Anahtar kelimeler: Cismani Bam Yazim Sürücü Etkili Sevk Plakalı İzmir Sonuca Özetle

T.C.
İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ20. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2018 (Dava) - █████/2022 (Karar)NUMARASI
: ███████ Esas - ████████ KararDAVA
: Maddi ve Manevi Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle)BAM KARAR TARİHİ
: █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ Esas-████████ Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2015 günü sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkili ...'ın yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araca asli kusurlu olarak çarparak müvekkilinin T11 vertebra kırığına neden olacak şekilde yaralanmasına ve maddi zararlara sebebiyet verdiğini, kaza nedeniyle İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası ile yargılamaya başlanıldığını, Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi'nin raporu ile ...'nın asli kusurlu olarak tespit edildiğini, ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk poliçesinin araç sahibi davalılardan Borkont Taşımacılık Tic. Ltd. Şti tarafından davalı ... Sigorta A.Ş'ye yaptırılmış olup sigortaya başvuru yapıldığını, eksik evrakların tamamlanması konusunda kendilerine yazı gönderildiğini, eksik evrakların tamamlandığını, ancak davalı sigorta şirketi tarafından yasal süresi içinde ödeme yapılmadığı gibi bir cevap da verilmediğini, müvekkilinin kazadan hemen sonra sırt kısmında meydana gelen şiddetli ağrılar nedeniyle bir taksiye bindirilerek ... Hastanesi'ne götürüldüğünü, MR ve tomografi aleti olmadığı için sadece sırt röntgenin çekildiğini, ağrı kesici iğne yapıldığını, müvekkili eve geldiğinde ağrıları dinmediği için ... Tıp Merkezi'ne gittiğini, hiçbir şekilde hareket edemediğinden sürekli ticari araçlar ile ulaşımını sağladığını, fizik tedaviye başladığını, fizik tedavi uzmanının yönlendirmesiyle beyin cerrahına müracaatı ve tomografi çekilmesi üzerine müvekkilinin T11 numaralı omurgasının kırık olduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine fizik tedavinin kesildiğini ve müvekkiline her an felç olabileceği, ağır kaldırmayacağı, merdiven inip çıkmayacağı teşhisi konulduğunu, her ay kontrole gelmek üzere, çok güçlü ağrı kesiciler ve çelik korse verildiğini, manevi olarak da sürekli felç olma korkusu yaşadığını, bu korkularının henüz geçmediğini, müvekkilinin doktorunun sırt üstü yüzmesini şiddetle tavsiye ettiğini, bunun üzerine ...'a üye kaydı yaptığını, yine de müvekkilinin ağrılarının dinmediğini, ameliyat gerektiğinin, ancak ameliyatının çok riskli olduğunun, felç kalma riskinin yüksek olduğunun söylendiğini, halen tedavisinin devam ettiğini, bir başkasının yardımına muhtaç durumda olduğunu, halen evinde yardımcı bir kadın bulunduğunu, müvekkilinin tedavi giderleri, bakıcı/yardımcı ücretleri, ulaşım vs. giderlerinin küçümsenmeyecek bir miktar olup tüm bu maddi kayıpların davalının haksız fiili sonucu doğduğunu, müvekkilinin bu kaza nedeniyle yargılama aşamasında ortaya çıkacağı üzere, %15 iş gücü kaybına uğradığını, yaralamalı trafik kazalarında tedavi sürecinin uzunluğu vs. nedenlerle doğmuş bir zarar yanında doğacak zararların da karşılanması gerektiğini, bedensel zarar durumunda tedavi giderlerinin mutlaka belgelendirilmesinin zorunlu olmadığını, uzman bir doktordan görüş alınmasını, mahkemece hastanelerden ve SGK'dan istenilecek belgelerle tedavi süreci ile daha sonrasında devam eden tedavilerin ve yapılacak ameliyatın dikkate alınarak zararlarının tespiti gerektiğini, ayrıca SGK tarafından karşılanmayan çelik korse satın alındığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tedavi giderleri için (bakıcı, katılım payı, ulaşım, ilaç, MR, tomografi, tedavi doktor bakım vs. kapsayan hastane ücretleri, pansuman vs.) 500,00 TL, geçici ve sürekli iş gücü kaybı için 500,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın, SGK'nın sorumlu olmadığı sigorta poliçesi gereği sorumlu oldukları tedavi giderleri, bakıcı, hastane ve diğer tazminat kalemlerinin, kazanç kaybı ve özel ulaşım giderlerinin davalı sigorta şirketinden, SGK'nın sorumlu olduğu tedavi giderlerinin davalı kurumdan olmak üzere, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı araç sürücüsü ve araç sahibinden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; Karayolları Trafik Kanunu'nun zamanaşımı başlıklı 109.maddesinin; "maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmüne amir olduğunu, trafik kazası █████/2015 tarihinde meydana geldiğinden davacının tedavi giderleri belgelerinden de anlaşılacağı üzere son tedavi masrafının yapıldığı tarihten sonraki iki yıl içerisinde bu davayı açmadığından davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, trafik kazasından kaynaklı tedavi giderlerinin müvekkili kurumca karşılanıp karşılanmadığının SGK İzmir İl Müdürlüğü merkezlerinden sorulmasını talep ettiklerini, █████/2015 tarihli ve 6645 sayılı kanunun 60.maddesiyle müvekkili kurumun tedavi giderlerinden Sağlık Uygulama Tebliğinde belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde sorumlu olup genel sağlık sigortalısı için ödenmesi gereken miktarın üzerinde yapılan tedavi giderleri için müvekkili kurumun bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili kurumun trafik kazasından doğan tedavi giderlerini SUT hükümleri doğrultusunda karşıladığını, iş göremezlik, maddi, manevi tazminat ve bakıcı gideri gibi giderlerin müvekkilince karşılanmadığını, bu talepler için sigorta şirketlerinin sorumlulukları devam etmekte olup diğer ilgililerden tahsili gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafından yapılan başvuru sonucunda hasar dosyası açıldığını, eksik evraklar tamamlanmadan davanın ikame edildiğini, ... plakalı aracın müvekkili şirkete trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçede teminat limitlerinin kişi başı 290.000,00 TL olduğunu, dosyada öncelikle kusur tespiti yapılması gerektiğini, davacının trafik kazası sebebiyle meydana gelmiş bir maluliyetinin olup olmadığının belirlenmesini, geçici iş göremezlik talepleri teminat dışında olduğundan müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, bakıcı gideri talep edilmesi halinde bakıcıya ihtiyaç duyulup duyulmadığının ayrıca tespitinin gerektiğini, tedavi masraflarının poliçe teminatı kapsamından çıkarıldığını, husumetin doğrudan Sosyal Güvenlik Kurumu'na yöneltilmesi gerektiğini, belgelenemeyen tedavi masraflarının ispat edilememiş demek olduğunu, aracın ticari araç olmaması sebebiyle hükmedilecek faizin yasal faiz olacağını, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak dikkate alınması gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar ... ve ... Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğunu, davacıya kaza tarihinde sadece sırt röntgeni çekilmemiş olup, lomber grafi, beyin bt, cervikal grafi, el bileği ve akciğer grafisi çekildiğinin açıkça Adli Tıp Kurumu raporunda belirtildiğini, basit tıbbi müdahale ile iyileşeceğinin bildirildiğini, mevcut olsa idi herhangi bir çökme ya da kırığın gözlenmemesinin mümkün olmadığını, davacının kaza tarihinden çok sonra Alsancak Nevvar Salih İşgören Devlet Hastanesi'ne başvurduğunu ve D11'de çökme kırığı olduğu, T11'de yaklaşık %80 yükseklik kaybına neden olan kırık olduğunun belirtildiğini, ancak bu teşhislerin tamamının kaza tarihinden çok sonra olup kaza tarihinde yapılan tetkiklerde basit müdahale ile iyileşebileceği yönünde teşhis konulduğunu, illiyet bağının olmadığının açıkça ortada olduğunu, ayrıca araç sürücüsü ...’ün ehliyetine alkollü araç kullanmaktan ötürü el konulduğunu ve dolayısı ile kaza anında sürücünün ehliyetsiz olduğunu, davacının sürücünün ehliyeti olmadığını bilebilecek durumda olup araca binerek gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, ayrıca sosyal medya ortamında paylaştığı resimlerden kaza tarihinden sonra tatilde mutlu pozlar verdiğinin İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesi’ne sunulu paylaşımlardan açıkça anlaşıldığını, davacının bu tatil esnasında bir kaza geçirmediğinin ya da kaza tarihinden sonraki bir tarihte bu sorunların oluşmadığının ispata muhtaç bir durum olduğunu, günlük hayatına devam ettiğini, hiçbir zarara uğramadığını, kötü niyetle haksız kazanç peşinde olduğunu beyanla, davanın reddini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:Mahkemece, "... ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı, tarafların kusur oranlarının tespiti için aldırılan raporun, maluliyet oranları için İstanbul ATK dan aldırılan raporun ve bilirkişi ...'den aldırılan █████/2021 havale tarihli raporun denetime elverişli ve açık olması nedeni ile itibar edilerek hükme esas alındığı, raporla ortaya konulduğu üzere davalı araç sürücüsü ...'nın kazanın oluşumunda etken olduğu, yine davaya konu kazaya ilişkin İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında da, İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından alınan █████/2017 tarihli kusur raporunda da davalı ...'nın asli kusurlu olduğu, gerek ceza mahkemesinde gerekse de işbu mahkemece aldırılan kusur raporlarının birbirini teyit eder nitelikte olması, gerekse de kazanın oluş şekli değerlendirildiğinde, davalı ...'nın kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, davacı vekilince geçici ve kalıcı maluliyet talepleri hususunda davalı sigorta ile sulh olunduğundan bu talepler ile ilgili davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, davacının tedavi giderleri talebi bakımından; bilirkişi ...'in █████/2021 tarihli ek raporunda da ortaya konulduğu üzere, emekli sandığından yapılan ödemelerin ve fizik tedavi giderlerinin mahsubu sonrası 827,80 TL tedavi gideri olduğunun belirlendiği, ancak davacı tarafça dava dilekçesinde 500 TL tedavi gideri talep edildiğinden tedavi gideri talebinin bu miktar üzerinden değerlendirildiği, davacı kemer takmaması nedeniyle zararın artmasına neden olduğundan bu bedel üzerinden %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak davacının talep edebileceği tedavi giderinin 400,00 TL olduğu, tespit edilen tedavi giderinden davalı ...'nın sürücü olarak, davalı ... Tic. Ltd. Şti. nin ise işleten olarak sorumlu oldukları, söz konusu tedavi giderinin davalı SGK' nın sorumluluğunda olmayan giderler olduğu anlaşıldığından SGK' ya yönelik davanın reddine karar verildiği, tedavi giderinden re'sen müterafik kusur indirimi yapıldığından reddedilen kısma ilişkin davalılar ... ve davalı ... Tic. Ltd. Şti.lehine vekalet ücretine hükmolunmadığı, davacının manevi tazminat talebi bakımından; davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacının meydana gelen kaza nedeniyle %25 oranında maluliyetinin oluştuğu, olay nedeni ile acı ve elem duyduğu kanaatine varıldığından manevi tazminatın, zenginleşme aracı olmadığı gibi, manevi tatmin duygusu oluşturacak miktarda olması gerektiği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın meydana geliş şekli, kusur durumu, kaza geçirenin yaşı, kaza tarihi dikkate alınarak hakkaniyete uygun miktarda manevi tazminata karar verilmekle;DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, davacının geçici ve kalıcı maluliyet tazminatı talebi ile ilgili sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 400,00 TL TEDAVİ GİDERİNİN davalılar ... ve ... Tic.Ltd. Şti' nden █████/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin tedavi gideri talebinin reddine,SGK' YA YÖNELİK TEDAVİ GİDERİ TALEBİNİN REDDİNE,15.000 TL MANEVİ tazminatın davalılar ... ve ... Tic.Ltd. Şti'nden █████/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine..." şeklinde karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ
:DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN; "...Tedavi giderlerine ilişkin █████/2021 tarihli ek rapora dayanılarak karar verildiğini, ancak rapora karşı haklı itiraz gerekçelerini tatmin edecek şekilde rapor alınmadığı gibi eksik inceleme ve tespite dayalı işbu rapor yeterli görülerek karar verildiğini, dava dilekçeleri ile talep edilen tedavi giderlerinin, müvekkilinin dava konusu kaza nedeniyle meydana gelen omurgasının T11 kemiğinin kırılmasına ilişkin olduğunu, Adli Tıp raporundaki bulguların müvekkilinin felç kalma olasılığını ve yaşamı boyunca ağrı çekeceğini gösterdiğini, halen de tedavi ve kontrollerinin devam ettiğini, müvekkilinde meydana gelen tüm bu sağlık sorunları için fizik tedavi ve buna ilişkin ek tedavi yöntemlerinin tavsiye edildiğini, ameliyatında felç olma ihtimali olduğundan ameliyat edilemediğini, müvekkili davacının Emekli Sandığı kayıtlarında yer alan, tüm MR, film vs.nin kazadan kaynaklı omurga kırığı şeklinde meydana gelen yaralanması nedeniyle tedavi ve kontrol için yapıldığının açıkça belirli olduğunu, müvekkilinin kaza nedeniyle sağlığının düzelmesi için yaptığı tedavi giderleri, fizik tedaviye yönelik yüzme vs. gibi aktivitelerin, KTK’nın 98.maddesi gereği davalı SGK ve diğer davalılar tarafından karşılanması gerekirken, bu taleplerinin yasaya aykırı olarak SGK yönünden, SGK’nın sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, diğer davalılar yönünden de kaza nedeniyle meydana gelen yaralanmasının tedavisine ilişkin tüm tedavi giderlerinin bir kısmının kabul edildiğini, bir kısım taleplerinin reddedildiğini, ilk derece mahkemesi tarafından fizik tedavi içeren yan tedavi giderlerinin de tedavi gideri olarak kabul edilmediğini, çekilen MRlar, tomografiler, fizik tedavileri için yapılan sözleşme ve bu sözleşmelere ilişkin ödemelerin, bu kaza nedeniyle meydana gelen yaralanmanın tedavisine ilişkin harcamalar olduğunun göz ardı edildiğini, █████/2021 tarihli bilirkişi raporunda, tedavi için yapılan yol giderlerinin de tedavi gideri içerisinde sayıldığının belirtildiğini, ancak müvekkilinin hastanelere giderken yaptığı yol giderleri ve yeme, içme vs. gibi zorunlu olarak yapılmış diğer giderleri ve bu giderlere ilişkin yapılan harcama tutarlarının tespit edilmediğini, dava dilekçelerinde de, belgelenmezse de yapılması zorunlu olan tedavi giderlerinin bilirkişi tarafından tespit edilerek bu yönde karar tesis edilmesinin talep edildiğini, ilk derece mahkemesi tarafından, tedavi giderlerinden sayılan yol ve diğer giderlerinin, kurumdan istenilecek tahsil edilen katkı paylarının, reçete ilaç farklarının, yeme içme gibi zorunlu giderlerin, korse bedelinin tespit ettirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile dava dilekçelerindeki taleplerine karar verilmediğini, ilk derece mahkemesi tarafından 827,80 TL üzerinden %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak, 662,24 TL tedavi gideri bulunarak bu bedelin 500,00 TL’sini talep ettiklerinden davalılar tarafından lehlerine 500,00 TL ödenmesine karar verilmesi gerekirken, işbu kısmi taleplerinden, davalılardan alacakları halen var iken %20 müterafik kusur indiriminin yasal olmadığını, pek hafif değerde olan 15.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiğini, kazaya sebep olan tırın ekonomik değeri dahi tek başına nazara alındığında, davalının ekonomik ve sosyal durumunun yüksekliğinin görüldüğünü, müvekkilinin yaşamı boyunca insan bedeni için çok önemli bir yapı olan omurgasındaki hasarlar nedeniyle ağrı çekeceğinin, sürekli kontrol ve tedaviye maruz kalacağının manevi tazminat belirlenirken nazara alınmadığını..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.DAVALI AXA SİGORTA A.Ş VEKİLİ TARAFINDAN; "...Davacı karşı yan ile müvekkili şirket arasında maddi tazminata ilişkin sulh protokolü kapsamında anlaşmaya varıldığını, mahkemece davanın, müvekkili ... sigorta A.Ş ve sigortalı araç sürücüsü-işleten yönünden feragat nedeniyle ret kararı ile sonuçlandırılması gerektiğini, sulh protokolünde mutabık kalınan maddi tazminat ve fer'ilerinin davacı vekilinin banka hesabına ödendiğini, sulh protokolü incelendiğinde davacı vekilinin sulh protokolünde açıkça davadan feragat edeceğine dair beyan ve taahhütte bulunduğunun, avukatın imzalamış olduğu sözleşmenin içeriğine aykırı hareket etmesinin korunamayacağının, bu sebeple feragat nedeniyle ret kararı verilmesi gerektiğinin açık olduğunu (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 25.05.2018 T. █████████ Karar), feragat nedeniyle ret kararı verilmesi gerektiğini bir kez daha vurgulamakla birlikte yazılı olarak sunulan davacı vekilinin imzasını ihtiva eden ibraname ve feragatname içeriğinin dikkate alınmamasının kabul edilebilir olmadığını, yerleşik içtihatlar uyarınca da taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse sulh sözleşmesine göre karar verilmesi gerektiğini (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 18.02.2020 T. █████████ Karar), davacı tarafın tedavi giderinin poliçe kapsamında olduğu iddiasının hiç bir dayanağı bulunmadığını, kaldı ki yeni genel şartlara tabi işbu poliçede tedavi giderlerinin teminat kapsamında olmadığını, bu sebeple müvekkili şirketin geçici iş göremezlik talebi açısından herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, ZMSS genel şartları uyarınca dolaylı zararlara ilişkin tazminat taleplerinin sigorta kapsamı dışında olduğunu, tedavi gideri ve ulaşım bedellerine ilişkin tazminat hesabının kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ibranamede ‘SGK'ya karşı açılan tedavi giderlerine ilişkin dava/talepler hariç olmak üzere’ ibaresinden de anlaşılacağı üzere davacı, davasına yalnızca SGK yönünden devam edeceğini açıkça kabul ve taahhüt etmiş iken mahkemenin aksi yönde karar tesis etmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı yanın ulaşım giderleri vb. şeklindeki taleplerinin dolaylı zarar olup; trafik poliçesi kapsamında olmadığını, davacı sulh protokolü ile gerek müvekkili sigorta şirketini gerekse sigortalı ve sigortalı araç sürücüsünü ibra ettiğini, sulh protokolünde; müvekkili sigorta şirketi nezdinde davacı yana 1.765,00 TL yargılama gideri ödenmesinin kararlaştırıldığını ve bilfiil ödenmiş iken mahkemenin yargılama giderlerine hükmetmesinin hatalı olduğunu, kararının kaldırılmasına, davanın müvekkili ... Sigorta A.Ş, sigortalısı ve sürücü yönünden feragat nedeniyle reddine karar verilmesini, tedavi giderleri istemi yönünden davanın reddine karar verilmesini..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, trafik kazasına dayalı cismani zarar nedeniyle geçici/sürekli işgöremezlik, tedavi giderlerine dair maddi tazminat ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davacı vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.1-Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; kusur ve maluliyete ilişkin herhangi bir istinaf itirazı olmadığı görülmekte olup, istinaf kapsamında yapılan değerlendirmede; davacı taraf her ne kadar tedavi giderlerinin eksik hesaplandığını, tedavi ile bağlantılı ulaşım giderleri, yeme-içme giderleri, çelik korse gideri de olduğu halde bu yönde hiçbir hesaplama yapılmadığını ileri srümüşse de, alınan kök aktüer raporunda tüm bu kalemlere dair hesaplama yapılmamış olduğu halde davacı tarafça bu yönde bir itirazda bulunulmadığı, aksine 18.03.2021 tarihli duruşmada rapora dair bir diyeceklerinin olmadığı yönünde beyanda bulundukları, fizik tedavi giderleri ile birtakım hastane/ilaç giderleri bakımından ise kök raporda seçenekli hesaplama yapılıp takdirinin mahkemeye bırakıldığı görülmekte ise de, itirazlar üzerine alınan ek aktüer raporları ile bu giderlerin bir kısmının SGK tarafından ödenmiş olduğunun belirlendiği ve ödenmeyen toplam 827,80-TL tedavi gideri olduğunun belirlendiği, davacının özel bir spor salonuna ödediği giderin de toplam tedavi giderlerine dahil edilmediğinin görüldüğü, alınan tüm bu raporlar ve kurum yazışmaları neticesinde davacının SGK'nın sorumluluğunda herhangi bir tedavi gideri alacağı bulunmadığının belirlendiği, SGK tarafından karşılanmayan ancak kaza ile illiyetli sair tedavi giderleri bakımından ise; yargılama sırasında davacı ve davalı ... Sigorta AŞ vekilleri arasında sulh protokolü düzenlendiği, içeriğinde eldeki davadaki tüm maddi tazminat talepleri bakımından ... sigorta, sigortalı işleten ve sürücünün ibra edildiğinin açıkça yazılmış olduğunun ve davacının sadece SGK'ya karşı istenen tedavi giderleri bakımından davaya devam edeceğinin belirtildiği, davacı vekilinin mahkemeye verdiği beyanının da bu yönde olup, SGK'ya karşı açılan tedavi gideri talepleri ve ayrıca davalı şahsılara karşı açılan poliçe teminatı dışında olan manevi tazminat istemleri bakımından ibranın sözkonusu olmadığı, "davadaki tüm maddi tazminat talepleri" denilmek suretiyle sigorta şirketine, sürücü ve işletene yöneltilen tedavi giderlerine dair maddi tazminatın da sulh/ibra kapsamında olduğu ve bu protokol uyarınca sigorta şirketinin poliçe limiti olan 290.000-TL'ye kadar anılan davalıların ibra edilmiş olduğu açık olmakla, davacı vekilinin davalılardan tedavi gideri alacağının olduğuna dair istinaf itirazlarının kabulü mümkün görülmemiştir.2-Davacı vekilinin manevi tazminata dair istinaf itirazının ise kısmen kabulü gerekmiştir. Zira, kazada davacı yolcu konumunda olup herhangi bir sürüş kusuru bulunmadığı, ancak emniyet kemeri takmamakla müterafik kusuru ile zararının artmasına neden olduğu, davacıda %25 maluliyetine sebep olacak şekilde omurga kırığı olması ve iyileşme sürecinin yaşı da gözetilerek zorluğu, davalı işletenin ticari şirket olup kazayı yapan davalı aracın tır/çekici olması, tarafların sosyal ekonomik durumları ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemece hükmedilen manevi tazminatın somut olayın özelliklerine uygun düşmeyecek surette az takdir edildiği anlaşılmış, Dairemizce yapılan değerlendirmede; yukarıda belirtilen somut olaya özgü özellikler gözetilerek 40.000-TL üzerinden manevi tazminata karar verilmesi gerekmiştir.3-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin itirazlarının değerlendirilmesinde; mahkemece sigorta şirketi bakımından aleyhe bir hüküm kurulmamış olmasına, taraflar arasındaki sulh protokolü içeriğine göre yargılama devam ederken davacının maddi tazminat alacağının ödenmesi nedeniyle ve davacı vekilinin bu husustaki beyan dilekçeleri içeriğine göre davanın konusuz kalmış olmasına, her ne kadar esasen diğer davalılar olan sürücü ve işleten bakımından tedavi giderine hükmedilmesi yukarıda açıklanan ibra ve sigorta poliçe limiti gözetilerek yerinde olmamış ise de, anılan davalıların herhangi bir istinaf başvurusunda bulunmamış olmaları nedeniyle hükmedilen tedavi giderleri ve yargılama giderleri bakımından davacı taraf yararına usuli müktesep hak oluşmasına, davalı ... Sigorta AŞ'nin poliçe limitine kadar ibra edilmiş olması karşısında işbu istinaf itirazında hukuki yararının bulunmamasına göre reddi gerekmiştir.Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf itirazlarının ise kısmen kabulü ile, kararın kaldırılarak HMK’nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Dairemizce yeniden hüküm tesisine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;I-Davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,II-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜ ile, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ Esas - ████████ Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;"1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;a-Davacının GEÇİCİ VE KALICI MALULİYET TAZMİNATI talebi ile ilgili sulh nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,b-400,00 TL TEDAVİ GİDERİNİN davalılar ... ve ... Tic.Ltd. Şti'nden █████/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin tedavi gideri talebinin REDDİNE,c-SGK'YA YÖNELİK TEDAVİ GİDERİ TALEBİNİN REDDİNE,d-40.000,00 TL MANEVİ TAZMİNATIN davalılar ... ve ... Tic.Ltd. Şti'nden █████/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin REDDİNE,2-Maddi tazminat yönünden; alınması gereken 27,32 TL harcın davalılar ... ile ... Tic.Ltd. Şti'nden müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-Manevi tazminat yönünden; alınması gereken 2.732,40 TL harçtan peşin alınan 174,20-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.558,20 TL harcın davalılar ... ile ... Tic.Ltd. Şti'nden müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-Peşin ve başvuru harcı olarak alınan toplam 210,10 TL harcın davalılar ... ve ... Tic.Ltd. Şti'nden müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafça yapılan 2.666,75 TL yargılama giderinden davanın kabul-ret oranına göre belirlenen 2.300,72 TL'nin davalılar ... ile ... Tic.Ltd. Şti'nden müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,6-Tedavi giderine ilişkin maddi tazminat davası yönünden 400,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ile ... Tic.Ltd. Şti'den müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,7-Tedavi giderine ilişkin maddi tazminat davası yönünden 500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı SGK' ya verilmesine,8-Geçici ve kalıcı maluliyet tazminatına yönelik davanın konusuz kalması nedeniyle taraflar leh ve aleyhine vekalet ücretine hükmolunmasına yer olmadığına,9-Manevi tazminat yönünden; AAÜT' ne göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ile ... Tic.Ltd. Şti'nden müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,10-Manevi tazminat yönünden; AAÜT' ne göre belirlenen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ile ... Tic.Ltd. Şti'ne verilmesine,11-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan avanstan kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine",ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,III-Davacı vekilinin SAİR İSTİNAF İTİRAZLARININ REDDİNE,IV-İSTİNAF AŞAMASINDA;a-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının istek halinde davacı tarafa iadesine,b-Davalı ... Sigorta A.Ş'den alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından yatırılan 81,00 TL harcın mahsubu ile kalan 534,70 TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,V-a-Davalı ... Sigorta A.Ş tarafından karşılanan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,b-Davacı tarafından karşılanan 45,50 TL tebligat masrafı ve 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcına ilişkin toplam 266,20 TL istinaf yargılama giderinin davalılar ... ile ... Tic.Ltd. Şti'den müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,VI-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,VII-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç, teminat ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2025