Anahtar kelimeler: Sokulması Karşıyaka İşlemesi Görüşü Adalet Tehlikeye Başvuran Kasten İstemi Neticesinde

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E. ████████ K.SUÇ
: Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulmasıİNCELEME KONUSUKARAR
: MahkumiyetKANUN YARARINABOZMA YOLUNABAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıKarşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının 20.01.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 170/1-a maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.12.2015 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 170/1-a, 35, 62. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.09.2023 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 170/1-a, 35, 62. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin usulüne uygun şekilde 20.09.2020 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 19.12.2023 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.01.2024 tarihli ve KYB-███████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;“5271 sayılı Kanun'un 250/1. maddesinde, "Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır:a) Türk Ceza Kanununda yer alan;1. Hakkı olmayan yere tecavüz (madde 154, ikinci ve üçüncü fıkra),2. Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması (madde 170),3. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma (madde 179, ikinci ve üçüncü fıkra),4. Gürültüye neden olma (madde 183),5. Parada sahtecilik (madde 197, ikinci ve üçüncü fıkra),6. Mühür bozma (madde 203),7. Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan (madde 206),8. Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama (madde 228, birinci fıkra),9. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması (madde 268),suçları.b) 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 13 üncü maddesinin birinci, üçüncü ve beşinci fıkraları ile 15 inci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında belirtilen suçlar.c) 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 93 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen suç.d) █████/1968 tarihli ve 1072 sayılı Rulet, Tilt, Langırt ve Benzeri Oyun Alet ve Makinaları Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde belirtilen suç.e) 24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun ek 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde belirtilen suç." ile 250/4 maddesinde yer alan;"Cumhuriyet savcısı, Türk Ceza Kanununun 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen hususları göz önünde bulundurarak, suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında tespit edeceği temel cezadan ve koşulları bulunduğu takdirde zincirleme suça ilişkin hükümler uygulandıktan sonra belirlenen cezadan yarı oranında indirim uygulamak suretiyle yaptırımı belirler. şeklindeki düzenlemeler uyarınca sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250. maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için mahkemece durma kararı verilerek dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdii edilmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇEİnceleme konusu dava dosyasında, sanığın mahkumiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, sanık hakkında 12.09.2023 tarihinde verilen mahkumiyet kararının 20.09.2023 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararının 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, anılan kararın kovuşturma evresinin, iptal kararı yürürlüğe girdiğinde henüz sona ermediği, iptal kararının yürürlüğe girmesinden sonra Mahkemesince karar verilip kesinleştirildiği ve dosyanın seri muhakeme usulü yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında Mahkemesince öncelikle durma kararı verilip dosyanın ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı seri muhakeme usulü bürosuna gönderilerek seri muhakeme usulünün uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi, bu usulün uygulanamaması hâlinde ise davaya devam edilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.III. KARAR1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,2. Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.09.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.03.2025 tarihinde karar verildi.