Anahtar kelimeler: Takdîren Süreç Görüşünü Görüşü Hukukî Taksirle İçeren Öldürme Neticesinde Cmukun

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.SUÇ
: Taksirle öldürmeHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaSanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇYerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/4 maddeleri uyarınca 12.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz isteği, mevcut raporlarının hükme esas almaya elverişli olmadığına, otopsi raporu bulunmadığından ölüm ile fiil arasında illiyet bağı kurulamayacağına, müvekkilinin tedaviyi tek başına yürütmediğinden kusurun sadece O'nda olmasının mümkün olmadığına, ölenin ailesinin zamanında stent takılmasına izin vermemesinin neticeye etkisinin araştırılması gerektiğine, eksik araştırma sonucu hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.III. OLAY VE OLGULAROlay günü, 1941 doğumlu ...'ın, kusma ve siyah renkte dışkılama şikayetiyle Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurduğu, genel cerrah doktor sanık tarafından kendisine gastroskopi uygulandığı, işlem sonrası cilt altı amfizem ve pnömotoraks tespit edildiği ve özefagus perforasyonu tanısı konulduğu, toraks tüpü takılmasının ardından ameliyata alınarak gastrosenterostomi ve jejunostomi yapıldığı, ameliyatın ardından yoğun bakıma alınan hastanın, post op takiplerinde dreninden kanlı geleninin olması üzerine 08.10.2011 tarihinde özefagusa stent uygulanması kararlaştırıldığı, ailenin bu uygulamaya izin vermeyerek, 11.10.2011 tarihinde kendisini Fransadaki Haute Pierre Hastanesine götürdüğü, bu hastanede septik şok tanısı konulduğu ve 13.10.2011 de Nouvel Hospital Civil Hastanesine sevk edildiği, anılan hastanede tespit edilen özefagus perforasyonunun opere edildiği, operasyon sonrası post op kanama nedeniyle şok tablosu gelişmesiyle, 29.11.2011 de ölen ...'a uygulanan tedaviler hakkında tanzim edilen Adli Tıp Kurumu 1.Adli Tıp İhtisas Kurulunun 13.05.2015 tarihli 2074 karar numaralı raporunda;''Kişiye Op.Dr.... tarafından █████/2011 tarihinde yapılan endoskopi işlemi ve sonrasındaki takipleri ile kişinin █████/2011 tarihindeki ölümü arasında illiyet bağının olduğu,Kişinin █████/2011 tarihinde kusma ve siyah renkte dışkılama nedeniyle götürüldüğü Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde muayenesinin yapıldığı, gastroskopi endikasyonunun uygun olduğu, işlem esnasında özafagus perforasyonu oluştuğu, işlem sonrasında gerekli tetkiklerin yapılarak özefagus perforasyonunun tanısının konulduğu, bu aşamaya kadar yapılan işlemlerin uygun olduğu ancak acil olarak ameliyata alınarak perforasyonun onarımının yapılması gerektiği ve özefagus perforasyonunun cerrahi tedavisinin yapılmaması nedeniyle sorumlu hekim Dr....’in kusurlu olduğu oy birliğiyle mütalaa olunur.'' Denilmektedir.Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; yukarıda değinilen rapor hükme esas alınarak, kusurlu şekilde neticeye sebebiyet verdiği kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.IV. GEREKÇE ve KARARYargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İstanbul 6.Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,06.02.2025 tarihinde karar verildi.