Anahtar kelimeler: Etmezsin Kazanıyor Geçiştirildiğini Davamenfi Birşey İnşaa İletildiğinde Kalmış Ltdşti Denilerek

T.C.
İSTANBUL19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2024KARAR TARİHİ
:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ...Ltd.Şti. (Eski ...Şti. ) yetkilisi olan ... isimli şahıs arasında taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri tanzim edildiğini, müvekkilinin sözleşmelerden kaynaklı edimini eksiksiz olarak ifa ettiğini, sözleşme şartlarını yerine getiren müvekkilinin daireleri teslim aldığını, fakat şahıs daireleri sözleşme şartlarına uygun olmayan halde inşaa ettiğini, bu husus karşı tarafa iletildiğinde birşey olmaz daireler değer kazanıyor zarar etmezsin denilerek geçiştirildiğini, müvekkili ile davalı şirket arasında 15.03.2021 tarihi itibariyle 160.400 TL bakiye alacak kalmış ve müvekkil buna istinaden 16.03.2021 tanzim tarihli senedi vade tarihi yazılmadan teminat olarak şirket yetkilisi ...'a teslim ettiğini, şirketin sahibi ve yetkilisi olan şahıs, kalan bakiyenin taksitler halinde kendisine ödenmesini talep ettiğini, müvekkili de kabul ederek yanından ayrıldığını, müvekkilinin kalan süre zarfında bakiyenin tamamını şirket sahibine ve ve şirketin talimatı doğrultusunda şirket çalışanı olan ... isimli şahsın hesabına gönderdiğini ve kalan bakiyenin tamamını ödeyerek sözleşme şartlarını eksiksiz yerine getirdiğini, müvekkilinin, davalı şirket ile iletişime geçip teminat olarak vermiş olduğu senedi istemeye gittiğinde yetkili şahıs müvekkili sürekli oyalamış ve en sonunda "ben TL olarak ödeme aldım,senin dairelerin değer kazandı,zarar ettim diyerek" senedi vermeyeceğini beyan ettiğini ve müvekkilden fazla para talep ettiğini, müvekkilininde bu teklifi kabul etmediğini, davalı tarafın müvekkilini sürekli oyaladığını ve teminat olarak verilen senedi 31.01.2023 vade tarihli olarak tanzim etmek suretiyle müvekkili hakkında ....İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında müvekkili aleyhine hukuka aykırı olarak icra takibi başlattığını, davalı tarafın başından itibaren müvekkili dolandırmak ve haksız kazanç elde etmek kastı ile seneti tanzim etmiş ve nihai olan amacını ifşaa ettiğini, şahıslar arasında yapılan ödemelere ilişkin dekontlar ve hesap özetleri layihamız ekinde ibraz edildiğini, müvekkiline binbir emekle çalışıp biriktirdiği para ile satın aldığı taşınmazları kaybetme riski altında olduğunu, müvekkilinin diş hekimi yardımcılığı yaparak çalışmakta olup, bakmakla yükümlü olduğu anne, baba, eş ve çocukları bulunduğunu, şirket yetkilisinin müvekkilinden dolandırmak kastı ile senet teslim aldığını ve alacağını almasına rağmen ısrarla seneti teslim etmekten imtina ettiğini, amacının kendisine hukuka aykırı olarak menfaat temin etmek olduğu aşikar olduğunu, şahıs hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasında şikayette bulunulduğunu bildirip, fazlaya ilişkin dava hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin davalı-alacaklı tarafa borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, ....İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takibinin Mahkemenin uygun göreceği teminat karşılığında durdurulmasına karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesinekarar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...'un, müvekkili firma lehine █████/2021 düzenleme, █████/2023 vade tarihli 160.400,00 TL bedelli senedi düzenleyip müvekkili firmaya verdiğini, ancak senet alacağı vadesinin gelmesi ile birlikte muaccel hale gelmesine rağmen keşideci söz konusu senet borcunu ödemediğini, borçlu tarafın söz konusu senedi borcuna karşılık vermiş olup davacı taraf sürekli olarak müvekkili firmayı oyaladığını, bugüne kadar herhangi bir ödeme yapmadığını, bunun üzerine tarafınca davacıya karşı .... İcra Dairesinde ... E. sayılı dosyasından asıl alacak ve işlemiş faiz ile birlikte davacıya karşı takip başlatıldığını, sonraki süreçte davacı tarafın borcu ödediğini ve borcu olmadığından bahisle huzurdaki davayı ikame ettiğini, davacı taraf dilekçesinde, müvekkilinin firmaya verilen █████/2021 düzenleme, █████/2023 vade tarihli 160.400,00 TL bedelli senedin teminat senedi olduğunu iddia etmekte olduğunu, işbu iddia tamamen asılsız olduğunu, senedin hangi hukuki ilişkinin teminatı olduğu hususunun bir başka deyişle karşılıklı edimleri, içeren bir sözleşmenin teminatı için verildiği konusunun yazılı belge ile kanıtlanması gerekli olduğunu, yani bir senedinin teminat senedi hükmünde olabilmesi için; senedin üzerinde açıkça teminat olarak verildiği yazılması gerektiğini, belirtilen senedin teminat senedi hükmünde olduğunu gösteren sözleşmenin gerekli olduğunu, takibe konu senet üzerinde teminat ibaresi bulunmadığı gibi, davacı tarafından takibe konu senedin teminat senedi olduğuna dair herhangi bir sözleşme veya yazılı delil sunulmadığını, somut olaya bakıldığında davacı tarafından müvekkili firmaya tanzim edilen █████/2021 düzenleme, █████/2023 vade tarihli 160.400,00 TL bedelli senedin bulunduğunu, söz konusu senedin üzerinde teminat senedidir veyahut sözleşmenin ekidir gibi bir ibare bulunmadığını, ayrıca bahse konu senede ilişkin olarak taraflarca düzenlenen bir sözleşmede bulunmadığını, hal böyle olunca da davacı tarafından müvekkili firmaya verilen senedin kambiyo vasfında bir senet olduğunu, taraflar arasındaki asıl alacak ilişkisinden kaynaklandığını, dolayısıyla davacı tarafından iddia edilen teminat senedi gibi bir durum söz konusu olmadığını, senedin teminat senedi olduğu hususunda yazılı bir delil ibraz edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, öncelikle davacı tarafından müvekkiline olan borcunu ödemediğini, keza davacı tarafın iddiasını da ispatlayamadığını, yukarıda da izah ettiği üzere, kambiyo senedine bağlı olan borç, soyut (mücerret) bir borç olduğunu, bu nedenle, asıl borç ilişkisinin gerçekleşmemesi, geçersiz olması ya da sonradan ortadan kalkması, kambiyo senedindeki kambiyo borcunun geçerliliğini etkilemeyeceğini, somut olayda, sebepten mücerret bir kambiyo senedi mevcut olduğundan dolayı, davacı tarafın borcunu ödediği iddiası ancak senetle ispat edilmesi gerektiğini, ancak davacı tarafın dava konusundan bağımsız birkaç evrakı mahkemeye sunduğunu, davacı tarafın müvekkili firmaya borcu olmadığına dair senedi mahkemeye sunamadığından dolayı, iddiasını ispatlayamadığını, hal böyle olunca da huzurda görülmekte olan davanın reddinin gerektiğini, müvekkili firmanın alacağını sürüncemede bırakmak nedeniyle açılmış bulunan işbu haksız ve kötü niyetli davanın reddine karar verilmesini, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle davacı borçlunun, davalı müvekkiline %20 icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.-DELİLLER
:.... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiş, dosyanın UYAP kaydı dosyamız arasına alınmıştır.İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığına müzekkere yazılarak, Davacı, ... T.C. Kimlik Numaralı ... Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının çıkartılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, Davacı, ... T.C. Kimlik Numaralı ...'un ticaret sicilinde tacir kaydının bulunup bulunmadığı, var ise bu kayıtlara ilişkin bilgi ve belgelerin çıkartılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığına müzekkere yazılarak, Davacı, ... T.C. Kimlik Numaralı ...'un esnaf kaydının olup olmadığı, var ise bu kayıtlara ilişkin bilgi ve belgelerin çıkartılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.... Tapu Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, taşınmazların tapu kayıtlarının tüm tedavülleri ile birlikte çıkartılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.... Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılarak, ... soruşturma sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiş, dosyanın UYAP kaydı dosyamız arasına alınmıştır.... Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, Mahkememiz davalısı ... ( ESKİ ÜNVANI ... MÜH. YAPI. SAN. TİC. LTD. ŞTİ. ) VKN:...'nin 2021- 2022 ve 2023 yıllarına ait çalışan listesinin çıkartılarak, mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.İstanbul Ticaret Odası Başkanlığına müzekkere yazılarak, Mahkememiz davalısı ... ( ESKİ ÜNVANI ... MÜH. YAPI. SAN. TİC. LTD. ŞTİ. ) VKN:...'nin sicil kayıtlarının çıkartılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.Mahkememizce █████/2024 tarihinde Mali Müşavir vasıtasıyla bilirkişi raporu aldırılmış ve rapor dosyamız arasına alınmıştır.GEREKÇE
:Dava, bonoya dayalı olarak başlatılan icra takibinde menfi tespit istemine ilişkindir.İcra İflas Kanunu md. 72’ye göre borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Borçlu, menfi tespit davası zımnında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.Menfi tespit davalarında davacı borçlu, davalı alacaklı ile arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını, borcun hiç doğmadığını iddia ediyorsa ispat yükü davalı alacaklı üzerindedir. Ancak davacı borçlu hukuki ilişkiyi ve borcu kabul etmekle beraber başka bir sebepten ötürü geçersiz olduğunu veya borcun sona erdiğini iddia ediyorsa ispat yükü davacı borçlu üzerindedir.Menfi tespit davasının sonucuna göre davacı borçlu lehine tazminata hükmedilebilmesi için alacaklının borçlu hakkında icra takibinde bulunmuş olması, icra takibinin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması ve borçlunun tazminat talebinde bulunmuş olması gerekir.Borçlu aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için ise icra takibinin durdurulması için tedbir kararı verilmiş ve bu kararın fiilen uygulanmış olması gerekir.Kambiyo senetlerinde menfi tespit talebi birçok nedene dayanabilir. Somut olayda davacı, davalıya verdiği senedin teminat senedi olduğunu ve davalıya olan borcunu ödediğini iddia etmiştir. Kural olarak alacağın ispatı alacaklı tarafta ise de, davacının senedin niteliği ve ödeme iddiası karşısında bu iddiaların ispat yükü davacı borçluya aittir.Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu görülmüştür. Takip, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluna ilişkin olup, takip konusu senet █████/2021 düzenleme ve █████/2023 vade tarihli 160.400 TL’lik bonodur. Davacı senedin keşidecisi ve davalı da senedin lehtarıdır. Senedin üzerinde teminat senedi olduğuna dair bir kayıt görünmemektedir. Senedin vade tarihinin sonradan doldurulduğu iddiasına ilişkin yapılan değerlendirmede; vade tarihinin bononun zorunlu unsuru olmadığı, sonradan yazılan tarihin anlaşmaya aykırı olduğunun davacı tarafından ancak yazılı bir delille ispat edilebileceği; ancak somut olayda vade tarihinin sonradan yazıldığına ve anlaşmaya aykırı olarak yazıldığına ilişkin yazılı bir delil sunulmadığından bononun geçerli bir senet olduğu kanaatine varılmıştır.Senedin teminat senedi olduğu iddiasının değerlendirilmesinde; bir senedin teminat senedi olup olmadığının senet üzerinden ya da taraflar arasındaki yazılı bir anlaşmadan anlaşılması gerekmektedir. Dava konusu senedin üzerinde teminat kaydı olmamakla birlikte taraflar arasındaki taşınmaz devir sözleşmelerinde de senetle ilgili bir anlaşma bulunmamaktadır. Davalının da senedin teminat senedi olduğu iddiasını kabul etmediği gözetildiğinde, davacının teminat senedi iddiasını usule uygun olarak ispatlayamadığı kanaatine varılmıştır.Taraflar arasındaki esas hukukî ilişki taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayanmaktadır. Taraflar arasında █████/2019 tarihli ve █████/2020 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmelerine uygun olarak 41 numaralı daire ... ve 51 numaralı daire ... adına tescil edilmiştir. Malikler davacının annesi ve kardeşi olup, davalının taşınmazları devrettiği ve edimlerini yerine getirdiği hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık senedin taşınmaz satış vaadi sözleşmesine ilişkin olup olmadığı ve borcun ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır. Her ne kadar davalı taraf senedin sebepten mücerret olduğunu ve davacının borcuna karşılık düzenlendiğini iddia etse de, taraflar arasında bahsedilen iki taşınmazın devri dışında bir ticari ve hukukî ilişki bulunduğu ispat edilmediğinden, senedin bu taşınmazların devrinden doğan borca ilişkin olduğu kabul edilmiştir.Senedin teminat senedi olmadığı, taraflar arasındaki asıl ilişkinin iki adet taşınmaz devrine ilişkin olduğu ve davalının daireleri teslim ederek borcunu ifa ettiği anlaşıldıktan sonra davacının borcunu ödeyip ödemediği araştırılmıştır. Zira borcun ödenmesi halinde senet bedelsiz kalacaktır. Davacı tarafın sunmuş olduğu dekontlar ve davalı tarafın ticari defterleri incelenmiştir. █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile davalının ticari kayıtlarına göre senedin düzenlenme tarihinden sonra davacının █████/2021 tarihinde 5.000 TL, █████/2021 tarihinde 7.500 TL ve █████/2021 tarihinde 9.250 TL ödeme yaptığı tespit edilmiştir. Yapılan bu ödemelere ilişkin makbuzlar dosyaya sunulmuştur. Yapılan bu ödemelerin düşülmesi ile senet sebebiyle davacının 138.650 TL borcu kaldığı hesaplanmıştır. Davalının ticari kayıtlarında taraflar arasında taşınmaz devri dışında başka bir ticari ilişki tespit edilmemiştir. Kalan 138.650 TL’lik borç yönünden davacı, ödemeleri davalının çalışanı ...’a yaptığını iddia etmiş ve ödeme dekontlarını dosyaya sunmuştur. Sunulan dekontların incelenmesinde davacı hesabından dava dışı ... hesabına 19 adet havale işlemi gerçekleştirildiği görülmüştür. Sunulan dekontlardan biri ise, ... tarafından ...’e gönderilen havale işlemine ilişkin olup, davacı bu işlemin de kendi borcuna ilişkin olduğunu öne sürmüştür. Yapılan bu ödemelere ilişkin dekontlarda açıklama yer almadığı görülmüştür. █████/2024 tarihli celsede taraflara HMK md. 31 kapsamında ödemelere ve dava dışı ... ile ...’nın kim olduğuna ilişkin açıklama yapmak için süre verilmiş ise de herhangi bir açıklama yapılmamıştır. Davacı taraf, rapora karşı da beyanda bulunmamıştır. Davalı tarafın sigorta ve sicil kayıtlarının celbi ve incelenmesi sonucu ...’ün davalı şirketin işçisi olduğu, şirketin yetkilisi olmadığı ve şirket adına ödeme almaya ve temsile yetkili olmadığı anlaşılmıştır. Davacının, ödemelerin ...’ün hesabına yapılmasını davalının söylediği iddiasına ilişkin herhangi bir delil sunulmamıştır. Taraflar arasında bu hususta bir anlaşma olmamakla birlikte, ödemelerin büyük çoğunluğunun taraflar arasında makbuz karşılığında yapılmasına rağmen, kalan 138.650 TL’lik ödemenin ... hesabına yapılması taraflar arasında sürdürülen ticari ilişkiye aykırıdır. Zira 2019 yılından itibaren yaklaşık 2 yıl boyunca davacı tarafından davalıya ödeme yapılmasına rağmen, borcun az bir kısmının başka bir hesaba yapılması taraflar arasındaki anlaşmaya ve süren ticari ilişkiye uygun değildir. Davalı kayıtlarında bu ödemelerin bulunmaması da ödemelerin davalı tarafından kabul edilmediğinin bin göstergesidir. Ödemenin borcu sona erdirebilmesi için usule uygun bir ödeme yapılması gerekir. Borcunu, alacaklı dışında üçüncü bir kişiye ödeyen kişi borcundan kurtulamaz. Somut olayda da 138.650 TL’lik ödemenin davalı alacaklıya yapılmaması ve yapılan ödemenin geçerli olduğu yönünde taraflar arasında bir anlaşma davacı tarafından ispatlanamadığından, ...’e yapılan ödemelerin taraflar arasındaki borca ilişkin olmadığı kanaatine varılmıştır.Yukarıda yapılan açıklamalara göre, taraflar arasında iki adet taşınmaz devri dışında bir hukukî ilişki bulunmadığı ve senedin bu borca ilişkin olduğu gözetildiğinde, senedin düzenleme tarihinden sonra yapılan ödemelerin düşümü sonrası davacının, dava konusu bono sebebiyle davalıya 138.650 TL borçlu olduğu anlaşılmıştır. Takipte davalı alacaklının talep edebileceği 138.650 TL asıl alacak için vade tarihi ile takip tarihi arasında talep edebileceği işlemiş faiz miktarı 952,26 TL olarak hesaplanmıştır. Dolayısıyla davacının davalıya 21.750 TL asıl alacak ve 39,80 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 21.789,80 TL yönünden borcu bulunmamaktadır. Bu sebeple davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, İİK md. 72/4 uyarınca mahkememizce uygulanan tedbirin kaldırılmasına ve davacının borçlu olduğu alacak miktarının %20’si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmiştir. Davacının borçlu olmadığı kısım yönünden kötü niyet tazminatı talebi bulunmadığından bu hususta bir değerlendirme yapılmamıştır.HÜKÜM
: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine,-Davacının, davalıya .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında toplam alacağın 21.789,80 TL’lik kısmı yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine,2-İİK md. 72/4 uyarınca █████/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına,3-İİK md. 72/4 uyarınca 27.920,46 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4- Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 1.488,46-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 1.267,72-TL'nin yatıran tarafa iadesine,5-Davacı tarafından (yapılan yatırılan harçtan/harçlardan iadesine karar verilen kısım düşüldükten sonra kalan); 1.488,46 TL Harcın ve 427,60 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.916,06 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan; 7.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 335,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 7.835,50-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 1.057,88-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 21.789,80-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,9-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranları dikkate alınarak, 3.114,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 486,00 TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,10-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,Dair, davalı için miktar itibariyle KESİN, davacı için kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip ...Hakim ...