Anahtar kelimeler: Sükununu Huzur Düşme Süreç Uzlaştırma Görüşü Hukukî İlamıyla Beraatine Bendi
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

    SAYISI
    : █████████ E., █████████ K.
    SUÇ
    : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
    HÜKÜM
    : Düşme
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Onama
    Sanık hakkında Yargıtay 4. Ceza Dairesince verilen bozma ilâmı üzerine kurulan hükmün; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanunun 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    Yerel Mahkemenin sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun (5271 sayılı Kanun) 223. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiş, ilgili kararın katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 24.06.2019 tarihli, █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilamıyla; uzlaştırma hükümlerinin uygulanması ve sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması ve eksik inceleme gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmiş, Yerel Mahkemece yapılan yargılama sonunda sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan açılan kamu davasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e, 67/4. maddesi atfıyla 5271 sayılı Kanunun 223/8. maddesi gereğince düşürülmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    Katılan vekilinin temyiz sebepleri; zamanaşımının dolmadığına ilişkindir.
    III. OLAY VE OLGULAR
    Yerel Mahkemece, Yargıtay 4. Ceza Dairesince verilen bozma ilâmı üzerine yapılan yargılama sonunda; dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, sanığın 5237 sayılı Kanunun 123/1. maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; suç tarihinin 12.08.2011 olduğu, sanığa yüklenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun gerektirdiği cezanın kanunda belirtilen türü ve üst haddine göre; 5237 sayılı Kanunun 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık asli zamanaşımı ve aynı Kanunun 67/4. maddesi gereğince kesilmelerle beraber her halükarda 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu, sanık açısından 12.08.2023 tarihinde olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanunun 223/8. maddesi gereğince düşürülmesine karar verilmiştir.
    IV. GEREKÇE VE KARAR
    Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, incelenen dosya kapsamına göre, Karacabey 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA,
    Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    10.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!