Anahtar kelimeler: Sunan Çekici Ferdi Bitiş Nakliyat Eylemden Model Otomobil Kasko Sıralarında

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ----------Ş. müşterilerin ihtiyaçlarını karşılayan otomobil, konut ve ferdi kaza sigortalarının yanı sıra nakliyat, mühendislik, tarım, iş yeri sigortaları gibi çok çeşitli ürün ve hizmetler sunan bir sigorta şirketi olduğunu, dava dışı ----------ŞTİ. ile müvekkili şirket arasında "---------" plakalı -------- marka, çekici ---------- tipi, ---------- model aracın sigortalanması adına █████/2023 başlangıç, █████/2024 bitiş tarihli Genişletilmiş Kasko Poliçesi imzalandığını, 18.05.2023 günü saat 22.24 sıralarında ---------- sevk ve idaresindeki müvekkil şirket nezdinde sigortalı ------------ plakalı çekici ve bu çekiciye bağlı ----------- plakalı yarı römork ile --------- --------- istikametinden --------- istikametine doğru seyir halindeyken kaza tespit tutanağında belirtilen mevkiiye geldiği esnada emniyet şeridinde durmakta olan dava dışı ----------- sevk ve idaresindeki, davalı ...'in maliki olduğunu, ---------- plakalı çekiciye bağlı ----------- plakalı yarı römorka çarpması sonucu kaza meydana geldiğini, kaza sonucu ----------- plakalı araç sürücüsü ---------- yaralanmış olup ambulans ile hastaneye sevk edildiğini, kazanın oluşumunda ------------ plakalı araç sürücüsü dava dışı ----------- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun madde 59 hükmünü ihlal ettiğini, ---------- plakalı araç sürücüsü ----------- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 56/1-A maddesini ihlal ettiği kanaatine varıldığını, müvekkil şirket tarafından --------- plakalı araçta meydana gelen hasarın tespiti için ekspertiz işlemi yaptırıldığını ve düzenlenen eksper raporu uyarınca kaza sonrası sigortalı araçta meydana gelen hasar miktarı toplamda tevkifat dahil 1.910.506,86-TL olarak belirlendiğini, bu kapsamda müvekkil şirket tarafından araca ilişkin pert-total işlemi yapılarak araç rayiç bedeli 2.750.000-TL olarak hesaplandığını, yine aracın hasar bedeli ise 1.565.000-TL olarak hesaplanmış ve rayiç bedelden sovtaj bedelinin mahsup edilmesiyle 1.185.000,00-TL olarak ekspertiz raporu tanzim edildiğini, müvekkil şirketin dava dışı sigortalının kaza sonucu ortaya çıkan maddi hasarını gidermekle ve hasara ilişkin olarak zararını tazmin ederek, 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortalının halefi konumuna geldiğini, kazanın gerçekleşmesinde sorumluluğu bulunan davalının hasar tazminatı miktarını müvekkil şirkete ödemesi gerektiğini, müvekkil şirketçe yapılan ödemelere ödeme tarihlerinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin alacağı likit olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, takip konusu alacağın varlığı ve miktarı itibariyle taraflar arasında kesin ve belirli olduğunun açık olduğunu, tamamen alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazların reddedilerek, davalı aleyhine, takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere İİK 67. maddesi uyarınca icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalının kusurlu davranışları nedeni ile müvekkil şirket zarara uğradığını, bu nedenle işbu dava ile davalının ---------- İcra Müdürlüğü ----------- E. Sayılı dosyasına vaki haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline ve takibinin devamına, davalı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, haklı davanın kabulü ile ----------- İcra Müdürlüğü ----------- E. sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine karşı davalı tarafından yapılan haksız ve hukuka aykırı itirazın iptaline, takibin tüm ferileriyle birlikte kaldığı yerden devamına, davalı aleyhine alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE
:Dava, hukuki niteliği itibari ile eser sözleşmesine dayalı itirazın iptaline ilişkindir.---------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yazılan müzekkerelere cevabı dosya arasına alınmıştır. Yazı cevabı incelendiğinde davalının mükellefiyetinin başladığı tarihten itibaren gerçek usulde gelir vergisi mükellefi olup işletme hesabı esasına (ikinci sınıf tüccar) göre defter tuttuğu belirtilmiş, ilgili beyannameler yazı ekinde gönderilmiştir.Defter tutma hadlerini düzenleyen Vergi Usul Kanunun 177/1.maddesine göre;" Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık alımlarının tutarı,7.200.000.000 (480.000 TL) lirayı veya satışlarının tutarı 8.640.000.000 (684.000 TL) lirayı aşanlar"ın birinci sınıfa dahil oldukları belirtilmiştir.Vergi Dairesi tarafından müzekkere cevabı ekinde gönderilen davalının 2023 yılı beyannamelerin incelenmesinde mal alım satım toplamının VUK. 177. Maddesinde belirtilen sınırın altında kaldığı, esnaf sınırda olduğu, tacir olmadığı görülmüştür. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar olup, TTK'nın 4/1. maddesinde sayılmışlardır. Ayrıca, Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalar olup, iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi ve iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı TTK, 6762 sayılı TTK'dan farklı olarak mutlak ticari davalar (kanundan dolayı ticari dava sayılanlar) haricindeki ticari davaları "ticari iş" kriterine göre değil de "ticari işletme" kriterine göre belirlemiştir Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.----------Vergi Dairesi Müdürlüğünün müzekkere cevabına göre davalının işletme hesabına göre defter tuttuğu ve V.U.K. 177. Maddesine göre kazançlar toplamının esnaf sınırında kaldığı, dolayısıyla tacir olmadığı, davalıya ait ----------- plakalı araç ticari nitelikte ise de davaya konu aracın ticari kullanım amacına tahsisli olması davanın niteliğini ticari dava niteliğine sokmak için yeterli olmayıp, tarafın da tacir olması gerektiği, ortada her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili nispi ticari davanın da söz konusu olmadığı. somut uyuşmazlığın tüm tarafları tacir olmadığından ve uyuşmazlık TTK'da düzenlenen veya TTK'da sayılan hususlara ilişkin olmadığından ticari dava niteliğinde de kabul edilemeyeceği,Bu nedenlerle somut uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca HMK 2.maddesi gereği Asliye Hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği kanaatine varıldığından, HMK'nun 114/1-c maddesindeki dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usûlden reddine, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar verimiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1- HMK.'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna,2-Kararın kesinleşmesi halinde HMK.'nın 21. maddesi gereğince yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmesine,3-Yargılama giderleri, vekalet ücreti ve karar ilam harcının yargı yeri belirlendikten sonra görevli mahkemece değerlendirilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----------- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2025