Anahtar kelimeler: Dizel Şasi Lojistik Sunmuş Taşımacılık Taktirde Aşye Turizm Model Organizasyon

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
: Sözleşmenin İptaliDAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2024KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2024Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin maliki olduğu .... Plakalı ... şasi numaralı, 2017 model, dizel, ... marka aracın ticari araç 28.06.2019 tarihinde mülkiyetin saklı tutulması kaydıyla satış sözleşmesi ile ... Lojistik Taşımacılık Turizm Organizasyon Ticaret A.Ş'ye devredilmiş olduğunu, söz konusu sözleşmeye göre sözleşmeye konu .... Plakalı aracın mülkiyetinin müvekkilinde saklı kalmak kaydıyla, .... Lojistik Taşımacılık Turizm Organizasyon Ticaret A.Ş tarafından sözleşmede kararlaştırılan ödemenin müvekkilline yapıldığı taktirde mülkiyet de .... Lojistik Taşımacılık Turizm Organizasyon Ticaret A.Ş'ye geçmiş olacağını, anılan sözleşmeye konu ödeme tarihi 31.12.2023 olduğunu, borcun vadesi gelmiş olup sözleşmeye konu ... Plakalı araç mülkiyetinin de hala müvekkilinde olduğunu, aracın yalnızca tescilinin borçlu ... Lojistik Taşımacılık Turizm Organizasyon Ticaret A.Ş'de olduğunu, sözleşme gereği davalı yanın yükümlülüklerini yerine getirmediğinden dolayı sözleşmenin iptalini talep ettiklerini, davalının, müvekkiline vermesi gereken 61.000 TL tutarındaki kalan borç miktarını ödememiş, müvekkilinin sayısız aramalarına da cevap vermemiş olduğunu, müvekkilinin davalının borca batık olduğunu öğrendiklerini, davalının borçlarından dolayı aracın cebri icra yoluyla satılığa çıkacağını duymuş olduğunu, sonradan davalının bu şekilde birkaç kişiyi daha kandırdığını ve paralarını ödemediğini öğrenmiş olduklarını, müvekkilinin, karşı tarafla tanzim ettiği Bakırköy .... Noterliği █████/2019 tarihli .... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Mülkiyetin Saklı Tutulması Kaydıyla Satış Sözleşmesinin iptali için arabuluculuğa başvurmuş olduğunu, ancak davalı yanın arabulucuğa katılmadığı için arabuluculuk sürecinin anlaşmama şeklinde düzenlenmiş olduğunu, tüm bu nedenlerle; öncelikle dava sonuna kadar aracın 3. Şahıslara devrinin önlenmesi için araç kaydı üzerine teminatsız tedbir konulmasına, aracın dava sonuna kadar mahkemece müvekkiline iadesine , Bakırköy ... Noterliği ... yevmiye nolu ve 28.06.2019 tarihli sözleşmenin İPTALİNE , aracın müvekkilimize ait olduğunun tespitine / dava konu aracın müvekkile iadesine , Dava konusu araç kayıtları üzerinde varsa haciz, tedbir, rehin, gibi her türlü takyidatların kaldırılmasına karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşıldı.Dava, sözleşmenin iptali talebine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, taraflar arasında düzenlenen Düzenleme Şeklinde Mülkiyetin Saklı Tutulması Kaydıyla Satış Sözleşmesi'ne konu kalan borç için düzenlenen 31.12.2023 vade tarihli 61.000,00-TL bedelli bononun davalı tarafça ödenmediği iddiasına karşın işbu sözleşmenin iptal koşullarının oluşup oluşmadığı konularında olduğu anlaşılmıştır.Ticaret Sicil Müdürlüğü cevabi yazısına göre davacının sicil kaydının olmadığı, Zeytinburnu Vergi Dairesinin cevabi yazısına göre de davacının işletme hesabına göre defter tuttuğu anlaşılmıştır.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar sayılı ilamında; "Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.Türk Ticaret Kanununun 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." düzenlemesi getirilmiştir.TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3’üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK’nın 1463. maddesinde de, önce 17. maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir.19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinde “Birinci Sınıf Tüccarlar” sayılmış olup bu maddedeki birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanlar ise ikinci sınıf tacir sayılırlar. İkinci sınıf tacirler ise ticari işletme hesabına göre defter tutarlar.Bir hukukî işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlar ile bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukukî işlemin veya fiilin olması gerekir. Somut olayda, her ne kadar davacı tarafça cari hesap ve fatura alacağına dayalı olarak ilamsız takip başlatılmış olup, Başkent Vergi Dairesi Müdürlüğünün █████/2020 tarihli cevabi yazısından, davalının işletme hesabına göre defter tuttuğu bildirilmiş olup, mahkemelerce usulüne uygun şekilde oda ve sicil kaydı ilişkin yeterli araştırmanının yapılmadığı, vergi müdürlüğünce müzekkere ekinde gönderilen vergi beyannamelerine göre davalıların birinci sınıf tüccar olmasını gerektirecek tutarda alım ve satımının bulunmadığı tespit edilmiş olup, bu haliyle davalıların tacir olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı ve esnaf olarak kabulü gerektiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın da mutlak ticari dava niteliğinde bulunmadığı anlaşılmakla, takibinin cari hesap ekstresine dayalı ilamsız takip olmasına göre uyuşmazlığın, asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir." denmektedir.Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; mevcut olayımızda mutlak ticari dava sayılan hallerin olmadığı, , Vergi Müdürlüğü'nden gelen yazı cevabına istinaden davacının yıllık gelir beyannamesine göre faaliyetinin esnaflık sınırını aşmadığı, davacının davasına konu alacağının tarafların ticari işletmesi ile ilgili olmadığı ve uyuşmazlığın da TTK'nın 4/2. maddesinin “a-f” bentlerindeki hususlara ilişkin olmadığı anlaşılmış olup, 6102 sayılı TTK’nın 6335 sayılı Kanunla değişik 5/3. maddesinde ise asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu düzenlemesine istinaden görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevsizlik nedeniyle davanın usulden REDDİNE,2- Görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, HMK. 20 madde gereği süresi içerisinde kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ve taraflardan birinin kararı veren mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dava dosyasının görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde mahkemece davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına,3-Yargılama, harç ve giderleri konusunda HMK. 331/2 madde gereğince görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına,4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra görevli mahkemeye aktarılmasına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2024Katip ...¸e-imzalıdırHakim ...¸e-imzalıdır