Anahtar kelimeler: Tetkikatın Hasımsız Bam Konkordato Açılarak Esaskarar Diyarbakir Layihalar İstenmiş Hmknın

T.C. DİYARBAKIR BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - ████████
T.C.DİYARBAKIRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ6. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARIN
:MAHKEMESİ
: DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTALEP KONUSU
: KonkordatoBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİKARAR TARİHİ
: █████/2025Hasımsız olarak görülen davada İlk Derece Mahkemesince verilen kararın istinaf incelemesi konkordato talep eden vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 356. maddesi gereğince tetkikatın duruşma açılarak yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:Konkordato talep eden vekili talep dilekçesinde; Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasında; konkordato talep edenler . ... Ltd. Şti. ve .... A.Ş. arasında organik bağ olduğunu, ortaklık yapılarının benzerlik gösterdiğini, her iki şirket arasında maddi ve hukuki yönünden bağlılık, kefalet, çapraz kefalet ya da sebep sonuç ilişkileri bulunan birden fazla şirkete ilişkin olarak tek bir dilekçe ile dava açılması zarureti hasıl olduğunu, müvekkillerinin satıcı firmalardan ham madde tedarik ederken birbirlerine kefil olduklarını ve teminat verdiklerini, aynı işlemler nedeniyle müteselsilen borç anlaşmalarına imza atmakta olduklarını, dolayısıyla bir şirket hakkında açılacak davalar veya verilecek hükümlerin diğer şirkete de sirayet edeceğini, müvekkillerinden .... Ltd. Şti.'nin kurulduğu █████/2021 tarihinden itibaren şirket ana sözleşmesinde belirtilen alanlarda faaliyet gösterdiğini, tek ortaklı bir yapıya sahip olduğunu, ortak olan ...'ın müdür sıfatı ile şirketinin münferiden temsil ve ilzama yetkili olduğunu, şirketin ilerleyen dönemlerde medikal cihazlar üretimi yapmak amacıyla fabrika yatırımı gerçekleştirmeyi planladığını, Diyarbakır iline yatırım tamamlandığında yaklaşık 2.500 personelin istihdam edileceğini ve bölge ekonomisine ciddi katkı sağlayacağının öngörüldüğünü, gerek bu yatırım planlamasının ve gerekse yapılacak ticari faaliyetlerde kendisine pazar oluşturabilmek amacıyla bir hastaneye yatırım yapılmasına karar verildiğini, bu nedenle Manisa ilinde faaliyet gösteren diğer müvekkili . ... A.Ş.'ye ait bulunan faal durumdaki ...Hastanesinin %79,11 hissesini almak suretiyle bu hastaneye ortak olduğunu, hisse devir sözleşmesi imzalandığını ve devir alma bedeli karşılığı 20.000.000,00 TL tutarında sıralı senetler verildiğini, ayrıca sözleşme gereği diğer müvekkili .... A.Ş.'nin borçlarının müteselsi kefili olduğunu, devir sözleşmesinin imzalanması akabinde öngörüleri ve beklentilerinin dışında gelişen olaylardan ötürü ilk senedin vadesinde ödenemediğini, devamında ...Hastanesinin kefaletlerinden dolayı olan birtakım borçlarından ötürü şirkete hacizler gönderildiğini, Manisa İcra Dairesinin .... E., .., sayılı icra takip dosyaları ile şirkete haciz ihtarnameleri geldiğini, ardı sıra yaşanan bu olumsuzluklar nedeniyle şirkette işlerin durma noktasına geldiğini ve faaliyet öngörülerinde sapmalar yaşandığını, müvekkili şirket yetkililerince, taraflarına gelen haciz ihtarnameleri ve kısa vadede nakit sıkışıklığı nedeniyle mevcut borçların ödenebilmesi ve yönetilebilmesi konusunda ciddi sıkıntılar oluştuğunu ve gelinen son noktada yakın geleceğe dönük olarak verilen ödeme taahhütlerinin yerine getirilebilmesinin kısa süre içerisinde ödenebilme imkânı kalmadığının fark edilmesi üzerine, tedbir alınmazsa muhtemel iflas tehlikesi ile karşı karşıya kalınacağının bilinci ile şirketin mevcut mali durumunun değerlendirilmesi amacıyla çalışmalara başlandığını, özellikle diğer grup şirketlerinin yüksek tutardaki kamu borçlarının vadelerinin kısa olması, borç ve alacak vadeleri ile nakit akış dönemlerinin uyumsuz olmaları gibi nedenlerle borçların kısa vadelerde ödenme imkânı oldukça güç hale geldiğini, diğer müvekkili .... A.Ş.'nin kurulduğu █████/2005 tarihinden itibaren hastane ve sağlık hizmetleri gibi şirket ana sözleşmesinde belirtilen alanlarda faaliyet gösterdiğini, Manisa Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı olduğunu ve bünyesinde .... Hastanesini barındırdığını, son dönemde ana hissedar olan firma üzerinde yaşanan problemler, borçlanma, ciro ve diğer sorunlardan dolayı müvekkili şirketin sıkıntıya düştüğünü, firmanın geçmiş dönem yaşamış olduğu nakit darboğazları ve kredi kullanma imkanlarının olmaması nedeniyle toplam kamu borçlarının ana para tutarları gecikme zamları ve faizleri ile birlikte çok yüksek tutarlara ulaşmış bulunduğunu, bu borçların firma bünyesi üzerinde büyük baskı yarattığını, yeni yatırımlar ve iş imkanları yaratma konusunda sıkıntılara neden olmakta olduğunu, kamu borçlarının ödenebilmesi için şirketin faaliyetlerini iflas, haciz ve cebri icra baskısı olmadan devam etmesinin zaruri hale geldiğini, müvekkillerinin tenzilat talebinde bulunmadığını, ana paraya ilave olarak da faiz ödemeyi teklif ettiklerini, müvekkillerinin talebinin vadeye ilişkin olduğunu ileri sürerek öncelikle müvekkilleri hakkında geçici mühlet, daha sonra kesin mühlet verilmesini, yapılacak yargılama neticesinde de konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep etmiştir.Müdahale talep eden alacaklı .... Hiz. ve Tic. Ltd. Şti. vekili █████/2025 tarihli dilekçesinde; talep eden daha önce de konkordato taleplerinde bulunmuş olup, ilk talebinin reddine karar verildiğini, ikinci talebinden ise talep edenin kendisinin feragat ettiğini, konkordato talep edenin alacaklılarının borçlarını tahsil etmesini engellemek amacıyla kötü niyetli olarak konkordato taleplerinde bulunduğunu, mühlet kurumunun kötüniyetli kişilerin korunması için düzenlenen bir kurum olmadığını, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı durumlarda mühlet kararı verilmemesi gerektiğini, yasal şartları oluşmayan konkordato talebinin reddine ve mühletin kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirketin konkordato talep eden şirketten faiz hariç 242.684,55 TL alacağı bulunduğunu ve davaya müdahil alacaklı olarak dahil edilme taleplerinin olduğunu beyan etmiştir.Müdahale talep eden alacaklılar...Tedavi Merkezleri ve İşletmeleri A.Ş. ile...vekili █████/2025 tarihli dilekçesinde; konkordato talep eden şirketin yıllardır iflas erteleme ya da konkordato ile korunduğunu, bu aşamada borçların ödenmeye çalışılmadığını, tam tersi borçların artırıldığını, konkordato talep eden şirketin bu dosyadan önce iki kez konkordato başvurusu yaptığını ve her iki konkordato başvurusunun da reddedildiğini, konkordato başvurusundan önce iflas erteleme yoluna başvuru yaptığını, konkordato talep eden şirketin bilerek enflasyon karşısında alacaklılara zarar vermek maksadı ile yeniden konkordatoya başvuru yaptığını, Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin... E. sayılı ve Manisa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ... E. sayılı dosyalarında alınan bilirkişi raporlarında konkordato talep edenin defterlerinde fiktif kayıtlar tutulduğunun tespit edildiğini, borçlunun gerçekten himayeye lâyık olup olmadığının esaslı bir şekilde incelenerek bu tasfiye yönteminin borçlu için iflası önleyici bir araç hâline gelmemesine dikkat edilmesi gerektiğini, konkordato talebi incelenirken konkordato talep edenin borçlarını devamlı ertelediği, adi alacaklılarının aleyhinde borçlandığı ve uzun süre şirketin tedbirlerle koruma altında olmasına rağmen hiç bir şekilde iyileşme göstermemesi, buna bağlı olarak kötü niyetli olarak borçlanılmaya devam edildiği hususlarının göz önüne alınması gerektiğini, Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin ....E. ve Manisa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ....E. sayılı dosyaların getirtilerek incelenmesi gerektiğini, konkordato talep edenin yıllardır Manisa'da hastane işletme olup burada bir iflas erteleme ve konkordato başvurusunda bulunduğunu, konkordato talep edenin dürüstlük kuralına karşı taleplerinin reddi gerektiğini, konkordato talep eden şirketten olan alacakları daha sonra bildirilmek üzere davaya müdahil olarak katılma taleplerinin olduğunu beyan etmiştir.Müdahale talep eden alacaklı .... Tic. Ltd. Şti. vekili █████/2025 tarihli dilekçesinde; konkordato talep eden tarafından müvekkili şirkete █████/2023 tarihinde, 129.343,36 TL'nin ödeneceği yönünde hesap mutabakatı düzenlenerek taraflarca ödeme konusunda anlaşma yapıldığını, ancak müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmamış olması sebebiyle Manisa İcra Dairesinin ...E. sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, konkordato talep eden şirkete geçici mühlet süresi verildiğinin yeni öğrenildiğini beyan ederek; geçici mühlet kararının kaldırılmasına, konkordato talep eden borçlunun müvekkiline yapması gereken ödeme yönünden karar tesis edilmesine ve davaya müdahil olarak katılmalarına karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesince dosya üzerinden verilen kararda özetle; konkordato talep eden şirket hakkında daha önceden Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E.,... K. sayılı ilamı ile 1 yıl süre ile iflasın ertelenmesine karar verilmiş olup, ilgili şirketin yaklaşık 6 yıl iflas erteleme tedbirlerinden faydalandığı, Manisa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin .... E. sayılı dosyasından 3 ay süre ile geçici mühlet verildiği, aynı mahkemede yargılamanın devamı esnasında █████/2021 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 1 yıllık kesin mühlet verildiği, kesin mühletin █████/2022 tarihinden itibaren 3 ay süre ile, █████/2022 tarihinden itibaren 3 ay süre ile, █████/2022 tarihinden itibaren 4 ay süre ile uzatıldığı, █████/2022 tarihli karar ile konkordato talep eden şirketin konkordato projesinin tasdikine karar verildiği, ilgili kararın istinafı üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin █████/2023 tarih ve .... E. sayılı dosyasında yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve konkordato talep eden şirketin konkordato talebinin reddine karar verildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin █████/2023 tarih ve ... K. sayılı ilamında "Davacı borca batık değildir ve bütün borçları belirli bir süre içinde tam olarak ödeme gücüne sahiptir. Oysa davacı borçlu şirket 24 ay vadede %1 basit faiz ile borçlarını indirmektedir. Eldeki dosyada alacaklıları koruyacak hiçbir öneri sunulmamıştır. Bu durumda, borçlu şirketin teklif ettiği tutarın kaynakları ile orantılı olması koşuluna aykırılık teşkil ettiği görülmüştür. Gelinen noktada konkordatonun istemci borçlu tarafından borçların ödenmesi ve işletmeye hayatiyet kazandırılmasından öte bir finansal enstrüman olarak kullandığı izlenimi uyanmıştır. Açıklanan nedenlerle alacaklıların zarara uğratıldığı, işletmenin ise bundan fedakârlığın ötesinde avantaj sağlayacağı bir konkordatoyu tasdik etmek, kurumun amacına uygun bulunmamıştır. Ödeme teklifinin borca batık olmayan şirketin ekonomik durumuna göre gerçeği yansıtmadığı, davacının konkordato tasdiki talebinde dürüst davranma, eşitlik ve kaynakları ile orantılı olması şartına aykırı olduğu bu durumda İİK.'nun 305. maddesinde öngörülen tasdik koşulları oluşmadığından dolayı davacı şirketin borca batık durumda olmadığı ve İİK'nın 308. maddesi çerçevesinde doğrudan iflas nedeni de bulunmadığı dikkate alınarak davacıların konkordato talebinin reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece yukarıda yazılı şekilde tasdik kararı verilmesi doğru görülmemiştir." şeklinde gerekçelere yer verildiği, bu defa konkordato talep edenin █████/2023 tarihinde Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin ....E. sayılı dosyasında konkordato talebinde bulunduğu, Mahkemenin █████/2023 tarihinde konkordato talep eden .... Tic. A.Ş.'ye 3 ay geçici mühlet verdiği, daha sonra geçici mühleti 2 ay uzattığı, 5 aylık geçici mühlet süresinin dolmasından sonra mahkemenin konkordato talep eden lehine █████/2023 tarihinden başlamak üzere 1 yıl kesin mühlet kararı verdiği, ilgili dosyaya sunulan █████/2024 tarihli nihai komiser raporuna göre, şirketin █████/2024 tarihli bilançosuna göre borca batık olduğu, rayiç değer bilançosunun borca batık olmadığı, alacaklı çoğunluğu sağlanamadığından konkordato projesinin alacaklılar tarafından reddedildiğine yönelik rapor düzenlendiği, davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği, konkordato talep eden şirketin 10 yılı aşkın bir zamandır iflas erteleme ve konkordato süreçleriyle tedbirlerden faydalanmakta ve piyasaya olan borçlarını ödememekte olduğu, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, konkordato projesi, ticaret sicil kayıtları bilirkişi raporu, konkordato talep edenin daha önceki iflas erteleme ve konkordato başvuruları değerlendirildiğinde; konkordato talep edenin talebinde ciddi ve samimi olmadığı, dürüst davranmadığı, alacaklıların icra takiplerini ötelemek ve durdurmak için konkordato talebinde bulunduğu, alacaklıları zarara uğratma amacı ile hareket ettiği gerekçesiyle 2004 sayılı İİK'nın 308. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmiştir.Karara karşı, konkordato talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:İstinaf kanun yoluna başvuran konkordato talep eden vekili; müvekkili ... A.Ş.'nin 2005'ten beri faaliyet gösterdiğini, 302 çalışanı olduğunu, hastane hizmetleri sunduğunu, döviz kurlarındaki dalgalanmalar, enflasyon, kamu borçları ve pandemi gibi nedenlerle ekonomik sıkıntıya düştüğünü, yerel mahkemenin gerekli araştırmaları yapmadan ve delilleri değerlendirmeden karar verdiğini, istinaf mahkemesinin kesin kararlarını yerine getirmediğini, konkordato projesinin ve eklerinin eksik değerlendirildiğini, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, şirketin faaliyetinin devamı, alacaklıların ve çalışanların korunması için istinaf mahkemesinin yetkilerini kullanması gerektiğini, bu nedenle konkordato komiseri atanarak raporların incelenmesi, 3 aylık geçici mühletin verilmesi, icra takiplerinin durdurulması, kamu alacaklarının mahsup yapılmadan ödenmesi, rehinli malların satışının ertelenmesi, kıymetli evrakın iadesi, malvarlığının devrinin önlenmesi, finansal kiralama sözleşmelerine konu malların iadesinin önlenmesi, takas mahsup ve blokaj işlemlerinin durdurulması, teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin önlenmesi, muhafaza altındaki malların iadesi, geçici mühlet kararının ilan edilmesi ve kamu alacakları üzerindeki blokajların kaldırılması talep edilerek istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılması ve yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiğini, geçici mühlet sonunda kesin mühlet ve konkordato tasdik kararı verilmesi gerektiğini, davanın duruşmalı olarak görülmesi gerektiğini, istinaf mahkemesinin hüküm mahkemesi olarak yargılama yapma yetkisi bulunduğunu, ihtiyati tedbir taleplerinin de istinaf mahkemesinden istenebileceği hususunun vurgulanarak 6100 sayılı HMK'nun 354, 355, 356 ve devamı maddeleri uyarınca istinaf mahkemesinin yetkilerini kullanması gerektiğini, istinafın temyizden farklı olarak maddi ve hukuki gerçeklere ulaşma, adli eksik ve hataları giderme ve yeniden yargılama yapma yetkisi bulunduğunu, 6100 sayılı HMK m. 357 hükmü uyarınca istinafta yapılamayacak işlemlerin tahdidi olarak sayıldığını, bu haller dışında istinaf mahkemesinin hüküm mahkemesi olarak görev yapabileceğini, ihtiyati tedbirlerin istinaf başvurusu ile birlikte de istenebileceğinin belirterek istinaf taleplerinin kabulü ile gerekli tedbirlerin alınması ve davanın duruşmalı olarak görülerek konkordato talebinin kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf isteminde bulunmuştur.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda;Talep, borçlu şirket hakkında, 2004 sayılı İİK'nın 285 vd. maddeleri uyarınca geçici ve kesin mühlet kararları verilmesi ve konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir.1-) Yetki Yönünden Yapılan Değerlendirmede:Dosya arasındaki bilgi ve belgelere göre; konkordato talep eden .... Hizmetleri San. ve Tic. A.Ş. ünvanlı şirketin Manisa Ticaret Sicili Müdürlüğünün .... sicil numarasında kayıtlı iken;....arih ... sayılı yönetim kurulu kararı ile şirket merkezinin Diyarbakır'a nakline karar verildiği, bu kararın 6102 sayılı TTK hükümlerine göre █████/2024 tarihinde tescil edilerek Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin █████/2024 tarihli nüshasında ilan edildiği anlaşılmaktadır.İlk Derece Mahkemesinin ....E. sayılı dosyasında verilen █████/2024 tarihli kararından ve Dairemizce geçici mühletin verildiği █████/2024 tarihinden önce şirketin Diyarbakır Ticaret Sicili Müdürlüğünün .... sicil numarasında kayıtlı olduğu ve ticaret sicilindeki şirket merkez adresinin Diyarbakır'da olduğu anlaşılmaktadır. Kural olarak her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirmesi gerekir ise de, konkordato prosedürünün bir "dava" olmayıp, 6100 sayılı HMK'nın 382(2)-f hükmünün 6 ve 7. bentleri uyarınca "çekişmesiz yargı işi" olduğu, yargılama aşamasında konkordato talep eden şirketin ticaret siciline kayıtlı şirket merkezi adresinin Diyarbakır'a nakledildiği, bu durumda konkordatonun hasımsız talep olması, çekişmesiz yargı işi niteliği ve Anayasa'nın 141. ve 6100 sayılı HMK'nın 30. maddelerinde düzenlenen davaların en az giderle ve mümkün olan en kısa sürede sonuçlandırılmasını öngören usul ekonomisi ilkesi ve özellikle Dairemizce verilen kararın niteliği dikkate alınarak, dosyanın bir an önce esastan sonuçlandırılması ve karşılıklı yetkisizlik kararları ile yargılamanın uzamaması için Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli ve yetkili olduğu gerekçesiyle konkordato talep edene 3 aylık geçici mühlet verilerek İlk Derece Mahkemesi kararı yetki yönünden kaldırılmıştır.Örneğin, . ... Ltd. Şti. ünvanlı bir şirketin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde "Kadıköy/İstanbul" adresinde kayıtlı iken, yine .... A.Ş. ünvanlı başka bir şirketin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde yine "..." adresinde kayıtlı iken, bu iki şirketin birlikte, şirketlerin ortağının aynı kişi olduğu ve grup şirketleri olduğu gerekçesiyle █████/2019 tarihinde Yalova 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)...E. sayılı dosyasında konkordato davası açtıkları, bilahare Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin ....tarih ve ...sayısında tescil ve ilan edilen merkez nakli kararına göre her iki şirketin merkezinin "Kadıköy/İstanbul" adresinden "..." adresine nakledildiği, Yalova 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkisizlik kararı vermeyerek .... tarih ve .... E., .... K. sayılı karar ile her iki şirketin davasının kabulü ile konkordato projelerinin imtiyazsız alacaklar bakımından tasdikine karar verdiği, bu karara yönelik istinaf isteminin Bursa BAM 5. HD'nin ...K. sayılı kararı ile esastan reddedildiği, istinaf kararının da Yargıtay 6. HD'nin █████/2022 tarih ve █████████ E., █████████ K. sayılı ilâmı ile onandığı; konkordato davasının yetkisiz mahkemede açıldığına dair istinaf itirazı ileri sürülmüş ise de, gerek istinaf kararında ve gerekse Yargıtay ilâmında, dava tarihinden sonra konkordato talep eden şirketin merkez nakline rağmen yetki konusunda bozma yapılmadığı, bu şekilde yargılama esnasında merkezin nakledildiği yer mahkemesinin yetkili olduğu kabul edilerek işin esasının incelendiği görülmektedir.2-) Geçici Mühlet Yargılaması Bakımından
:2004 sayılı İİK'da aynı borçlu için birden fazla kez konkordato talep edilmesini engelleyen bir hüküm yoktur (Hakan Pekcanıtez/Güray Erdönmez, 7101 Sayılı Kanun Çerçevesinde Konkordato, 1. Bası, Vedat Kitapçılık, 2018, s. 147). Belirtmek gerekir ki, kurumun amacına ve ruhuna uygun olduğu müddetçe birden fazla kez konkordato talep edilerek mühlet kararı alınmasında hukukî ve finansal açıdan herhangi bir sakınca yoktur. Hatta ekonomik ve ticarî hayatın döngüsü içerisinde borçlunun hukukî ve finansal menfaati birden fazla kez konkordato talep etmesini gerekli de kılabilir. Ancak borçluların ilk talep ettikleri konkordatodan umdukları neticeyi alamamaları üzerine, kurumun amaç ve ruhuna aykırı olarak icra takibinden kurtulma, borç ödememek için zaman kazanma gibi saiklerle mühletin sağladığı kapsamlı korumadan tekraren ve toplamda kanunda öngörülen sürelerden daha uzun olacak şekilde faydalanmasını hukuk düzeni korumaz (Topçu, Yavuz: Yinelenen Konkordato Taleplerinin Hukuki ve Finansal Yönleriyle Değerlendirilmesi, AHBVÜ Hukuk Fakültesi Dergisi, 28(4), 2024, s. 306-307).2004 sayılı İİK m. 287/1 hükmü "Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286 ncı maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır." şeklindedir. İlk veya yinelenen talep olup olmadığına bakılmaksızın, konkordato talebi üzerine mahkemenin vereceği ilk karar, doktrinde “süper geçici hukuki koruma” olarak da nitelendirilen, geçici mühlete ilişkindir. Geçici mühletin düzenlendiği 2004 sayılı İİK m. 287 hükmünde, mahkemenin tekrarlanan konkordato başvurularında geçici mühlet kararını verirken önceki konkordato sürecini de göz önünde bulunduracağına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Aksine, kanun metninin lâfzındaki "...mahkeme ... derhâl geçici mühlet kararı verir" şeklindeki âmir hüküm uyarınca, ilk veya yinelenen konkordato talebi olup olmadığına bakılmaksızın, Mahkemece, geçici mühlet kararı verilmesi kanunî zorunluluktur. Nitekim, söz konusu hükmün lâfzına ilişkin doktrindeki hâkim görüş; Mahkemenin geçici mühlet yargılamasında salt sayılan evrakın varlığına ilişkin şekli bir inceleme yapacağı ve esasa giremeyeceği şeklindedir (Muhammet Özekes, “Konkordatoya Başvuru ve Geçici Mühlet Kararı”, Muhammet Özekes (Ed.), 7101 Sayılı Kanunla Konkordato ve Elektronik Tebligat Konularında Getirilen Yenilikler, On İki Levha Yayıncılık, 2018, s. 72; Talih Uyar, Yeni Konkordato Hukukumuzun Temel İlkeleri, 2. Bası, Bilge Yayınevi, 2019, s. 40; Sümer Altay/Ali Eskiocak, Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku, 5. Bası, 2019, s. 145; Ramazan Arslan/Ejder Yılmaz/Sema Taşpınar Ayvaz/Emel Hanağası, İcra ve İflas Hukuku, 6. Bası, 2020, s. 570).Bu doğrultuda, Sakarya BAM 7. HD'nin █████/2024 tarih ve █████████ E., █████████ K. sayılı kararında da; "Uyuşmazlık; davacının konkordato talebinin kötüniyetli olup olmadığı ve davacı şirkete geçici mühlet verilip verilmeyeceği noktasındadır. ... Şirketin konkordato projesi incelenmeden, konkordatonun amacının alacaklılardan mal kaçırma amacı içerdiği sonucuna ulaşılması doğru değildir. Kaldı ki, İİK'nın 287. maddesindeki "Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286'ncı maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir..." hüküm uyarınca İlk Derece Mahkemesince geçici mühlet kararı verilmesi gerekmektedir. Davacı şirketin kötüniyetli olup olmadığı veya alacaklılarından mal kaçırma amacı taşıyıp taşımadığının geçici mühlet içerisinde komiserlerin raporları sonrasında ... değerlendirilmesi, bu değerledirme yapılırken da somut verilere dayanılması gerekmektedir." denilerek; geçici mühlet verilmeden davanın dosya üzerinden tensiben doğrudan reddine dair İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, konkordato talep edene 3 aylık geçici mühlet verilmesine, 2004 sayılı İİK'nın 287. maddesi gereğince, komiserin görevlendirilmesi de dâhil olmak üzere müteakip işlemlerin yürütülmesi ve gerekli tedbir kararlarının verilmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde bu hususta yapılan değerlendirmede:2004 sayılı İİK'nun m. 287/1 hükmündeki âmir düzenleme uyarınca; ilk veya yinelenen konkordato talebi olup olmadığına bakılmaksızın, Mahkemece, geçici mühlet kararı verilmesinin kanunî zorunluluk olduğu, bu konuda kanunun Mahkemeye takdir yetkisi tanımadığı, geçici mühlet yargılamasında salt sayılan evrakın varlığına ilişkin şekli bir inceleme yapacağı ve esasa giremeyeceği; konkordatonun başarıya ulaşıp ulaşmayacağı, yinelenen talebin kurumun amaç ve ruhuna aykırı olarak salt mühletin sağladığı kapsamlı korumadan tekrardan yararlanma kapsamında olup olmadığı gibi hususların davanın esasına ilişkin olması nedeniyle geçici mühlet süresi içerisinde değerlendirilmesi gerektiği; bu amaç ve saikle Dairemizin kaldırma ilâmında konkordato talep eden tarafından 2004 sayılı İİK'nın 286. maddesinde belirtilen belgelerin sunulmuş olduğu anlaşıldığından konkordato talep eden şirkete 3 aylık geçici mühlet verildiği; 2004 sayılı İİK m. 287/son hükmü uyarınca geçici mühlet talebinin kabulü kararı kesin olduğu, İlk Derece Mahkemesinin Bölge Adliye Mahkemesince verilmiş bir kararı kaldırma yetkisi olmadığı, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kendisine ulaşan İlk Derece Mahkemesinin yasal yükümlülüğünün Bölge Adliye Mahkemesinin kararının uygunluğunu veya yerindeliğini sorgulamak değil kaldırma kararının gereğini yapmak üzere ilgili usûl hukukunun imkân ve gereklilikleri çerçevesinde yargısal işlemlere başlamak olduğu, buna rağmen Dairemizce verilen geçici mühlet kararlarının gönderildiği İlk Derece Mahkemesinin Bölge Adliye Mahkemesinin kararı uyarınca önüne gelen dosyada kaldırma ilamında belirtilen hususlara ilişkin yargılamayla ilgili görevini yerine getirmeyerek, usûl ve yasaya aykırı bir şekilde geçici mühlet kararını kaldırması nedeniyle, geçici mühlet yargılaması Dairemizce icra edilmiş ve konkordato talep eden şirket hakkında █████/2024 tarihinden itibaren 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesine karar verilmiştir.Nitekim geçici mühlet yargılamasında, geçici komiserler kurulundan alınan █████/2025 tarihli konkordato komiseri heyeti ön raporunda; talepçi şirketin rayiç değer bilançosuna göre şirketin 111.147.303,00 TL tutarında olumlu özvarlığının olduğu bu nedenle de 6102 sayılı TTK'nun m. 376/3 hükmü gereği borca batık olmadığı, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca konkordato talebine eklenecek belgelerin eksiksiz sunulduğu, konkordato geçici mühlet kararının verilebilmesi için 2004 sayılı İİK'nun 286. maddesinde belirtilen belgeler eksiksiz olarak mevcut olduğu anlaşıldığından konkordato geçici mühlet ön koşullarının mevcut olduğu yönünde değerlendirme yapıldığı da nazara alındığında, Dairemizce konkordato talep eden tarafa geçici mühlet verilmesinin isabetli ve yerinde olduğunda tereddüt bulunmamaktadır.3-) Duruşma Açılarak İnceleme Yapılması Zorunluluğu Yönünden:6100 sayılı HMK’nın 27. maddesinde "Hukuki dinlenilme hakkı" düzenlenmiştir. Buna göre davanın taraflarının yargılama ile ilgili bilgi sahibi olma, açıklama ve ispat hakkı bulunmaktadır. Maddenin gerekçesinde açıklandığı üzere, bu hak, Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. İddia ve savunma hakkı olarak da bilinen bu hak, tarafların yargılama konusunda tam bilgi sahibi olmalarını, açıklama ve ispat hakkını tam ve eşit olarak kullanabilmelerini, yargı organlarının da bu açıklamaları dikkate alarak gereği gibi değerlendirme yapıp karar vermelerini zorunlu kılmaktadır. Taraflar “silahların eşitliği ilkesi” gereği iddia ve savunmalarını ileri sürme ve ispat hakkına sahiptirler. Hâkim tarafları dinlemeden veya açıklama ve ispat hakkını kullanmaları için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez.Hukukî dinlenilme hakkı, medeni usul hukukunun da amacı olan hakikatin, maddi gerçeğin tespitini amaçlar. Uyuşmazlık konusu maddi vakıaların, tam olarak aydınlanabilmesi, taraflara hukuki dinlenilme hakkının sağlanmasıyla olur. Hâkim her iki tarafın açıklamaları ve gösterdikleri delillerden sonra daha doğru karar verebilir. İlk olarak hukukî dinlenilme hakkı, sorumlu ve aktif davaya katılmayı gerektirmektedir. Tarafa aleyhine ileri sürülen iddialara karşı koyabilmeyi temin etmektedir. Tüm yargılama usullerinde her karardan önce, bu karardan hukuken etkilenen kişiler hukuken dinlenmelidir. Karardan etkilenen kişilere, hukukî dinlenilme hakkı tanınarak, kararı etkileyebilme hakkı sağlanmalıdır (Pekcanıtez, Hakan: Hukuki Dinlenilme Hakkı, Prof. Dr. Seyfullah Edis’e Armağan, İzmir 2000, s. 755, 756, 764).Kanunun açıkça duruşma yapılmasını emrettiği hâllerde dosya üzerinden karar verilemez. Ancak Kanun’un duruşma açılmadan dosya üzerinden karar verilmesinde hâkime takdir hakkı tanıdığı hâllerde dosya üzerinden karar verilebilir.2004 sayılı İİK'nun geçici mühleti düzenleyen m. 287/5 hükmü "291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır." şeklindedir. Söz konusu hükmün yollama yaptığı 2004 sayılı İİK m. 291/son hükmü "Mahkeme, bu madde kapsamında kesin mühletin kaldırılmasına karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." şeklinde; m. 292/son hükmü de "Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." şeklindedir.Öte yandan, 2004 sayılı İİK m. 289/2 hükmü de "Kesin mühlet hakkında bir karar verilebilmesi için, mahkeme borçluyu ve varsa konkordato talep eden alacaklıyı duruşmaya davet eder." şeklindedir.Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde bu hususta yapılan değerlendirmede:Kanunen zorunlu olarak verilmesi gereken geçici mühlet kararından sonra, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının ve kesin mühlet verilip verilmeyeceğinin, 2004 sayılı İİK m. 287/5 yollaması ile aynı Kanunun m. 291 ve 292 hükümleri ve 2004 sayılı İİK m. 289/2 hükmü uyarınca duruşma açılarak ve konkordato talep eden borçlu duruşmaya davet edilerek değerlendirilmesi gerektiği, bu konuda Kanunun duruşma açılmasını emrettiği hâlde, İlk Derece Mahkemesince, yukarıda anılan emredici hükümlere aykırı olarak, dosya üzerinden, duruşma açılmadan karar verilmesi usûl kurallarına aykırı olduğundan, 6100 sayılı HMK m. 356 hükmünün verdiği yetkiye dayanılarak Dairemizce duruşma açılarak bu konudaki usulî eksiklik de Dairemizce giderilmiş; ancak duruşma açılmasına rağmen konkordato talep eden şirket yetkilisi duruşmaya katılmamıştır.Nitekim Yargıtay 15. HD'nin █████/2021 tarih ve █████████ E., ████████ K. sayılı kararında da "İİK 287/5. maddesinin yollaması ile 292/son fıkrası gereğince “Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder.” hükmünü içermektedir. Somut olayda, konkordato talep eden borçlu şirketin yetkili temsilcisinin yargılama sırasında mahkemeye çağrılarak dinlenmediği, kanunun amir hükmünün yerine getirilmediği dosya kapsamından anlaşılmıştır. Bu durumda konkordato talep eden borçlu şirket yetkilisinin mahkemeye çağrılarak dinlenmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." şeklinde karar verilerek bu hususa değinilmiştir. Yargıtay 6. HD'nin █████/2022 tarih ve █████████ E., █████████ K. sayılı; █████/2021 tarih ve ████████ E., ████████ K. sayılı ilâmları da aynı yöndedir.4-) Delillerin Eksik Toplanması ve Değerlendirilmesine Bağlı Olarak Gerekçeli Karardaki Yanlış Bilgiler Yönünden:Dosya kapsamının incelenmesinden; talep eden şirket tarafından daha önceden Manisa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) ....E. (Eski.... E.) sayılı ve Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin .... E. sayılı dosyalarında konkordato talep edildiği anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesince, Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin .... E. sayılı dosyasının bir örneği UYAP üzerinden getirtilerek incelendiği hâlde, Manisa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) ... E. sayılı dosyasındaki evraklar getirtilip incelenmeden, bu dosyanın sadece UYAP üzerinden erişilen istinaf ilâmı ile yetinilerek gerekçe oluşturulmuştur. Yinelenen konkordato taleplerinin değerlendirilmesinde, önceki davalara ilişkin dosyaların eksiksiz olarak getirtilip incelendikten sonra, yeni talebin kabul edilebilir olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir.(i) Dairemizce istinaf aşamasında UYAP üzerinden dosyaya getirtilen Manisa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) ... E. (Eski ... E.) sayılı dosyasının incelenmesinde:Talep eden .... San. ve Tic. A.Ş.'nin █████/2020 tarihinde 2004 sayılı İİK'nun 285 ve devamı maddeleri gereğince vade konkordatosu talebinde bulunduğu, Mahkemece 2004 sayılı İİK'nun m. 287/1 hükmü uyarınca █████/2020 tarihinden itibaren 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verildiği, █████/2021 tarihli duruşmada konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğu gerekçesiyle 2004 sayılı İİK'nun 289/3. maddesi uyarınca █████/2021 tarihinden itibaren 1 yıllık kesin mühlet kararı verildiği, Manisa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) █████/2021 tarih ve ....K. sayılı kararı ile Hakimler ve Savcılar Kurulunun █████/2021 tarih ve 568 sayılı kararı uyarınca Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2021 tarihinde faaliyete geçtiğinden bahisle adı geçen mahkemeye gönderme kararı verildiği, dosyanın Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin .... E. sırasına kaydedildiği, Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin ....E. sayılı dosyası üzerinden verilen █████/2021 tarihli ara kararı ile konkordato talep eden vekilinin kesin mühletin uzatılması talebinin kısmen kabulü ile kesin mühletin konkordato talep eden yönünden █████/2022 tarihinden itibaren 3 ay süre ile uzatılmasına karar verildiği, daha sonra Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2022 tarih ve ....K. sayılı kararı ile davanın ilk açıldığı Manisa 3. Asliye Hukuk Mahkemesince Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla görülmesi gerektiği gerekçesi ile karşı görevsizlik kararı verildiği, karşı görevsizlik kararına yönelik istinaf isteminin İzmir BAM 17. Hukuk Dairesinin █████/2022 tarih ve ....K. sayılı ilamı ile esastan reddine karar verildiği, bunun üzerine dosyanın Manisa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) ....E. sırasına kaydedildiği, ....E. sayılı dosya üzerinden verilen █████/2022 tarihli ara kararı ile konkordato komiserlerinin kesin mühletin uzatılması talebinin kabulü ile kesin mühletin konkordato talep eden yönünden █████/2022 tarihinden itibaren üç ay süre ile uzatılmasına karar verildiği, akabinde █████/2022 tarihli ara kararı ile dosya kapsamında verilen gönderme ve görevsizlik kararının istinaf incelemesi sonucunda kesinleşmesi ve dosyanın mahkemeye gelmesi aşamalarında geçen süre, bu süreçte borçlunun konkordato teklifinin müzakere edilmesi için alacaklılar toplantısına geçilememiş olması, hesap tespitine ilişkin raporların düzenlenememiş olması hususları dikkate alınarak kesin mühletin 2004 sayılı İİK'nun 304/2 maddesi uyarınca █████/2022 tarihinden itibaren 4 ay süre ile uzatılmasına karar verildiği, Manisa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) █████/2022 tarih ve ....K. sayılı kararı ile talep eden ...Tic. A.Ş.'nin konkordato projesinin tasdiki talebinin kabulüne, konkordatoya tabi tüm borçların konkordato tasdik kararının kesinleşme tarihinde derhal başlamak üzere 24 ay vadede aylık eşit taksitler halinde toplam 24 ayda, aylık %1 basit faiz ilaveli olarak 1. taksitte toplam alacağın %15'i, 6. taksitte bakiye alacağın %10'u ve 13. taksitte bakiye alacağın %10'u ara ödemeli ve tenzilatsız olarak ödenmesine karar verildiği, bu kararın istinafı üzerine İzmir BAM 17. Hukuk Dairesinin █████/2023 tarih ve ████████ E., ████████ K. sayılı ilamı (asıl kararı) ile istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak konkordato talep eden şirketin konkordato talebinin reddine karar verildiği, istinafın asıl kararından sonra talep eden ....Tic. A.Ş. vekilinin █████/2023 tarihinde davadan feragat etmesi üzerine İzmir BAM 17. Hukuk Dairesinin ... K. sayılı dosyasında verdiği █████/2023 tarihli ek kararı ile "Dairenin █████/2023 tarih ve... Karar sayılı asıl kararının davacı vekilinin vaki davadan feragat beyanı uyarınca 6100 sayılı HMK'nın 310(2) maddesi gereğince kaldırılmasına, kaldırılan hükmün yerine geçmek üzere "Davacı şirketin konkordato talebiyle açtığı davanın feragat nedeniyle reddine" karar verildiği, hukuken geçerli kararın █████/2023 tarihli asıl karar değil, feragat nedeniyle davanın reddine ilişkin █████/2023 tarihli ek karar olduğu anlaşılmıştır.(ii) Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin ....E. sayılı dosyasının incelenmesinde:Talepçi ...Tic. A.Ş. tarafından █████/2023 tarihinde konkordato talepli dava açıldığı, Mahkemece █████/2023 tarihli ara kararı ile talep eden şirkete 2004 sayılı İİK'nun 287. maddesi uyarınca █████/2023 tarihinden itibaren başlamak üzere 3 aylık geçici mühlet kararı verildiği, █████/2023 tarihli duruşmada 2004 sayılı İİK'nun m. 287/4 hükmü uyarınca geçici mühletin █████/2023 tarihinden başlamak üzere 2 ay süre ile uzatılmasına karar verildiği, akabinde █████/2023 tarihli duruşmada 2004 sayılı İİK'nun 289. maddesi uyarınca talepçinin kesin mühlet talebinin kabulü ile talep edene █████/2023 tarihiden başlamak üzere 1 yıl kesin mühlet verilmesine karar verildiği, kesin mühlet içerisinde dosyaya sunulan █████/2024 tarihli ve (8) numaralı konkordato komiser heyeti kesin süre raporunda konkordato talep eden şirketin konkordato projesinin alacaklılar tarafından kabul edilmediği ve reddedilmiş olduğunun bildirildiği, konkordato talep eden tarafından bu davadan feragat edilmesi nedeniyle mahkemece davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır.(iii) Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde bu hususta yapılan değerlendirmede: Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince, konkordato talep eden şirket hakkındaki İzmir BAM 17. HD'nin ████████ E. sayılı dosyasında verilen █████/2023 tarihli asıl karardaki "eldeki dosyada alacaklıları koruyacak hiçbir öneri sunulmadığı, borçlu şirketin teklif ettiği tutarın kaynakları ile orantılı olması koşuluna aykırılık teşkil ettiği, konkordatonun istemci borçlu tarafından borçların ödenmesi ve işletmeye hayatiyet kazandırılmasından öte bir finansal enstrüman olarak kullandığı izlenimi uyandığı, alacaklıların zarara uğratıldığı işletmenin ise bundan fedakârlığın ötesinde avantaj sağlayacağı bir konkordatoyu tasdik etmenin, kurumun amacına uygun bulunmadığı, ödeme teklifinin borca batık olmayan şirketin ekonomik durumuna göre gerçeği yansıtmadığı, davacının konkordato tasdiki talebinde dürüst davranma, eşitlik ve kaynakları ile orantılı olması şartına aykırı olduğu bu durumda İİK.'nun 305. maddesinde öngörülen tasdik koşulları oluşmadığı" şeklindeki bir kısım tespitlere dayanılarak gerekçe oluşturulmuştur. Ne var ki, yukarıda ifade edildiği üzere, █████/2023 tarihli asıl karardan sonra konkordato talep eden tarafın █████/2023 tarihinde davadan feragat etmesi üzerine İzmir BAM 17. HD'nin █████/2023 tarihli ek kararı ile █████/2023 tarihli kararın kaldırılarak yerine davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği görülmüştür. Konkordato talep eden şirketin konkordato tasdiki talebinde dürüst davranma, eşitlik ve kaynakları ile orantılı olması şartına aykırı hareket ettiğine dair kesinleşmiş bir istinaf ilamı bulunmamaktadır. Bu durumda hukuken geçerli kararın İzmir BAM 17. HD'nin █████/2023 tarihli asıl kararı değil, feragat nedeniyle davanın reddine ilişkin █████/2023 tarihli ek kararı olduğu hâlde, İlk Derece Mahkemesince, söz konusu dava dosyası getirtilip incelenmeden, UYAP üzerinden temin edilen ilâm ile yetinilerek sonuca gidilmiş olduğundan, hukukî mevcudiyetini yitirmiş karardaki tespitlere dayalı olarak gerekçe oluşturulması da hatalı görülmüştür. İzmir BAM 17. HD'nin ... E. sayılı dosyasında geçerli kararın feragat nedeniyle ret kararı olması nedeniyle, sonuç olarak, Manisa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) .... E. (Eski ...E.) sayılı ve Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E. sayılı dosyalarından konkordato talep edenin feragat beyanının, sonraki konkordatoya (eldeki davaya) etkisi üzerinde durularak hüküm ve gerekçe oluşturulması gerekmektedir.5-) Yukarıda Anılan İlke ve Esaslar Çerçevesinde Talebin Esası Yönünden Sonuç Olarak Yapılan Değerlendirmede:Talep edenin, eldeki davadan önce iki kez konkordato talebinde bulunup feragat etmesi nedeniyle konkordato taleplerinin reddedildiği anlaşıldığından; yeniden konkordato talep edilip edilemeyeceği hususu üzerinde durulması önemlidir.Esasen daha önce borçlu tarafından konkordatoya başvurulmuş olması, yeni bir konkordato başvurusu için olumsuz dava şartı noksanlığı teşkil etmemektedir. 2004 sayılı İİK m. 285’te daha önce konkordatoya başvurulmamış olması bir başvuru şartı olarak gösterilmemiştir. Keza önceki konkordato talebinden feragat halinde de bu kural geçerlidir.Davadan feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurduğundan feragate konu davanın tekrardan açılması neticesinde kesin hükmün varlığı olumsuz dava şartı yokluğu teşkil edecektir (6100 sayılı HMK m. 114/1-i). Konkordato talebi ise niteliği itibarıyla çekişmesiz yargı işidir ve çekişmesiz yargı kararları şeklî anlamda kesin hüküm teşkil etse dahi maddî anlamda kesin hüküm etkisini haiz değildir. Ayrıca konkordatonun niteliği göz önünde bulundurulduğunda, daha önce konkordatoya başvurmuş, ancak iyileşme ya da sair bir sebeple konkordatosu tasdik edilmemiş bir borçlu, bir süre sonra tekrar aciz hâline düşebilir. Böyle bir borçlunun ise peşinen konkordatoya başvuru hakkından mahrum bırakılması herhangi bir amaca hizmet etmez. Bu bakımdan konkordato talebinden feragat durumunda kural olarak aynı borçlu için yeniden konkordatoya başvurma önünde engel bulunmamaktadır.Diğer taraftan, borçlunun tekrardan konkordatoya başvurma hakkının, daha önce konkordato talebinden feragat edildiği ihtimalde sınırsız bir şekilde kabul edilmesi de mümkün değildir. Evvelemirde, hâlihazırda tasdikle sonuçlanmamış konkordato sebebiyle alacaklıların belirli bir süre alacaklarını tahsil etme imkanından mahrum bırakıldıkları göz ardı edilmemelidir. Böyle bir durumda alacaklıların yeniden konkordato mühletinin kendileri için getirdiği rejime tabi kılınması için çok daha titiz olunması gereklidir. Bu durumda ise başvurulacak aygıt, dürüstlük kuralıdır (4721 sayılı TMK m. 2 ve 6100 sayılı HMK m. 29). Dürüstlük kuralı, dava hakkının kullanımında olduğu gibi, konkordato başvurusunda da mevcudiyeti aranan bir ilkedir (Kuru B ve Aydın B, İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflas Hukuku Ders Kitabı, Yetkin Yayınları 2020, s. 501 – 502; Talih Uyar, Yeni Konkordato Hukukumuzun Temel İlkeleri, TBB Yayınları 2019, s. 6; Atalı M., Ermenek İ. ve Erdoğan E., İcra ve İflas Hukuku, 6. Bası, Yetkin Yayınları, 2022, s. 643 – 644; Candemir, Mehmet Ünsal: Adi Konkordato Talebinden Feragat, Türkiye Adalet Akademisi Dergisi, Sayı: 49 (Ocak 2022), s. 344).Somut uyuşmazlıkta, Manisa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) .... E. (Eski .... E.) sayılı ve Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin.... E. sayılı dosyalarının yukarıda özetlenen safahatından da anlaşılacağı üzere; talep eden borçlu şirketin █████/2020 tarihinden beri konkordatonun mühlet hükümlerinden yararlandığı, borçlunun ilk konkordato talebinin üzerinden yaklaşık 4 yıl 4 ay geçtiği, borçluya kesin mühlet verilmesi halinde sürecin en iyi ihtimalle on iki ay daha süreceği, borçlunun konkordato tedbirlerinden bu kadar uzun süre faydalanmasının yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde hukuken himaye görmesinin mümkün olmadığı, Manisa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) ...E. sayılı dosyasında konkordatonun tasdikine dair kararın İzmir BAM 17. HD tarafından █████/2023 tarih ve ....K. sayılı ilamı kaldırılarak konkordato talep eden şirketin konkordato talebinin reddine karar verilmesinden sonra konkordato talep eden tarafın bu kararı temyiz etmek yerine █████/2023 tarihinde davadan feragat ederek yeniden konkordato isteminde bulunduğu, yine Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin... E. sayılı dosyasında konkordato talep eden şirketin konkordato projesinin alacaklılar tarafından kabul edilmeyip reddedilmesi üzerine konkordato talep edenin bu konuda verilecek kararı istinaf etmek yerine davadan feragat ederek işbu dosyada yeniden konkordato talebinde bulunduğu, bu durumda konkordato talep edenin aleyhe olan kararları kanun yoluna taşıyarak haklılığını kanun yollarında ispat etmek yerine her defasında davadan feragat ederek yeniden konkordato talebinde bulunduğu, daha önceki iki konkordato talebinden feragat eden borçlunun yeniden konkordato başvurusunda bulunmasının dürüstlük kuralına aykırı olup salt mühletin olumlu etkilerinden yararlanılması amacına matuf olduğu, özellikle ardışık konkordato başvurularıyla, borçluların kurumun amacını aşar şekilde uzun sürelerle mühletin koruyucu etkilerinden faydalanabilmesinin menfaat dengesinin alacaklılar aleyhine bozulmasına sebebiyet vereceği değerlendirildiğinden, konkordato talep eden hakkında Dairemizce verilen geçici mühlet kararının kaldırılmasına, konkordato talep edenin geçici mühletin uzatılması, kesin mühlet verilmesi ve konkordatonun tasdiki taleplerinin de reddine karar vermek gerekmiştir.Benzer şekilde, Yargıtay kararına konu olan bir olayda, borçlunun daha önce iki kez konkordato başvurusunda bulunarak toplamda üç yıl beş ay süreyle mühletin koruyucu hükümlerinden faydalandıktan sonra alacaklılar tarafından borçlu hakkında üçüncü kez konkordato talebinde bulunulduğu, yıllarca konkordatonun sağlamış olduğu koruma sürelerinden yararlanmış bir şirkete yeniden kesin mühlet verilmesinin konkordatonun amaç ve ilkeleri ile bağdaşmadığı gerekçesi ile üçüncü talebin reddine dair verilen karara yönelik istinaf başvurusu reddedilmiş, ret kararı Yargıtay tarafından da onanmıştır (UYAP üzerinden erişilen Adana BAM 9. HD'nin █████/2023 tarih ve █████████ E. ███████ K. sayılı kararını onayan Yargıtay 6. HD'nin █████/2023 tarih ve █████████ E., █████████ K. sayılı ilâmı).Aynı şekilde, konkordato talep eden şirketin daha önce açmış olduğu konkordato davasının feragat nedeniyle reddine karar verildiği, daha önceki konkordato davasında davanın açıldığı tarihten karar verilene dek yaklaşık 15 aylık bir sürecin geçtiği, sonrasında konkordato talep eden tarafça mal varlığının terki suretiyle konkordato talebi ile yeniden dava açıldığı, 3 ay süre geçici mühlet kararı verildiği, kesin mühlet kararı verilmesi halinde sürecin en iyi ihtimalle 12 ay daha süreceği, konkordato talep edenin konkordato tedbirlerinden yararlandığı tarihler ve süreler nazara alındığında alacaklıların alacaklarına kavuşması için oldukça uzun bir süre beklemek zorunda kalacakları, bu denli uzun bir sürenin beklenmesinin alacaklılar ile borçlu arasındaki menfaat dengesini borçlu lehine bozar mahiyette olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karara yönelik istinaf başvurusu reddedilmiş, ret kararı Yargıtay tarafından da onanmıştır (UYAP üzerinden erişilen İzmir BAM 17. HD'nin █████/2023 tarih ve ████████ E. ████████ K. sayılı kararının onayan Yargıtay 6. HD'nin █████/2023 tarih ve █████████ E., █████████ K. sayılı ilâmı).Ankara BAM 23. HD'nin █████/2024 tarih ve █████████ E., █████████ K. sayılı kararı da "Dosyanın incelenmesinde eldeki istemin, istemcinin üçüncü konkordato teklifi olduğu anlaşılmaktadır. Bu süreçte mühletin korumalarından yararlanan ve borçlarını uzun süredir ödemeyen istemcinin projesinin tasdiki hukuka aykırı bulunmuş; alacaklı ... Ltd. Şti. vekilinin istinaf sebeplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve konkordato tasdik isteminin reddine karar vermek gerektiği sonucuna varılmıştır." şeklindedir.Öte yandan, 2004 sayılı İİK m. 308 hükmü uyarınca konkordato talebinin reddi hâlinde talep edenin iflâsa tâbi şahıslardan olması durumunda iflâs kararı verilmesi mümkündür, ancak talep edenin iflâsına karar verilebilmesi için doğrudan doğruya iflâs şartlarının da oluşması gerekir. Tasdik edilmeyen konkordato doğrudan doğruya borçlunun iflâsına neden olmayabilir. Mahkemece talep edenin konkordato talebinin reddi ile birlikte iflâsına karar verilebilmesi için talep edenin iflâsa tâbi şahıslardan biri olması ile birlikte doğrudan doğruya iflâs nedenlerinin de (kooperatif veya sermaye şirketinin borca batık olması gibi) bulunması gerekir. Aksi hâlde mahkemece sadece talep edenin konkordato talebinin reddine karar verecek, ancak iflâsına hükmedemeyecektir.Somut olayda, 2004 sayılı İİK'nun 308. maddesi gereğince doğrudan doğruya iflas sebeplerinden birinin mevcut olması halinde mahkemece konkordato talep eden iflasına resen karar verilmesinin gerektiği, konkordato talep eden şirketin tacir sıfatını haiz olup Dairemizce icra edilen yargılamada alınan █████/2025 tarihli "konkordato komiseri heyeti ön raporu" ve █████/2025 tarihli "konkordato geçici mühleti komiserlik heyeti raporu"nda konkordato talep eden şirketin borca batık durumda olmadığının belirtildiği, 2004 sayılı İİK'nun 178 ve 179. maddesinde belirtilen doğrudan doğruya iflas koşullarının oluşmadığı, bu hususta İlk Derece Mahkemesince şirketin borca batık olup olmadığı bakımından herhangi bir rapor alınmadan ve inceleme yapılmadan, dosya üzerinden tensiben karar verilmesi hatalı ise de, bu hususta Dairemizce icra edilen yargılamada rapor alınarak ilk derece yargılamasının bu eksikliğinin de Dairemizce giderildiği ve sonuç olarak borçlu şirketin iflasına karar verilemeyeceği kanaatine ulaşılmıştır.Sonuç olarak, yukarıda özetlenen gerekçelerle, Dairemizce duruşma açılarak istinaf incelemesi yapılmak suretiyle, ilk derece yargılamasındaki eksiklikler Dairemizce ikmal edilerek, konkordato talep eden şirket hakkında verilen geçici mühlet kararının kaldırılmasına, konkordato talep edenin geçici mühletin uzatılması, kesin mühlet verilmesi ve konkordatonun tasdiki taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;I-) Konkordato talep eden şirketin istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararının konkordato talep eden şirketin istinafına atfen ve Dairemize gözetilen kamu düzeni ilkesi gereğince re'sen KALDIRILMASINA, 6100 sayılı HMK m. 353(1)-b-2 ve 355 hükümleri gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, buna göre;1-) Diyarbakır Ticaret Sicili Müdürlüğü nezdinde .... sicil numarasında siciline kayıtlı (Mersis No:....) .... Tic. A.Ş. hakkında Dairemizce █████/2024 tarihinde verilen GEÇİCİ MÜHLETİN KALDIRILMASINA,2-) Konkordato talep eden şirketin 2004 sayılı İİK m. 287/4 hükmü uyarınca geçici mühletin iki ay süreyle uzatılması talebinin REDDİNE,3-) Konkordato talep eden şirketin kesin mühlet verilmesi ve konkordatonun tasdiki taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE,4-) Dairemizin .... E. sayılı işbu dosyasından █████/2024 tarihli tensip ara kararı, █████/2025 tarihli ara kararı ve █████/2025 tarihli ara kararında hükmedilen BÜTÜN İHTİYATİ TEDBİRLERİN KALDIRILMASINA, gereği için daha önce ihtiyati tedbir kararının bildirildiği mercilere BİLDİRİLMESİNE,5-) Dairemizin .... E. sayılı işbu dosyasından █████/2024 tarihli tensip ara kararı ile görevlendirilen konkordato komiserlerinin görevine SON VERİLMESİNE,6-) Geçici mühletin kaldırılması kararı ile kesin mühlet verilmesi talebi ve konkordato talebinin reddine karar verildiği hususlarının 2004 sayılı İİK m. 288/son ve m. 289/son yollaması ile m. 288/2 hükmü uyarınca İLANINA ve ilgili yerlere BİLDİRİLMESİNE,7-) 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın konkordato talep edenden alınarak Hazineye GELİR KAYDINA,8-) İlk derece yargılaması esnasında yapılan yargılama giderlerinin konkordato talep eden üzerinde BIRAKILMASINA,9-) Taraflarca yatırılan gider/delil avansından arta kısmın 6100 sayılı HMK'nın m. 333, HMK Yönetmeliğinin m. 207/1 ve HMK Gider Avansı Tarifesinin m. 5 hükümleri uyarınca ilgilisine İADESİNE,II-) İstinaf kanun yoluna başvuran konkordato talep eden tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının Hazineye GELİR KAYDINA, 427,60 TL peşin istinaf karar ve ilâm harcının talep halinde İlk Derece Mahkemesinde istinaf kanun yoluna başvuran konkordato talep edene İADESİNE,III-) İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden konkordato talep eden üzerinde BIRAKILMASINA,IV-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik m. 359(4) maddesi uyarınca kararın kesin olmaması nedeniyle Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE,duruşmalı olarak yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi uyarınca tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, Yargıtay nezdinde TEMYİZ KANUN YOLU AÇIK olmak üzere, OY BİRLİĞİ ile karar verildi.█████/2025