Anahtar kelimeler: Yapmamaları Noter Kefil İmzaladıklarını Temlik Borcun Ödenmemesi İhtarnamesi İstinaden Kat

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2023NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVA
: İtirazın İptali ( Genel Kredi Sözleşmesi nedeniyle)İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2025Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davacı ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;DAVA
: Davacı vekili; temlik eden banka ile davalı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden davalılara kredi kullandırıldığını, davalı ... ve ...'un bu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, davalıların ödemelerini yapmamaları sonucu hesabın kat edilerek noter aracılığıyla hesap kat ihtarnamesi gönderilerek borcun ödenmesinin talep edildiğini, borcun buna rağmen ödenmemesi sonucu İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçtiklerini, borçluların bu takibe itiraz ederek durdurduğunu belirterek, davalıların itirazının iptali ile davalılar aleyhine %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
: Davalılar davaya cevap vermemişler, yargılama sırasında davalılar vekili sunduğu beyan dilekçeleriyle davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEME KARARI VE SÜREÇ
: Mahkemece; ilk olarak taraflar arasında kredi ilişkisinin mevcut olduğu, yaptırılan bilirkişi incelemesinde davalıların borçlu olduğunun belirlendiği, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalara ve %90 oranındaki temerrüt faizine ilişkin açıklama ve değerlendirmelere itibar edildiği ve davalıları itirazında kısmen haksız olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacı lehine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin █████████ esas, █████████ karar sayılı, 03.11.2020 tarihli karar ile "Hükme esas alınan bilirkişi raporunda temerrüt faiz oranı %90 olarak uygulanmışsa da, temerrüt faizi oranına ilişkin sözleşme hükümleri sunulmadığından denetlenemediği ,bilirkişi raporunda atıf yapılan bankacılık işlemleri sözleşmesi ise 14.01.2011 tarihli olup,davalı kefilin imzasını taşımadığıhdan bu sözleşmedeki faiz oranının kefil olan davalı bakımından uygulanamayacağı,dayanak genel kredi sözleşmesi ile bankacılık hizmetleri sözleşmesi sunulmadığı, sunulan kayıtlar ise sözleşmelerin birkaç sayfasından ibarettir. İstinaf aşamasında davacı vekilince sunulan hesap hareketlerine ilişkin kayıtların da okunaksız olduğu görülmüştür.Bu durumda depo talebine ilişkin istemin değerlendirilmesi, davalı tarafın faize itirazı nedeniyle, uygulanan temerrüt faiz oranlarının tespiti ve denetlenmesi bakımından davacı tarafa tüm dayanak kredi sözleşmeleri ile alacağa dayanak kayıt ve belgeleri sunması için HMK'nın 220. maddesi doğrultusunda yasal sonuçları hatırlatılarak kesin süre verilerek, gerekirse yeniden denetime elverişli bilirkişi raporu alınmak suretiyle karar verilmesi gerekirken,.. "denilerek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Kaldırma kararı üzerine mahkemece; Gayrinakit depo talebine ilişkin kısmın işbu dosyadan tefriki ile davacısı sadece ... davalıları aynı olacak şekilde ayrı bir esasa kaydının yapılmasına, davanın kısmen kabulü ile İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazların kısmen iptali ile takibin asıl borçlu ... Hiz A.Ş. Yönünden 22,581,11 TL asıl alacak, 2.265,11 TL işlemiş faiz ve 113,25 TL BSMV olmak üzere toplam 24,959,47 TL üzerinden devamına -Takibin kefil ... Yönünden 23.611,63 TL asıl alacak, 1.132,55 TL işlemiş faiz ve 56,62 TL BSMV olmak üzere toplam 24.800,80-TL üzerinden devamına-Takip tarihinden itibaren asıl alacağa %90 oranda temerrüt faizi ve %5 gider vergisi işletilmesine, %20 oranında 4.516,22 -TL tazminatın davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine, karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili; gayri nakti alacak yönünden müvekkil şirket aleyhine yargı giderine hükmedilmemesi gerektiğini,davanın tümüyle kabul edildiğini belirterek kararın kaldırılarak vekalet ücreti ve yargı gideri takdir edilmemesini istemiştir. 2-Davalı ... vekili ; istinaf mahkemesi kararında müvekkil kefil yönünden temerrüt faizi oranı uygulanamayacağı açıkça belirtildiği,davacı vekiline yapılan ihtarat ile birlikte verilen kesin mehil içinde genel kredi sözleşmesinin sunulmadığını, bilirkişi tarafından ikinci ek raporda yine aynı yönde görüşe yer verildiği ve mahkemece istinaf kararına aykırı şekilde işbu bilirkişi raporu hükme esas alındığını, bölge adliye mahkemesi bozma kararında, bankacılık işlemleri sözleşmesinde müvekkil kefilin imzası olmadığından temerrüt faiz oranı olarak %90 uygulanamayacağı açıkça tespit edildiği halde, bilirkişi tarafından ek raporda yeterli inceleme yapılmaksızın, kopyala yapıştır ile önceki raporun aynısına yer verildiğinden, faiz oranı yönünden sözleşmede yer alan tespitler hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, geçerli bir kefalet bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE
: Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Kaldırma kararımızda "Kefalet sözleşmesinin imzalandığı tarihte yürürlükte olan 818 sayılı BK'nın 484. maddesi uyarınca kefalet sözleşmesinin geçerli olması için yazılı şekilde yapılması ve kefilin sorumlu olduğu kefalet limiti, belirli bir miktarın gösterilmesi gereklidir. Müşterek borçlu ve müteselsil kefiller, asıl borçlunun borcundan (asıl borçlunun temerrüdü dahil) kefalet limiti ve kendi temerrütlerinin hukuki sonuçları ile sorumludur. Somut olayda her ne kadar kefalet limiti gösterilmese de, istikrar kazanmış Yargıtay kararlarıyla da belirlendiği üzere, genel kredi sözleşmesinde kredi limiti açıkça gösterilmiş olduğundan, bu limitin aynı zamanda kefalet limiti olduğu kabul edilmelidir. Dolayısıyla somut olayda davalı kefil takip öncesinde temerrüde düşürülmüş olmakla, asıl borç ile birlikte kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumlu olacaktır. Ayrıca genel kredi sözleşmesinin eki niteliğindeki hızır hesap sözleşmesinin de davalı kefil tarafından imzalandığı, sözleşmenin ise genel kredi sözleşmesinin eki niteliğinde bulunduğu görülmekle, davalı kefilin bu hesap ile açılan kredinin ödenmemesinden kaynaklanan dava konusu alacaktan sorumlu olduğu.."denilerek davalı müteselsil kefilin borçtan sorumlu olduğu belirlendiğinden bu hususa yönelik davalı vekilinin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Kaldırma kararı üzerine mahkemece davacı vekiline elinde ki evrak asıllarını ibraz etmek üzere kesin mehil verilmiş ise de; davacı temlik alanın elinde olmayan belge asıllarının ibrazı için verilen kesin mehil ile yapılan ihtaratın bir sonucu olmayacağı, davacı tarafça temlik eden bankadan evrak asıllarının getirtilmesini talep ederek ,mahkemece bu yolda işlem yapıldığından, davalı vekilinin kesin mehil içinde sunulmayan sözleşmelere dayanma hakkı olmadığına yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Banka cevabına göre evrak asıllarının bir başka mahkemede bulunduğu anlaşılmakla buradan getirtilerek incelenmesinde usule aykırılık bulunmamıştır. Davalı müteselsil kefilin imzasını taşıyan 13.01.2010, 100.000-TL' bedelli genel kredi sözleşmesi ve aynı tarihli Hızır Hesap Sözleşmesinde davalının müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunduğu, GKS nin 45.2 maddesinin hesabın kat edildiği gün itibariyle Bankaca ilan edilmiş, öngörülmüş bulunan kısa, orta veya uzun vadeli en yüksek kredi faiz oranlarından en yüksek kredi faiz oranının iki katı oranda temerrüt faizi ödeneceği, ancak YTL kredilerde %225 orandan aşağı olamayacağı düzenlendiği, davalı vekili 2011 tarihli sözleşmede müteselsil kefilin imzası bulunmadığından %90 oranın uygulanamayacağı ileri sürülmüş ise de kaldırma kararında %90 oranın uygulanamayacağı değil, bu oranın uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi gerektiği belirtilmiştir. Kaldırma kararından sonra getirtilen genel kredi sözleşmesinde davalı müteselsil kefilin imzası bulunduğu, faize ilişkin hükmün aynı olduğu belirlenmiştir. Bilirkişiden alınan ek raporda; davalı kefilin 01.11.2012 tarihi itibariyle mütemerrit olduğu, 23.611.63-TL asıl alacak (hesap kat tarihinden temerrüt tarihine kadar işletilen akdi faiz asıl alacak 19.696,63-TL ye ilave edilerek) asıl alacağa temerrüt tarihinden takip tarihine kadar işleyen temerrüt faizi ve bsmv ilave edilerek toplam 24.800,80-TL alacak hesaplanmış,asıl alacağa TCMB ne bildirilen oranın iki katı oranda temerrüt faizi işletileceğinden %90 oranda temerrüt faizi işletilmesi gerektiği belirtilmiştir. İcra takibinde 24.377,95-TL asıl alacak, 305,22-TL ihtar masrafı olmak üzere temerrüt faizi ve gider vergisi eklenerek toplamda 27.736,02-TL alacak talep edilmiş, müteselsil kefil bakımından 24.800,80-TL alacak için itirazın iptaline karar verilmiştir. Kaldırma kararından sonra gayrinakit alacak bakımından dava tefrik edildiğinden iş bu davada dava değeri içinde hesaplanmayacaktır. Buna göre müteselsil kefil bakımından nakit alacaktan red edilen kısım 2.935,22-TL olduğu halde davalı müteselsil kefil yararına 17.900-TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde olmayıp, davacı vekilinin yargı gideri ve vekalet ücretine ilişkin istinaf nedeni haklı olduğundan başvurusunun kabulüne; nakit alacak bakımından davanın kabulü oranında yargı giderinin ve vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine karar verilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 Tarih ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararının HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulüne; İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazların kısmen iptaline, Takibin asıl borçlu ... Hiz A.Ş yönünden 22,581,11-TL asıl alacak, 2.265,11-TL işlemiş faiz ve 113,25 TL BSMV olmak üzere toplam 24,959,47-TL üzerinden devamına, davalı ... yönünden 23.611,63-TL asıl alacak, 1.132,55-TL işlemiş faiz ve 56,62-TL BSMV olmak üzere toplam 24.800,80-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %90 oranda temerrüt faizi ve %5 gider vergisi işletilmesine, fazla talebin reddine, %20 oranda hesaplanan 4.516,22 -TL tazminatın davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Gayrinakit depo talebine ilişkin kısmın işbu dosyadan tefriki ile davacısı sadece HSBC Bank davalıları aynı olacak şekilde ayrı bir esasa kaydının yapılmasına," İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 1.704,98-TL karar harcından yatırılan 576,65-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 1.128,33-TL harcın davalılardan müteselsilen tahsili ile hazineye ödenmesine, Davacı tarafından yatırılan 25,20 TL başvurma harcı ve 576,65-TL harç olmak üzere toplam 601,85 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, Davacı tarafından yapılan 470-TL tebligat ve müzekkere gideri, 1.000-TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 1.470-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 1.325-TL sinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan giderin davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 159-TL yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 15-TL'sinin davacıdan tahsili ile davalı şirkete verilmesine,kalan giderin davalı üzerinde bırakılmasına, Davacı vekili için takdir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davalı ... vekili için takdir olunan 2.935,22-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, Mahkeme kasasına 2014/6 kasa no ███████ Esas numarası (İstanbul 28.Asliye Ticaret Mahkemesi) makbuz ile alınan evrak asıllarının karar kesinleştiğinde ilgili birimlere iadesine," Yatırılan 615,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Davalı ... tarafından yatırılan peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan 524-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 475-TL'sinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 41-TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 5-TL'sinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, kalan kısmın üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2025