Anahtar kelimeler: Küçükçekmece Mücadele Kaçakçılıkla Süreç Eşyanın Görüşü İstemlerinin Gümrük Edenlerin Muhalefet

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: ████████ E., █████████ K.SUÇ
: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜMLER
: Beraat, 4458 sayılı Gümrük Kanunu yönünden gerekli işlemlerin yapılması için Gümrük İdaresine bildirimde bulunulmasına, suça konu eşyanın iadesineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanmasıYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk DereceKüçükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2022 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3/12, 4/2, 3/22. maddeleri ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62. maddesi uyarınca sonuç olarak 8 yıl 9 ay hapis ve 350.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, Tekirdağ ili ... ilçesi ... Mah. ... Cad. No: 24/1-2 sayılı yerde ele geçirilen gliserin tankı içinde bulunan 20000 lt., beyaz renkli tank içinde bulunan 225000 lt., 5 ve 6 nolu tanklar içerisinde bulunan 300000 lt. yine 42 ... 001 ve 42 ... 246 plakalı çekici içerisinde ele geçen 28,440 kg suça konu madde ile yine Malkara İlçesi Malkara ... Karayolu 5. km Kadıköy Mevkiinde faaliyet gösteren ... Bitkisel Yağ Sanayi ve Tic. Anonim Şirketi isimli firmanın işyerinde bulunan 700 ton maddenin 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi, bu maddelerin depolandığı tankların ise aynı Kanun'un 54/1. maddesi gereği müsaderesine karar verilmiştir.B. İstinaf1. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin 17.04.2023 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyete ilişkin kararının kaldırılması ile adı geçen sanıklar yönünden atılı suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2. maddesinin (a) bendi uyarınca beraatlerine, müsaderesi talep edilen ürünün ise ilgili idarelerce kanunen alınması gerekli vergi, resim, harç, masraf vb. tüm yükümlülüklerin alındıktan sonra iç piyasaya sürülmemesi hususunun yazılı ihtarı ile sahiplerine iadesine, ürünler tasfiye edilmiş ise 5607 sayılı Kanun'un 16. maddesinin A-4 bendi uyarınca ve bu madde hükmü doğrultusunda işlem ifasına ibareleri eklenerek 5271 sayılı Kanun'un 280/1. maddesinin (a) bendi ve 303/1. maddesinin (a) bendi gereği düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin 17.04.2023 tarihli kararının katılan Gümrük İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine yapılan incelemede Dairemizin 25.12.2023 tarihli ve ██████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilamı ile sanıkların 5607 sayılı Kanun'un 3/9. maddesi uyarınca mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerekirken suçun unsurlarının oluşmadığı şeklindeki gerekçeyle beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunarak hükmün bozulmasına karar verilmiştir.3. Bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin 01.10.2024 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile bozma ilamı uyarınca sanıkların eyleminin 5607 sayılı Kanun'un 3/9. maddesi kapsamında olduğu yönünde yargılama yürütülmüş ise de, sanıkların vaki durumlarının 5607 sayılı Kanun'un 3/9. maddesinin son cümlesi kapsamında kaldığı, bu nedenle değişen ve dönüşen atılı suçun unsurları itibarıyla oluşmadığından bahisle 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine ve 5607 sayılı Kanun'un 3/9. maddesinin son cümlesi gereğince 4458 sayılı Kanun yönünden gerekli idari işlemlerin yapılması için Gümrük İdaresine bildirimde bulunulmasına karar verilmiş, suça konu eşyaların ise suç tarihi olan 19.09.2019 tarihi itibarıyla ihraç amaçlı üretildiği ve iç piyasaya sunum şekli bulunmadığından 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi kapsamında da bizatihi bulundurulmalarının suç teşkil etmemesi nedeniyle iadesine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemiSadece matematiksel olarak iki kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasındaki gümrüklenmişdeğerler arasındaki farkın %10' dan aşağı olmasını gerekçe göstererek 5607 sayılı Kanun'un 3/9. maddesinin 2. cümlesi gereği sanıkların beraatlerine karar verildiğine, Yargıtay bozma kararında da vurgulandığı üzere teknik takipte tespit olunan sanıklar arasındaki konuşmalarda ürettikleri maddenin biyodizel olduğunu kabul ettiklerine, eylemde taksirin söz konusu olmadığına, kasten üretilen biyodizel niteliğindeki yakıtın yağ asidi metil esteri olarak gümrük beyannamesine yazıldığına, bu nedenle 5607 sayılı Kanun'un 3/9. maddesinin 2. cümlesinin sanıklar hakkında uygulanmasının mümkün olmadığına, sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerekirken beraatlerine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulması istemine ilişkindir.2. Katılan Gümrük İdaresi vekilinin Temyiz İstemiBozma sonrası alınan bilirkişi raporu ile ürünlerin biyodizel olduğunun anlaşıldığına, ilaveten teknik takipte tespit olunan sanıkların arasındaki konuşmalarda üretilen maddenin biyodizel olduğunu kabul ettiklerine, kasten üretilen biyodizel niteliğindeki yakıtın yağ asidi metil esteri olarak gümrük beyannamesine yazıldığına, bu nedenle 5607 sayılı Kanun'un 3/9. maddesinin 2. cümlesinin sanıklar hakkında uygulanmasının mümkün olmadığına, diğer yandan, "eşyanın ihraç edilecek olmasının ülkemizde uygulanan ticaret politikası önlemlerinin uygulanması yönünden haiz olduğu protokolleri değiştirmeyecek olup ele geçirilen kaçak akaryakıtın ihracat ya da başka amaçlar için üretilmiş olmasının ürünün vasfını ve uygulama bakımından tabi olduğu yasal müeyyidelere karşı muafiyete tabi olmayacağına, bu nedenlerle suç konusu kaçak akaryakıtın iadesine karar verilmesi hukuka aykırı olduğundan hükmün bozulması istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeDairemizin 25.12.2023 tarihli ve ██████████ Esas, ██████████ Karar sayılı bozma ilamına Bölge Adliye Mahkemesi tarafından uyulmasına karşın sanıklar hakkında "...suça konu 1.560.000 lt ürünlerin tamamının 3826.00.10.00.11 GTİP kodlu ve biyodizel olmaları halinde Gümrüklenmiş Değerin 7.552.618 TL olduğunun, aynı ürünün 3826.00.10.00.19 GTİP kodlu YAME özelliği olması halinde Gümrüklenmiş Değerin 7.400.153 TL olduğunun bildirildiği, gerçek evsafıyla beyan edilmesi gereken biyodizel ile mevcut haliyle beyan edilen YAME ürünü arasındaki Gümrüklenmiş Değer farkının 152.465 TL olduğu, dolayısıyla 5607 Sayılı Kanun'un 3/9-son cümlede belirtilen %10'u aşmayan değer farkının oluştuğu, bu haliyle sanıklara isnat edilen suçun maddi unsurunun gerçekleşmediği şeklindeki gerekçe ile beraat kararı verilmiş ise de;1. 5607 sayılı Kanun'un 3/9. maddesindeki düzenleme "İlgili kanun hükümlerine göre teşvik, sübvansiyon veya parasal iadelerden yararlanmak amacıyla ihracat gerçekleşmediği hâlde gerçekleşmiş gibi gösteren ya da gerçekleştirilen ihracata konu malın cins, miktar, evsaf veya fiyatını değişik gösteren kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Beyanname ve eki belgelerde gösterilen ile gerçekte ihraç edilen eşya arasında yüzde onu aşmayan bir fark bulunması halinde, sadece █████/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerine göre işlem yapılır." şeklindedir.5607 sayılı Kanun'un 11.04.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki ilk halinde yer alan ve ihracat rejimi altında işlenen kaçakçılık suçunu düzenleyen 3/14. maddesinin gerekçesinde "...beyanname ve eki belgelerde gösterilen ile gerçekte ihraç edilen eşya arasında yüzde onu aşmayan farkın ancak taksirli olarak gerçekleştirilebileceği varsayımına dayanılmıştır. Şayet, beyanname ve eki belgelerde gösterilen ile gerçekte ihraç edilen eşya arasındakasten bir mübayenet oluşturulmuşsa, oranı ne olursa olsun, bu fıkrada tanımlanan suçun oluşacağı..." belirtilmiştir.4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 241/3. maddesinin (j) bendinde "Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla, ihraç eşyasının yapılan beyan ve eki belgelere göre miktar veya cinsinde %10’dan fazla farklılık çıkması" halinde usulsüzlük cezasının uygulanacağı düzenlemiş olup, açıkça ihraç eşyasının miktar ve cinsinde %10 oranında bir fark bulunması halinde uygulanacak yaptırımlar hüküm altına alınmıştır.İhracata konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin yanlış beyan edilmesi halinde Gümrük Kanunu'na göre yaptırım uygulanması durumu; Gümrük Kanunu'nun 241/3. maddesinin (j) bendinde yer alan "Herhangi bir ihracat iadesinden yararlanmayan veya ihracat vergisine ve ticaret politikası önlemlerine tabi olmayan ihracata konu eşyanın cins, tür, miktar veya kıymetinin yanlış beyan edilmesi", şeklindeki düzenlemenin 07.07.2009 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5911 sayılı Gümrük Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 63. maddesi ile yürürlükten kaldırılmasıyla sona ermiştir.Somut olaya gelince, Dairemizin 25.12.2023 tarihli bozma ilamında ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere sanıklar ... ve ...'in yetkilisi, sanık ...'ın ise işletme müdürü olduğu Su Yağ Kimya...Ltd. Şti. adına düzenlenen 19.09.2019 tarihli gümrük çıkış beyannamesi muhteviyatı kapsamında toplamda 1.800.000,00 kg net ağırlığındaki ticari tanımı soapstock parçalanmasıyla elde edilmiş ham yağ asidi metil esteri (YAME) olan eşyanın ihraç edilmek istendiği, ancak dosyada mevcut TÜBİTAK-MAM, ... ve ODTÜ-PAL tarafından düzenlenen analiz raporlarına göre 19.09.2019 tarihli ihracat beyannamesine konu olan eşyanın, gerçekte Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan (EPDK) ihracı için izin alınmasına gerek bulunmayan ve gümrük tarife istatistik pozisyon numarası (GTİP) 3826.00.10.00.19 olan "YAME" cinsi eşya yerine bir kısmı biyodizel, bir kısmı ise karışımlı akaryakıt haline getirilmiş petrol ürünü vasfında olduğunun anlaşıldığı, bu itibarla suça konu gümrük çıkış beyannamesine konu 1.560.000 lt eşyanın hem bozma öncesi hem de bozma sonrası yapılan yargılamada celp edilen bilirkişi raporlarına göre YAME tanımına uymadığının belirlendiği, bu nedenle eşyanın beyan edilenin aksine tamamen farklı cinste bir eşya çıkması nedeniyle 5607 sayılı Kanun'un 3/9. maddesinin son cümlesinin somut olayda uygulanma imkânının bulunmadığı, bu hususa ilişkin Dairemizin 26.04.2022 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamının da aynı yönde olduğu, dosyada mübrez EPDK Petrol Piyasası Dairesi Başkanlığının 25.09.2017, 10.09.2018 ve 22.10.2019 tarihli yazılarında 3826.00.10.00.11 GTİP ürününün akaryakıt olarak belirlendiğinin ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na göre akaryakıt sınıfına giren eşyanın ticari amaca konu edilebilmesi için lisansın bulunması gerektiğinin belirtilmesi karşısında somut olayda ele geçirilen eşyanın YAME niteliğinde olmadığının tespit edilmesi nedeniyle ihracatının sanıkların yetkilisi olduğu şirket tarafından bu haliyle yapılamayacağı da anlaşılmıştır.Kaldı ki yukarıda bahsi geçen 4458 sayılı Kanun'un 241/3. maddesinin (j) bendinde hüküm altına alındığı üzere ihracat işleminde ihraç eşyasının yapılan beyan ve eki belgelere göre miktar veya cinsinde %10'dan fazla fark bulunup bulunmadığının tespiti gerektiği, gümrüklenmiş değerlere göre %10'luk farkın belirlenmesinin yürürlükteki mevzuata aykırı olduğu belirlenmiştir.Tüm bu açıklamalar ışığında; her ne kadar sanıklar ... ve ... aşamalardaki savunmalarında özellikle ... tarafından düzenlenen analiz raporunda kullanılan FTIR yönteminin ilgili kurumun biyodizel matrisinde akreditasyonu olmadığı için hükme esas alınamayacağını beyan etmiş iseler de, Türk Akreditasyon Kurumunun 25.05.2010 tarihinde EGE Üniversitesi Petrol Analiz Laboratuvarına YAME (yağ asidi metil esteri) miktarı tayini için FTIR yöntemi ile akreditasyon verdiği, biyodizelin bir motorin türü olduğu gözetildiğinde adı geçen kurumun düzenlediği rapora itibar edilmesi gerektiği ve bu haliyle sanıkların üzerlerine yüklenen ve eylemlerine uyan 5607 sayılı Kanun'un 3/9. maddesi uyarınca mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde dosya kapsamına uymayan gerekçe ile beraatlerine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.Kabule göre ise;2. Tekirdağ Gümrük Müdürlüğünce düzenlenen 20.09.2024 tarihli yazı hükme esas alınarak 19.09.2019 tarihli ihracat beyannamesine konu 1.560.000 litre ürünün tamamının 3826.00.10.00.11 GTİP kodlu ve biyodizel olması halinde gümrüklenmiş değerinin 7.552.618 TL, aynı ürünün 3826.00.10.00.19 GTİP kodlu YAME özelliği taşıması halinde ise gümrüklenmiş değerinin 7.400.153 TL olduğu, gerçek evsafıyla beyan edilmesi gereken biyodizel ile mevcut haliyle beyan edilen YAME ürünü arasındaki gümrüklenmiş değer farkının 152.465 TL olması dolayısıyla 5607 sayılı Kanun'un 3/9. maddesinin son cümlesinde yer alan düzenleme gereği %10'u aşmayan değer farkının oluştuğu kabul edilmek suretiyle sanıkların beraatine karar verilmiş ise de, yurt içerisinde üretilen biyodizel için aldırılan KEMT varakasının CIF değer üzerinden düzenlendiği, suça konu ihracat beyannamesinde beyan edilen YAME cinsi eşya için ise KEMT varakasının FOB değer üzerinden hazırlandığının anlaşılması karşısında, her iki eşya yönünden FOB değerlerin esas alınarak KEMT varakası düzenlettirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.3. Suça konu 19.09.2019 tarihli gümrük çıkış beyannamesi muhteviyatı 1.560.000 litre eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kanuni olmayan gerekçeyle ve açıkça kararın kesinleşmesi beklendikten sonra eşyanın iadesine hükmolunması yerine bu hususta muğlak ifadeler kullanılarak iadesine ilişkin hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının ve katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesinin (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2025 tarihinde karar verildi.