Anahtar kelimeler: Davamenfi İlettiğini Çekip Notu Çekmiş Krediye Veremeyeceğini Ama İsterse Alabilmek

T.C.
İSTANBUL13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:███████DAVA
:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2022KARAR TARİHİ
:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'ın davalı şirkette 7/███████ ile █████/2020 tarihleri arasında kesintisiz bir şekilde çalıştığını, çalıştığı esnada davalı firma sahibine çeşitli borçları olduğunu, kredi notu düşük olduğundan dolayı bankalardan kredi alamadığını davalıya beyan ettiğini ve davalıdan borç talep ettiğini, Davalı şirket sahibi ...'nın müvekkili ...'a borç veremeyeceğini ama isterse kendi adına kredi çekip müvekkile vereceğini ilettiğini ve davalının kendi adına kredi çekip verdiğini, Davalı çekmiş olduğu bu krediye karşılık kendini garantiye alabilmek için müvekkili ...'dan ve diğer müvekkil ...'ın eşi olan ...'ın kendisine senet vermeleri gerektiğini söylediğini ve müvekkillerinden aylık 2.000,00-TL ödemeli toplamda 40.000,00 TL meblağlı senet aldığını, Müvekkilleri tarafından davalı şirkete verilen bu senetlerin tarih kısımları o dönemde boş bırakıldığını, sonrasında davalı tarafından █████/2020 başlangıç, █████/2021 bitiş şeklinde aylık 2.000,00 olacak şekilde düzenlenerek müvekkillerin hiçbir borcu olmamasına rağmen davalı şirket tarafından müvekkilleri aleyhine .... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile █████/2022 tarihinde icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin bu icra takibinden █████/2022 tarihinde E-Devletini kontrol ederken haberi olduğunu ve ivedilikle bu davayı açmak zaruri doğduğunu, müvekkilinin vermiş olduğu senetlerin tarih kısmı hariç doğru olduğunu, bu senetlerin davalı tarafından müvekkilleri için çekilen krediye istinaden verildiğini, Davalı krediyi çekmiş, çekmiş olduğu krediyi müvekkillerden ...'a verdiğini, Müvekkillerinin kendileri için çekilen bu krediyi davalı şirketin sahibi ve kendilerine krediyi çeken ...'nın ... Bankası ... şubesinde bulunan ... iban numaralı hesabına düzenli olarak müvekkil ... tarafından yatırıldığını, ... Bankası genel müdürlüğüne müzekkere yazılarak ilgili hesaba ...'ın yatırmış olduğu meblağların çıkarılmasını talep ettiklerini belirterek davanın kabulü ile müvekkil ... ve ...'ın davalı firmaya herhangi bir borcu bulunmadığına ve öncelikle teminatsız olarak veya müvekkillerin ekonomik imkanlarının yetersiz olması sebeplerinden ötürü uygun görülecek bir miktarla icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların, ...'nın çalışanları olarak bankalardan para çekme ve para yatırma işlemlerini çalıştıkları dönem içerisinde sürekli olarak yaptıklarını, bu ödemelerin tamamının borçtan düşülmesinin mümkün olmadığını, Zira davacıların ikrar ettikleri üzere bu parayı aldıklarının sabit olduğunu, ancak borç ödemesi olarak ...'nın hesabına herhangi bir ödeme yapıldığını ispatlayamadığı gibi, maaşından da herhangi bir kesinti yapıldığı iddiası bulunmadığını, Halihazırda davacıların dava dilekçesinde tümüyle alacağın dayanağını kabul ettiği sabit ancak bu borcu ödediklerinin ispata tabi olduğunu, İspat külfeti davacıda olup, davacının borç olarak aldığı parayı ödediğine ilişkin bir delili ortaya koyamadığını, Dolayısıyla davacıların görev alanı çerçevesinde iş ilişkisi çerçevesinde ...'nın hesabına para çekme para yatırma işlemlerinin, borç ödemesi olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dava, Davanın davacıların davalı nezdinde çalıştıkları dönemde davalı tarafın davacılar adına çektiği krediyi garanti altına almak için aylık 2.000,00-TL den toplam 40.000,00-TL bedelli aldığı senetlerin .... İcra dairesinin ... Esas sayılı dosyasında takibe konu edildiği ve kredi ödemelerinin davalı şirket sahibi ... ya yapıldığından bahisle verilen 40.000,00-TL bedelli senetler yönünden davalıya borçlu olmadıklarına ilişkin menfi tespit davasıdır.Bilirkişi 21.08.2022 tarihli raporunda özetle; Davacıların, bahse konu senetlerin çekilen kredinin teminatı olarak verildiğini iddia ettiği, bir senedin teminat senedi niteliğini haiz olabilmesi için senedin üzerine teminatın hangi ilişkiden kaynaklandığı açık bir şekilde yazılması veyahut sözleşmede teminat senedinin vasıf ve unsurları belirtilerek açıkça atıf yapılması gerektiği; ancak dosyaya sunulan senet metinleri incelendiğinde, senedin teminat senedi olduğuna ilişkin herhangi bir kaydın olmadığı, se net metninde bedelinin nakden alındığının yazıldığının görülmediği, bu yönü bahse konu senetlerin teminat senedi niteliğini haiz olup olmadığına ilişkin takdir ve kanaatin Mahkemeye ait olduğu, Bununla birlikte kambiyo senetlerinin kayıtsız ve şartsız bir bedel ödemek vaadini içerdiği, üzerinde yer alan taahhüdün herhangi bir kayda ve şarta bağlanamaması nedeniyle kambiyo senetlerinin, temel olarak Türk Borçlar Kanunu m. 18 anlamında soyut borç ikrarı içeren bir belge niteliğini haiz olduğu; bahse konu senetler üzerinde teminat amacıyla verildiğine dair ibareye rastlanılamadığı bu yönü ile: Mahkemece kambiyo senetleri borç ilişkisinden soyut olduğu, dava konusu senedin davacı tarafça düzenlendiği ve kredilerin teminatı amacıyla verilmediği kanaatinde olunması halinde davacının senede dayanan borcun tamamından sorumlu olacağının ifade edilebileceği, buna karşın Mahkemece senedin davacı tarafça düzenlenmediği veya kambiyo senetleri borç ilişkisinden soyut olsa da dava konusu yönünden teminat amacıyla verildiği ve taraflar arasındaki kredi ilişkisi ile bağlantılı olduğu kanaatinde olunması halinde ise davacının takip öncesi 6.515-TL ödeme yapmaları dikkate alınarak vadesi gelen senetler toplamı 40.000 TL’den bu tutarın düşülmesi sonucu dava tarihine göre davacıların davalı şirkete olan asıl alacak borcu 40.000-6.515 = 33.485,00 TL olarak hesaplandığı, bu kabulde ise davacıların Davalı şirkete takip ve dava tarihine göre 33.485,00-TL, kapak hesabı 04.04.2023 tarihine göre de toplam 43.914,00 TL borçlu olduğunun hesap edildiği sonuç ve kanaatine ulaşıldığı, bildirilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;Davanın, davacıların davalı nezdinde çalıştıkları dönemde davalı tarafın davacılar adına çektiği krediyi garanti altına almak için aylık 2.000,00-TL den toplam 40.000,00-TL bedelli aldığı senetlerin .... İcra dairesinin ... Esas sayılı dosyasında takibe konu edildiği ve kredi ödemelerinin davalı şirket sahibi ... ya yapıldığından bahisle verilen 40.000,00-TL bedelli senetler yönünden davalıya borçlu olmadıklarına ilişkin menfi tespit davası olduğu belirlenmiş olup;Davacı tarafın iddiasında, kredi notlarının düşük olması ve kendileri adına kredi kullanamamaları nedeniyle davalı şirketten borç istediklerini, şirket sahibi ...'nın borç veremeyeceğini ancak davacılar adına kredi kullanabileceğini belirterek kredi kullandığını ve bu kredi nedeniyle kendilerini garanti altına almak için aylık 2.000,00-TL ödemeli toplamda 40.000,00-TL meblağlı senetler imzaladıklarını ve bu senetlerin davalı tarafından .... İcra dairesinin ... Esas sayılı dosyasında takibe konu edildiğini, kendilerine krediyi çeken ...'nın ... Bankası ... şubesinde bulunan ... iban numaralı hesabına düzenli olarak davacı ... tarafından yatırıldığını belirterek, verilen 40.000,00-TL bedelli senetler yönünden davalıya borçlu olmadıklarını talep ettiği, davalı tarafın ise savunmasında, davacıların kendileri adına kredi çekme şeklindeki borçlanmayı ve kredi olarak çekilen tutarları aldıklarını ikrar ettiklerini, alacağın dayanağını kabul ettikleri halde ödemeye dair delil sunamadıklarını, ...'nın davada taraf olmadığını ve ...'ya ilişkin defilerin davalı şirkete ileri sürülemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.Tarafların özetlenen iddia ve savunmalarından davacılar adına dava dışı ...'nın kredi kullandığı ve kullanılan krediye ilişkin paranın davacılara verildiği hususu çekişmesiz olmakla beraber özellikle davalının savunmasında davalı tarafından takibe konu edilen senetlerin dava dışı ...'nın çektiği kredileri garanti altına almak için verildiği hususu çekişmelidir ve davalı taraf savunmasında senetlerin ne amaçla alındığına dair bir ifadesi veya açıklaması bulunmamaktadır. Ayrıca cevap dilekçesinde davacıların dava dışı ...'nın hesabında yapılan para yatırma çekme işleminin borç ödemesi olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını da belirtmiş olup, bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere ve takip dosyasında takip dayanağı belgeler incelendiğinde dava ve takibe konu senetlerin keşidecisinin ... olduğu, kefil kısmında TC no ... olarak yazıldığı, bu TC'nin davacılardan ...'a ait olduğu ancak düzenleyen kısmında iki imza olduğu ve davacıların dava dilekçesinde açıkça davacıların dava ve takibe konu senetleri verdiklerini beyan ettiği, bu durumda davacıların her ikisinin de bahse konu senetler için borçlu olarak sorumluluk altına girdikleri anlaşılmış, yine senet metinleri incelendiğinde senetlerin arka yüzündeki ilk cironun lehtara ait olduğu ve davalı şirket emrine ödenmek üzere ciro edildiği ve senetlerin davalı şirket tarafından takibe konu edildiği anlaşılmıştır. Yine bilirkişi raporunda davacı tarafın dava dışı şirket ortağına ödeme yaptığı tarihlerin 26.12.2018, 27.03.2019, 01.04.2019, 25.06.2019 olduğu ve bu ödeme tarihlerinin senetlerin tanzim tarihleri █████/2019 olduğu yani düzenleme tarihlerinin yapılan ödemelerden sonraki tarihe ilişkin olduğu ve bu ödemelerin dava ve takibe konu senetlere ilişkin olduğuna dair dosyada somut delil bulunmamakla birlikte, ödemelerin senedin yetkili hamili olan davalı şirkete de yapılmadığı görülmüş, ayrıca senedin teminat senedi niteliğinde olduğuna dair senet metninde herhangi bir ifade bulunmadığı gibi teminat senedi olduğuna dair dosyaya sunulan herhangi bir somut delil de bulunmadığından senetlerin teminat senedi olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı kanaatine varılmış, açıklanan tüm bu hususlar neticesinde taraflar arasında ihtilaflı olan senetlerin veriliş amacının kredi bedelinin teminatı olduğu hususu davacılar tarafından ispatlanamadığı gibi, dava dışı şirket yetkilisinin şahsi hesabına yapılan ödemelerin dava ve takibe konu senetlere ilişkin olduğu hususu da davacılar tarafından ispatlanamadığından ve ödeme tarihlerinin senet tanzim tarihlerinden önce olması nedeniyle bu konuda davacı taraf lehine değerlendirme yapılması mümkün olmadığından, sebepten soyut nitelikteki senetlerin ödendiği hususu da davacılar tarafından ispatlanamadığından davacıların davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;1-Davanın reddine,2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alınan 683,10-TL harçtan mahsubu ile fazla 67,70-TL harcın hüküm kesinleştiğinde davacılara iadesine,3-Yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,4-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca dava değeri dikkate alınarak 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,5-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı/ vekilinin yokluğunda, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır