Anahtar kelimeler: Gkarar Komiseri Konkordato Konkordatodan Denizli Başkan İik Yazim Asli Müdahil

T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ...
KARAR NO
: ...
KARAR TARİHİ
: █████/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN
: ...
ÜYE
: ...
ÜYE
: ...
KATİP
: ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ...
TARİHİ
: █████/2024 (Ara Karar)
NUMARASI
: ...
DAVACI
: ...
VEKİLLERİ
: Av. ...
Av. ...
KONKORDATO KOMİSERİ
: ...
KONKORDATO KOMİSERİ
: ...
KONKORDATO KOMİSERİ
: ...
TEMSİLCİ
: 1 ...
TEMSİLCİ
: 2 - ...
ASLİ MÜDAHİL
: 1 -...
VEKİLİ
: Av. ...
ASLİ MÜDAHİL
: 2 - ...
VEKİLLERİ
: Av. ...
Av. ...
ASLİ MÜDAHİL
: 3 - ...
VEKİLİ
: Av. ...
ASLİ MÜDAHİL
: 4 - ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVANIN KONUSU
: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
G.KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararına yönelik bir kısım müdahiller vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
:
Davacı vekili █████/2024 havale tarihli talep dilekçesinde özetle; █████/2024 tarihli ... Şubesi yetkilileri hakkında 6100 sayılı HMK. Md. 398 gereği işlem yapılması taleplerini tekrarla, Mahkememizin █████/2024 tarihli ara kararından rücu edilerek ... AŞ.'nin %15 teminat karşılığı tahsil edilen çek bedellerini iade etmemesi kararının ve █████/2024 tarihli ... AŞ.'nin %15 teminat karşılığı tahsil edilen çek bedellerini iade etmemesi kararının eşitlik ilkesine aykırı olması hasebiyle ortadan kaldırılmasını, bu nedenle, █████/2024 tarihli ve █████/2024 tarihli teminata münhasır ara kararlardan rücu edilmesi talepleri bulunduğunu, şikayet edilen bankaların █████/2024, █████/2024 ve █████/2024 tarihli ara kararlara karşı defalarca kez itiraz ettiklerini, hatta istinaf kanun yoluna başvurduklarını, ancak tüm taleplerinin reddedildiğini, █████/2024 tarihinden itibaren iade etmeleri gereken bedelleri iade etmemek için her türlü yola başvurduklarını, son çare olarak █████/2024 tarihli duruşma sırasında uygun teminat karşılığı çek bedellerinin iadesinin engellenmesini talep ettiklerini, şikayet edilen bankaların kötüniyetle hareket ettiklerini, şikayet edilen asli müdahil bankaların █████/2024 tarihli duruşma sırasında yazılı taleplerinin (duruşma tutanağı 17.madde) reddedilmesini, şikayet edilenlerin Mahkememizin █████/2024 tarihli müzekkeresine cevap vermediklerini ve/veya usule uygun cevap vermediklerini, bu durumun █████/2024 tarihli Komiser heyeti raporu ile de kanıtlandığını, ayrıca bankaların haksız olarak uhdelerinde tuttukları parayı nemalandırmayıp davacı şirketin zararlarını eksiye katladıklarını, tahsil ettikleri çek bedellerini Mahkememize bildirmedikleri gibi; bedellerinin ne amaçla kullandıklarını da bildirmediklerini, Mahkemenizce tahsil edilen paraların iadesine ilişkin 3 kez komiser heyetinden görüş raporu aldırılmış olup, 3 raporda da özetle; bankalara teslim edilen çek teslim belgelerin üzerinde; ne, ilgili bankalar tarafından kullandırılan kredileri ve tutarlarını net olarak belirten, ne de bu çeklerin, kullandırılan kredilerin teminatı olmak üzere alındığına veya bankalardan kullanılan kredilerin teminatı için banklara ciro edildiğini net olarak belirten herhangi bir açıklamaların olmadığı,' davacı şirketin 2023 ve 2024 yılı ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemelerde; 25.03.2024 tarihli ara karara konu olan ve davacı şirket tarafından yukarıda belirtilen bankalara verilen çeklerin tahsil amaçlı verildiği, bankalardan çekilen krediler nedeniyle verilmediğinin komiser heyetince tespit edildiğinin mevcut olduğunu, İcra ve İflas Kanunu’nun 294/6. maddesi uyarınca; “Konkordato mühletinin verilmesinden önce, müstakbel bir alacagın devri sözlesmesi yapılmıs ve devredilen alacak konkordato mühletinin verilmesinden sonra dogmus ise, bu devir hükümsüzdür.” İşbu emredeci kural gereği Yargıtay 6. Hukuk Dairesi Esas No: █████████ Karar No: █████████ Karar Tarihi: 11-04-2022 özetle '' çekin temlik cirosu ile devredildigi kabul edilmis olması halinde davacı sirketin geçici mühletin ilanından önce davalıya ciro ettigi ve mühlet ilanından sonra muaccel olan ileri tarihli çekten kaynaklanan devir, yukarıdaki hüküm uyarınca geçersiz olacaktır. Bu çözüm aynı zamanda konkordato müessesinin ruhuna da uygundur. Bu durumda, gerek temlik cirosu ve gerekse temlik cirosu görünümünde gizli rehin cirosu yoluyla bankaya devredilen çek bedellerinin davalı banka tarafından konkordato talep eden sirket lehine komiserin kontrolünde bulunan hesaba aktarılması gerekirken davacının kredi borcundan mahsup edilmesi dogru olmamıstır.'' kararıyla da haklılıklarının kanıtlandığını, bu nedenlerle; Mahkememizin █████/2024, █████/2024 ve █████/2024 tarihli ara kararlarını yerine getirmeyen, █████/2024 tarihli ve █████/2024 tarihli Mahkeme emrine uymayan ... (ilgililerin ve/veya yetkililerin) 6100 sayılı HMK md 398 gereği ayrı ayrı cezalandırılmalarını, █████/2024 tarihli ... AŞ. için verilen ara karardan rücu edilmesini, █████/2024 tarihli ... AŞ. İçin verilen teminata münhasır ara karardan rücu edilerek ortadan kaldırılmasını, █████/2024 tarihli duruşma tutanağının 17.maddesinde yazılı şikayet edilen asli müdahil banka vekillerinin bu celse beyanlarında geçen teminat taleplerinin yukarıda izah edilen sebepler ve re'sen belirlenecek sebeplerle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili █████/2024 havale tarihli dilekçesinde özetle; mahkememize sunmuş oldukları █████/2024 tarihli dava dilekçesinde, "davacının çek hesabı bulunan bankalara, müvekkiller tarafından keşide edilmiş çeklerin tahsil edilip alacaklılar arasında eşitsizlik yaratmaması için konkordato geçici mühlet kararı sebebiyle ödeme yasağı konulmasına veyahut geçici mühlet kararı şerhinin işlenmesi için ilgili bankalara bildirilmesine, müvekkil tarafından bankalara tahsile konulan ciro edilen çekleri bankalarca vadelerinde tahsil edilenlerin kredi borçlarına mahsup edilmeksizin müvekkilin banka hesabına komiser-komiserler denetiminde ödenmesine,’’yine konkordato ön projesinin 46. ve 68. sayfasında; not: 121 alacak senetleri hesabı; şirketimizin ticari defter ve kayıtlarında bulunan 121 alacak senetleri hesabından kayıtlı olan şirket tarafından ciro edilerek çeşitli bankalara tahsile verilen çekler olduğunu, bu çek bedellerinin borçlu oldukları bankalarca kredi borçlarına mahsup edilmemesi, bankalarca tahsil edilen çek tutarlarından oluşan alacaklarının konkordato komiserliğinin kontrolünde davacı şirket hesabına yatrılmasıyla davacı şirtketin ticari faaliyetlerinin devamında kullanılacak olup, konkordato projesinin amacına ulaşmasına ve projenin uygulanabirliğine önemli katkısı olacağının projede belirtildiğini, buna ilişkin bankalarda bekleyen çeklerin listesi ve banka isimleri ayrı ayrı yine projede belirtildiğini, İcra İflas Kanunu'nun 294/6. maddesi uyarınca; konkordato mühletinin verilmesinden önce, müstakbel bir alacağın devri sözleşmesi yapıldığını ve devredilen alacak konkordato mühletinin verilmesinden sonra doğmuş ise, bu devirin hükümsüz olduğunu, kanun hükmü uyarınca çekin temlik cirosu ile devredildiğinin kabul edilmiş olması halinde davacı şirketin geçici mühletin ilanından önce bankaya ciro ettiği ve mühlet ilanından sonra muaccel olan ileri tarihli çekten kaynaklanan devirin, yukarıda hüküm uyarınca geçersiz olacağını, bu durumun aynı zamanda konkordatonun ruhuna da uygun olduğunu, bu kapsamda gerek temlik cirosu ve gerekse temlik cirosu görünümünde gizli rehin cirosu yoluyla bankaya devredilen ve bankalarca tahsil edilen çek bedellerinin aşağıda sayılan ilgili bankalar tarafından kredi borçlarına mahsup edilmeden konkordato talep eden davacı şirketin ... nezdinde bulunan; ... ve hesabına komiserlerin denetim /gözetiminde ve bilgisinde aktarılmasını talep ettiklerini, T.C. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’ nin 11.04.2022 tarihli █████████ Esas, █████████ Karar ilamında; "…Hukukumuzda bir ödeme aracı olarak ön görülen çek, hak sahibinin tespiti şekline göre; nama, emre veya hamiline olarak düzenlenebilir. Türk Ticaret Kanunu’nun 824. Maddesine göre ise; "Emre yazılı olan veya kanunen böyle sayılan kıymetli evrak, emre yazılı senetlerdendir." Çek de kanunen emre yazılı senetlerden olduğu için, emre düzenlenmek isteniyorsa bunu açıkça senede yazılmasına gerek yoktur. Emre yazılı çeklerin devri, ciro ve teslim ile mümkün olmaktadır. Kanun koyucu çekin tedavülüne ilişkin uygulama konusunda poliçede ciroyu düzenleyen hükümlere atıf yapmaktadır. ……" şeklinde açıklandığını, durum bu ahvaldeyken davacı şirketin ticari faaliyetleri kapsamında müşterilerinden alınarak davacı tarafından ... Bankası Denizli Şubesi, ... Katılım Bankası Pamukkale Ticari Şubesi, ... Bankası Denizli Şubesi, ... Bankası Denizli Ticari Şubesi, ... Denizli Ticari Şubesi, ... Bankası Denizli Ticari Şubesi, ... Denizli Büyük İşletmeler Şubesi, ... Bayramyeri Şubesi ve ... ... Denizli Sanayi Şubesi’ ne tahsil amaçlı olarak yukarıda sayılan bankalara ciro edilen çeklerden; konkordato ilan tarihi olan 18.03.2024 tarihinden sonra tahsil edilenlerin tahsil tutarları ve yine müşterileri tarafından yukarıda sayılan bankalar nezdindeki hesaplarına konkordato ilan tarihi olan 18.03.2024 tarihinden sonra gelen döviz ve TL cinsinde ihracaat bedeli, nakit Eft- havaleler ilgili bankalar tarafından bloke edilerek şirketin kredi borçlarına mahsup ve takas edildiğini, aşağıda belirtilen bankalara tahsil için verilen çeklerin muaccel hale geldiğini, bu nedenle; bankalarca tahsil edilen çekler yönünden HMK madde 389 ve devamı maddeleri gereğince davacı şirket lehine ihtiyati tedbir talep etme gereği hasıl olduğunu, Hukuk Muhakameleri Kanunu md. 390 hükmünce davanın esas yönünden haklılığının Mahkememizin █████/2024, █████/2024, █████/2024 tarihli ara kararlarıyla ve komiser heyeti raporlarıyla da sabit olduğunu, Yukarıda sayılan bankalara tahsil amaçlı ciro edilen vade ve tutarları bildirilen çeklerin liste halinde dilekçeleri ekinde sunulduğunu, dilekçeleri ekinde liste halinde belirtilen bankalar tarafından kredi alacaklarına karşılık vade tarihlerinde mahsup edilebilecek çeklere bağlı alacakların konkordato mühlet tarihinden önce yapılan davacı işletmenin ticari faaliyetleri çerçevesinde alındığını, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 11.10.2018 tarih ve █████████ Esas 1587 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere ilan tarihi ve ilan tarihinden sonra gelen gelir ve hak ediş bedellerinin bankalar tarafından kendi alacaklarına mahsup edilemeyeceği, yine T.C. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 11.04.2022 tarihli █████████ Esas, █████████ Karar ilamında; belirtildiği gibi yine İcra İflas Kanunu'nun 294/6. ve atıfla İİK.nun 200 ve 201. maddeleri kapsamındaki şartları taşımayan takas, mahsup işleminin geri alınarak komiser heyeti gözetiminde faaliyet gelirinin davacı müvekkil şirkete ödenmesi, halihazırda bankalar tarafından vadesi gelmemiş olması nedeniyle tahsil edilmemiş çeklerin de aynen iadesi gerektiğini, bu sebeplerle; yapılan ve yapılacak faaliyetlere karşılık üçüncü kişilerden alınan gerek tahsile verilen çek bedellerinin gerekse nakdi havale bedellerin ilgili bankalar tarafından mevcut kredi borçlarına takas ve mahsup edilmesi halinde davacı açısından geri dönüşü olmayan mağduriyetler oluşturacağı gibi konkordato projesinin hayata geçirilmesinin temini ve alacaklılar arasında eşitsizliğe neden olduğundan, yukarıda yazılı █████/2024 tarihli geçici mühlet kararından sonra muaccel hale gelen çek bedellerinin şirkete ödenmesi yönünde, HMK madde 389 ve devamı maddeleri gereğince Müvekkil şirket 1 yıllık kesin mühlet içinde olduğundan teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve devamla tedbire uymayanlar hakkında HMK madde 398 hükmünün uygulanmasına karar verilmesini, ... Bankası Denizli Şubesi, ... ... Pamukkale Ticari Şubesi, ... Bankası Denizli Şubesi, ... Bankası Denizli Ticari Şubesi, ... Denizli Ticari Şubesi, ... Bankası Denizli Ticari Şubesi, ... Denizli Büyük İşletmeler Şubesi, ... Bayramyeri Şubesi ve ... ... Denizli Sanayi Şubesi'nin davacı şirketin hesaplarına ilan tarihinden sonra konulan blokelerin de kaldırılarak takas ve mahsup edilen paraların, muaccel hale gelen ve tahsil edilen çek bedellerinin davacı müvekkilinin ... A.Ş. DENİZLİ ŞUBESİ nezdinde bulunan; ... ve hesabına komiserlerin bilgisinde, denetiminde ve gözetiminde EFT yapılması yönünde HMK madde 389 ve devamı maddeleri gereğince davacı şirketin 1 yıllık kesin mühlet içinde olduğundan teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve devamla tedbire uymayanlar hakkında HMK madde 398 hükmünün uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
İlk Derece Mahkemesi █████/2024 tarihli ara kararında; Asli müdahil T.C. ... Bankası A.Ş. vekili tarafından dosyaya sunulan █████/2024 tarihli dilekçenin mahkememizin █████/2024, █████/2024 ve █████/2024 tarihli ara kararlarından dönülmesini gerektirir bir hususu gerektirmediği, █████/2024, █████/2024 ve █████/2024 tarihli ara kararların yerinde olduğu gerekçesi ile "Asli müdahil T.C. ... Bankası A.Ş. vekilinin ara karardan rücu/ihtiyati tedbirin durdurulması talebinin REDDİNE," dair karar vermiştir.
İlk Derece Mahkemesi █████/2024 tarihli ara kararında;
"1-) Alacaklı bankalarda davacı şirketlere ait hesaplara gelecek paralar ile ilgili geçici mühlet ilan tarihi olan █████/2024 geçici mühlet tarihinden önce muaccel hale gelmiş kredi ve başkaca alacaklar için yapacakları rehin, takas uygulamalarının İcra ve İflas Kanunu'nun 294. maddesi yollaması ile İcra ve İflas Kanunu'nun 200. maddesinin 1., 2., 2. fıkrası kapsam ve şartlarında tedbiren durdurulmasına yönelik tedbir talebinin kabulüne,
Geçici mühletin ilan tarihi ve sonrasında ise borçlunun mevduatına gelen para üzerinde rehin ve takas hakkının kullanılmamasına,
2-) Davacı şirketlerin bankalardaki hesaplarına yatırılan paralara bankalarca rehin veya takas hükmünde olmak üzere konulan ve uygulanan blokajların kaldırılmasına ve blokaja tabi tutulan bedellerin davacının ilgili banka hesabına davacının kullanımına sunulmak üzere iadesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine yönelik ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne kısmen reddine,
Bu kapsamda davacıların davacılara ait banka hesaplarındaki gelecek olan paraların geçici mühlet tarihinden sonra blokajının önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir talebinin kabulüne,
Geçici mühletin ilanından önce borçlunun mevduatında bulunan para üzerinde kullanılan takas ve blokaj hakları geçici mühletin ilanından önce kullanılmış ise takas ve blokaj hakkını kullanan bankaların haklarının korunmasına, ancak geçici mühletin ilanından sonra ise bu hakları kullanamamalarına,
Geçici mühletin ilan tarihi ve sonrasında ise borçlunun mevduatına gelen para üzerinde blokaj hakkının kullanılmamasına,
3-) İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin .... Esas ... Karar sayılı ilamı doğrultusunda;
Davacı şirket tarafından bankaya teminat olarak verilen çeklerin vadelerinin gelmesi nedeniyle tahsil edilen çekler yönünden çek bedellerin komiser denetiminde bulunan davacı şirket hesabına aktarılmasına,
Henüz vadesi gelmeyen çekler yönünden ise geçici mühletin ilan tarihi ve sonrasında yatacak olan bedellerin bankalar tarafından kendi alacaklarına mahsup, takas edilmemesi, hapis hakkına konu edilmemesi yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesine,
4-) Asli Müdahil ... vekili tarafından █████/2024 havale tarihli dilekçede, vadesi gelmemiş olan çeklerin bankaya iadesine yönelik talebi, yine çek bedellerinin bankaya iadesi talebi, bedeli tahsile dönmüş çeklerin bedelinin iadesi talebi, 500.000,00 TL çek bedelinin bankaya iade edilmesi taleplerinin ayrı ayrı reddine,
5-) Davacı şirket vekilinin Mahkememizin █████/2024 tarihli ara kararındaki 3 nolu bendin kaldırılmasına yönelik talebinin kabulüne,
Mahkememizin █████/2024 tarihli ara kararındaki 3 nolu bendin kaldırılmasına,
6-) Asli müdahil ... ... vekilinin █████/2024 tarihli celsedeki talebi, asli müdahil ... Bankası vekilinin █████/2024 tarihli celsedeki talebi, asli müdahil Türkiye ... vekilinin █████/2024 tarihli celsedeki talebi, asli müdahil ... ... A.Ş. vekilinin █████/2024 tarihli celsedeki talebinde teminat karşılığında çek bedellerinin ödenmesinin durdurulmasına yönelik taleplerinin ayrı ayrı reddine," dair karar vermiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Müdahil ... ... A.Ş. vekili █████/2024 tarihli istinaf başvuru dilekçesinde özetle: İlk derece Mahkemesi tarafından verilen █████/2024 tarihli ara karar ile teminat karşılığı yasanın amir hükümleri ve konkordato müessesesinin ana ilkelerinden biri olan alacaklılar arasında eşitlik ilkesinin açıkça ihlal edildiğini, dosyada Başka Bir Alacaklı Olan ... A.Ş.'nin ve ... A.Ş'nin aynı yöndeki talebi kabul edilerek; müvekkil bankanın talebinin reddine yönelik eşitlik ilkesine aykırı bir ara karar kurulduğunu, █████/2024 tarihli duruşma ara kararı ile "Asli müdahil ...'ın bankada bulunan davacıya ait senet ve çeklerin %15'i oranında teminat gösterilmesi karşılığında çek bedellerini ve çek asıllarının davacıya iade edilmesinin tedbiren durdurulması talebinin kabulüne, █████/2024 ve █████/2024 tarihli ara kararlarda asli müdahil ... A.Ş yönünden ara kararlara konu çek bedellerinin % 15 i oranında teminat gösterilmesi karşılığında çek bedellerinin ve çek asıllarının davacıya iade edilmesinin tedbiren durdurulmasına" dair karar verildiğini, bu nedenlerle İstinaf istemlerinin kabulüne, ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına, çek bedellerinin ödenmesinin durdurulmasına yönelik talebimizin öncelikle teminatsız mahkemeniz aksi kanaatte ise uygun teminat mukabilinde kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Müdahil ... Bankası A.Ş. vekili █████/2024 tarihli istinaf başvuru dilekçesinde özetle: İstinaf konusunun geçici komiserin ve davacı şirketin, bu tedbir kararı kapsamına girmemesine rağmen müvekkil banka uhdesinde bulunan ve mülkiyeti müvekkil bankada olan söz konusu ara kararlara konu olan çeklerin tahsil bedellerinin davacı şirkete iadesi talebi işlemine ilişkin talep olduğunu, bu nedenle ara kararların istinaf edilebilir olup kararlara karşı yasa yolunun açık olduğunu, Mahkemenin █████/2024 tarihli ara kararının hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, talep konusu çeklerin davacı/borçlunun müvekkil banka’ya temlik cirosu ile devir ve teslim ettiği çekler olduğunu, yetkili hamil müvekkil banka olmasına rağmen bu çeklerin iadesinin istenmesinin müvekkil banka'nın mülkiyet hakkına tecavüz niteliğinde olduğunu, çekin tahsil cirosuyla veya hukuken mümkün olmasa da rehin cirosuyla ciro edildiği ispat edilmedikçe bankaların tahsil ettiği çek bedellerinin konkordato borçlusunun hesabına yatırılması veya tahsil edilmemiş çeklerin iadesi yönünde tedbir kararı verilmesinin hukuken mümkün olmadığını, Yargıtay'ın ve Sn. Mahkeme'nin verdiği kararın bu sebepler doğrultusunda eksik ve hatalı olduğunu, verilen ara karar ile teminat karşılığı yasanın amir hükümleri ve konkordato müessesesinin ana ilkelerinden biri olan alacaklılar arasında eşitlik ilkesi açıkça ihlal edildiğini, ilk derece mahkemesi dosyasındaki başka bir alacaklı olan ... A.Ş.'nin ve ... A.Ş.'nin aynı yöndeki talebinin kabul edilerek, müvekkil bankanın talebinin reddine yönelik eşitlik ilkesine aykırı bir ara karar kurulduğunu, bu nedenlerle İstinaf taleplerinin kabulü ile Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ████████ Esas sayılı dosyasının █████/2024 tarihli ara kararının istinaf yoluyla incelenerek kaldırılmasına, çek bedellerinin ödenmesinin durdurulmasına yönelik taleplerinin öncelikle teminatsız, mahkemeniz aksi kanaatte ise uygun teminat mukabilinde kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Müdahil T.C. ... Bankası A.Ş. vekili █████/2024 tarihli istinaf başvuru dilekçesinde özetle: ... Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında █████/2024, █████/2024 ve █████/2024 tarihli ara kararları ile müvekkil banka mülkiyetindeki çeklerin çek bedellerinin davacı firmaya ödenmesine karar verildiğini, ... A.Ş. ve ... A.Ş. vekillerinin işbu kararların HMK md. 395 kapsamında teminat karşılığında durdurulması talebi üzerine Sayın Mahkeme tarafından █████/2024 ve █████/2024 tarihlerinde tedbirlerin durdurulmasına karar verildiğini, yaklaşık 6 aydır dosyadaki tedbirler bir kısım alacaklılar yönünden durdurulmuşsa da davacı firmanın hiçbir itirazının olmadığını, bu kapsamda, █████/2024 tarihli dilekçeleri ile dosyada verilen █████/2024 ve █████/2024 tarihli emsal kararlara istinaden, alacaklılar arasında eşit davranma ilkesi gözetilerek, müvekkil kurum yönünden de teminat karşılığında tedbirin durdurulmasının talep edildiğini, müvekkil kurumun talebi dosyada verilen emsal kararlara rağmen hiçbir gerekçe gösterilmeksizin █████/2024 tarihinde reddedildiğini, işbu usul ve yasaya aykırı kararı kabul etmemekle beraber, Sayın Mahkeme tarafından █████/2024 tarihinde özetle "Tedbirlerin teminat mektubu karşılığında sunulmasına ilişkin talebimiz reddedilerek, davacı şirket tarafından bankaya teminat olarak verilen çeklerin vadelerinin gelmesi nedeniyle tahsil edilen çek bedellerinin davacı şirket hesabına aktarılmasına, henüz vadesi gelmeyen çekler yönünden ise geçici mühletin ilan tarihi ve sonrası yatacak bedellerin banka tarafından kendi alacaklarına mahsup, takas edilmemesi ve hapis hakkı uygulanmamasına, █████/2024 tarihli tedbirin teminat mektubu karşılığında durdurulmasına ilişkin kararın kaldırılmasına" dair karar verildiğini, verilen tedbir kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğunu, sayın mahkemenin yetkisinin huzurdaki davacı firmanın malvarlıklarına ilişkin olup, müvekkil kurum mülkiyetindeki çekler yönünden karar verme yetkisi bulunmadığını, Sayın Mahkemenin Anayasa'nın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkımızı ihlal etmesine gerekçe olarak İstanbul BAM 17. ve 45. Hukuk Dairelerine ilişkin kararlar gösterildiğini, oysa ki, söz konusu kararlardan sonra verilmiş güncel yargı kararları ile söz konusu görüşten dönüldüğünü, (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin ████████E., █████████ K. █████/2024 Tarihli Kararı, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. HD., E. █████████ K. ████████ T. █████/2020 tarihli kararı) söz konusu kararlarda da açıkça belirtildiği üzere, tedbir kararlarının "en az müdahale prensibi"ne uygun olarak verilmesi gerektiğini, en az müdahale prensibinin karşı tarafa en az zarar verebilecek önlem, somut olaya göre onun en çok katlanabileceği, en hafif tedbir olduğunu, bu ilke kapsamında, hâkimin tedbir kararı verirken tarafların menfaat dengesini ve ihtiyatî tedbirin amacını göz önünde bulundurmasının zorunlu olduğunu, Sayın Mahkeme tarafından verilen tedbir kararlarının ise menfaat dengesi gözetilmeksizin ve en az müdahale prensibine aykırı olarak, Anayasa’nın 35. maddesinde koruma altına alınan ve ancak kamu yararı ile kanunla sınırlanabileceği açıkça düzenlenen mülkiyet haklarının ihlali niteliğinde verildiğini, Sayın Mahkeme tarafından verilen tedbire konu çeklerin, tahsil edildiğinde kredi borcundan düşülmek üzere davacı firma tarafından konkordato mühletinden önce cirolanarak müvekkili bankaya verdiği, yetkili ve meşru hamili sıfatı müvekkil bankaya ait olan çekler olduğunu, davacı firmanın konkordato süreci içerisinde projesini gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceği şu aşamada ne sayın mahkemece ne de sayın konkordato komiserleri tarafından bilinemeyeceğinden, hiçbir gerekçe sunulmaksızın verilen işbu ara kararın, Türkiye'nin en büyük bankalarından biri olan ve bir kamu bankası olan müvekkili kurum yönünden telafisi imkansız zararlar vereceğini ve bankacılık sektöründeki ticari ve ekonomik dengeleri bozacağının aşikar olduğunu, bu sebeplerle istinaf taleplerinin kabulü ile Sayın Mahkemece verilen verilen çek bedellerinin iadesine ilişkin ara kararların kaldırılmasına, Sayın Dairenizin aksi kanaatte olması halinde ise █████/2024 ve █████/2024 tarihli "arakarardan rücu/ ihtiyati tedbirin durdurulması talebinin reddine" dair kararın kaldırılarak, sair alacaklılar yönünden verilen █████/2024 tarihli emsal kararlar göz önüne alınarak, alacaklılar arasında bozulan eşitliğin sağlanabilmesi için teminat mukabilinde tedbir kararlarının durdurulmasını istemiştir.
Müdahil ... A.Ş. vekili █████/2024 tarihli istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Yerel mahkeme tarafından █████/2024 tarihli ara kararın 3. maddesinde müvekkili banka yönünden "3-Asli müdahil ...'ın bankada bulunan davacıya ait senet ve çeklerin %15'i oranında teminat gösterilmesi karşılığında çek bedellerini ve çek asıllarının davacıya iade edilmesinin tedbiren durdurulması talebinin kabulüne," dair karar verildiğini, yerel mahkemenin buna rağmen usuli kazanılmış hakları bulunmakta iken sanki █████/2024 tarihli ara kararı hiç vermemiş gibi █████/2024 tarihinde yeni bir karar verdiğini, yerel mahkeme ilgili ara kararı verirken ve eski ara karardan dönerken sadece İstanbul BAM 17. ve 45. Hukuk Dairelerine ilişkin kararları gerekçe gösterdiğini, oysa ki, söz konusu kararlardan sonra verilmiş güncel yargı kararları ile söz konusu görüşten dönüldüğünü, (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin ████████E., █████████ K. 14.11.2024 Tarihli Kararı) müvekkili banka ile davacı firma arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden, kredi açılarak kullandırıldığını, kararda bahsedilen çeklerin müvekkili bankaya temlik cirosu ile birlikte devredilmiş olan çekler olup çeklerin yetkili hamilinin müvekkil banka olduğunu, bahse konu çeklerin teminat çeki yahut tahsil cirosu ile alınan çekler olmadığını, yetkili hamil sıfatı ile müvekkil bankaya temlik cirosu ile devredilmiş çekler olduğunu, ara kararın Anayasa'nın mülkiyet hakkını düzenleyen hükümleri ile birlikte Eşitlik Kuralını da ihlali niteliği taşıdığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin █████/2024 tarihli ara kararının kaldırılmasına, Mahkeme aksi kanaatte ise HMK madde 392 gereği verilen tedbire karşılık müvekkili bankanın muhtemel zararlarına karşılık davacı tarafa uygun olan teminat göstermesi konusunda ara karar tesis edilmesine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE
:
İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık İİK'nın 285. vd. maddeleri uyarınca açılmış konkordato yargılamasında mahkemece verilen █████/2024 ve █████/2024 tarihli ara kararlara (ihtiyati tedbir kararına) yöneliktir.
HMK'nun, "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341/(1). maddesi, "İlk Derece Mahkemelerinde verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir." hükmünü,
İİK'nun 7101 Sayılı Yasa ile değişik "Geçici mühlet" başlıklı 287. maddesinin birinci ve altıncı fıkraları, "Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297. maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır.
...Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz." hükmünü içermektedir.
Pozitif hukukta aynı konuyu düzenleyen birden fazla yasal düzenlemenin bulunması durumunda, hangi düzenlemenin uygulanacağı konusunda özel yasa-genel yasa ölçütü esas alındığında özel yasa hükmünün; önceki yasa-sonraki yasa ölçütü bakımından değerlendirme yapıldığında ise sonraki yasa hükmünün uygulanması gerektiği genel hukuk ilkelerindendir.
Buna göre, 6100 sayılı HMK'nun █████/2011 tarihinde kabul edildiği ve █████/2011 tarihinde yürürlüğe girdiği; 2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin uygulanması gereken hükmünü değiştiren 7101 sayılı Yasanın ise █████/2018 tarihinde kabul edilerek █████/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, buna göre 2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin altıncı fıkrasının sonraki bir düzenleme olduğu açıktır. Ayrıca 6100 sayılı HMK, hukuk davalarındaki yargılama usulünü düzenlemesi bakımından genel bir kanun iken, 7101 sayılı Yasa ile değişik 2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin altıncı fıkrası usule ilişkin özel bir düzenlemedir.
Bu durumda, HMK'nin 341. maddesinin (1) numaralı fıkrasının lafzı ile bağlı kalınıp buna göre yorum yapılarak, sonraki değişikliği yok saymak suretiyle adi konkordato talebi sırasında tedbire yönelik istemlerle ilgili kararlarda istinaf kanun yolunun açık olduğu sonucuna ulaşmak hukuken mümkün değildir.
Gerek özel yasa-genel yasa ilişkisi, gerekse önceki yasa-sonraki yasa ilişkisi ve gerekse kanun koyucunun amacı birlikte değerlendirilerek, konkordato istemlerinin süratle sonuçlandırılması gereği nazara alındığında, ilk derece mahkemesince verilen, konkordato istemi sırasındaki tedbirlere yönelik kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması yasal olarak mümkün bulunmamaktadır. (Aynı yönde Yargıtay 6 . HD. █████████ Esas - █████████ Karar, █████████ Esas - █████████ Karar sayılı ilamları)
Bu nedenle istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Denizli 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 ve █████/2024 tarih, ████████ Esas sayılı ara kararlarına karşı Asli Müdahil ... ... A.Ş., Asli Müdahil ... Bankası A.Ş., Asli Müdahil T.C. ... Bankası A.Ş., Asli Müdahil ... A.Ş. vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 346/1. maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,
2-Asli müdahil ... ... A.Ş. tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,
3-Asli müdahil ... Bankası A.Ş. tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,
4-Asli müdahil T.C. ... Bankası A.Ş. tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,
5-Asli müdahil ... A.Ş. tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,
6-İstinaf başvurusunda bulunanlar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
7-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile kesin olarak karar verildi. █████/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!