Anahtar kelimeler: Sükununu Huzur Müdafi Süreç Görüşü Hukukî Halen Neticesinde Yoksunluklarına Cmukun
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    SUÇ
    : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
    HÜKÜM
    : Mahkûmiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Onama
    Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafi tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin; 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanun'un 318 ve 5271 sayılı Kanun'un 299. maddeleri gereğince reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    Yerel Mahkemenin sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu suçundan 5237 sayılı TCK'nın 123/1, 62 53, maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın denetim süresi içerisinde sanığın 12.10.2014 tarihinde hakaret ve basit tehdit suçunu işlediğinin ihbar edilmesi üzerine CMK'nın ██████. maddesine göre açıklanması ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan TCK'nın 123/1, 62, 53, maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilmesine ilişkin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteğine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizin, 18.09.2023 tarihli bozma ilâmıyla, basit yargılama usulü yönünden yeniden değerlendirilmek üzere hükmün bozulmasına karar verilmiş, yerel mahkemece basit yargılama usulüne göre verilen karara sanık müdafi tarafından itiraz edilmesi nedeniyle genel hükümlere göre yapılan yargılama sonunda sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan TCK'nın 123/1, 62, 53 maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararına uyularak kurulan hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, müvekkilinin beraatine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin katılanın kayın biraderi olduğunu, akrabalık ilişkisi bulunduğunu, dosya içerisinde mevcut tespiti yapılmış suç niteliği taşımayan her akrabanın birbirine göndereceği türden mesajlar olduğunu, müvekkilinin kastının rahatsız etmek olmadığını, katılanın kötü niyetle şikayette bulunduğunu, kanun metni ve Yargıtayın örnek içtihatlarından da anlaşılacağı üzere beraat kararı verilmesi gerektiğini, aksi halde müvekkili lehine hükümlerin uygulanması gerektiğini, belirtmiştir.
    III. OLAY VE OLGULAR
    Yerel Mahkemece, Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonunda; dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, sanığın kullanmış olduğu telefon hattından katılanın kullanmış olduğu telefon hattına 06.12.2012- 11.01.2013 tarihleri arasında farklı farklı tarihlerde mesajlar gönderdiği, sanığın alınan savunmalarında üzerine atılı suçlamayı tevil yollu ikrar ettiği, katılanın sanığa hiçbir cevap vermediği, sanık ile muhatap olmadığı ancak sanığın katılana durmadan mesaj göndermeye devam ettiği, sanık ile katılan arasındaki sorunlar dikkate alındığında katılanın sanık ile muhatap olmak istemediği, huzur ve sükununu bozmak için ısrarın suçun unsuru olduğu, katılanın tavrı dikkate alındığında sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmediği, sanığın müştekiye huzur ve sükununu bozma maksadıyla ısrarla mesaj göndermek ve çağrı göndermek suretiyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 123/1. maddesindeki kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
    IV. GEREKÇE ve KARAR
    Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Adana 21. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
    Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    10.02.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!