Anahtar kelimeler: Çiftçi Çiftçilikle Uğraşan Kaymakamlığı Tarımsal Köyünde Hayvancılık Destekleme Ksayılı Faydalandırılmamasına

T.C.
D A N I Ş T A YDÖRDÜNCÜ DAİREEsas No
: ██████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... KaymakamlığıVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: ... İli, ... İlçesi ... Köyü'nde çiftçilikle uğraşan davacının, 2008, 2009, 2010, ve 2011 yıllarında tarımsal destekleme ödemelerinden haksız yararlandığından bahisle ödenen tarımsal destekleme ödemelerinin yasal faiziyle birlikte geri istenilmesine ve 5 yıl süre ile tarımsal destekleme ödemelerinden faydalandırılmamasına ilişkin ...tarih ve ... sayılı ... İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: İdare Mahkemesince verilen kararda; Çiftçi Kayıt Sistemi Yönetmeliğine göre, tarımsal destekleme ödemesinden faydalanılabilmesi için tarım arazisinin başka bir kişiye ait olması halinde kira sözleşmesinin de sunulması gerektiği ayrıca, Çiftçi Kayıt Sistemine, sunulması gerekli belgelerdeki bilgilerin doğruluğundan sorumlu olunarak başvurulup kaydolunmasının zorunlu olduğu, buna karşın Danıştay Onuncu Dairesinin █████/2018 tarihli ara kararı üzerine sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, kira sözleşmesinin, arazilerin tamamının maliki olmadığından tamamını kiraya vermeye yetkisi de bulunmayan (davacının eşinin annesi) ...'ye vekaleten davacının eşi ... tarafından düzenlendiği, öte yandan iştirak halinde maliklerin bir kısmının, kendilerine ait hisselerin davacı tarafından kullanılmasına muvafakatleri bulunmadığını davacının eşinin yalan beyan suçlamasıyla yargılandığı ve beraatine karar verilen... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... Esasında kayıtlı davada verdikleri ifadelerde belirttikleri bu durumda; arazilerin fiilen davacının eşi ...tarafından işlenmesi ve diğer maliklerin ...'nin kardeşleri olması sebebiyle davacının mülkiyet durumundan haberdar olmamasından bahsedilemeyeceği göz önüne alındığında, usulsüz olarak düzenlenen kira sözleşmesine dayanılarak arazileri sisteme kaydettiren davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, söz konusu arazide bilfiil çiftçilikle uğraştığı, Çiftçi Kayıt Sistemine başvuru sırasında teslim ettiği belgelerde gerçeğe aykırı bir hususun bulunmadığı, paydaşlarının rızasını gösterir muvafakatnamenin kendisinden istenmediği, bu sebeple de söz konusu belgeyi dosyasına eklemediği, kötüniyetli olarak hareket etmediği, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyize konu mahkeme kararının hukuka uygun olmadığı ve bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.TETKİK HÂKİMİ
: ...DÜŞÜNCESİ
: Çiftçi Kayıt Sistemi Yönetmeliğinin 4. maddesinde çiftçi, mal sahibi, kiracı, yarıcı veya ortakçı olarak devamlı veya en az bir üretim veya yetiştirme döneminde tarımsal üretim yapan kişi olarak tanımlanmış olup 5488 sayılı Tarım Kanunu'nun 18. maddesinde ifade edildiği üzere, tarımsal destekleme sistemi ile amaçlanan hususun, tarım sektörünün öncelikli problemlerinin çözümüne katkıda bulunmak, uygulanan politikaların etkinliğini artırmak, sektörün bu politikalara uyumunu kolaylaştırmak olduğu, ödemelerin bütçe imkânları çerçevesinde ve programların niteliğine bağlı olarak, gerekli denetim ve kontrollerin tamamlanmasından sonra yapılarak, üreticilerin piyasa koşullarında faaliyetlerini yürütmesinin ve kullanılacak kaynağın, adil ve etkin bir şekilde üreticilere yansımasını sağlayarak tarımsal üretimi teşvik etmek ve sürdürülebilirliğini sağlamaktır. Davacının mutlaka çiftçilik yaptığı arazinin sahibi olması gerekmemektedir. Ayrıca 5488 sayılı Tarım Kanunu'nun "Haksız ödemelerin geri alınması ve hak mahrumiyeti" başlıklı 23. maddesinin son fıkrasında; "Bu Kanunla belirlenen destekleme ödemelerinden, idarî hata sonucu düzenlenen belgelerle yapılan ödemeler hariç, haksız yere yararlandığı tespit edilen üreticiler, beş yıl süreyle hiçbir destekleme programından yararlandırılmazlar.'' kuralına yer verilmiştir. Bu itibarla çiftçi kayıt sistemine kaydolurken eklenecek belgelerin de eksik veya hatalı olmasını inceleme yükümlülüğünün, davacının belgelerini alan ve koşullarının mevcut olup olmadığını değerlendiren idareye ait olduğu, anılan Kanun hükmünde de belirtildiği üzere idarenin hatasından kaynaklı olarak yapılan tarımsal teşvik ödemelerinin davacıdan geri istenemeyeceği aksi düşünülse bile davacının araziyi kullanmasına itiraz eden iştirak halinde maliklerin payına düşen kısmının iadesine yönelik bir işlem tesisinin mümkün olabileceği göz önüne alındığında, temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:Mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.Temyiz istemine konu kararın Danıştay Onuncu Dairesinin █████/2019 tarih ve E:█████████, K:████████ sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1.Temyiz isteminin reddine,2.Temyize konu ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4.Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, █████/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.(X) KARŞI OY
:5488 sayılı Tarım Kanunu'nun 19. maddesinde, doğrudan gelir desteğinin, üreticilere, tarımsal üretim amacıyla işledikleri araziler için Kurulun teklifi üzerine, Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen birim ödeme miktarı üzerinden yapılan ödemeler olduğu belirtilmiş, ''Haksız ödemelerin geri alınması ve hak mahrumiyeti'' başlıklı 23.maddesinde ise ''Haksız yere yapılan destekleme ödemeleri, ödeme tarihinden itibaren 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen gecikme zammı oranları dikkate alınarak hesaplanan kanunî faizi ile birlikte anılan Kanun hükümlerine göre geri alınır. Haksız ödemenin yapılmasında ödemeyi sağlayan, belge veya belgeleri düzenleyen gerçek ve tüzel kişiler, geri alınacak tutarların tahsilinde müştereken sorumlu tutulurlar.Bu Kanunla belirlenen destekleme ödemelerinden, idarî hata sonucu düzenlenen belgelerle yapılan ödemeler hariç, haksız yere yararlandığı tespit edilen üreticiler, beş yıl süreyle hiçbir destekleme programından yararlandırılmazlar.'' hükmüne yer verilmiştir.█████/2014 tarihli ve 29012 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çiftçi Kayıt Sistemi Yönetmeliği'nin 1. maddesinde, bu Yönetmeliğin amacının, tarım politikalarının oluşturulmasına yönelik olarak çiftçilere ait tarımsal faaliyetlerin kayıt altına alınması için kurulan Çiftçi Kayıt Sisteminin kullanılması, güncellenmesi, geliştirilmesine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi ve Çiftçi Kayıt Sistemi ile bağlı sistemlere yönelik tarımsal destekleme programlarının denetlenebilir, izlenebilir, raporlanabilir bir şekilde yürütülmesini sağlamak olduğu belirtilmiş, 7.maddesinde, çiftçilerden Çiftçi Kayıt Sistemi'ne başvuruda istenilecek bilgi ve belgeler sayılmış, 18.maddesinde, çiftçinin ve tarımsal faaliyet bilgilerinin ÇKS’ye kayıtlı olması, ÇKS’ye bağlı olarak yapılabilecek uygulamaların diğer şartlarını yerine getirmeksizin bu uygulamalardan yararlanma hakkı doğurmayacağı, ÇKS’ye yapılan kayıtların, esas olarak tarımsal faaliyetin belirlenmesine yönelik olduğu, bu kayıtların hiçbir şekilde mülkiyet tespitinde esas alınmayacağı ve mülkiyet hakkı doğurmayacağı kurala bağlanmış olup, Yönetmelik ekinde ''Tarımsal faaliyette kullandığım, nitelikleri yukarıda yazılı tarım arazilerinin adıma kaydedilmesini beyan ve kabul eder, bu araziler için hissesini kullandığım hissedar/hissedarlarca üretim yılı boyunca itiraz edilmesi durumunda yapılacak incelemeler neticesinde haksız yere herhangi bir destekleme ödemesi aldığım veya herhangi bir haksız ödemeye sebep olduğumun tespit edilmesi halinde, itiraz edilen hisselere tekabül eden alanlar için almış olduğum veya sebep olduğum destekleme ödemelerini, ödeme tarihinden itibaren işleyecek gecikme zammı ile birlikte, gayrikabil-i rücu hiçbir itiraz beyan etmeden, ilk talepte 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde geri ödemeyi kabul ve taahhüt ederim.'' içerikli, Ek-5 sayılı taahhütnameye de yer verilmiştir.Dava konusu uyuşmazlıkta, tarımsal destekleme ödemelerinin ilişkin olduğu taşınmazların iştirak halinde mülkiyete tabi olduğu, taşınmazların hissedarlarından olan davacının eşinin annesi Rahime Tipi'nin vekili olarak davacının eşi ...'yi atadığı,...tarafından █████/2008 tarihli ve 3255 sayılı, ... İli, ... Noterliği tarafından onaylanan arazi kira sözleşmesiyle arazilerin davacıya kiraya verildiği, söz konusu kira sözleşmesi Çiftçi Kayıt Sistemine kayıt olmak için ibraz edildiğinde idare tarafından yeterli kabul edilerek davacının tarımsal desteklemeden yararlandırıldığı anlaşılmaktadır.Bu durumda, idare tarafından Çiftçi Kayıt Sistemine kayıt yapılması sırasında müşterek malik olan diğer maliklerin de muvafakatinin olması gerektiği hususunda davacıya herhangi bir bilgi verilmediği, davacının noter onaylı kira sözleşmesini ibraz ederek aldığı destek ödemeleri uyarınca tarlalarda fiilen tarımsal üretim yaptığı, kendisine taşınmazları kiralayan kişinin diğer hissedarların muvafakatını alıp almadığı ya da yetkili kişi olup olmadığı hususlarını araştırma ve inceleme yükümlülüğünün davalı idareye ait olduğu, bu konuda davalı idarece herhangi bir uyarı yapıldığı ya da davacıdan herhangi bir bilgi ve belge istendiği hususunda dosyada bilgi bulunmadığı, eksik belgeye dayalı olan ve idarenin hatasından kaynaklı sorumluluğun davacıya yüklenemeyeceği anılan Kanun hükmünden de anlaşılmaktadır.Bu doğrultuda, davacının gerçek üretici olmadığına dair herhangi bir tespit bulunmadığından, bu hususta davalı idare tarafından araştırma, keşif ve tespit yapıldıktan sonra işlem tesis edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile ve davacıya gerekli bilgilendirme yapılmaksızın tesis edilen işlemde ve mirasçıların yalnızca bir kaçının muvafakatlerinin olmadığı beyanından yola çıkılarak belirtilen gerekçe ile verilen mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz istemi kabul edilerek dava konusu işlemin iptali isteminin reddine ilişkin olarak verilen İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.