Anahtar kelimeler: Usûlüne Kırıkkale Adalet Evrakı Görüşü İstinaden Başvuran İstemi Uyuşturucu Bakanlığının

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmaİNCELEME KONUSU KARAR
: MahkûmiyetKANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıKırıkkale 4. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 192/3, 62, 50/1-a, 52/2, 52/4. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 15.05.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 17.08.2023 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.09.2023 tarihli ve KYB-██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.09.2023 tarihli ve KYB-██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;“Dosya kapsamına göre, sanığın incelemeye konu █████/2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının █████/2018 tarihli ve ████████ sayılı iddianamesiyle kamu davası açıldığı ve Kırıkkale 4. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2019 tarihli kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği, anılan kararın kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği anlaşılmış ise de;Sanık hakkında, daha önce █████/2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığınca █████/2016 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verilmesi sonrasında, adı geçen sanığın denetim süresi içerisinde yeniden uyuşturucu madde kullandığının anlaşılması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak, Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının █████/2017 tarihli ve █████████ sayılı iddianameyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Kırıkkale 5. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2018 tarihli ve ████████ esas, ███████ sayılı kararı ile sanığın cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığından bahisle beraatine karar verildiği, anılan kararın kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği,Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin █████/2022 tarihli ve ██████████ esas, ████████ karar sayılı ilâmında "... erteleme kararının kaldırılarak açılan kamu davasında sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi halinde, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı hukuki geçerliliğini yitirecek ve sonraki suça ilişkin olarak TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine engel olmayacak, bu nedenle “kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı verilmeden açılmış olan kamu davasında kovuşturma şartı bulunmadığından kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere “durma kararı” verilmesi gerekecektir..." şeklindeki açıklama da nazara alındığında,Bu haliyle, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesinde yer alan "(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi nedeniyle, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliği kalmadığından, Mahkemesince “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı” verilmeden açılmış olan incelemeye konu dosyada, yargılama şartı bulunmadığından, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere “durma kararı” verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇEA. Şüpheli hakkında, 21.01.2018 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 23.01.2018 tarihli ve ████████ Soruşturma, ████████ Esas, ████████ sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce aynı suçtan dolayı kamu davası açıldığının belirtildiği,B. Yapılan yargılama sonucunda; Kırıkkale 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 28.03.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 192/3, 62, 50/1-a, 52/2, 52/4. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.C. Dosya arasında bulunan dayanak Kırıkkale 5. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasının incelenmesinde;1. Şüpheli hakkında, 30.11.2016 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 07.12.2016 tarihli kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, 30.05.2017 tarihli eylemi ihlâl kabul edilerek Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 01.06.2017 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Kırıkkale 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.01.2018 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile sanığın beraatine karar verildiği, beraat kararının istinaf edilmeksizin 01.03.2018 tarihinde kesinleştiği,Anlaşılmıştır.D. Dosya kapsamına göre;Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan şüpheli hakkında 5237 sayılı TCK’nın 191/2-3. maddesi uyarınca verilen "kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararı takiben, TCK’nın 191/4. maddesinde yazılan durumlardan birinin gerçekleşmesi nedeniyle, erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılmasından sonra, şüphelinin yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi halinde TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceğinden ikinci suç nedeniyle doğrudan kamu davası açılacağı tartışmasızdır.Ancak; dayanak dosyada, erteleme kararının kaldırılarak açılan kamu davasında sanığın beraatına karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi halinde, beraata konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı hukuki geçerliliğini yitirecek ve sonraki suça ilişkin olarak TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine engel olmayacak, bu nedenle "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı verilmeden açılmış olan kamu davasında kovuşturma şartı bulunmadığından kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere "durma kararı" verilmesi gerekecektir.Somut olayda; sanık hakkında önceden işlemiş olduğu aynı nev'iden suç nedeniyle açılmış bir kamu davası olduğundan, yargılama konusu 21.01.2018 tarihli suçtan dolayı 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden doğrudan kamu davası açılması üzerine, Kırıkkale 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2019 tarihli kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; sanık hakkında daha önceden 30.11.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 07.12.2016 tarihli kararı ile verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 30.05.2017 tarihli eylem nedeniyle ihlâl edildiğinden bahisle açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Kırıkkale 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.01.2018 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile sanığın beraatına karar verildiği ve beraat kararının kesinleştiği,5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi nedeniyle, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliği kalmadığından, Mahkemesince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" verilmeden açılmış olan kamudavasında, kovuşturma şartı bulunmadığından, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde ise de;Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada,Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan anılan beraat kararından sonraki tarihli birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve incelemeye konu suç tarihi olan 21.01.2018 tarihinden önce ve sonra sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla açık ve kapalı kaydın bulunduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenebilmesi için;Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usulüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği kabul edildiğinden ve yukarıda açıklandığı üzere incelemeye konu dosyaya dayanak alınan davada beraat kararı verildiği, bu durumda artık şüpheli hakkında önceki suçu nedeniyle verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının geçerliliğinin ortadan kalkmış olduğu ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği gözetilerek, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesine kadar aynı suçtan işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edildiği de dikkate alınarak, Cumhuriyet başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip incelenmesi, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, derdest dava bulunması halinde davaların birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, incelemeye konu eylemnedeniyle yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği veya eylemlerin tek suç, zincirleme suç ya da bağımsız suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumun belirlenmesi gerektiğinden, mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.III. KARARA. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,B. Kırıkkale 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı CMK'nın 309/4-b. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,25.02.2025 tarihinde karar verildi.