Anahtar kelimeler: Sor İhlalden Ktknın Gaziosmanpaşa Tali Cismani Annesi Çarpması Murisi Yolcu

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2024KARARINYAZILDIĞI TARİH
:█████/2024Davacılar tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacılar vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin murisi ...'in 02.05.2023 tarihinde, ... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğu sırada, bu araca .... plakalı araç sürücüsünün çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında vefat ettiğini, işbu kaza nedeniyle başlatılan Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Sor. No'lu dosyasında alınan bilirkişi raporunda ... plakalı araç sürücüsü davalı ....'nın KTK'nın 84/G maddesini ihlalden asli, ... plakalı araç sürücüsü davalı ....'in KTK'nın 52/1A maddesini ihlal etmekten tali kusurlu bulunduğunu, müvekkillerinin, murisin annesi ve kardeşi olduğunu, böyle elim bir olayda müteveffayı kaybetmenin derin üzüntüsü içinde olduklarını, bu üzüntüyü hiçbir tazminat ödemesinin yok edemeyeceğini, en azından caydırıcı bir tazminata mahkum edilmesiyle huzur bulmalarını sağlayacağını, müteveffanın kazada kusursuz olduğunu, tarafların sosyal ekonomik durumu, paranın alım gücü, ülkenin ekonomik koşulları gibi kriterler göz önüne alındığında müvekkilerinin manevi tazminat hakkı doğduğunu, ... plakalı aracın davalı .... şirketince ... no'lu kasko poliçesi ile sigortalanmış ve poliçesinde manevi tazminatında 250.000-TL olarak teminat altına alındığı şirket tarafından belirtilmiş ancak Kişisel Verilerin Korunması Kanunu gereğince poliçenin taraflarınca paylaşılmadığını, bu nedenle müvekkillerinin hak ettiği manevi tazminatın ödenmesi için, sigorta şirketine 25.07.2023 tarihinde başvuru yapıldığını, dava açılmadan önce de İstanbul Anadolu Arabuluculuk yoluna başvurulmuş ancak davalı şirketin yaptığı inceleme sonucu şifaen sigortaladıkları aracın sürücüsünün tali kusurlu olduğundan bahisle cüz'i bir tazminat teklifinde bulunduğunu ve anlaşma sağlanamadığını, işbu davada hükmedilecek tazminatın tamamından tüm davalılar müşterek ve müteselsilen sorumlu olduklarını belirterek davalı kasko şirketi hariç diğer davalılar adına kayıtlı araç ve gayrimenkuller ile bu davalıların 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının üzerine ihtiyati haciz konulmasına, davacı anne ... için 450.000-TL, davacı kardeş .... için 150.000-TL olmak üzere; toplam 600.000,00-TL manevi tazminatın tamamının müşterek ve müteselsil sorumluluk hükümleri gereği kaza tarihi olan 02.05.2023 - tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... Sigorta vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili nezdinde ... adına kayıtlı ... plakalı araca .... nolu ve 18.04.2023-18.04.2024 başlangıç ve bitiş tarihli Genişletilmiş Kasko Sigortası sigorta poliçesi düzenlendiğini, kaza tarihi itibari ile ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitinin maddi bedeni ayrımı yapılmaksızın 750.000,00 TL olduğunu, poliçe ile temin edilen meblağın, genel şartların birinci ve on birinci maddelerine göre ödenecek tazminat, her türlü faiz ve avukatlık ücretleri dahil dava masrafları toplamı olarak, poliçede belirtilen limitlerle sınırlı olduğunu, Manevi tazminat talepleri yönünden poliçe manevi tazminat klozu'nda da belirtildiği gibi, Manevi tazminat talepleri poliçede yazılı limitin max. %20'si ile sınırlı olduğunu, müvekkilinin ilgili kanun gereğince sorumlu olduğu hallerde sigortalının kusuru oranında ve teminat limiti dâhilinde işleten ile birlikte müşterek ve müteselsil sorumlu olduğunu, yargılama sırasında kusur incelemesi yapılarak alınacak bilirkişi raporu ile .... plakalı aracın sigortalı araç sürücüsü ....'in, müteveffanın ölümünde kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, müvekkilinin ancak ve ancak sigortalısının kusuru oranında tazminat talebinden sorumlu olacağı için sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun tespit edilmesi halinde davaya konu kazadan dolayı hiçbir sorumluluğunun bulunmayacağını, davacı tarafın talep ettiği Manevi Tazminat miktarlarının çok fahiş olduğunu, Manevi tazminatın bir zenginleşme aracı olmadığını, İhbar olunan şirketin, davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama masrafları ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığını, müteveffa kazaya konu araçta yolcu olduğunu, hatır taşıması nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile hatır taşıması nedeni ile en az %20 oranında indirim yapılması gerektiğini, müvekkili aleyhine açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememiz dosyasına .... Karayolları Bölge Müdürlüğü nezdinde görevli 3 kişilik bilirkişi kurulu görevlendirilmiş olup, bilirkişi heyeti ..., ... ve ... 'den rapor aldırılmış, bilirkişi heyeti sunmuş olduğu █████/2024 tarihli raporunda özetle; "... plakalı araç sürücüsü ....; Yönetimindeki araçla, meskun mahal içindeki ikişer şeritli cadde üzerinde seyri esnasında hız sınırının 30 km/h olduğu yol kesiminde dikkatli ve yavaş seyretmesi gerekirken bu hususlara dikkat etmediği bulunduğu sol şeritten sağ şeride hızla geçerken direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle yolun sağındaki kaldırım taşına çarptığı akabinde solunda seyreden sürücü ... yönetimindeki .... plakalı aracın şeridine geçerek sağ yan tarafına hızla çarparak orta refüje doğru savrularak devrildiği anlaşılmış olup, K.T.K'nun 46/c, 52/b bentlerinde belirtilen kural ve zorunluluklara uymadığı, K.T.K'nun 84/f,g bentlerinde belirtilen Asli kusurlu sayılan halden dolayı, %70 (Yüzde Yetmiş) oranında Asli kusurlu görülmüştür. ... plakalı araç sürücüsü ....; Yönetimindeki araçla hız limitinin 30 km/h olduğu cadde üzerinde seyri esnasında dikkatli ve yavaş seyretmesi gerekirken, bu hususlara uymadığı, dikkatsiz ve hızlı seyrettiği (çarpışmanın şiddetinden anlaşılan) anlaşılmış olup, K.T.K'nun 52/b bendinde belirtilen kurala uymadığından %30 (Yüzde Otuz) oranında Tali kusurlu görülmüştür. Müteveffa yolcu ...; Yolcu olarak bulunduğu aracın kaza yapmasında herhangi bir etkisi olmadığından meydana gelen kazada kusurlu bulunmamıştır. Yukarıdaki Değerlendirmeye göre; 16.05.2023 tarihli raporda belirtilen görüş ve kanaat olayın oluşumuna uygun düştüğünden heyetimiz katılmış olup, 27.10.... tarihli ATK raporunda belirtilen 1.duruma göre; belirtilen görüşün olayın oluşumuna uygun düştüğü, ancak olayın 2.duruma göre; belirtilen görüş ile her durumdaki kusur dağılımı olayın oluşumuna uygun düşmediğinden heyetimiz katılmamıştır. SONUÇ: Yukarıdaki hususlar muvacehesinde; 02.05.2023 tarihinde meydana gelen ölümlü ve maddi hasarla sonuçlanan olay ile ilgili olarak; .... plakalı araç sürücüsü ...; Dikkatsiz ve kontrolsüz davranışı ile, K.T.K'nun 46/c,52/b ve 84/f,g maddelerine göre %70 (Yüzde Yetmiş) oranında Asli kusurlu olduğu, K.T.K'nun 85. Maddesine göre araç işleteni, ...'nın aynı oranda doğan zarardan Müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, .... plakalı araç sürücüsü ...; Kontrolsüz davranışı ile, K.T.K'nun 52/b bendinde belirtilen kurala uymadığından 9030(Yüzde Otuz) oranında Tali kusurlu olduğu, K.T.K'nun 85. Maddesine göre araç işleteni, ....'ün aynı oranda doğan zarardan Müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, Müteveffa yolcu ....; Olayın meydana gelmesine bir etkisi olmadığından kusurlu bulunmadığı, Görüş ve kanaatine varılmış olup, Sayın Mahkemenizin takdirlerine arz olunur.'' şeklinde belirtilmiştir.Diğer davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.Dava, trafik kazasından kaynaklı manevi tazminat talebine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davacıların murisi ....'in █████/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu vefatı sebebiyle davacılar lehine manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı, davalıların kusur ve sorumluluğunun olup olmadığı hatır taşıması koşullarının oluşup oluşmadığı konularında olduğu tespit edilmiştir.HGK'nun █████/2004 tarih ██████-370 sayılı ilamındaki" Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacıca göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır." şeklindeki gerekçeye göre olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanarak, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın meydana geliş şekli, olay tarihine göre paranın alım gücü, kazadaki kusur durumları gözönünde tutularak, ayrıca müteveffanın arkadaşının aracına binmesi durumunun hatır taşıması olarak mahkememizce değerlendirildiği, davalı sigorta şirketinin cevap dilekçesinde bu durumu ileri sürdüğü, mahkememizce Yargıtay İçtihatlarına istinaden %20 indirim yapılarak manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Yine Yargıtay İçtihatlarına istinaden davacı aleyhine mahkememizce yapılan hatır taşıması indirimi yönünden vekalet ücretine hükmedilmemiştir.HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davacı .... için 360.000,00 TL, davacı .... için 120.000,00 TL olmak üzere toplam 480.000,00 TL manevi tazminatın davalı Sigorta Şirketinin poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere dava tarihinden itibaren, diğer davalılar ..,..,... ve ... yönünden kaza tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalılardan alınarak davacılara verilmesine,2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 32.788,80 TL ilam harcından peşin alınan 2.049,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 30.739,50 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,3-Davacı tarafından sarf edilen 269,85 TL Başvuru Harcı, 2.049,30 TL Peşin Harç olmak üzere toplam 2.319,15 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.200,00 TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 2560 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine,5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.200,00 TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 640 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine,6-Davacı tarafından sarf edilen 10.500,00 TL bilirkişi ücreti, 2.109,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 12.609,00 TL den kabul red oranına göre hesaplanan 10.087,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına,7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 76.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,8-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesineDair, davacı vekilinin ve davalı Sigorta Şirketi vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2024Katip ...e imzalıdırHakim ...e imzalıdır