Anahtar kelimeler: Vade Yazim Layihalar Menfi İzmir Dinlenip İstenmiş Tarafça Üye Yine

T.C.
İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ11. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: █████████ Esas - ████████ KararDAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit(Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2022 tarih █████████ Esas ████████ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili, İzmir 4. İcra Müdürlüğünün ██████████ E. sayılı dosyasında davalı tarafça 15.08.2016 vade tarihli ve 36.000,00 TL bedelli çeke dayalı olarak müvekkili hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, ancak müvekkilinin davalı şirkete böyle bir borcunun bulunmadığını, takip konusu çekin keşidecisinin dava dışı ..., cirantalarının ise ... ve müvekkili ... olduğunun belirtildiğini, ancak çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin 2010 ve 2015 yıllarında iki defa nüfus cüzdanını kaybettiğini, iki defa Nüfus Müdürlüğüne başvurarak yeniden Nüfus Cüzdanı çıkartmak zorunda kaldığını, müvekkilinin kaybettiği nüfus cüzdanını bulan kişinin İzmir, Bursa, Kuşadası, İstanbul ve Edremit'de müvekkilinin kimliğini kullanarak bir takım borçlanmalar yaptığını, bir takım çeklere imzalar attığını, müvekkilinin şikayeti üzerine Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ██████████ soruşturma dosyasında soruşturma başlatıldığını, müvekkilinin ne çekin keşidecisini, ne de ciranta olan ve davalı banka ile kredi ilişkisi bulunan ...'ü tanımadığını, eldeki dava konusu icra takibi dışında toplam 9 adet icra takip dosyasının daha bulunduğunu iddia ederek, müvekkilinin icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, takibin müvekkili açısından iptaline, %20'den az olmamak üzere tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili, dava dışı borçlu ...'ün müvekkili bankadan kredi kullandığını, kredi teminatı olarak takip konusu çekin alındığını, teminat olarak bankaya verilen çek sebebiyle takip yapıldığını, davacının itirazlarının müvekkili bankaya karşı ileri sürülemeyeceğini, müvekkili bankanın iyi niyetli hamil olduğunu, çekin ciro yoluyla devir alındığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, İstanbul ATK'dan alınan 01.06.2021 tarihli raporda, dava konusu konusu çekte 1. ciroda davacı ...'a atfen atılı imza ile davacının mukayese imzaları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, bu sebeple davacının çekten dolayı sorumluluğunun bulunmadığı, davacı vekili kötü niyet tazminat isteminde bulunmuş ise de, çekin davacıdan sonra dava dışı ... tarafından bankaya ibraz edildiği, bu sebeple bankanın davacı adına atılı imzanın gerçekten ... tarafından atılıp atılmadığını bilmesinin mümkün olmadığı, şekli olarak çeki takibe koymakta yasal haklarını kullandığını, kötü niyetinin söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacının İzmir 4. İcra Müdürlüğünün ██████████ Esas sayılı icra dosyasında takibe konulan 15.08.2016 keşide tarihli, 36.000,00 TL bedelli, keşidecisi ..., lehtarı ... olan çek sebebiyle davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, davacının %20 kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF NEDENLERİ
: Davalı vekili, müvekkil bankanın takip yapma zorunluluğunun bulunduğunu, dava dışı borçlu ...'ün müvekkili bankadan kredi kullandığını, kredi teminatı olarak da dava dışı ... tarafından keşide edilen, ... ve davacı ... tarafından ciro edilen 15.08.2016 tarihli 36.000,00 TL bedelli takip konusu çeki 26.04.2016 tarihinde müvekkili bankaya teslim ettiğini, kredili firma tarafından verilen tüm teminatlar için müvekkili bankanın işlem yapmak zorunda olduğunu, çekin karşılıksız yazılması ve ödenmemesi üzerine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığını, davacı tarafından bu davanın sadece müvekkiline karşı açılmış olduğunu, dava konusu çekte davacı ...'ın keşideci, davacı ...'ın lehtar ve ciranta, dava dışı ...'ün ciranta ve müvekkili bankanın ise ciranta ve hamil olduğunu, çekin davacı ...'dan dava dışı ...'e, bu kişiden de müvekkili bankaya geçtiğini, davacının imzasının sahteliği nedeniyle işbu menfi tespit davası açılmışsa da, çeke göre davacının sorumlu olduğu kişilerin ... ve müvekkili banka olduğunu, ancak davacının yalnızca müvekkili bankaya karşı menfi tespit davası açıldığını, müvekkili bankanın iyiniyetli hamil olduğunu, ciro silsilesi de değerlendirildiğinde, davacının imzasının sahte olduğunu bilebilecek konumda olmadığını, senet metninden anlaşılamayan hiçbir definin müvekkili bankaya karşı ileri sürülemeyeceğini, müvekkili bankanın bir kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermedği dikkate alınarak müvekkili banka aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek, kararın vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden kaldırılmasını talep etmiştir.GEREKÇE
:Dava, kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.İlk derece mahkemesince, ATK Fizik İhtisas Dairesinden alınan 15.04.2021 tarihli raporda icra takibine konu 15.08.2016 düzenleme tarihli, 36.000,00 TL bedelli çekte davacı adına atılı imza ile davacının mevcut mukayese imzaları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla davacının eli ürünü olmadığı tespit edilmiş olmakla ilk derece mahkemesince sahte imza ile tanzim olunan bonoya dayalı takip nedeniyle davacının davalı lehdara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.İstinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 2.795,27 TL'den peşin alınan 615,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.180,27 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.█████/2025