Anahtar kelimeler: Taşeron Listesine Tevdi Sunduğu Süreç Görüşünü Görüşü Hukukî Taksirle İçeren

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Esas., ███████ KararSUÇ
: Taksirle öldürmeHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaSanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇYerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın taşeron olmadığına, işverenin sunduğu taşeron sözleşmesi konusunda ve çalışan listesine ilişkin imzalarda imza incelemesinin yapılmadığına, sanığın işveren firmada işçi statüsünde olduğuna, kusur raporuna itirazların değerlendirilmediğine, sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak fazla ceza verildiğine ilişkindir.III. OLAY VE OLGULARYerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Irak ülkesi Dohuk şehrinde bulunan ... İnşaat Şirketine ait inşaatta kalıp beton ve demir işlerini yaptırmak üzere sanık ... ile 15.01.2013 tarihli taşeron sözleşmesi yapıldığı, söz konusu inşaatta çalışan işçi ...'ın çalışırken 2.kattan düşerek öldüğü, Ankara nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesine talimat yazılarak iş güvenliği konusunda uzmanlardan oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınmış; işyerinin tehlikeli işyeri kapsamında bulunduğu, işverenin çalışanlara iş güvenliği eğitimi verdiğine dair dosyada verinin mevcut olmadığı, sanığın şirkete ait kalıp, demir ve beton işlerini taşeron sözleşmesi ile devraldığını, sanığın ölen işçi ...'ı işyerinde kalıpçı olarak çalıştırdığı, iş sağlığı ve güvenliği hakkındaki düzenlemeler gereği ... Şirketi sahibi ve şirket müdürünün ve ölenin tali kusurlu olduğu, taşeron sanık ...'in ise; iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili çalışmları yaptırmadığı, iş güvenliği için yetkili firmalardan hizmet almadığı, iş güvenliği ile ilgili eğitim verilmesini sağlamadığı, risk analizlerini yaptırmadığı işe uygun kişisel koruyucu malzeme temin etmediğinden asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, Yerel Mahkemece her ne kadar bilirkişi raporunda şirket sahibi ve müdüre de kusur atfedilmişse de ilgili şirket hakkında soruşturma aşamasında takipsizlik kararı verilmesi nedeni ile suç duyurusunda bulunulmamış, bir kişinin ölümü ile sonuçlanan olayda Irak ülkesi Dohuk şehrinde bulunan şirkete ait inşaatta kalıp beton ve demir işlerini yaptıran taşeron sanık ...'in asli kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.IV. GEREKÇE ve KARARIrak ülkesi Dohuk şehrinde bulunan ... İnşaat Şirketine ait inşaatta 15.01.2013 tarihli taşeron sözleşmesiyle kalıp beton ve demir işlerini yapma işini alan sanık ... hakkında yabancı ülkede işlediği suçtan dolayı Türkiye’de cezalandırılabilmesi için TCK’nın 11. maddesinde yazılı koşulların oluşmasının gerektiği, ayrıca 5237 sayılı TCK'nın 19. maddesine göre “(1) Türkiye'nin egemenlik alanı dışında işlenen suçlar dolayısıyla Türkiye'de yargılama yapılırken, Türk Kanununa göre verilecek olan ceza, suçun işlendiği ülke kanununda öngörülen cezanın üst sınırından fazla olamaz." hükmünün yer aldığı, mahkemece söz konusu kanun hükümleri dikkate alınarak; taksirle öldürme suçu ile ilgili olmak üzere; Irak Ceza Kanununun suç tarihindeki ve şu andaki düzenlemeleri kapsayan mevzuatının Adalet Bakanlığı aracılığıyla getirtilip yeminli mütercimlere tercümeleri yaptırılarak, ceza tayininde yabancı ülke Kanununda öngörülen ceza miktarının dikkate alınması gerektiğinin gözetilmemesi, dosya kapsamında mevcut tercüme edilmiş evraklardan olay sonrası Duhak adli mercilerince otopsi ve cesedin muhafazası için işlem yapıldığının anlaşıldığı, ancak kovuşturma şartının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespit edilmediği, bu itibarla olaya ilişkin taksirle öldürme suçu hakkında Irak devletinde adli veya idari bir tahkikat yürütülüp yürütülmediğinin, konu hakkında Türk büyük elçiliği tarafından bir araştırma yapılıp yapılmadığının elçiliğimiz nezdinde Dışişleri Bakanlığımız aracılığıyla öğrenilmesinden sonra, Irak adli makamlarınca bir soruşturma yapılmışsa soruşturma evrakının temin edilerek aynı eylem nedeniyle sanık hakkında kovuşturma yapılıp yapılmadığının ve sanık hakkında hüküm verilip verilmediğinin araştırılarak, sonucuna göre TCK 19. maddesi hükmü uyarınca suçun işlendiği Irak kanunlarındaki ceza miktarı dikkate alınarak sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,Hukuka aykırı olup, başkaca yönden incelenmeyen Silopi 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,05.02.2025 tarihinde karar verildi.