Anahtar kelimeler: Eldivan Kalker İia Tecziyesine Madenin Çankırı Fişi Ton Uhdesinde Sahasında
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI)
: ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...
VEKİLLERİ
: Av. ..., Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Çankırı ili, Eldivan ilçesi sınırları dahilinde ve davacı uhdesinde bulunan S:... sayılı II(a) grubu (kalker) işletme ruhsat sahasında 2015 yılında satışı yapılan 8.775,24 ton madenin sevk fişi ile kayıt altına alınmadığından bahisle 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 10/8. maddesinin (e) bendi uyarınca 77.632,00 TL idari para cezası ile tecziyesine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile yapılan ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararında; uyuşmazlıkta davacı şirket tarafından 2015 yılında satışı yapılan 8.775,24 ton madenin sevk fişi ile kayıt altına alınmadığının tespit edildiği, ancak davacı şirket adına uygulanan idari para cezası miktarında güncel rakam olan ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte geçerli olan miktarın esas alındığı, oysa Anayasal düzenlemelerde kişiler hakkında ancak işledikleri tarihte suç sayılan fiillerden ve bu fiillerin karşılığı olan ceza kadar yaptırıma tabi tutulabileceğine, bundan daha ağır bir ceza uygulamasına tabi tutulamayacağına yer verildiği, böylece davacının 8.775,24 ton eksik beyan ettiği kalker madenine ilişkin 2015 yılında yer verilen ceza miktarı olan 50.000,00 TL üzerinden işlem yapılması gerekirken, 2019 yılında yer verilen ceza miktarı olan 77.632,00 TL üzerinden tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle davacı tarafından ödenen bedelin ilk dava tarihi olan 30.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Uyuşmazlıkta, davacı şirket tarafından 2015 yılında satışı yapılan 8.775,24 ton madenin sevk fişi ile kayıt altına alınmadığının tespit edildiğinden bahisle dava konusu işlem tesis edilmiş ise de; 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 10. maddesinin fiil tarihinde yürürlükte bulunan ve 5995 sayılı Kanunla değişik 8. fıkrasında sadece üretimlerin beyan edilmemesi fiili için cezai müeyyide öngörüldüğü, anılan fıkrada sonradan yapılan değişiklikle satışların beyan edilmemesi fiili için de cezai müeyyide getirildiği anlaşılmakta olup, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı sonradan yürürlüğe giren kanun hükmüne istinaden davacıya idari para cezası verilemeyeceğinden, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle davacı tarafından ödenen bedelin ilk dava tarihi olan █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararında ise sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığına, gerekçeyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı idare tarafından, yapılan tetkik ve incelemeler neticesinde 2015 yılında satış bilgi formunda beyan edilen satış miktarının 55.340,66 ton olduğu, sevk fişlerinden ise satış miktarının 31.812,00 ton ve 14.753,42 ton olarak tespit edildiği, 8.775,24 ton madenin sevk fişsiz sevkiyatının yapıldığı, davacının aksi durumu sevk fişleri ile kanıtlaması gerektiği, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından bahisle davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
MADDİ OLAY
:
Çankırı İli, Eldivan İlçesi sınırları dahilinde S:... sayılı II(a) grubu(kalker) işletme ruhsat davacı adına düzenlenmiştir.
Davalı idare tarafından maden sahasında 20.02.2016-22.02.2016 tarihleri arasında yapılan inceleme neticesinde, 2015 yılı üretim ve sevkiyat miktarının 55.340,66 ton olarak beyan edildiği, ancak 2015 yılına ait sevk fişlerinden 46.565,42 ton madenin sevk edildiği, sevk edilen 8.775,24 ton madenin sevk fişi ile kayıt altına alınmadığı tespit edilmiştir.
Bu sebeple davacı hakkında 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 10/8. maddesinin (e) bendi uyarınca (2019 yılı için) 77.632,00 TL idari para cezası ile tecziyesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem tesis edilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT
:
Maden Kanunu'nun 10. maddesinin 7. fıkrasında ''Gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle Kanun hükümlerinin uygulanmasını engelleyen ve/veya haksız surette hak iktisap eden ruhsat sahiplerine 50.000 TL idari para cezası verilir. Bu fıkranın ikinci kez ihlâli halinde bir önceki ceza katlanarak uygulanır. (Değişik cümle:14/2/2019-███████ md.) İlk tespit tarihinden itibaren üç yıl içinde madde hükümlerinin üç kez ihlâl edildiğinin tespiti hâlinde ruhsat iptal edilir.'' hükmüne, maddenin 8. fıkrasının (e) bendinde ise, "Ruhsat sahasında yapılan üretim veya satışların beyan edilmemesi haksız yere hak iktisabı sayılır. Haksız yere hak iktisabına imkan veren bu hususlarla ilgili yapılmış beyanlarda gerçek dışı ve yanıltıcı beyanlar olarak kabul edilir." hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan █████/2017 tarih ve 30187 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Maden Yönetmeliğinin "İdari para cezaları" başlıklı 93. maddesinin 2. fıkrasında "İdari para cezaları ile ilgili bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri uygulanır." düzenlemesine yer verilmiş, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 5. maddesinde; "26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümleri kabahatler bakımından da uygulanır. Ancak, kabahatler karşılığında öngörülen idarî yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından derhal uygulama kuralı geçerlidir. Kabahat, failin icraî veya ihmali davranışı gerçekleştirdiği zaman işlenmiş sayılır. Neticenin oluştuğu zaman, bu bakımdan dikkate alınmaz." kuralı yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
3213 sayılı Kanun'un fiiilin icrai davranışı ile gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan hali ile 10. maddesinin 7. fıkrasında "gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle Kanun hükümlerinin uygulanmasını engelleyen ve/veya haksız surette hak iktisap edilmesi" olduğu anlaşılmaktadır. Aktarılan bu kanunî tanım uyarınca, gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle haksız surette hak iktisap edilmesi halinde ihlâl ortaya çıkacaktır.
Dosyada yer alan 2015 yılı işletme faaliyet formları ile ilgili yılların satış bilgi formlarının incelenmesinden,Davalı idare tarafından maden sahasında 20.02.2016-22.02.2016 tarihinde yapılan inceleme neticesinde, 2015 yılı üretim ve sevkiyat miktarının 55.340,66 ton olarak beyan edildiği, ancak 2015 yılına ait sevk fişlerinden 46.565,42 ton madenin sevk edildiği, sevk edilen 8.775,24 ton madenin sevk fişi ile kayıt altına alınmadığı sabittir.
Uyuşmazlıkta, cezalandırmaya esas alınan fiilin sübuta erdiğin açıktır. Ancak, cezaya esas fiilin hangi tarihte gerçekleştiğinin tespiti uygulanacak idari para cezası miktarı açısından önem taşımaktadır.
Somut olayda 2016 yılında mahallinde denetim yapılmıştır. Davacı tarafından 2015 yılı işletme ve satış bilgi formları ise, 2016 yılının nisan ayında idareye sunulmuştur.
3213 sayılı Maden Kanunu'na aykırılık teşkil eden eylemi nedeniyle davacıya, işlenen fiilin gerçekleştiği tarihe göre (2015 yılı işletme ve satış bilgi formlarının 2016 yılı nisan ayında idareye sunulması ile gerçekleşen eylemin 2016 yılına tekabül ettiği) 2016 yılında geçerli olan idari para cezası tutarı verilmesi gerekirken, dava konusu işlem tarihi olan 2019 yılı için yeniden değerleme oranında güncellenen değerler üzerinden idari para cezasının verildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla sonucu itibariyle yerinde bulunan temyize konu kararın gerekçesi değiştirilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, █████/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!