Anahtar kelimeler: Sektörlerde Abisi Kayseri İstemli Satım Kurulduğunu Yazim Çeşitli Sunulan Alım

T.C.
KAYSERİBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ6. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: █████████ E. █████████ K.DAVANIN KONUSU
: Ticari Şirket Genel Kurul Kararının İptali İstemliİSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen █████/2024 tarih ve █████████ E - █████████ K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 2010 yılında ... tarafından kurulduğunu, 2017 yılında müvekkilinin abisi ... tarafından davalı şirketin kurulduğunu ve çeşitli sektörlerde alım satım işi yaptığını, müvekkili şirketin davalı şirkete maddi manevi destek sağladığını, çeşitli bankalarla imzaladığı kredi sözleşmelerine davalı lehine kefil olduğunu, davalı şirket sahibi ...'nun kalp yetmeliği hastalığına yakalandığı bu nedenle şirket faaliyetlerini yürütemediğini müvekkili şirket sahibi ... tarafından yürütülmesini istediğini ve █████/2020 tarihinde davalı şirkete müdür olarak atandığını, davalı şirket sahibi ...'nun █████/2022 tarihinde vefat ettiğini, mirasçısı olarak eski eşi ...'den olma 10 yaşındaki kızı ...'nun kaldığını, ... tarafından velayetten istifade edilerek genel kurul kararı alındığını ve bu kararlar ile şirket hisselerinin bir kısmının ...'nin akrabı olan ...'e devredildiğini, ...'ın müdürlük görevine son verildiğini, ... müdürlük görevinden alındığın kendisine gönderilen ve gerçeğe aykırı iddialarla dolu ihtarname ile öğrendiğini, şirket el değiştirdikten sonra borçları nedeni ile icra takiplerinin başladığını, tüm bunların sonucunda, davalı şirket uhdesinde 2.629.234,07-TL tutarında alacağı olan ve davalı şirketin 5.000,000,00-TL limitli kredi sözleşmesinde davalıya kefil olan müvekkili şirket büyük bir risk altına girdiğini, davalı şirketin idaresini elinde bulunduranlar müvekkilinin alacağını ödemedikleri gibi son olarak kredi borcunun █████/2022 tarihinde muaccel olan taksitini de ödemediğini ve bankanın bildirimi sonucunda borcun müvekkili tarafından ödendiğini belirterek şirketin kuruluşundan beri tek ortaklı olan davalı şirketin sahibi ...'nun ölümünden sonra şirket sahibi küçüğün velayetinden istifade edilerek alınan genel kurul kararları vasıtasıyla şirketin tek ortaklı yapısına son verildiğini, şirket hisselerinin bir kısmının ve şirket idaresinin şirket ile hiçbir ilgisi bulunmayan şahsa bırakıldığı, şirketin kredi borçları dahil olmak üzere hiçbir borcunun ödenmediği ve bu sebeple icra takipleriyle karşı karşıya kalındığını, sürekli şirket merkezi değiştirilerek şirket alacaklılarının alacaklarına kavuşmasının ve kendilerine muhatap bulmasının engellenmeye çalışıldığını şirketin, şirket alacaklılarının ve şirket sahibi küçüğün menfaatlerinin hiçe sayıldığını, böyle devam etmesi halinde şirketin varlığını idame ettiremeyeceğini, davalı şirketin hem alacaklısı hem kefili olan müvekkilinin büyük bir risk altında olduğunu belirterek öncelikle davalı şirkete ...'ın aksi halde resen seçilecek bir kişinin kayyım olarak atanmasını, █████/2022 tarihli, ███████ sayılı Genel Kurul karanının 3 nolu bendinin, █████/2022 tarihli, 2022/2 sayılı Genel Kurul Karının 3 nolu bendinin, █████/2022 tarihli 2022/2, 202/3 ve █████/2022 tarihli, 2022/4 sayılı Genel Kurul kararlarının tamamının hükümsüzlüğünün tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; Müvekkili şirketin sahibi ...nun 01.07.2022 tarihinde vefat etmiş olup Kayseri 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin █████████ esas - █████████ karar sayılı veraset ilamınından da görüleceği üzere tek mirasçı murisin kızı ... kaldığını, Murisin müvekkili şirketin tek ortağı ve sahibi olup vefatı ile birlikte şirket ile ilgili tüm hakları kızı ...'ya geçtiğini, ...'nun henüz 10 yaşında olması ve velayetinin annesinde bulunması nedeniyle şirkete ilişkin temsil yetkileri anne tarafından yerine getirildiğini, murisin vefatı sonrası şirketin varlığından haberdar olunması üzerine şirketin defter ve kayıtlarının temini hususunda birçok girişimde bulunulduğunu, uzun bir süre belgelerin müvekkiline teslim edilmediğini, bu süreçte davacı şirketin de yetkilisi ve sahibi olan ... tarafından müvekkilinin izin alması gerektiği yönünde birçok bildirim yapıldığını, ilgilere gönderilen ihtârname ve Muhasebeciler Odası nezdinde yapılan şikayetler neticesinde şirkete ait defter ve kayıtlar tarafımıza 11.10.2022 tarihinde teslim edildiğini, şirket defter ve kayıtlarında yapılan incelemelerde suç teşkil eden eylemlerde bulunulduğunun tespit edilmesi üzerine şüphelilerin tespiti için gerekli soruşturmanın yapılması amacıyla Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayet dilekçesi verildiğini ██████████ sayılı dosyada soruşturmanın devam ettiğini, muris ... 01.07.2022 tarihinde vefat etmiş, vefatından sadece 1 gün sonra 02.07.2022 tarihinde şirket adına kayıtlı 12 aracın ...Ltd.Şti. isimli şirkete devredildiğini, aynı şirkete 22.07.2022 tarihinde bir araç daha devredildiğini, bu devirlerin, murisin vefatından sadece 1 gün sonra yapıldığını, araç devirlerinin yapıldığı ...Ltd.Şti.'nin tek ortağı ... olduğunu, ... tarafından ... Pazarlama isimli şirkete karşı 22.07.2022 tarihinde Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile 7.000.000,00-TL bedelli senete istinaden icra takibi başlatıldığını, sahibi ve yetkili müdürü davacı ... olan davacı ...Ltd.Şti. isimli şirket tarafından müvekkili şirket aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ...sayılı dosyası ile 28.10.2022 tarihinde icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine icra takibi durdurulduğunu işbu dosyanın takip çıkış miktarı 2.629.234,00 TL olduğunu, ... tarafından ... Pazarlama şirketi aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası icra takibi başlatıldığını, şirket defterlerlerinin 11.10.2022 tarihinde teslim edildiğini teslim öncesi muhasebe kayıtlarında değişiklikler yapıldığını, 07.10.2022 ile 11.10.2022 tarihleri arasında şirket kaydına bir kısım fatura ve senet giriş-çıkışları yapıldığını, ... Pazarlama isimli şirkete karşı başlayan icra takiplerinin dayanakları da işte bu fatura ve senetler olduğunu tüm bu sebeplerden soruşturmanın başlatıldığını ve soruşturmanın devam ettiğini, müdür olarak küçüğün menfaatini koruyacak birisi olan ailenin damadı ...'in atandığını öncelikle % 1 oranında hisse devri yapıldığını, şirket müdürü olarak atanan ...'in hiçbir beklentisi olmadığını belirterek, iptali talep edilen genel kurul kararlarının şirketin temsili ve varlığının devamı amacıyla yapıldığını, bu kararların alınması sonucunda şirketin varlığını devam ettirebildiğini, yapılan bu işlem haricinde şirketin malvarlığına yönelik hiçbir işlem yapılmadığını, yine davacı tarafça ...'ın kayyım olarak atanması talep edilmiş ise de bu kişinin gerek şirket gerekse küçüğe karşı yapmış oldukları bu şahsın kayyım olarak tayinine engel oluşturduğunu, şirket sahibi olan kardeşinin vefatının ertesi günü müdürlük yetkisini kötüye kullanarak şirkete ait 13 aracını karşılıksız olarak devreden ve sahibi olduğu şirketi vasıtasıyla küçüğe intikal eden şirkete karşı icra takibi yapan davacının, küçüğün menfaatleri düşünüldüğünde söz konusu şirkete kayyım olarak tayini usul, yasa ve küçüğün menfaatlerine aykırı olduğunu belirterek kayyım olarak ...'ın atanması talebinin ve davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkeme kararında; "... Davacı taraf davalı şirketten alacaklı olduğu ve şirketin sermayesinin korunması hükümlerine aykırı davranıldığından davacı şirketin de risk altında olduğu iddiasıyla yukarıda açıklanan kararların hükümsüzlüğünü ileri sürmekte ise de alınan kararların kurucu ve şekli nitelikte olan emredici hükümlere uygun olduğu açıktır.6102 sayılı TTK’nın “Butlan” başlığını taşıyan 447. maddesi, “Genel kurulun, özellikle; a) pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, c) anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır." hükmünü haizdir. Örneğin yasal yedek akçelerin yasanın öngördüğü asgarilerin altına indirilen, ortakların sınırlı sorumluluğunu değiştiren, hisse bedellerini itibari değerin altına indiren kararlar şirketin temel yapısı bozan, ve sermayenin bütünlüğünü koruyan emredici hükümlere aykırılık teşkil eden kararlardır. Somut uyuşmazlıkta ise muhteviyatları itibariyle özellikle 2022/2, 2022/3 ve 2022/4 nolu kararların şirket müdürün değiştirilmesi ve şirket merkezinin değiştirilmesine ilişkin olması nedeniyle sermayenin korunması ile ilgili olmadığı, şirketin tek ortağı olan ... hissesinden 1200 pay karşılığı 30.000 TL’lik tutarı şirkete dışarıdan giren ...’e devredilmesine yönelik 2022/1 sayılı genel kurulun 3 no.lu kararın davalı şirketin temel yapısını bozmadığı ve sermayenin bütünlüğünü koruyan emredici hükümlere aykırılık teşkil etmediği gözetilerek davanın reddine karar verilmiştir. Davanın reddine, ..." şeklinde karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Eldeki davada uyuşmazlığın; davaya konu genel kurul kararlarının şirketin temel yapısını bozup bozmadığı, bu kararlar ile sermayenin korunması hükümlerine aykırı hareket edilip edilmediği, genel kurul kararlarının şirketin devamlılığı için yapılıp yapılmadığı, nihayetinde bunların emredici hükümlere, ahlaka, dürüstlük kurallarına aykırı ve dolayısıyla hükümsüz olup olmadığı hususlarında toplandığını, tahkikat aşamasında ilk derece mahkemesinin; bir kısım delillerini topladığını, tanıkları dinlediğini, ...’i isticvap ettiğini, iki adet bilirkişi raporu aldırmış olup nihayetinde vermiş olduğu ret kararını özetle; dava konusu genel kurul kararlarının sermayenin yüzde yüzüne sahip ortakların katılımıyla yapıldığını, dolayısıyla çağrı yapılmamış olmasının kararları hükümsüz kılmadığı, kararların kurucu ve şekli nitelikte olan emredici hükümlerin uygun olduğunu, kararlardan şirket müdürünün değiştirilmesi ve merkezin değiştirilmesine ilişkin olanların sermayenin korunması ile ilgili olmadığını, hisse devrine yönelik kararın da şirketin temel yapısını bozmadığı ve sermayenin bütünlüğünü koruyan emredici hükümlere aykırılık teşkil etmediği şeklinde gerekçelendirdiğini, ne var ki, ilk derece mahkemesince verilen bu kararın ve gerekçesinin somut olayın kendine has özelliklerinden kopuk, dosyadaki delillere aykırı ve eksik inceleme ile hatalı bir hukuki tahlile dayalı olması nedeniyle kabul edilemez nitelikte olduğunu, eldeki dosya kapsamında uyuşmazlığın doğru bir şekilde çözümü için somut olayın ve davalı şirketin kendine has özelliklerine dikkat edilmesi ve yapılacak her tahlilde bu özelliklerin göz önünde bulundurulması gerekmekteyken ilk derece mahkemesinin bu hususu göz ardı ettiğini, dosya kapsamındaki delillerle sabit olduğu üzere; davalı şirketin, müteveffa ... tarafından tek ortaklı bir şekilde kurulmuş ve kurulduğu günden dava konusu genel kurul kararlarının alındığı tarihe kadar bu tek ortaklı yapısını sürdürmüş bir şirket olduğunu, öyle ki, ... şirketine hiçbir zaman kimseyi ortak etmediğini, kalp yetmezliği sebebiyle şirket faaliyetlerini yürütemediği dönemde dahi kardeşi ...'a herhangi bir hisse devri yapmadığını, kardeşini yalnızca müdür olarak atamakla yetindiğini, ...'nun vefatından sonra tüm hisselerin müteveffanın kızı olan 10 yaşındaki ...'ya kaldığını, anılan şahıs şirketin tek hissedarı haline geldiğini, ...'nun ...'nun 2011 yılında evlenip 1 yıl sonra boşandığı eski eşi ...'nin evliliklerinden dünyaya gelmiş olup küçüğün velayetinin ...'ye bırakıldığını, dava konusu genel kurul kararları, şirketin sahibi olan küçük tarafından değil, şirket ile hiçbir ilgisi olmayan ve şirket kurucusu müteveffanın boşandığı eski eşi ... tarafından küçüğün velayetinden istifade edilerek alındığını, dava konusu genel kurul kararları ile şirketin tek ortaklı olan ve adeta şirket sahibi olan küçük tarafından değil, şirket ile hiçbir ilgisi olmayan ve şirket kurucusu müteveffanın boşandığı eski eşi ... tarafından küçüğün velayetinden istifade edilerek alındığını, dava konusu genel kurul kararları ile şirketin tek ortaklı olan ve adeta şirket sahibi ile şirketin iç içe geçmiş temel yapısının bozulduğunu, şirketin yıllardır faaliyet gösterdiği merkez adresinin değiştirildiğini, şirket ile uzaktan yakından ilgisi olmayan ve tek vasfının ...'nin eniştesi olmak olan ...'in şirkete ortak ve müdür olduğunu, tüm bunlar somut olayın kendine has özellikleri olup eldeki uyuşmazlık hakkında bir karar verirken ortada bir şahıs tarafından tek ortaklı olarak kurulmuş, dışa kapalı bir şirket olduğunu, bu şirketin tüm hisselerinin miras yoluyla genel kurul kararlarının tarih itibariyle 10 yaşında bir çocuğa intikal ettiğini, dava konusu genel kurul kararlarının şirketin sahibi küçüğün iradesini yansıtmadığını, keza küçüğün bu kararların sonucunu anlayabilecek çağda dahi olmadığını, kararların daha önce hayatında hiç şirket yönetmediğini, boşandığı eski eşinden kızına kalan şirketi velayet sayesinde ele geçirmiş bir eski eş tarafından alındığının gözönünde bulundurulması gerektiğini, İlk derece mahkemesinin tüm bu hususları göz ardı etmek suretiyle hatalı ve hakkaniyete aykırı bir karar verdiğini, ... lehine yapılan hisse devri ve müdür ataması bakımından yapılan açıklamaların dayanaktan tamamen yoksun olduğunu, şirketin devamının şirket hissesinin devretmeksizin de sağlanabileceğini, TMK m 426 hükmü uyarınca bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaatinin çatışması durumunda talep üzerine belirli işler için temsil kayyımı atanabileceğini, TMK m.427 hükmü uyarınca ise bir tüzel kişinin gerekli organlarından yoksun kalması halinde tüzel kişiye yönetim kayyımı atanabileceği, tarafların beyanlarının aksine somut olayda şirketin devamı için hisse devri yapılmaksızın başvurabilecek yollar olduğunu, şirketin temel yapısını bozmadan şirketin devamlılığına sağlamaya hizmet edebilecek TMK m.426 ve 427 hükümleri dururken kuruluşundan bu yana tek ortaklı olan şirket hissesinin ve müdürlüğünün şirket ile hiçbir ilgisi olmayan tecrübesiz ve tek vasfının küçük ...'in velisinin akrabası olmak olan bir kişinin eline mahkum edildiğini, buna ilişkin makul bir açıklama da yapılamadığını, bu işlemin son derece kötüniyetli olduğunun açık olduğunu, davalı tarafın adres değişikliği kararları ile ilgili olarak yaptığı açıklamaların da gerçeğe aykırı ve akla yatkın olmadığını, dosya kapsamına gelen müzekkere cevaplarından anlaşıldığını, dosya kapsamında alınan gerek kök rapor gerekse ek rapora karşı itiraz dilekçelerinde belirtildiği üzere raporların mali inceleme başlıklı bölümünün uyuşmazlıktan kopuk bir biçimde hazırlandığını, eldeki dosya kapsamında asıl irdelenmesi gereken davaya konu genel kurul kararlarının alındığı tarih olan █████/2022 tarihinden bugüne kadar olan süreçte davalı şirketin devamlılığının sağlanmasına yönelik herhangi bir faaliyet yapılıp yapılmadığı meselelerinin irdelenmediğini, uyuşmazlığın çözümü için hiçbir önem arz etmeyen genel kurul kararlarından öncesine dayanan birtakım alakasız hadiselerin değerlendirildiğini, dosya kapsamında alınan her iki rapordaki nitelikli hesap uzmanı incelemesi başlıklı bölümde şirketin temel yapısı ve sermayenin korunması hükümleri bakımından yeterli bir tahlil yapılmadığını, bundan kaçınıldığını, gerekçeli karardaki ifadelerin aksine alınan kararların kurucu ve şekli nitelikte olan emredici hükümlere uygun olup olmamasının somut olayda hiçbir öneminin olmayıp eldeki dosya kapsamında önemli olan dava konusu genel kurul kararların alınmasındaki saik sonuçları ve tüm bunların dürüstlük kurallarına aykırı olup olmaması olduğunu beyan ederek istinaf başvurularının kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava, limited şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.Davacı şirket kurucusu ... ile davalı limited şirketin kurucusu ...'nun kardeş olduklarını ...'nun kalp rahatsızlığına yakalanması üzerine ...'ın 16.04.2020 tarihinde şirkete müdür olarak atandığını ...'nun 01.07. 2022 tarihinde vefat ettiğini Vefat üzerine şirketin tek ortağının ...'ya intikal ettiğini ...'nun velisi tarafından müdürlük görevinden azl edildiğini yeni müdür olarak ...'in atandığını,Şirket yönetimin el değiştirmesinden sonra davalı şirketin mevcut borçlarını ödemekten kaçındığını bu sebeple davalı şirket aleyhine icra takipleri başlatıldığını, davalı şirketin dava dışı banka ile imzaladığı GKS'ye şirket olarak müteselsil ve müşterek kefil olarak imza attıklarını, davalı şirketin kredi borcunu ödememesi üzerine dava dışı banka tarafından 20.11.2022 tarihli ihtar ile muaccel olan ilk taksitin ödenmesinin kendilerinden istenildiğini davalı şirketin 19.10.2022 tarihli genel kurulunda alınan ███████-███████-███████ ██████ sayılı kararların şirketi işlevsiz hale getirdiği sermaye yapısını değiştirdiği şirketin bu şekilde borçlarını ödemesinin mümkün olmadığını bu durumdan kefil olarak kendilerinin de etkileneceğini belirterek kararların hükümsüzlüğü tespitini talep etmiştir.Davalı şirket cevap dilekçesinde ...'nun vefatı sonrası şirket defter ve kayıtlarının kendilerine 11.10.2022 tarihine kadar teslim edilmediğini, defterlerler teslim edildikten sonra yapılan incelemelerde suç teşkil eden eylemlerde bulunulduğunun tespit edilmesi üzerine şüphelilerin tespiti için gerekli soruşturmanın yapılması amacıyla Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayet yapıldığını, soruşturmanın ██████████ sayılı dosyada devam ettiğini,... 01.07.2022 tarihinde vefat etmiş, vefatından sadece 1 gün sonra 02.07.2022 tarihinde şirket adına kayıtlı 12 araç, ...Ltd.Şti. isimli şirkete devredildiğini, devir tarihleri itibariyle yapılan kontrollerde yapılan devirlere rağmen şirket hesaplarına herhangi bir tutar giriş olmadığı da tespit edildiğini, ...Ltd.Şti. isimli şirketin tek ortağı ... tarafından şirket aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile 7.000.000,00 TL bedelli senete istinaden icra takibi başlatıldığını, Sahibi ve yetkili müdürü davacı ... olan davacı ...Ltd.Şti. isimli şirket tarafından şirket aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ...sayılı dosyası ile 28.10.2022 tarihinde icra takibi başlatıldığını, ... isimli şahıs tarafından da ... Pazarlama şirketi aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası icra takibi takibi başlatıldığını, defterlerin teslim tarihi olan 11.10.2022 tarihinden önce muhasebe kayıtlarında değişiklikler yapıldığını, 07.10.2022 ile 11.10.2022 tarihleri arasında şirket kaydına bir kısım fatura ve senet giriş-çıkışları yapıldığını, ... Pazarlama isimli şirkete karşı başlayan icra takiplerinin dayanakları da işte bu fatura ve senetler olduğunu, ...'nun vefatından sadece bir gün sonra yapılan araç satışları, kaynağı belli olmayan icra takipleri ve muhasebe kayıtlarında yapılan oynamalar ile davalı şirketin malvarlığı pasifize edilmeye çalışıldığını, henüz 10 yaşında olan ...'dan mal kaçırıldığını ve miras haklarını alması engellendiğini bu işlemlerde sorumluluğunda şirket müdürü ...'a ait olduğunu, yaşı küçük ...'in velisi olması nedeniyle annesi ...'nin müdür olarak görev yapamayacağını belirtilen nedenlerle ve güvenilir ve küçüğün menfaatlerini gerçekten koruyacak biri olması nedeniyle ailenin damadı ...'e öncelikle % 1 oranında hisse devri yapıldığını akabinde de ortak sıfatını kazanan bu kişinin müdür olarak atandığı, iptali talep edilen genel kurul kararlarının şirketin temsili ve varlığının devamı amacıyla yapıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı ██████████ Esas sayılı dosyasında dava dışı ... hakkında Sahtecilik ve dolandırıcılık suçlamasıyla soruşturma yapıldığı ...'ın dosyada şüpheli sıfatıyla ifade verdiği görülmüştür.Mahkemece aldırılan 13.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda;Davalı iddialarında yer aldığı gibi ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... plakalı araçlar 02.07.2022 tarihinde; ... plakalı araç ise 22.07.2022 tarihinde ... Ltd. Şti. isimli şirkete devredilmiştir. 02.07.2022 tarihli devire ilişkin ... numaralı yevmiye kaydı yevmiye defterinden ek 1'e 22.07.2022 tarihli devire ilişkin...numaralı yevmiye kaydı yevmiye defterinden ek 2'ye aynen alınmıştır.Muhasebe kayıtlarının tutulduğu Zirve Muhasebe Programından ... yevmiye numaralı kaydının 02.07.2022 tarihinde değil 07.10.2022 tarihinde,...yevmiye numaralı kaydın ise 22.07.2022 tarihinde değil 27.07.2022 tarihinde “...” isimli program kullanıcısı tarafından yapıldığı tespit edilmiştir.Vefat tarihi olan 01.07.2022 tarihinden sonra yapılan işlemler ve bu işlemlerin yapılış tarihi ile kayıt tarihleri birbirlerinden farklılık göstermektedir. Buna ilişkin hazırladığımız tablo ise ek 3” dedir.Ek 3 numaralı tablodan görüleceği üzere şirket sahibinin vefatı olan 01.07.2022 tarihinden sonra şirket ticari faaliyetlerinin devamından çok şirket aktifine kayıtlı demirbaşların satışı yoluna gidilmekle beraber kasa ya da banka hesaplarında herhangi bir artış olmamıştır.Davacı şirket ...Ltd. Şti. ile davalı ... Ltd. Şti. arasında var olan ticari ilişkiye ilişkin muavin defter kayıtları ek 4'tedir.Muavin defter kayıtlarına göre ...Ltd. Şti.'nin ...Ltd. Şti.'ne 30.06.2022 tarihi itibariyle 2.629.234,07 TL borcu bulunmaktadır. Ancak “ödenen” ve “gelen havale” olarak bulunan kayıtlara ait dekontlar yukarıda belirtildiği gibi (muhasebe bürosuna daha önceki SMMM tarafından data olarak Kasım 2022 ayı içerisinde teslim edildiği, kayda esas evrakların teslim edilmediği gerekçesi ile) bulunmadığından teyidi yapılamamıştır.Yine ...sayılı ve 2022/ 52410 sayılı dosyalar ile icra takibi başlatan ... ve ...”ın 2022 kanuni kayıtlarında davalı ... Ltd. Şti.'nden alacak doğuracak herhangi bir ticari faaliyetleri tespit edilememiştir....sayılı ve 2022/ 52410 sayılı dosyalar ile icra takibi başlatan ... ve ...”ın 2022 kanuni kayıtlarında davalı ... Ltd. Şti.'nden alacak doğuracak herhangi bir ticari faaliyetleri tespit edilemediği,Şeklinde tespitlere yer verildiği görülmüştür."Davacı şirketin davalı şirketin 18.10.2017 tarihinde imzaladığı Genel Kredi Sözleşmesine 5.000.000 TL limit ile sorumlu olmak üzere kefil sıfatıyla imza attığı bir kısım banka dekontu sunduğu dava dışı Akbank tarafından düzenlenen 13.04.2023 tarihli yazıda 13.04.2023 tarihi itibariyle bankanın davalı şirketten 1.607.000 TL asıl alacak 18.937,97 TL faiz 132.879,29 TL tahakkuk faizi alacağının bulunduğunun bildirildiği görülmüştür.Mahkeme gerekçeli kararında atıf yapılan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ██████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere ; Bir genel kurul toplantısından söz edebilmek için ana sözleşme ve yasanın öngördüğü yeter sayılarla alınmış bir kararın varlığı gereklidir. Eğer ortaklarca yasal bir genel kurul gerçekleştirilmemiş ise bu toplantıda alınan kararlar yok hükmündedir. Yine, toplantı veya karar yeter sayılarının sağlanamadığı, bakanlık temsilcisinin katılmadığı toplantılar da aynı şekilde yok hükmünde sayılmalıdır. Usul ve şekil kurallarına uygun olarak yapılmış olsa da konusu imkansız ya da Yasa'nın veya ana sözleşmenin emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına, şirketin temel yapısına ve sermayenin korunmasına dair hükümlere aykırı olan kararlar da batıl addedilmelidir. Yokluğun veya batıllığın tespiti hususunda dürüstlük kurallarına aykırı düşmedikçe olumlu oy vermiş paydaşlar da dahil olmak üzere menfaat sahibi tüm ilgililer herhangi bir süreye tabi olmaksızın dava açabilirler. Ancak, yokluk ve butlanı gerektiren hususun öğrenilmesinden sonra uzun süre sessiz kalıp dava açmayan ilgililer yönünden TMK'nın 2. maddesi uyarınca dava açma hakkının düşüp düşmediğinin de değerlendirilmesi gereklidir.Bu açıklamalar uyarınca, mahkemece davacılar vekilinin bu yöndeki taleplerinin TMK'nın 2. maddesinde belirtilen iyi niyet kurallarıyla bağdaşıp bağdaşmadığı değerlendirilmeli, bu yönde yapılacak değerlendirme sonrasında TMK'nın 2. maddesine aykırılık bulunmadığının tespiti halinde davalı şirketin tüm ticaret sicil dosyası, ana sözleşme ve varsa anasözleşmede yapılan değişiklikleri de içerir şekilde dosya içerisine alınmalı, dava konusu yapılan genel kurul toplantılarına ilişkin çağrı ilanları da dahil olmak üzere tüm belgeler dosyaya getirtilmeli," şeklindedir.Somut olayda davacı şirketin davalı şirketin Akbank ile imzaladığı 18.10.2017 Tarihli GKS'ne kefil sıfatıyla imza atmış olması, dava dışı bankanın bu GKS kapsamında kullandırdığı krediden dolayı alacağının olduğunu bildirmesi karşısında davacının dava açmakta menfaat sahibi olduğu ve dava açma hakkının dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmediği yönündeki mahkeme kararı usul ve yasaya uygundur.Mahkemece aldırılan 13.03.2024 tarihli bilirkişi raporundaki tespitler, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının ██████████ Esas sayılı dosyasında dava dışı ... hakkında Sahtecilik ve dolandırıcılık suçlamasıyla soruşturma yapılması, davalı şirketin 19.10.2022 tarihli genel kurulunda alınan ███████-███████-███████ ██████ sayılı kararların içerik ve mahiyetleri birlikte değerlendirildiğinde alınan kararların şirketi işlevsiz hale getirerek sermaye yapısını değiştirmek suretiyle şirketin borçlarını ödemesini engellemeye yönelik olmadığı, şirketçe yokluk ve butlana konu olabilecek bir kararın alınmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmüştür.Açıklamalar ışığında davacı tarafın yukarıda yazılı istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen █████/2024 tarih ve █████████ E - █████████ K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2025