Anahtar kelimeler: İfşa Seslerin Şantaj Gizliliğini Taciz Görüntü Hayatın Düşme Süreç Görüşü

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.SUÇLAR
: Görüntü veya seslerin kaydedilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal, görüntü veya seslerin ifşa suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal, cinsel taciz, şantajHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama, düşmeYerel mahkemece sanık hakkında kurulan hükümlerin; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇYerel mahkemece sanık hakkında görüntü veya seslerin kaydedilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 134/1-1, 134/1-2, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 2 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, görüntü veya seslerin ifşa suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 134/2, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, cinsel taciz suçundan TCK'nın 105/1, 105/2,c,d-son, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, şantaj suçundan TCK'nın 107/2-1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz isteminin reddi ile görüntü veya seslerin ifşa suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal, cinsel taciz ve şantaj suçundan kurulan hükümlerin onanmasına, görüntü veya seslerin kaydedilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan hükmün zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz sebepleri; atılı suçlarının maddi unsurlarının oluşmadığı, suçlamaları kabul etmediklerine, lehe hükümlerin ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.III. OLAY VE OLGULARYerel mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; katılanın rızası dışında cinsel ve fiziksel mahremiyetine ilişkin çıplak görüntülerini kaydedip, kendisi ile arkadaşlık kurmadığı takdirde ifşa edeceğinden bahisle tehdit ve cinsel tatmine yönelik mesaj atan ve daha sonra söz konusu görüntüleri tanık Nuran'a gönderen sanık 5237 sayılı TCK'nın 105/2. 107/2-1 134/2. ve 134/1-2. cümlesindeki cinsel taciz, şantaj, görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal ve görüntü veya seslerin kaydedilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından mahkumiyet kararları verilmiştir.IV. GEREKÇE VE KARARA) Cinsel Taciz, Şantaj ve Görüntü Veya Seslerin İfşa Edilmesi Suretiyle Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemi Yönünden;Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylemlerin 5237 sayılı TCK'nın 105/2. 107/2-1 ve 134/2. maddelerinde düzenlenen cinsel taciz, şantaj ve görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarını oluşturduğu, anılan suçların, aynı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık olağan zamanaşımına tabi olduğu, aynı Kanun'un 67/2-d maddesi gereğince zamanaşımı son kesen işlemin 08.04.2016 tarihli mahkumiyet hükümleri olduğu, bu tarihinden itibaren 8 yıllık zamanaşımının inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş olduğundan sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükümlerin gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA,1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e, 67/2-d. ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkındaki kamu davalarının DÜŞMESİNE,B) Görüntü Veya Seslerin Kaydedilmesi Suretiyle Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemi Yönünden;6352 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile yapılan değişiklikten sonra ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın 134. maddesinin birinci fıkrasının birinci ve ikinci cümlelerinde özel hayatın gizliliğini ihlal başlığı altında düzenlenmiş ve 5237 sayılı TCK’nın 134. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası yaptırımı öngörülmüş olup, aynı madde ve fıkranın ikinci cümlesi uyarınca bir kat artırım uygulandığında ise hürriyeti bağlayıcı cezanın miktarının 2 yıl ila 6 yıl arası olabileceği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK’nın 66. maddesinin üçüncü fıkrasının "Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur." şeklindeki hükmü ve aynı Kanun maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca anılan suçun asli dava zamanaşımı süresinin 15 yıl, kesintili dava zamanaşımı süresinin ise 5237 sayılı TCK’nın 67. maddesinin dördüncü fıkrası gereği 22 yıl 6 ay olacağı, dolayısıyla gerek 12.10.2015 olan suç tarihinden itibaren 22 yıl 6 aylık kesintili gerek mahkumiyet kararı verildiği 08.04.2016 tarihinden itibaren 15 yıllık asli zamanaşımı sürelerinin inceleme tarihinden önce dolmadığı anlaşılmakla Tebliğname'deki bu hususta bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından yukarıda ilgili bölümde öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,10.02.2025 tarihinde karar verildi.