Anahtar kelimeler: Mersinadana Mezitli Oluru Mevkii Pafta Şehircilik Planının Planlama Bölgesi Altıncı
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         ████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No
: ████████
Karar No
: ████████
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR)
: 1- ...
2- ...
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Bakanlığı
VEKİLİ
: Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU
: Danıştay Altıncı Dairesinin █████/2022 tarih ve E:██████████, K:█████████ sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Mersin ili, Mezitli ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda Çevre ve Şehircilik Bakanlığının █████/2017 tarihli oluru ile onaylanan Mersin-Adana Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının anılan parsel yönünden iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti
: Danıştay Altıncı Dairesinin █████/2022 tarih ve E:██████████, K:█████████ sayılı kararıyla;
Usul yönünden,
Dava konusu Çevre Düzeni Planı'nın uygulama işlemi niteliğinde olan ve █████/2018-█████/2018 tarihleri arasında askıya çıkarılan 1/5000 ölçekli nazım imar planının askı süresinin son gününden itibaren 60 günlük dava açma süresi içerisinde █████/2018 tarihinde üst ölçekli çevre düzeni planının iptali istemiyle açılan davada süre aşımı bulunmadığı,
Esas yönünden,
Uyuşmazlık konusu taşınmazın dava konusu 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı'nda kentsel servis alanında kaldığı, davacıların ise taşınmazlarının kentsel gelişme alanı olarak gösterilmesi gerektiği iddialarıyla dava açtığı,
Mersin ilinde, 6360 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesiyle hizmet sınırlarının genişlediği, buna bağlı olarak da gelişme konut alanları, çalışma alanları, sosyal donatı alanları gibi kullanım kararlarının yeniden ele alınması gerektiğinin anlaşıldığı, dava konusu Çevre Düzeni Planı'nın da bu kapsamda onaylandığı, uyuşmazlık konusu alanda █████/2017 onay tarihli Çevre Düzeni Planı'nından önce yürürlükte olan planda yer verilen kentsel gelişme alanlarının plan sürecinde tümüyle gerçekleşmediği görüldüğünden bölgenin çalışma alanı ihtiyacını karşılamak üzere dava konusu taşınmazın da bulunduğu bir kısım alanın ulaşım ve erişilebilirlik bağlantıları da dikkate alınarak dava konusu Çevre Düzeni Planı'nda kentsel servis alanı olarak planlandığı, bölgedeki kentsel gelişme alanı kullanım kararlarının ise tümüyle kaldırılmadığının anlaşıldığı,
Leke plan niteliğinde bulunan dava konusu Plan'ın ölçeği (1/100.000) göz önünde bulundurulduğunda parsel bazında kararların üretilmesinin mümkün olmayacağı, bölge ve havza bazında ve mevzuata uygun olarak onaylandığı, planlama bölgesinde koruma kullanma dengesinin gözetilmesi gereken alanlardaki yapılaşmalarda keyfiliğin önlenmesi ve azami ölçüde korumanın sağlanması için alt ölçekli plan kararlarına esas olacak yapılaşma şartlarını ortaya koyan genel arazi kullanım kararlarının üretildiği davaya konusu planda uyuşmazlık konusu taşınmaz yönünden şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı,
Kaldı ki, plan notlarında belirtildiği gibi dava konusu Plan'ın onayından önce mevzuata uygun olarak onaylanmış mevzi imar panlarının geçerli ve uygulama görmüş alanların haklarının saklı olduğunun da açık olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
: Davacılar tarafından, dava konusu Çevre Düzeni Planı ile kentsel servis alanına alınan alanda konut amaçlı yoğun yapılaşmanın bulunduğu, alanın konum itibarıyla en prestijli konut gelişme bölgesi ve turizm alanı potansiyeli taşıyan Tece yerleşmesi sınırları içerisinde bulunduğu, bölgenin ve kentin gelişme eğilimine tamamen aykırı olacak biçimde getirilen kentsel servis alanı kullanımının Mersin ilinde yapılan en büyük planlama hatası olduğu, dava konusu kentsel servis alanı kullanımının gerçekleştirilmesi halinde çok büyük kamulaştırma bedellerinin ödenmesinin gerekeceği ve bunun kamuya büyük maliyet getireceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden davacıların yürütmenin durdurulması istemleri hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz istemlerinin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu █████/2022 tarih ve E:██████████, K:█████████ sayılı kararının ONANMASINA,
3. Yürütmeyi durdurma harcı yerine yatırılan ve kullanılmayan ... TL YD itiraz harcının istemi hâlinde davacılara iadesine,
4. Kesin olarak, █████/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!