Anahtar kelimeler: Bam Esaskarar Başkan Yazim Konya Katip Layihalar Üye İstenmiş Temsilcisi

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .....
T.C.KONYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ6. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: .....KARAR NO
: .....T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
: ..... (......)ÜYE
: ..... (......)ÜYE
: ..... (......)KATİP
: ..... (......)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ...... Esas-...... KararDAVACI
: ......VEKİLİ
: Av......İSTİNAF EDEN DAVALI
: ......DAVA
: İtirazın İptaliİSTİNAF KARARININKARAR TARİHİ
: █████/2025YAZIM TARİHİ
: █████/2025Taraflar arasında görülen davada Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... Esas -...... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı şirket temsilcisi tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:DAVA
: Davacı vekili, davalı tarafından 10.412,23 TL ve 28.673,65 TL'lik fatura bedellerinin ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine takip başlatıldığını ancak, davalının haksız itirazı ile takibi durdurduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı, davaya cevap vermemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, "...Mahkememizce tarafların ticari defterleri sunulması ve yerlerinin bildirilmesi hususunda süre tanınmış olup, toplanan deliller itibariyle, tarafların sunmuş olduğu ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak rapor tanzim edilmek üzere dosya tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için bilirkişi ......'ye tevdi edilmiş olup, bilirkişi █████/2024 tarihli raporunda neticeten; taraflara ait incelenen 2022 yılı ticari defter-belgeleri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Davacı şirketin, 2022 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davalı şirketin 2022 yılı yevmiye defterini dosyaya sunmuş olduğu yevmiye defterinin usulüne uygun olarak tutulduğunun görüldüğü, kebir ve envanter defterlerini dosyaya sunmadığı, davacı şirket defter kayıtlarına göre; İcra takibine konu olan 39.085,88 TL bedelindeki faturaları defterine kaydettiği, bu faturalar karşılığında 2.784,12 TL'lık kısmını ...... havalesi ile tahsil ettiği, davalıdan kalan 36.301,76 TL tutarında alacaklı olarak göründüğü, davalı şirketin takibe konu faturalara 02.09.2022 tarihinde 36.301,76 TL bedelinde iade faturası düzenlediği, ancak söz konusu faturanın davacı kayıtlarında bulunmadığı, alacak bakiyesinin de (36.301,76 TL) bu tutar olduğu, davalı şirket defter kayıtlarına göre; icra takibine konu 39.085,88 TL bedelindeki iki adet faturanın kayıtlı olduğu, bu faturalar nedeniyle 2.784,12 TL ödeme kaydı ve 36.301,76 TL de iade faturasının kaydı ile davacı şirkete borç bakiyesinin 0,00 TL olduğu, 2022 yılında BA/BS formlarında e-faturalar beyan edilmediğinden incelenmediği, neticeten; tarafların defter kayıtlarında mutabık olmadıkları, davacı şirket davalının düzenlemiş olduğu 36.301,76 TL lık iade faturasını kayıtlarına almadığı ve takibe konu fatura nedeniyle 36.301,76 TL davalıdan alacaklı olarak göründüğü, davalı defterlerinde kayıtlı olan iade faturası nedeniyle davacı şirkete borcunun bulunmadığı, defter kayıtlarındaki dava konusu anlaşmazlığın, davalının düzenlemiş olduğu 36.301,76 TL'lık iade faturasından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Ayrıntılı, gerekçeli, denetlenebilir bilirkişi raporu mahkememizce yargılamaya esas alınmıştır.Uyuşmazlık konusu iade faturası içeriğindeki ürünlerin davacıya teslim edildiğine dair delillerini sunmak üzere davalıya ihtaratlı kesin süre tanınmış, tanınan sürede davalı herhangi bir delil sunmamıştır.Davalı takibe ilişkin borca itirazda bulunmuş ise de; taraflar arasındaki sözleşmenin varlığına dair herhangi bir uyuşmazlık bulunmayıp bu durumda fatura karşılığı bedellerin ödendiğine dair ispat külfeti davalı - borçlu üzerindedir. Yargılama safhasında davalı borcun ödendiğine dair herhangi bir delil sunmamış olup, davalının iade faturası düzenlediği ürünleri davacıya teslim ettiğine dair delil sunamaması karşısında, davacının ticari defterlerinde davalının davacıya 36.301,76 TL borçlu olduğunu, davalının ticari defterlerinde davacıya 36.301,76 TL iade faturası düzenlediği, davacıya borç bakiyesinin 0,00 TL olduğu, tarafların defter kayıtlarında mutabık olmadığı anlaşılmış olup, davaya konu takibin taleple bağlı kalınarak asıl alacak bedelin takip tarihindeki talep edilen karşılığı 36.301,76 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.Hükmedilen miktar üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanan 7.260,35 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Her ne kadar kısa kararda icra inkar tazminatının dava değeri üzerinden hesaplandığı yazılmış ise de; tespit edilen bedel hükmedilen miktar üzerinden hesaplandığından ve sehven "dava değeri" ibaresi hükme işlendiğinden bu ibarenin çıkarılarak yerine "hükmedilen" ibaresi eklenmiştir..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, dava konusu Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazın kısmen iptaline, takibin 36.301,76 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, hükmedilen miktar üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanan 7.260,35 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davalı şirket temsilcisi, mahkemece ispat külfetinin taraflarına yüklenmesinin hatalı olduğunu, iade faturalarının defterlerine işlenmiş olup, bu hususun bilirkişi raporu ile de teyit edildiğini, işbu faturanın davacıya tebliğ edildiğini ve davacı tarafça itiraz süresi içinde herhangi bir itirazda bulunulmadığını, faturalara konu makine tamirinin düzgün yapılmadığını bu nedenle tamir hizmetinin başkasından alındığını ve ek ödeme yapıldığını, bu faturaların da dosyaya sunulduğunu, davacı tarafça iade faturası sonrası taraflarından alacak talebinde de bulunulmadığını, bilirkişi raporu ve toplanılan deliller değerlendirildiğinde, taraflarınca yapılan savunmanın doğrulandığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de yerinde olmadığını ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve benimsenen bilirkişi raporu uyarınca yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Öncelikle, gerekçeli kararda da belirtildiği üzere, kısa kararda icra inkar tazminatına hükmedilirken ''dava değeri miktarı üzerinden'' ifadesine yer verilmesine rağmen gerekçeli karar ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında ''hükmedilen miktar üzerinden'' ifadesine yer verildiği anlaşılmakla birlikte, netice itibariyle hem kısa karar hem de gerekçeli kararda hükmedilen icra inkar tazminatı aynı olup, hükmedilmesine karar verilen miktar üzerinden hesaplandığından, bu nedenle de anılan şekilde belirtilmesinin maddi hataya dayalı olduğu ve çelişkiye sebebiyet verecek mahiyette bulunmadığı kanaatine varıldığından kaldırma sebebi yapılmamıştır.İşin esasının incelenmesine gelince ise; Davacı tarafça, davalı aleyhine iki adet faturaya dayalı olarak icra takibi yapıldığı, davalı tarafça borca itiraz edildiği, yargılama sırasında cevap dilekçesi sunulmadığı, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde takip ve dava konusu faturaların davalı şirket defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından düzenlenen iade faturasının ise, davacı şirket defterlerinde kayıtlı olmadığı, taraf defterleri arasındaki uyuşmazlığın da işbu iade faturasından kaynaklandığı, davalının iade faturası davacı defterlerinde kayıtlı olmadığından davalının iade faturasına konu ürünleri davacıya teslim ettiğini ispat etmesi gerektiği ancak, davalı tarafından verilen kesin süre içerisinde bu hususun ispatına yönelik bir delil ibraz edilemediği anlaşılmakla, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne, alacak belirli ve likit olduğundan da davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varıldığından, davalı şirket temsilcisinin istinaf isteminin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı şirket temsilcisinin istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 2.479,77 TL harçtan, peşin alınan 620,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.859,77 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,4-İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.Başkan ......e-imzalıdırÜye ......e-imzalıdırÜye ......e-imzalıdırKatip ......e-imzalıdır.....