Anahtar kelimeler: İhukuki Süreç Uyarıcı Almak Edenin Görüşü Ret Etmek Uyuşturucu İzmir
8. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

    SUÇ
    : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak
    HÜKÜMLER
    : Mahkumiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Bozma, ret
    Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    I.HUKUKİ SÜREÇ
    A. İlk Derece
    İzmir 35. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.10.2018 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191/1, 43/1, 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında aynı suçtan İzmir 36. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilamı verilen hapis cezasının mahsubu ile sanığın neticeten 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
    B. İstinaf
    İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 13.12.2019 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının (aleyhe) istinaf başvurusuna ilişkin olarak duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanığın 05.01.2017 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 43/1, 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında aynı suçtan İzmir 36. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilamı verilen hapis cezasının mahsubu ile sanığın neticeten 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanığın 05.03.2017 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 43/1, 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında aynı suçtan İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilamı verilen hapis cezasının mahsubu ile sanığın neticeten 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
    II. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Sanığın Temyiz İstemleri
    Tüm dosyalarının incelenmesi, hükmün teselsül niteliğinde olduğu ve verilen cezanın kaldırılması gerektiğine ilişkindir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesinde Bölge Adliye Mahkemesince "İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilebileceği hükmü düzenlenmiştir.
    5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinde ise Bölge Adliye Mahkemesinde inceleme ve kovuşturma başlığı altında Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın kovuşturma yapılarak karar verilebilecek istisnai haller belirtildikten sonra 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesinde "Diğer hâllerde, gerekli tedbirleri aldıktan sonra (…) davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilir.", hükmünü, aynı Kanun'un 280/2. maddesinde "Duruşma sonunda bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddeder veya ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurar." şeklinde duruşma yapılarak verilebilecek kararlar düzenlenmiştir.
    5271 sayılı Kanun'un 282/1-f maddesinde de "sanık, müdafii, katılan ve vekilinin davetiye tebliğ edilmesine rağmen duruşmaya gelmemesi halinde duruşmaya devam edilerek sanığın sorgu tutanakları anlatılmak suretiyle dava yokluğunda bitirilebilir. Ancak, CMK.nın 195. madde hükümleri saklı kalmak üzere sanık hakkında verilecek ceza, ilk derece mahkemesinin verdiği cezadan daha ağır ise, herhalde sanığın dinlenmesi gerekir." şeklinde bir düzenleme yapılmıştır. Yine 5271 sayılı Kanun'un 282/1-f maddesine paralel bir düzenleme olan ve Yargıtay bozması sonrası davaya bakacak mahkemenin yapacağı işlemleri düzenleyen aynı Kanun'un 307/2. maddesinde de bozmadan sonra sanık hakkında verilecek ceza bozmaya konu cezadan daha ağır ise herhalde sanığın dinlenmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiştir. Görüldüğü üzere bu düzenlemelerde aleyhe ceza verilmesi söz konusu olan hallerde sanığın beyanının alınmasının zorunluluğu kesin olarak vurgulanmıştır. Aksi düşüncenin savunma hakkının kısıtlanmasına ve hak ihlallerine sebebiyet verebileceği açıktır. Bu itibarla, Yargıtay tarafından verilen aleyhe bozma kararlarında sanığın beyanının alınmasının zorunlu olduğu gibi bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak aleyhe verilecek mahkumiyet kararlarında da sanığın mutlaka beyanının alınması gerektiği kabul edilmelidir. Aksi uygulama 5271 sayılı Kanun'un 282/1-f ve 307/2-son maddelerine açık aykırılık oluşturacaktır.
    Belirtilen bu hükümler inceleme konusu olayla birlikte değerlendirildiğinde; Bölge Adliye Mahkemesince, sanık hakkında ilave bir araştırma sonucu delil değerlendirilmesi yapılarak ilk derece mahkemesince sanığa verilen 3 ay hapis cezasına dair mahkumiyet hükmünün kaldırılarak sanığın ayrı ayrı iki kez 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği bu kararın sanık aleyhine bir durum oluşturduğu nazara alındığında yukarıda belirtilen hükümler karşısında Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak, sanığın savunmaları alındıktan sonra delil değerlendirilmesi yapılarak hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmeyerek, sanığın savunma hakkı da kısıtlanmak suretiyle karar verilmesi 5271 sayılı Kanun'un 289/1-h maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık hali olarak saptanmıştır.
    III. KARAR
    Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 13.12.2019 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
    Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!