Anahtar kelimeler: Tescilkooperatif Edimlerini Kayseri Yazim Getirdiğini Üyesi Hukukundan Birleşen Yapı Özetle

T.C.

KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: █████████
ASIL DAVADA;
DAVA
: Tapu İptali Ve Tescil(Kooperatif Hukukundan Kaynaklanan)
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN █████████ E. - ████████ K. SAYILI DOSYASINDA;
DAVA
: Tapu İptali Ve Tescil (Kooperatif Hukukundan Kaynaklanan)
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN ████████ E. - ████████ K. SAYILI DOSYASINDA;
DAVA
: Tapu İptali Ve Tescil
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2025
İSTİNAF KARAR
YAZIM TARİHİ
: █████/2025
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Asıl dava ile birleşen mahkememizin █████████ E. - ████████ K. Sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ..., davalı ... Yapı Kooperatifinin üyesi olup kooperatife karşı tüm edimlerini yerine getirdiğini, davalılardan ... kooperatifin inşaat yapmış olduğu arsada, arsa sahibi konumunda olduğunu, davalı kooperatif diğer davalı ...'a devri gereken daireleri devretmiş olduğunu, dava konusu daire yapılan sözleşme gereğince kooperatife devredilmesi gerektiğini, dava konusu dairenin davalı kooperatifin █████/2020 tarihli, ... karar numaralı yönetim kurulu kararı ile müvekkiline tahsisine karar verilmiş olduğunu, ilgili daire müvekkiline tahsis edildiğini ancak müvekkilinin tescil talebi davalı kooperatifçe yerine getirilmediğini, müvekkilinin davalı kooperatife ödemesinin 215.104,00-TL olduğunu, müvekkilinin davalı kooperatife en yüksek aidat ödeyen kişilerden olduğunu, müvekkilinden çok daha az aidat ödeyen bir kısım kooperatif ortaklarına tapu devirlerinin yapıldığının taraflarınca haricen öğrenildiğini, taraflarınca yapılan araştırmada davalı ...'ın arsa sahibi olduğu tespit edildiğini, kendisine düşün tüm daireleri teslim aldığının tespit edildiğini, kooperatif ile dava dışı kooperatif yüklenicisi arasındaki hukuki uyuşmazlık nedeni ile daireleri kooperatife devretmekten imtina ettiği kanaatine ulaşıldığın, öncelikle dava konusu Kayseri İli ... İlçesi ... Mah.... Ada ...Parsel ...kat ve ... bağımsız bölüm numaralı daire üzerine üçüncü kişilere devrini ve cebri satışı önler nitelikte ihtiyati tedbir konulmasını, davalarının kabulü ile Kayseri İli ... İlçesi ... Mah. ...Ada ... Parsel ... kat ve ... bağımsız bölüm numaralı dairenin müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen mahkememizin ████████ E. - ████████ K. Sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nin davalı ... Yapı Kooperatifi'ne 01.07.2010 tarihinde, ... nolu üyeliği ilişkin olarak ... ile yaptığı hisse devir sözleşmesine binaen kooperatif üyesi olduğunu, üyeliğinin devamında da kalan tüm aidatları müvekkili tarafından ödendiğini, müvekkili tarafından tüm edimlerı karşılandığını, müvekkili davalılardan ... Yapı Kooperatifi tarafından 30.04.2015 tarih ve ... sıra numaralı fatura kesildiğini, devamında da 2015 yılının 10. ayında da davaya konu ev teslim aldığını, davalı kooperatif yönetim kurulu, █████/2016 tarihli ve 170 sayılı kararı ile müvekkilinin ortaklıktan ihracına ilişkin haksız ve mesnetsiz olduğunu iddia ettiği bir karar alındığını, bu kararın Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████████ Esas - ████████ sayılı ve █████/2017 tarihli ilamıyla iptal edildiği, söz konusu karar kesinleşerek müvekkilinin yeniden üyelik hakkı kazandığını, kooperatif üyesi olan müvekkiline Kayseri ili, ... ilçesi, ... ada, ... parsel, ... kat, ... bağımsız bölüm numaralı taşınmaz tahsis edilmiş iken ve müvekkiline devri gerekir iken, müvekkilinin haksız olarak ihraç edildiği zaman dilimi içerisinde, müvekkilinin üyeliği davalı kooperatif tarafından, kooperatif yönetim kurulu üyelerinden ...'nun oğlu olan ...'ya devredildiğini, davalı kooperatife ihtarname gönderilmesinin ilgili mahkeme ilamlarının bildirilmiş olmasına karşın; kooperatif yönetimi tarafın kötü niyetli olarak bu hususlar dikkate alınmadığını ve ...'ya Kayseri ili, ... ilçesi,... ada, ... parsel,... kat, ... bağımsız bölüm numaralı taşınmaz tahsis edildiğini, ...'nun Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası ile söz konusu taşınmazın kendi adına devir ve tescili için ... Yapı Kooperatifi'ne ve arsa sahibi ...'a tapu iptal ve tescil davası açtığını, İşbu dosyanın eldeki dosya ile birleştirilmesini, müvekkilinin halihazırda kooperatifin üyesi olup tüm edimlerini yerine getirdiğini, Kayseri ili, ... ilçesi, ... ada, ... parsel,... kat, ... bağımsız bölüm numaralı taşınmaz üzerindeki asıl hak sahibinin müvekkili olduğunu, kooperatif ile yapılan sözleşmenin de bu yönde olduğunu, kooperatifin, müvekkilini haksız yere ihraç edip kendince zaman boşluğu ve fırsat yaratarak, dava konusu taşınmazın üyeliğini müvekkili dışındaki kişilere devretme noktasında olduğunu, müvekkilinin hakkı olan taşınmazı devralamadığını, müvekkilinin üyeliğinin devam etmekte olup taşınmazdaki mülkiyet hakkının sahibinin müvekkilinin olması gerektiğini, taraflarınca dava açılmadan arabuluculuk sürecinin yürütüldüğünü, Kayseri Arabuluculuk Bürosu ... Büro dosya numaralı,... Arabuluculuk numaralı son oturum tutanağı ile görüşme yapılamadan anlaşmama şeklinde sonuçlandırıldığını, açıklanan nedenlerle öncelikle Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası ile eldeki dava dosyasının birleştirilmesini, dava konusu Kayseri ili, ... ilçesi, ... ada, ... parsel, ... kat,... bağımsız bölüm numaralı taşınmaz üzerine üçüncü kişilere devrini ve cebri satışı önler nitelikte ihtiyati tedbir konulmasını, davanın kabulü ile, Kayseri ili, ... ilçesi, ...ada, ... parsel, ...kat, ... bağımsız bölüm numaralı taşınmazın müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl dava ile birleşen mahkememizin █████████ E. - ████████ K. Sayılı dosyasında davalı kooperatif vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın müvekkili kooperatif üyeliği ve diğer davalı ...'ın müvekkili kooperatife devretmesi gereken arsaların devir işlemlerini yapmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmadığını, ayrıca davacının kooperatifin bir kısım üyelerine kıyasla daha fazla ödeme yaptığı hususunu da kabul ettiklerini belirtmekle birlikte, davacıya tapu iptalini ve kendi adına tescili talep ettiği dairenin henüz teslim edilmemesi müvekkili kooperatifin kusurundan kaynaklanmadığını, dosya kapsamında diğer davalı ...'ın sözleşme gereği devri işlemlerini yapması gereken dairelerin teslimini henüz yapmamış olduğundan müvekkili kooperatif davacı üyeye devretmesi gereken dairenin teslimini yapmadığını, işbu nedenlerle müvekkilinin kusuru bulunmadığından müvekkili kooperatif açısından davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Asıl dava ile birleşen mahkememizin █████████ E. - ████████ K. Sayılı dosyasında davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin arsa sahibi müteveffa...'ın mirasçısı olup arsa sahibi olduğunu, söz konusu daire arsa sahibi olan müvekkiline isabet eden dairelerden olmadığını, kat irtifakı tesis edilirken arsa sahabi adına tesis edilen dairelerden olduğunu, KKİS gereği müteveffa arsa sahibi...'ın mirasçıları üzerinde Kayseri İli, ... İlçesi, ... Mah. ... ada, ...parselde müvekkili adına... ve... nolu daireler, ... adında ... nolu daire ve ... adına... nolu daire durduğunu, müvekkilinin hak sahibi kim ise ona daireyi vermeye hazır olduğunu, ancak bu konuda tereddüt olması ve sözleşmenin hükümlerinin tam olarak ifa edilmemesi nedeniyle devir yapılmadığını, bu nedenle yargı yoluyla hak sahibi kim ise müvekkili daireyi ona vermeye hazır olduğunu, davacının kooperatif üyesi olup dairenin onun adına asibet edip etmediğini, ancak diğer davalı kooperatifin bileceğini, müvekkili yönünden 3. Kişi konumunda olan davacı kendi adına tapu iptali tescilini istemişse de bu dava usuli açıdan yanlış olup ancak kooperatif adına tescil talep edilebileceğini, müvekkili yönünden davacı ile arada herhangi bir sözleşme olmadığı için husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini, müvekkilinin iyi niyetli olup halen kooperatif üyeleri tarafından kullanılan bu daireyi ileride hukuki sorunlarla karşılaşmamak adına üzerinde tuttuğunu, herhangi bir şekilde tedbir ya da şerh olmamasına rağmen bir başkasına devir yoluna gitmediğini, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, taraflar arasındaki hukuki sorunlardan ve tam bir bilgi sahibi olamamasından dolayı daireyi kime vereceğini bilemediğini, bu nedenle yargılama sonunda hak sahibi kim ise daireyi onun adına vermeye hazır olduklarını, ancak müvekkili yargılamaya sebep olmadığı için yargılama giderleri ve vekalet ücretine karar verilmemesini talep ettiklerini, davanın KKİS gereği öncelikle sözleşmenin tamamlanabilmesi için arz ettikleri mesken ve tapu harçlarının müvekkiline ödendikten sonra hak sahibi kim ise onun adına tescilini kabul etmediklerini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...Kooperatif ortaklarından her biri ortaklık amacı çerçevesinde borç ve yükümlülük altına girerler. 1163 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesine göre ortaklar hak ve vecibelerde eşittirler. Bilindiği üzere, “eşitlik” kavramı mutlak ve nispi eşitlik olmak üzere ikiye ayrılır. Ortaklık statüsünden doğan objektif haklara sahip olma ve bunların korunmasını isteme hakkı mutlak eşitlik kapsamındaki haklara örnek gösterilebilecek iken, kooperatif ortaklığına bağlı olarak yararlanma ve maddi menfaat sağlamada ortağın eylemli katkısı ve özverisinin gözetilmesi ise nispi eşitlik ilkesi gereğidir. Bu itibarla, ortaklıktan kaynaklanan borçlarını yerine getiren bir ortağın, eşit durumda bulunduğu diğer ortaklara tanınan haklardan kendisinin de yararlandırılmasını istemeye hakkı vardır. İİK 198. maddesi, "Mevzuu para olmıyan alacak ona muadil bir kıymette para alacağına çevrilir. Şu kadar ki iflas idaresi taahhüdün aynen ifasına deruhte edebilir. Bu takdirde alacaklı talep ederse iflas idaresi teminat gösterir...Borçlar Kanununun 290 ncı maddesi hükümleri mahfuzdur." hükmünü içermektedir. Somut olayda asıl dava ve birleşen davalarda davacılar kooperatif üyesi olarak adına tahsis edilen konutun tapu iptal ve tescilini talep etmiştir. Ancak İİK 198 maddesi uyarınca kooperatiften doğan tescil hakları para alacağına çevrildiğinden davacıların tescil hakkı kanunen mümkün olmadığından reddedilmiştir. Davacıların alacağının sıra cetveline kayıt kabul olarak görülüp görülemeyeceği hususu; Davacıların talebi kooperatif üyesi olarak adına tahsis edilen konutun tapu iptal ve tescili istemine ilişkin olup, 1163 sayılı Kanun’un 98'inci maddesi uyarınca bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Türk Ticaret Kanunundaki anonim şirketlere ait hükümler uygulanır. TTK'nın 329 uncu maddesinde, belli istisnalar haricinde şirketin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği öngörülmüş, buna paralel olarak TTK'nın 405/2 maddesinde ise "Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; tasfiye payına müteallik hakları mahfuzdur" hükmüne yer verilmiştir. Bu nedenle, anonim şirket ortağı ödediği sermaye miktarı için şirketten alacaklı olmaz. Zira, ortakların payları için yapılan ödemeler ortaklığın sermayesini oluşturur. Sermaye payı ise ortaklığa verilmiş bir borç olmadığından ortaklığın iflası halinde ortaklar kural olarak iflas alacaklısı olamazlar. Diğer bir anlatımla, ortaklar ödedikleri sermaye borcunu iflas masasına alacak olarak kaydettiremezler. Ancak, pay cetveline göre paylaşım yapıldıktan sonra ve İİK'nın 196 ncı maddesi uyarınca faiz ödemelerinden sonra masada para kalması halinde pay sahiplerine ödeme yapılması mümkündür. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi yollamasıyla, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 379. ve 480/3. maddeleri kapsamında bir alacak olmadığı halde, iflas masasına kaydı mümkün alacak olarak kabulü edilemeyeceğinden davaların sıra cetveline kayıt kabul olarak görülmesi de mümkün değildir. (Bknz. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin █████████ E., █████████ K. Sayılı ilamı) Davacılar Yargıtay uygulaması gereği kooperatif üyesi olduğundan taşınmazın bedelinin sıra cetveline kaydı da mümkün olmadığından bu husus da mahkememizce kabul görmemiştir. 1-ASIL DAVA VE BİRLEŞEN DAVANIN (MAHKEMEMİZİN █████████ E - ████████ K SAYILI) REDDİNE, 2-BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN ████████ E. ████████ K. SAYILI DAVASININ REDDİNE..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı ... vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davacı ... vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkil ..., davalı ... Yapı Kooperatifi'nin üyesi olup kooperatife karşı tüm edimlerini yerine getirdiğini, müvekkil, ... Yapı Kooperatifi'ne █████/2010 tarihinde, ... nolu üyeliğe ilişkin olarak ... ile yaptığı hisse devir sözleşmesine binaen kooperatif üyesi olduğunu ve müvekkile ... Yapı Kooperatifi tarafından █████/2015 tarih ve ... sıra numaralı fatura kesilmiş devamında da 2015 yılının 10. ayında da davaya konu taşınmaz teslim alındığını, ancak daha sonrasında davalı kooperatif tarafından bilinçli bir şekilde hileli hareketler ve aldatma kastıyla, haksız menfaat elde etme odaklı girişimlerde bulunulduğunu, ilk olarak; davalı kooperatif yönetim kurulu tarafından █████/2016 tarihli ve 170 sayılı karar ile müvekkilin ortaklıktan ihracına ilişkin haksız ve mesnetsiz bir karar alındığını, bu karar Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████████ E. - ████████ K. sayılı ve █████/2017 tarihli ilamıyla iptal edilmiş ve söz konusu karar kesinleşerek müvekkilimiz yeniden üyelik hakkı kazandığını, daha sonra; davalı kooperatif tarafından ihraç kararının iptali davasının müvekkilce kazanılması üzerine müvekkile devir yapılmadığı gibi müvekkil aleyhine yeniden ve haksız şekilde ekstra borç ve ödemeler çıkarıldığını, müvekkili tekrardan ihraç etme çabası içerisine girildiğini ve █████/2018 tarihli ve 197 sayılı kararı ile müvekkilin ihracına karar verildiğini, davalı kooperatifin hem müvekkil aleyhine çıkardığı haksız ve mesnetsiz borç hem de ihraç kararı tekrardan dava konusu edildiğini, bu bağlamda, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. - ████████ K. sayılı ve █████/2019 tarihli kararı ile davalı kooperatifin müvekkil aleyhine mevcut olduğunu iddia ettiği borçlara ilişkin menfii tespit davası kısmen kabul edilerek ihraç kararına dayanak yapılan borcun dayanaksız olduğu tespit edildiğini ve bu karar kesinleşiğini, █████/2018 tarihli ve 197 sayılı ihraç kararı ise Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ E. - ████████ K. sayılı ve █████/2018 tarihli ilamıyla iptal edildiğini ve söz konusu karar kesinleşerek müvekkilinin yeniden üyelik hakkı kazandığını, tüm bu ihraç - dava - iade - menfi tespit - ihraç - iade süreçleri müvekkil lehine sonuçlanmasına rağmen davalı kooperatif, dava konusu taşınmazı müvekkile devretmekten imtina ettiğini, kooperatif üyesi olan müvekkiline Kayseri ili, ... ilçesi, ... ada, ... parsel, ... kat, ... bağımsız bölüm numaralı taşınmaz tahsis edilmiş iken ve müvekkile devri gerekmekte iken, müvekkilimizin haksız olarak ihraç edildiği zaman dilimi içerisinde müvekkilinin üyeliği davalı kooperatif tarafından kooperatif yönetim kurulu üyelerinden ...'nun oğlu olan ...'ya (...) devredildiğini, davalı kooperatife ihtarname gönderilmesi, ilgili mahkeme ilamlarının bildirilmiş olmasına karşın kooperatif yönetimi tarafın kötü niyetli olarak bu hususlar dikkate alınmamış ve ...'ya Kayseri ili, ... ilçesi, ... ada, ... parsel, ...kat, ... bağımsız bölüm numaralı taşınmaz tahsis edildiğini, ... da, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası ile söz konusu taşınmazın kendi adına devir ve tescili için ... Yapı Kooperatifi'ne ve arsa sahibi ...'a tapu iptal ve tescil davası açmış, netice olarak tarafımızca açılmış olan dosya ile işbu dosya birleştirildiğini, dava konusu taşınmaz üzerindeki asıl hak sahibi müvekkili olduğunu, kooperatif ile yapılan sözleşme de bu duruma yönelik olduğunu, bu hususa rağmen kooperatif, müvekkilimizi haksız yere ihraç edip kendince zaman kazanmış ve dava konusu taşınmazın üyeliğini müvekkili dışındaki kişilere devrettiğini, bu aşamada müvekkili hakkı olan taşınmazı devralamadığını ve yeterince mağdur olduğunu, müvekkilinin mağdur olduğu yetmezmiş gibi yerel mahkemece de davamızın reddine karar verilmiş ve müvekkil daha da mağdur konuma düştüğünü, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 16/son maddesi hükmünce, çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamayacağını, bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam edeceğini, müvekkilin, █████/2018 tarihli ve 197 sayılı ihraç kararı Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ E. - ████████ K. sayılı ve █████/2018 tarihli ilamıyla iptal edilmiş olmasına ve söz konusu karar kesinleşerek müvekkili yeniden üyelik hakkı kazanmasına rağmen, dava konusu taşınmazın ...'ya tahsisi █████/2020 tarihindeki yönetim kurulu kararı ile gerçekleştirildiğini, oysaki müvekkilimizin üyeliği devam etmekte olup taşınmazdaki mülkiyet hakkının sahibi müvekkili olması gerektiğini, her ne kadar kararda TTK'nın Anonim Şirket hükümlerine ilişkin hükümlerine atıf yapılmak suretiyle alacaklı olunamayacağı şeklinde gerekçe sunulsa da kooperatifler niteliği itibariyle AŞ gibi kar amacı güden bir şirket türü olmadığını, kooperatife üye olunmasının ve aidat ödenmesinin sebebi kooperatiften bir taşınmaz edindiğini, dolayısıyla kooperatife ödenen aidatın Anonim Şirkete ödenen sermaye gibi nitelendirilmesinin doğru olmadığını, bu itibarla müvekkilin alacaklı konumunda olması da mümkün olduğunu, istinaf talebinin kabulü ile, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. - █████████ K Sayılı kararın müvekkil lehine kaldırılarak davanın kabulüne, mahkeme aksi kanaatte ise kararın kaldırılarak dosyanın eksikliklerin giderilmesi amacıyla mahkemesine iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı ...vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E - █████████ K sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını davanın kabülüne karar verilmesini yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesinin █████/2025 tarih ve ████████ E - █████████ K sayılı ek kararı ile; "...Davacının istinaf talebinde bulunduğu, ancak istinaf harcının ve avansının yatırılmadığı, bunun üzerine asıl ve birleşen davalar nedeni ile istinaf kanun yoluna başvurma harcı 1.683,10 TLx2= 3.366,20 TL, istinaf karar harcı ( Maktu ) 615,40 TL'yi yatırması için davacı vekiline tebliğden itibaren 1 (bir) haftalık kesin süre içerisinde tamamlaması, aksi takdirde istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verileceği ihtar edilmiş, muhtıra davacı vekiline █████/2025 tarihinde tebliğ edilmiş, verilen 1 (bir) haftalık kesin süre içerisinde davacı vekilince eksik istinaf harçları ve avansının yatırılmadığı anlaşılmakla HMK. 344. Maddesi gereğince davacının istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HMK. 344. Maddesi gereğince davacı ...' nun istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına..." şeklinde karar verilmiştir.
İşbu ek karar tebliğ edilmiş, ek karara karşı istinafa başvurulmadığından, davacı ...' nun asıl istinaf dilekçesi yönünden istinaf incelemesi yapılmamıştır.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Asıl ve birleşen davalar, kooperatif üyesinin açtığı tapu iptali ve tescil talebine ilişkindir.
Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, İİK'nın 198.maddesi kapsamında davacının kooperatiften doğan tescil hakları para alacağına çevirildiğinden davanın reddine ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle birleşen Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'in ████████ E - ████████ K sayılı dosya davacısı ...'nin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından birleşen Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'in ████████ E - ████████ K sayılı dosya davacısı ...'nin istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. (Yargıtay 6.HD nin █████████ esas-█████████ karar sayılı emsal içtihadı)
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen █████/2024 tarih ve ████████ E - █████████ K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla birleşen Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'in ████████ E - ████████ K sayılı dosya davacısı ...'nin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Birleşen Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'in ████████ E - ████████ K sayılı dosya davacısı ...'nin istinafı yönüden; Alınması gerekli olan 615,50 TL istinaf karar ve ilam harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
Asıl dava davacısı ...tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde bu davacıya iadesine,
3- İstinaf başvurusunda bulunan davacı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile,HMK 361/1 md uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!