Anahtar kelimeler: Aracıyla Satımdan Tedarikçi Sunmuş Küçükçekmece Taşımaya Kiralama Yazim Toplamı Yaptıklarını

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2018KARAR TARİHİ
: █████/2024KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2024Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu █████/2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında düzenlenen █████/2016 tarihli "Tedarikçi Araç Kiralama Sözleşmesi" kapsamında davalının aracıyla yapmış olduğu taşımaya karşılık düzenlemiş olduğu fatura bedelleri kendisine ödendiği halde, alacaklı olduğundan bahisle Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasına toplam 6.203,19-TL ödeme yaptıklarını, ayrıca müvekkili şirketin belirtilen sözleşme kapsamında davalıdan 5.202,04-TL alacağı bulunduğunu, her iki alacağın toplamı sonucunda 11.405,23-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde ve yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle; müvekkili ile davacı şirket arasında personel taşımacılığı konusunda sözlü sözleşme bulunduğunu, sözleşme kapsamında alacaklı olduklarını, alacaklarını tahsili için icra takibi yapıldığını, bu bağlamda davacı tarafa müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE
:Dava, ticari satımdan kaynaklanan alacak talebine ilişkindir.İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasında mali müşavirden aldırılan raporda özetle;''davacıya aıt yasal 2016, 2017, 2018 yılı defterlerın sahıbı lehıne delıl olma özellığıne sahıp olduğu, davalıya aıt yasal 2017, 2018 yılı defterlerın sahıbı lehıne delıl olma özellığıne sahıp olduğu, davalıya aıt işletme defterlerınde sadece 2017 yılına ait kayıt var olduğu, 2018 yılına ait herhangi bir kaydın var olmadığı, işletme defterı genel özelliğinden dolayı sadece alış ve satış faturalarını ve giderlerin işlendiği bir defter olması nedenıyle 2017 vıl davacının kayıtlarının doğru ve gerçeği yansıttığımın kabul edilmesinin gerektiği, davacı .... Ltd Sti'ne ait 2017 yıl yevmiye defterinde davalı ... carı hesap koduyla kayıt olduğu, bu cari kodla yevmiye defterinde yapılan ıslemler kayıt altına alındığı, davacı .... Ltd Stı' nın davalı ....'e 31.12.2017 tarihi itibariyle 15.029,53 TL borçlu olduğu, eş deyişle 10.02.2022 dava tarıhı ıtıbarıyle davacı .... Ltd Şti' nin davalı ....'e 15.029,53-TL borçlu olduğu...''Bilirkişi tarafından sunulan █████/2024 tarihli ek raporunda özetle: Davacı vekilinin kendi muhasebe birimlerinin hatalı ve yanlış bilgi vererek hem Sayın Mahkemeyi hem de bilirkişiyi yanılttıklarını, "bu hususun davacı müvekkil tarafından davalı cari hesap özetinin farklı iki hesapta tutulmasından kaynaklanmış olabilece; beyan dilekçesinden anlaşıldığını, bilirkişinin eksik inceleme ile ilgili bir kastı olmadığı, davacı vekili tarafından rapora itirazda da bu durumun kabul edildiği, bilirkişi olarak tarafıma doğru bilgi geldi takdirde mutlaka Sayın Mahkemeye doğru ve gerçek bilgiler içeren bir rapor sunulacağı, davacı vekilinin dosyaya sunduğu muavin defter dökümünde 2016 yılında 320 50 259 cari hesap nosu kullanılırken 2017 yılında 320 01 30 cari hesap nosunun kullanıldığının görüldüğü, Davacı vekili tarafından davalıya 2016 ve 2017 yılında yapılan ödemelerin dekontlarının sunulması halinde, davalı işletme defteri tuttuğundan ödemelerin davalının yasal defterlerinde mevcut olmadığı, davacı .... Ltd Şti'nin davalı ....” e 13.11.2017 tarihi itibariyle BORÇLU olmadığı, eş deyişle bakiyenin =0= olduğu şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.Tüm dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda; Mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere, davacının ödeme iddiasına ilişkin belge sunmadığı, tediye makbuzlarındaki imza ve parafın davalıya ait olmadığının tespit edildiği, davalının davacıya borçlu olmadığı, davacının iddiasının başkaca herhangi bir delille desteklenmediği anlaşıldığından mahkememizce davacının iddiasının ispatı için yeterli görülmemiştir. HMK’nın ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; alacak iddiasının davacı tarafça ispatı gerekmekle bu husus ispatlanamadığından, davanın reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,6 TL ilam harcından peşin alınan 194,78 TL harcın TL tamamlama harcı toplamı olan 194,78 TL harçtan mahsubu ile bakiye 232,82 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 11.405,23 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,5-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,Dair, tarafların yüzüne karşı; alacak miktarı kesinlik sınırının altında kaldığından HMK 362. maddesi uyarınca KESİN olarak verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2024Katip ....¸e-imzalıdırHakim ...¸e-imzalıdır