Anahtar kelimeler: Refüjler Bantları Piknik Parklar Yeşil Yan Başkan Yazim Eser Katip

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No
: ████████ - Karar No:████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ27. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RBAŞKAN
: ... (...)ÜYE
: ... (...)ÜYE
: ... (...)KATİP
: ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ████████ E-████████ KDAVANIN KONUSU
: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili; taraflar arasında "Ankara ili sınırları içerisinde bulunan parklar, refüjler, yan bantları yeşil alanları, piknik alanları, rekreasyon alanları, mezarlıklar, havuzlar ve göletler ile belediyemize ait tesislerin bitkisel, inşaat, tesisat, elektrik bakım ve onarım işi bünyesinde bulunan ███████ bölge bitkisel, inşaat, tesisat, elektrik bakım ve onarım işi" konulu sözleşme akdedildiğini, bu sözleşmeye göre müvekkili şirketin davalının taahhüdü altında bulunan ███████ bölge bitkisel, inşaat, tesisat, elektrik bakım ve onarım işinin davalı ...'nın ... Belediyesine vermiş olduğu teklifteki pozların birim fiyatları üzerinden yüzde 14,95 kırım karşılığında yapmayı kabul ve taahhüt ettiğini, yine müvekkili şirket ile davalı şirket arasında "Ankara ili sınırları içerisinde bulunan parklar, refüjler, yan bantları yeşil alanları, piknik alanları, rekreasyon alanları, mezarlıklar, havuzlar ve göletler ile belediyemize ait tesislerin bitkisel, inşaat, tesisat, elektrik bakım ve onarım işi bünyesinde bulunan 2017 yılı Ankara 13. bölge bakım, onarım hizmet alım işi" konulu sözleşme akdedildiğini, bu sözleşmeye göre müvekkili şirketin davalının taahhüdü altında bulunan 2017 yılı Ankara 13. bölge bakım, onarım, hizmet alım işinin davalı ...'nın ... Belediyesine vermiş olduğu teklifteki pozların birim fiyatları üzerinden yüzde 13,77 kırım karşılığında yapmayı kabul ve taahhüt ettiğini, müvekkili şirketin akdetmiş olduğu her iki sözleşmede yer alan yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini ve bakım ve onarımını yaptığı alanları davalıya teslim ettiğini, 05.04.2018 tarih ve 007 sayılı, 10.07.2018 tarih ve 008 sayılı ve 10.08.2018 tarih ve 009 sayılı yazılar ile kesin kabule hazır olduklarını, kabul işlemlerinin bir an önce başlatılmasının talep edildiğini, ayrıca bakım ve onarımı yapılan alanların davalıya teslim edildiği tarihten sonra davalı tarafından yetersiz bakım yapılması nedeniyle oluşan kuruma, ezilme gibi zararların fotoğraflanarak davalıya iletildiğini ve bu zararların teslim tarihinden sonra oluştuğunu bu sebeple sorumluluk kabul etmediklerine dair hususunun davalıya bildirildiğini, müvekkili şirketin 03.03.2020 tarihi itibari ile davalıdan 113.000,00 TL hak ediş bedeli, 2016 yılı 219.508,61 TL teminat mektubu bedeli, 2016 yılı 182.920,84 TL emanet alacağı, 2017 yılı 231.935,01 TL teminat mektubu bedeli, 2017 yılı 193.279,17 TL emanet alacağı olmak üzere toplam 747.557,73 TL alacağı bulunduğunu, bu alacakların ödenmesi amacıyla 03.03.2020 tarihli yazı ile davalıya başvurulduğunu ve 3 gün içerisinde alacakların ödenmesinin talep edildiğini, ancak davalı tarafından müvekkiline gönderilen 09.03.2020 tarih ve E.1229 sayılı yazı ile 113.000,00 TL tutarında cari hesap alacağının kabul edildiğinin belirtildiğini ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek , davanınm kabulü ile davalı tarafça ödenmeyen hak ediş bedeli, 2016 yılı teminat mektubu bedeli, 2016 yılı emanet alacağı, 2017 yılı teminat mektubu bedeli ve 2017 yılı emanet alacağından, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili; taraflar arasında yapılan sözleşmenin 6.maddesinde "yüklenicinin sözleşme bedelinin % 6'sı tutarında teminat vereceği, teminat mektuplarının kesin ve süresiz olacağı, teminat mektubu vermemesi durumunda, toplam teminat tutarı kadar hakedişlerden% 6 oranında nakit kesinti yapılacağı, yüklenici işbu sözleşme konusu işleri sözleşme hükümlerine, sözleşmenin eklerine ve teknik şartname hükümlerine uygun bir biçimde ifa etmesi, vergi SGK borçlarının olmadığını tesvik eden güncel resmi belgeleri ...'ya teslim etmesi ile ...'nın idareye işin kabulünü yaptırması aşamasında çıkabilecek noksanlıklar ve yüklenicinin SGK'ya yatırdığı prim tutarlarının SGK'nın işbu sözleşmede yazılı keşif bedeline göre belirleyeceği prim tutarları arasındaki fark ceza ve muhtelif borçların çıkması riskine ve bu işte çalıştırdığı işçilerin her türlü ücrete ilişkin muhtemel alacaklarına karşı ...'da tutulacağı, bu teminatın ...'nın bu işle ilgili SGK'dan soğuk damgalı ilişiksiz belgesini alarak idareden teminatı çözdürmesinden sonra ve yukarıda bahsedilen konularda bir soruna rastlanmaz ise kendisine iade edilir" hükmünün düzenlendiğini, davacının bahsetmiş olduğu teminat alacakları ile ilgili olarak ilgili işin kabulünü yapmamış ve teminatları çözmemiş olduğunu, ilgili işin bütünüyle alakalı olarak ... Belediyesi tarafından, verilen zararlarla alakalı hukuki süreçlerin yürütülmekte olduğunu, kesin kabulü yapılmamış bir işin teminatları çözülerek yükleniciye vermesinin uygun olmayacağını, zira teftiş aşamasında usulsüzlük ve yolsuzluk tespiti noktasında teminatın alınma nedenine uygun olarak kesintilerin bu teminatlar üzerinden yapılacağını, kaldı ki; davacı şirketin basiretli bir tacir olarak sözleşmede açıkça işin idareden kesin kabulü ve teminatların çözülmesinden sonra kendisine iade edileceğini kabul etmiş olduğunu, müvekkili şirket ve davacı şirketle imzalanan sözleşmenin 7.maddesinde belirtildiği üzere yüklenicinin her hakedişten hakediş bedelinin %5'i kadar emanet kesintisi yapacağı, yapılan bu kesintilerin; yüklenicinin ... ile işin kabulünü yapması ve kesin hakedişin onaylanmasından sonra kesilen emanet tutarının yükleniciye iade edileceğini, sözleşme hükümlerinde açıkça kabul edildiği üzere davacının talep ettiği teminat dışı kesintilerin (davacının bahsettiği 113.000,00 TL cari hesap alacağı) sözleşme hükümlerine uygun olarak yapıldığını ve yine sözleşme hükümlerindeki oransal tutarları geçmediğini, teftişte olan hususlar sebebiyle ... ile idare arasında kesin kabul yapılamadığını, ayrıca müvekkilinin idare tarafından teminatlarının çözülmemiş olduğunu, ...'nın sözleşmeye uygun olarak teminatları ve kesintileri de iade etmediğini, teftiş sonucunda daha büyük kesintiler ve hukuki yaptırımların çıkması halinde sözleşmede kendisini koruyan hükümlere dahi riayet etmemiş olacağını ve ilgili personelin hukuki müeyyideleri ile karşı karşıya kalacağını ve belkide yeni bir teftiş konusu oluşturacağını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece, taraflar arasındaki 12.02.2016 tarihli sözleşmenin 7. ve 6. madde hükümleri ile yerleşik içtihatlar ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, dava dışı asıl iş veren ... Belediyesi'nin 24.06.2021 tarihli müzekkere cevabı ekleri ile Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dava dosyasına gönderilen yazı içeriği eklerine göre, dava dışı iş sahibi ... Belediyesi Başkanlığı'nca henüz kesin hesapların onaylanmadığının tespit edildiği, SGK İl Müdürlüğü'nün 13.04.2022 tarihli müzekkere cevabında ise, davacı tarafça SGK için düzenlenen yazının ilişiksiz belgesi niteliğinde olmayıp, ana işverene ibraz edilmek üzere düzenlenmiş taşeron borcu yoktur yazısı niteliğinde olduğunun belirtildiği, buna göre davaya konu alacak kalemlerinin istenebilir olması için gerekli koşulların, taraflar arasında yapılan sözleşmenin özellikle 5., 6. ve 7.maddeleri dikkate alındığında, somut uyuşmazlıkta gerçekleşmediği gerekçesiyle, haklılığı kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf başvurusunda; mahkeme kararının kabulünün mümkün olmayıp, usule ve yasaya aykırı olarak kurulan hükmün kaldırılması gerektiğini, müvekkili ile davalı şirket arasında 'Ankara ili sınırları içerisinde bulunan parklar, refüjler, yan bantları yeşil alanları, piknik alanları, rekreasyon alanları, mezarlıklar, havuzlar ve göletler ile belediyemize ait tesislerin bitkisel, inşaat, tesisat, elektrik bakım ve onarım işi bünyesinde bulunan ███████ bölge bitkisel, inşaat, tesisat, elektrik bakım ve onarım işi' konulu sözleşme imzalandığını, bu sözleşmeye göre müvekkilinin davalının taahhüdü altında bulunan ███████ bölge bitkisel, inşaat, tesisat, elektrik bakım ve onarım işinin davalı ...'nın ... Belediyesi'ne vermiş olduğu teklifteki pozların birim fiyatları üzerinden %14,95 kırım karşılığında yapmayı kabul ve taahhüt ettiğini, yine müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 'Ankara ili sınırları içerisinde bulunan parklar, refüjler, yan bantları yeşil alanları, piknik alanları, rekreasyon alanları, mezarlıklar, havuzlar ve göletler ile belediyemize ait tesislerin bitkisel, inşaat, tesisat, elektrik bakım ve onarım işi bünyesinde bulunan 2017 yılı Ankara 13. Bölge bakım, onarım hizmet alım işi' konulu sözleşme imzalandığını, bu sözleşmeye göre müvekkilinin davalının taahhüdü altında bulunan 2017 yılı Ankara 13. bölge bakım, onarım, hizmet alım işinin davalı ...'nın ... Belediyesi'ne vermiş olduğu teklifteki pozların birim fiyatları üzerinden %13,77 kırım karşılığında yapmayı kabul ve taahhüt ettiğini, müvekkilinin akdetmiş olduğu her iki sözleşmede yer alan yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini ve bakım ve onarımını yaptığı alanları davalıya teslim ettiğini, 05.04.2018 tarih ve 007 sayılı, 10.07.2018 tarih ve 008 sayılı ve 10.08.2018 tarih ve 009 sayılı yazıları ile kesin kabule hazır olduklarının, kabul işlemlerinin bir an önce başlatılmasının talep edildiğini, ayrıca bakım ve onarımını yaptıkları alanların davalıya teslim edildiği tarihten sonra davalı tarafından yetersiz bakım yapılması nedeniyle oluşan kuruma, ezilme gibi zararlar fotoğraflanarak davalıya iletildiğini ve bu zararların teslim tarihinden sonra oluştuğunun, bu sebeple sorumluluk kabul etmedikleri hususunun davalıya bildirildiğini, müvekkili şirketin 03.03.2020 tarihi itibari ile davalıdan 113.000,00 TL hakediş bedeli, 2016 yılı 219.508,61 TL teminat mektubu bedeli, 2016 yılı 182.920,84 TL emanet alacağı, 2017 yılı 231.935,01 TL teminat mektubu bedeli, 2017 yılı 193.279,17 TL emanet alacağı olmak üzere toplam 747.557,73 TL alacağı bulunduğunu, bu alacakların ödenmesi amacıyla 03.03.2020 tarih ve 011 sayılı yazı ile davalıya başvurulduğunu ve 3 gün içerisinde alacaklarının ödenmesinin talep edildiğini ancak davalı tarafından gönderilen 09.03.2020 tarih ve E.1229 sayılı yazı ile 113.000,00 TL tutarında cari hesap alacağının kabul edildiğini ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili şirket ilgili sözleşmeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş olup, kesin kabule hazır olduğunu davalıya bildirdiğini, bu hususlar göz önünde bulundurulduğunda davalı tarafın idareye kesin kabul için sunulmadığından ve teminatlar çözülmediğinden söz konusu teminat ve kesintileri iade edemeyeceğini belirtmesinin dürüstlük kuralına ve hakkaniyet ilkesine aykırı olduğunu, çünkü davalı tarafın kusurundan kaynaklanan bir hususun müvekkili şirkete izafe edilmesinin söz konusu ilkelere aykırılık teşkil edeceğini, davalının söz konusu beyanları esas alındığında ortada bir belirsizlik söz konusu olup, müvekkili şirketin hiçbir zaman alacaklarına kavuşamayacağını, kaldı ki 20.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda, müvekkilinin davalı şirketten toplam 940.643,63 TL alacağının olduğu tespiti ile kanaat bildirildiğinin görüldüğünü, bu halde mahkemece, davanın haklılığının kanıtlanamadığından bahisle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yine 20.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda "dosya muhteviyatından taahhüt altındaki işlerin eksik ya da kusurlu yapıldığında ilişkin olarak herhangi bir tutanak vb. belgeye rastlanılmamıştır" denilerek, davanın haklılığının ortaya konulduğunu, mahkemece her ne kadar dava konusu alacak kalemlerinin istenebilir olması için gerekli koşulların taraflar arasında yapılan sözleşmenin 5., 6. ve 7.maddeleri dikkate alındığında oluşmadığı ifade edilmişse de, bu tespite katılmanın mümkün olmadığını, zira bilirkişi heyetinin de vurguladığı üzere, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin "Ödeme Koşulları" başlıklı 5.maddesi "Genel Hüküm" niteliğinde olup, davacı müvekkili ile davalı şirket arasındaki alacak-borç ilişkisini düzenlediğini, buna göre müvekkilinin alacak taleplerinin bu madde kapsamında değerlendirmesi gerektiğini, diğer bir ifadeyle, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklı üzerine düşen edimi eksiksiz olarak yerine getirmiş olup, dosya kapsamında müvekkilinin işi eksik veya kusurlu yaptığına dair hiçbir bilgi-belge olmadığını, yaptığı işe karşılık hakedişlerin de eksiksiz olarak ödenmesinin talep edilmesinin hukukun ve sözleşmenin gereği olduğunu, bununla birlikte SGK'dan gelen müzekkere cevabında müvekkili şirketin kuruma muaccel hiçbir borcu olmadığının açıkça belirtildiğini, devamında ise, işyerinin devamlı işyeri olması sebebiyle ilişiksiz belgesi verilmesinin gerekmediğinin belirtildiğini, buna göre, kurumun borç bulunmadığına dair açık ve net ifadesi karşısında sırf belge adı ilişiksiz belgesi değil diye aleyhe yorum yapılmasının hakkaniyetle örtüşmediğini, ayrıca müvekkilinin sözleşme kapsamındaki işi eksiksiz olarak yapmasının ve teslim etmesinin üzerinden aylar yıllar geçmiş iken dava dışı idarenin kesin kabulü ne zaman ve ne şartlarda yapacağı belli olmayıp, bu kapsamdaki sözleşmenin 6.maddesinin hukuken yok hükmünde kabul edilmesi gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dosya kapsamından, taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacının yüklenici ,davalının ise iş sahibi olup, asıl iş sahibinin ise dava dışı ... Belediye Başkanlığı olduğu ve davalı ile arasındaki sözleşmeye göre davalının yüklenici durumunda olduğu anlaşılmıştır.HMK’nın 31.maddesi gereğince "Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukukî açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir, soru sorabilir, delil gösterilmesini isteyebilir." kapsamında davacının dava dilekçesinde ödenmeyen hakediş bedeli, 2016 ve 2017 yılı teminat mektubu bedeli alacağı ve emanet alacağı olmak üzere 3 kalem yönünden fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000,00 TL talep ettiği anlaşılmış ancak mahkemece bu alacak kalemlerine ilişkin davacıdan kuruşlandırılması talep edilmeden yargılamaya devam edilerek, hüküm kurulması doğru olmamıştır.Yine, 6100 Sayılı HMK'nın 297. maddesine göre hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri yer almalı ve sonuç kısmında da taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Yukarıda belirtildiği üzere taraflar arasındaki sözleşme gereğince davacının 3 kalem yönünden alacak talebinde bulunduğu anlaşılmış ise de, mahkemece gerekçeli kararda talep edilen ödenmeyen bakiye hakediş alacağı yönünden herhangi bir gerekçe kurulmadan davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Diğer yandan, taraflar arasındaki sözleşmenin 6. maddesinde sözleşme bedelinin %6'sı tutarında teminat verileceği belirtilmiş ve hangi risklere karşı tutulacağı belirtildikten sonra bu teminatın ...'nın bu işle ilgili SGK'dan soğuk damgalı ilişiksizlik belgesini alarak idarenin teminatını çözdürmesinden sonra sayılan risklerle ilgili bir soruna rastlanmazsa iade edileceği hükme bağlanmıştır. Sözleşmenin 7. maddesinde ise yüklenicinin her hakedişinden (KDV hariç) hakediş bedelinin % 5'i kadar emanet kesintisi yapılacağı, yapılan bu kesintilerin yüklenicinin ... ile işin kabulünü yapması ve asıl iş sahibi olan Büyükşehir Belediyesince kesin hakedişin onaylanmasından sonra yükleniciye iade edileceği düzenlenmiştir.Yargıtay 6.Hukuk Dairesi'nin 03.12.2024 tarih ve █████████ E- █████████ K sayılı emsal kararında da belirtildiği üzere, sözleşmede 6. maddede düzenlenen teminat yönünden iadesi davalının asıl iş sahibi yönünden SGK ilişiksizlik belgesini alarak teminatını çözdürmesi olgusuna, 7. maddede düzenlenen teminat kesintisi yönünden ise davalının işin kabulünü yapması dava dışı asıl iş sahibinin de davalı kesin hakedişini onaylaması olgusuna bağlanmıştır. Bu bağlanma ile Teminatları iade borcunun ifa zamanı (muaccel olma anı) belirlenmek istenmiştir.Bu olguların gerçekleşip gerçekleşmeyeceği sözleşme imzalanırken kesin olarak bilinmemekte ise de bu olgular taraflarca aşamalarda gerçekleşmesi beklenen diğer bir ifadeyle gerçekleşeceği umulan olgulardır. Gerçekleşeceği umulan olgular olsa da gerçekleşeceği kesin olarak bilinen olgular olmadığından seçilen bu olguların koşul olarak değerlendirilmesi mümkündür. Ancak buradaki olgular koşula bağlı borçların düzenlendiği TBK 170 vd. maddelerde düzenlenen anlamda bir koşul değildir. Zira bu maddelerde düzenlenen koşul borçların hükümlerini doğurması anlamındadır. Oysa taraflar arasındaki sözleşmede koşul olarak bazı olguların sayılması hükümlerini doğurduğu kesin olan bir borç için ifa zamanının gerçekleşip gerçekleşmeyeceği önceden kesin olarak bilinmeyen ama gerçekleşmesi beklenen bir olguya bağlanması niteliğindedir. O nedenle TBK 170 vd. madde hükümlerden kıyasen yararlanılabilecektir.Kıyasen uygulanabilecek bir hüküm olarak koşula bağlı borçlarda dürüstlük kuralı TBK 175. maddede özel olarak düzenlenmiş olup şu hüküm bulunmaktadır. Taraflardan biri, koşulun gerçekleşmesine dürüstlük kurallarına aykırı olarak engel olursa, koşul gerçekleşmiş sayılır (TBK 175/1). Taraflardan biri, koşulun gerçekleşmesini dürüstlük kurallarına aykırı biçimde sağlarsa, koşul gerçekleşmemiş sayılır (TBK 175/2). Bu hüküm 4721 sayılı Türk Madeni Kanunu 2. maddede yer alan dürüst davranma ilkesinin koşula bağlı borçlar bakımından özel düzenlenmiş halidir. Zira TMK'da yer alan bu hükümde de herkesin, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğu (TMK 2/1), bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumayacağı (TMK 2/2) düzenlenmiştir.Taraflar arasındaki sözleşmede teminatların ve teminat kesintilerinin iadesi için belirtilen olguların bir koşul olarak gerçekleşmemesine yapması gereken işlemleri yapmayarak davalı sebep olmuşsa dürüstlük kuralı gereğince bu koşulun gerçekleştiğinin kabulü gerekecek ve davalı asıl iş sahibi ile arasındaki sözleşmeye dayanarak koşul olarak belirlenen SGK ilişiksizlik belgesini alamadığı, hakedişini çözdüremediği kendi kesin hakedişinin onaylanmadığı için muacceliyetin dayandığı koşulun gerçekleşmediği savunmasında bulunarak, borcunu ödemekten kaçınamayacaktır.Bu açıklamalar kapsamında mahkemece, dava dışı iş sahibi ... Belediyesi ile davalı arasındaki sözleşme gereğince işin tesliminin , bu kapsamda işin geçiçi ve kesin kabulünün yapılıp yapılmadığı araştırılarak, sözleşme ve yapılmışsa geçici kabul ve kesin kabul'e ilişkin belgelerin dosyaya kazandırılarak yaptırılacak inceleme sonucu kesin hesabın çıkarılarak talep edilen tüm alacak kalemleri yönünden ayrı ayrı gerekçe oluşturularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.4-6 maddeleri gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,2-Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih ve ████████ Esas- ████████ Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-a.4-6 maddeleri gereğince kaldırılmasına,3-Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,5-İstinaf talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak █████/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.Başkan ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırKatip ...e-imzalıdıre-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır