ancak faturaların tabloda görüldüğü gibi davacıya iade faturası düzenlenerek elektronik ortamda iade edildiğini ve yevmiye defteri kayıtlarından iade açıklaması ile kayıtlardan düşüldüğünü, ancak davacı tarafından iade edilen faturaların alındığına ilişkin bir delil olmadığını, davalı kayıtlarında yapılan incelemede görüldüğünü, Davacı ... Ltd.Şti. Tarafından, davalıya keşide edilen faturaların; Aras Kargo taşımacılık firması ile gönderilen 01.06.2016 tarihli Haziran 2016 ayına ait faturanın, davalı görevlisi...'a ... firması ile gönderilen Temmuz 2016 ayına ait faturanın, davalı görevlisi ...'a, ... taşımacılık firması ile gönderilen Ağustos 2016 ayına ait faturanın, davalı görevlisi ...'a 03.08.2016 tarihinde, ... firması ile gönderilen Eylül 2016 ayına ait faturanın, davalı görevlisi ...'a 02.09.2016 tarihinde teslim edildiği anlaşılan faturaların ödenmesi için, davacı firma vekili tarafından keşide edilen 4 adet faturaların ödenmemesi üzerine, davacı tarafından, davalı firmaya, ... 13. Noterliğinin ... tarih ve ... Yevmiye Numaralı ihtarnameye karşı, davalı vekili tarafından ... 58. Noterliğinin ... tarih ve ... Yevmiye Numaralı ihtarnamede, özetle; “... Muhatap tarafından gönderilen ... 13 Noterliğinin ... Yevmiye no'lu ve ... tarihli ihtarnamede yer alan iddiaların tümü asılsız ve dayanaksız olduğunu, şirket ile muhatap arasında “Bilişim Teknolojileri Danışmanlık Sözleşmesi” akdedildiğini, söz konusu sözleşmenin 2.1'inde, Muhatabın “Proje Yönetim Danışmanı” olarak görev yapacak deneyimli bir adet uzman atayacağı ve hizmet kapsamında haftada en az 4 gün (32 saat) şirketimizin proje ekipleri ile birlikte çalışacağı açıklanmıştır. Ne var ki, Muhatap, anılan sözleşme hükümlerine aykırı davranarak ve sözleşmeyi ihlal ederek, Mayıs ayından itibaren şirketimize gelmemiş ve sözleşme kapsamında hiçbir hizmette bulunmadığını, muhatap, Mayıs ayından itibaren sözleşmenin sona erme tarihi olan 04.09.2016 tarihine kadar şirketimize gelmemiş ve hiçbir hizmette bulunmamış olmasına karşın sanki hizmet sunmuşçasına “Proje Hizmetleri Danışmanlık” ücreti olarak; -... tarih ve ... seri no.lu 53,808,00 TL miktarlı faturayı, -01.07.2015 tarih ve ... seri no.lu 53.808,00 TL miktarlı faturayı, -...tarih ve ... seri no.lu 53,808,00 TL miktarlı faturayı, -... tarih ve ... seri no.lu 53.808,00 TL miktarlı faturayı haksız ve dayanaksız düzenlenen söz konusu faturalar, Muhataba iade edilmiştir... Sözleşme hükümlerini ihlal ettiğini, dolayısıyla da düzenlenmiş olduğu fatura bedellerine hak kazanmadığını ihtaren bildiririz...” denildiği, görüldüğünü, davacı tarafından, davalı yana keşide edilen dava konusu 4 adet faturadan 3 adedi, Proje Yönetimi Danışmanlık Hizmetleri (20 gün)bedeli için toplam 161.424,00 TL tutarında faturaların Cari Hesap kayıtlarına alındığını, ancak sonraki tarihlerde, iade edilen, iade faturaları nedeniyle düşüldüğünü, Faturaların davacı tarafından alındığına ilişkin bir delil olmadığı ve cari hesap bakiyesinin 21.11.2016 tarihi itibariyle bakiye arz etmediği görüldüğünü; Davacı kayıtlarının mahkeme salonunda 22.12.2017 tarihinde, davalı kayıtları ise mahallinde 16.03.2018 günü yapıldığını, taraflar kanuni defter ve kayıtları usulüne uygun olarak yetkili makamlarca onaylandığı ve sahipleri lehine delil vasfında olduğu kanaatine varıldığını, taraflar ... Ltd.Şti. ile...Tic. A.Ş. arasında 01.10.2015 tarihli Sözleşme tanzim ve imza edildiğini ve sözleşmenin Proje Yönetimi Hizmetleri başlıklı 2.1 maddesinde, özetle; “..., müşteri projesini yönetmek üzere “Proje Yönetim Danışmanı” olarak görev yapacak deneyimli bir adet uzman atayacağını, hizmet kapsamında haftada en az 4 gün (32 saat) müşteri proje ekipleri ile birlikte çalışacaktır...” denildiğini, yine Sözleşmenin Hizmet Bedelleri başlıklı 2.2 maddesinde, özetle; “Aşağıda belirtilen fiyat modeli baz alınarak hizmet bedelleri her ayın sonunda ... tarafından Müşteriye fatura edilecek, fatura tarihinden itibaren takip eden her ayın ilk beş günü içinde defaten ... aşağıda yer alan banka hesap numarasına ödenecektir... Uzman için uygulanacak fiyat her gün için (TL) (KDV hariç) 2.280,00 TL...” denildiği ve maddelere göre tanzim edilen Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül 2016 aylarına ait hizmet faturaları toplamı 53.808,00 TL'den toplam 215.232,00 TL'lik tanzim edilerek davalıya gönderildiği ve davacı tarafından işbu faturalar kayıtlarına alınarak; Takip 14.10.2016 tarihi itibariyle 215.232,00 TL alacaklı olduğu, tespit olunduğunu, davalının, dava konusu faturaları, kargo teslim makbuzlarına göre teslim aldığı ve 8 günlük yasal süre içerisinde itiraz etmediği ve bu sürenin sonunda iade faturası düzenlediği anlaşıldığını, dava konusu Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında, çalışan bir proje elemanın davalı mahallinde sözleşmenin 2.1 Maddesine uygun olarak görev aldığına dair bir delil ya da çalışma çizelgesi sunulmadığı, anlaşılmakta olduğunu; Netice olarak; 1)Sözleşmenin 2.1 maddesinin Yüksek Mahkemece; davacı tarafından, davalı mahallinde “Proje Yönetim Danışmanı” olarak görev yapacak deneyimli bir adet Uzmanın, çalıştırdığına dair bir delil sunulmaması nedeniyle, kabulü halinde, davacının bir alacağının, olmadığını 2)Davacı kayıtlarına göre ise; davacının dava konusu Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül ayları nedeniyle takip 215.232,00 TL alacaklı olduğunu, dava konusu alacak için, davacı tarafından, Beyoğlu 13. Noterliğinin 28.09.2016 tarih ve 13487 numaralı ihtarnamesi nedeniyle davalıya tebliğ edildiğine dair bir delil olmadığı ve 14.10.2016 olması nedeniyle, temerrüdün takip ile oluştuğu değerlendirildiğini, davacı talebi olan temerrüt faizlerinin, takip tarihinden sonra başlaması gerektiği, kanaatine varıldığını, taraflar ...Tic. Ltd.Şti. ile ...Tic. A.Ş. arasında 01.10.2015 tarihli Sözleşme tanzim ve imza edildiği ve sözleşme imza tarihinden başlamak üzere 1 yıl süreli ile geçerli olduğu anlaşıldığını, uzman için uygulanacak fiyat her gün için 2.280,00 TL...” denildiği ve maddelere göre tanzim edilen Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül 2016 aylarına ait hizmet faturaları toplamı 53.808,00 TL'den toplam 215.232,00 TL'lik tanzim edilerek davalıya gönderildiği ve davalı tarafından faturaların teslim alındığını, Haziran ayı faturası davalı kayıtlarında görülmediği ancak diğer Temmuz, Ağustos ve Eylül ayı faturalarının kayıtlara alındığını, ancak yasal süresinden sonra iade faturası tanzim edilerek, davacıya iade edildiği, fakat faturaların davacıya tebliğ edildiğine dair bir kaydın dava dosyasında olmadığı, görüldüğünü, davacı tarafından davalıya gönderilen ve kargo teslim makbuzlarına göre, Haziran, Temmuz, Ağustos ve Temmuz aylarına ait 4 adette toplam 215.232,00 TL'lik faturaların teslim edildiği ve bu faturalar davacı kayıtlarına alındığı ve davacının, takip 14.10.2016 tarihi itibariyle 215.232,00 TL alacaklı olduğu, tespit olunduğunu, davalının, dava konusu faturaları, kargo teslim makbuzlarına göre teslim aldığı ve 8 günlük yasal süre içerisinde itiraz etmediği ve bu sürenin sonunda iade faturası düzenlediği anlaşıldığını, diğer yandan, davacı tarafından sözleşmenin Proje Yönetimi Hizmetleri başlıklı 2.1 maddesinde, özetle; “... ..., müşteri projesini yönetmek üzere “Proje Yönetim Danışmanı” olarak görev yapacak deneyimli bir adet uzman atayacaktır. Hizmet kapsamında haftada en az 4 gün (32 saat) müşteri proje ekipleri ile birlikte çalışacaktır...” hükmü gereği, dava konusu Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında, çalışan bir proje elemanın davalı mahallinde sözleşmenin 2.1 maddesine Uygun olarak görev aldığına dair bir delil ya da çalışma çizelgesi sunulmadığı, görüldüğünü, ...'ın Davalı şirketin SGK personeli olup olmadığı tespit edilememiş olduğunu, ancak ilgili şahsın teslim aldığı faturaların davalı kanuni defterlerine kayıt altına alındığı ve 01.06.2016 tarihli Haziran 2016 ayına ait faturanın alınmasının yanı sıra ...'te başka kurumlarında kargolarının aldığı gözlenmiş olduğunu, Davalı şirketin yanı sıra ... çalışanı olabileceği kanatine varılmış olup takdir Yüksek Mahkemenin olduğunu, davacı kayıtlarına göre ise; davacının dava konusu Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül ayları hizmet faturası nedeniyle 215.232,00 TL alacaklı olduğunu, davalının 8 günlük yasal süre sonunda iade ettiği faturaların davacı tarafından tebliğ edildiğine dair bir delil olmadığı görüldüğünü, dava konusu alacak için, davacı tarafından, ... 13. Noterliğinin ... tarih ve ... numaralı ihtarnamesi nedeniyle davalıya ihtarnamenin tebliğ edildiğine dair bir delil olmadığı ve tebligatın ihtara cevap verdiği 11.10.2016 tarihinde tebliği aldığı kanaatine varıldığını, 7 gün sonrası olan 18.10.2016 tarihinde temerrüde düştüğü, takip tarihi 14.10.2016 olması nedeniyle, temerrüdün takip ile oluştuğu değerlendirildiğini, davacı talebi olan temerrüt faizlerinin, takip tarihinden sonra başlaması gerektiği, kanaatine varıldığını, aksi halde; takip 14.10.2016 tarihi itibariyle 215.232,00 TL alacaklı olduğunu, takip 14.10.2016 tarihinden itibaren asıl alacağa, değişen oranlarda ticari avans faizi istenebileceği, değerlendirildiğini, SONUÇ: taraflar... Ltd.Şti. ile ...Tic, A.Ş. arasında 01.10.2015 tarihli Sözleşme tanzim ve imza edildiği ve sözleşme imza tarihinden başlamak üzere 1 yıl süreli olduğunu, sözleşmenin 2.1 maddesinin Yüksek Mahkemece; davacı tarafından, davalı mahallinde “Proje Yönetim Danışmanı” olarak görev yapacak deneyimli bir adet uzmanın, çalıştırıldığının, kabulü halinde, davacının Takip 14.10.2016 tarihi itibariyle 215.232,00 TL alacaklı olduğunu, sözleşmenin 2.1 maddesinin Yüksek Mahkemece; davacı tarafından, davalı mahallinde “Proje Yönetim Danışmanı” olarak görev yapacak deneyimli bir adet uzmanın, çalıştırıldığına dair bir delil sunulmadığının kabulü halinde, davacının bir alacağının olmadığını, takip 14.10.2016 tarihinden itibaren asıl alacağa, değişen oranlarda ticari avans faizi istenebileceğini, davacının, vekalet ücreti ve benzeri diğer taleplerinin değerlendirilmesi Mahkemenin takdirlerinde olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre;
Dava, taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturalardan doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava konusu ... 34. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile davacı tarafından her biri 53.808,00 TL olan 4 ayrı fatura nedeniyle işlemiş faizleri ile birlikte toplam 219.714,27 TL üzerinden icra takibi başlatılmış, ödeme emrinin tebliği üzerine davalı tarafından süresi içerisinde takibe itiraz edilmesi sonucu İİK'nın 67.maddesi uyarınca yasal süre içerisinde eldeki dava açılmıştır.
Dava itirazın iptali davası olup, itirazın iptali davalarında kural olarak ispat külfeti öncelikli olarak davacı alacaklı tarafa ait olup, taraflar arasındaki ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlanması gerekmektedir. Bu ispat yerine getirildiği takdirde ispat külfeti davalı borçlu tarafa geçecek ve borcun istenebilir olmadığını, ödendiği hususlarını ispat etmesi gerekecektir.
Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın 2. Fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
TTK'nun 21/2 maddesine göre, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeri kabul etmiş sayılır.
Taraflar arasında proje yönetimi hizmeti verilmesi konusunda sözleşme imzalanmıştır. Sözleşmenin imza tarihi █████/2015 tarihi olmasına rağmen, süre ve fesih başlıklı 7.maddede "işbu sözleşme █████/2015 tarihinde imzalanmış ve imza tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir. İşbu sözleşme imza tarihinden başlamak üzere 1 yıl süre ile geçerlidir." hükmü yer almaktadır. Sözleşme kapsamında davacı tarafından hizmetin verilmeye başlandığı, davalı tarafından aylık hizmet bedellerinin 2016/5.ay dahil ödendiği, ihtilafın ise 2016/6.ay hizmet faturası itibariyle başladığı, 2016/6, 7, 8, 9. aylara ilişkin hizmet bedellerinin davalı tarafından ödenmediği anlaşılmaktadır.
Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan raporda; Her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, dava konusu Haziran, Temmuz, Ağustos ve Temmuz aylarına ait 4 adette toplam 215.232,00 TL'lik faturaların davacı kayıtlarında yer aldığı, davacı kayıtlarına göre davacının davalıdan takip 14.10.2016 tarihi itibariyle 215.232,00 TL alacaklı olduğu; Davalı şirketin SGK kayıtlarına göre, ... adlı kişinin davalı şirket çalışanı olmadığı; Davacı tarafından davalıya keşide edilen 01.06.2016 tarihli Haziran 2016 ayına ait faturanın, Temmuz 2016 ayına ait faturanın ve Eylül 2016 ayına ait faturanın ...'a, Ağustos 2016 ayına ait faturanın ise davalı görevlisi ...'a teslim edildiği, bu faturalardan █████/2016 tarihli ilk faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, diğer 3 faturanın kayıtlı olduğu, davalı tarafından 3 adet fatura defterlerine işlenmesine rağmen süresinden sonra iade faturası düzenlendiği, iade faturalarının davacı taraf kayıtlarında yer almadığı, iade faturalarının davacı tarafından alındığına dair bir delil bulunmadığı tespit edilmiştir.
Davacı tarafından faturaların kargo yoluyla gönderildiğine dair kargo teslim kayıtları sunulmuştur. Davalı defterlerinde kayıtlı olmayan █████/2016 tarihli faturanın ise davalı şirket adına ... tarafından teslim alındığı anlaşılmakla teslimat tarihi alınan bilirkişi heyeti raporu ile de tespit edilememiştir.
Yargıtay içtihatlarında, istinaf mahkemesi kararında da vurgulandığı üzere, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine, adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir.
Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge gerçek anlamda fatura olarak kabul edilemez. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkânı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir.
Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan Yasa'nın 21. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın içeriğinden söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK'nın m. 230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı takdirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir.
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.
Somut olayda; Dava konusu Haziran, Temmuz, Ağustos ve Temmuz aylarına ait 4 adette toplam 215.232,00 TL'lik faturaların davacı kayıtlarında yer aldığı, bu faturalardan █████/2016 tarihli ilk faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, diğer 3 faturanın kayıtlı olduğu, davalı tarafından 3 adet fatura defterlerine işlenmesine rağmen süresinden sonra iade faturası düzenlendiği, iade faturalarının davacı taraf kayıtlarında yer almadığı, iade faturalarının davacı tarafından alındığına dair bir delil bulunmadığı tespit edilmiştir.
Davalı kayıtlarında yer almayan dava konusu █████/2016 tarihli faturanın davalı şirket çalışanı olduğu ispatlanamayan ... tarafından teslim alındığı, davalı şirkete teslimine dair bir kayıt olmadığı, sonradan düzenlenen Temmuz ve Eylül 2016 faturalarınında bu kişi tarafından teslim alınıp davalı şirket kayıtlarına kaydedilmiş olmasının da, bu faturanın da davalıya tebliğ veya teslim edilmiş sonucunu doğurmayacağı, bu fatura kapsamında fatura içeri hizmetin verildiği hususunu ispat külfetinin davacı tarafta olduğu, dosya kapsamı delil durumuna göre davacı tarafın bu faturadan dolayı üzerine düşen ispat külfetini yerine getiremediği, bu kapsamda bu faturadan dolayı alacak isteminin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Dosya kapsamı delil durumuna göre, davalı kayıtlarında yer alıp da, yasal 8 günlük itiraz süresi dolduktan sonra iade edildiği anlaşılan dava konusu Temmuz, Ağustos ve Eylül 2016 faturaların sözleşmeye uygun olarak düzenlendiği, bu faturalar nedeniyle davacı tarafın hizmetin verildiğini, alacağının varlığını ispatladığı, davalı tarafından bu faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının, hizmetin verilmediğinin ve kesinleşmediğinin ispat edilemediği, bu kapsamda bu faturalardan dolayı davacının alacak talebinin yerinde olduğu değerlendirilmiştir.
Tüm bu nedenler ile; Dava konusu ... 34. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası nedeniyle, takip tarihi itibarıyla, Temmuz, Ağustos ve Eylül 2016 faturalarından dolayı davacının davalıdan 161.424,00 TL alacak talep edebileceği, davalı tarafın takip tarihinden önce temerrüte düşürüldüğü ispatlanamadığından temerrütün takip tarihinde oluşacağı, takip talebindeki talep kapsamında bu alacak için takip tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceği; davalının tespit edilen bu alacak yönüyle bir ödeme iddiası ve ispatı veya alacağın istenebilir olmadığına dair bir ispatı olmadığından, tespit edilen miktar yönüyle icra takibine itiraz ve savunmalarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, davacı tarafça açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ayrıca, davacı tarafça icra inkar tazminatı talep edilmiş olmakla, davalı tarafın kabul edilen miktar yönüyle itirazında haksız bulunduğu, dava ve takip konusu alacağın fatura alacağı olduğu, likit ve belirlenebilir olduğu anlaşılmakla, hükmolunan 161.424,00 TL alacağın %20'si oranında davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Bu kapsamda aşağıdaki şekilde hüküm kurularak yargılama sonuçlandırılmıştır.
H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVACI TARAFINDAN AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; Davalı borçlunun dava konusu ... 34. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyasına vaki itirazlarının 161.424,00 TL asıl ve toplam alacak yönünden İPTALİNE, Takibin 161.424,00 TL toplam alacak miktarı üzerinden ve 161.424,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık değişen oranlarda yasal faiz uygulanmak suretiyle DEVAMINA,
Fazlaya dair istemin REDDİNE,
2)Hükmolunan161.424,00 TL alacağın %20'si oranında hesap ve takdir edilen 32.284,80 TL icra inkar tazminatının davalı borçludan alınarak davacı alacaklıya VERİLMESİNE,
3)Alınması gereken 11.026,87-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.763,61-TL'nin mahsubu ile bakiye 9.263,26-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafından peşinen karşılanan 1.763,61-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
4)Davacı tarafından yapılan 31,40 TL başvurma harcı parası, 121,30 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 165,00 TL müzekkere ve davetiye posta masrafı, 4.800,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.117,7‬0 TL yargılama masrafının davanın kabul oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 3.759,97-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlasının kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,
5)Davalı tarafından yapılan 70,15 TL müzekkere ve davetiye posta masrafı, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.070,15 yargılama masrafının davanın ret oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 1.079,81-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya ÖDENMESİNE, fazlasının kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,
6)Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7)Davalı yan kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddolunan dava değeri üzerinden karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8)Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
9)Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025
Katip
 e-imzalıdır
Hakim
 e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!