Anahtar kelimeler: Konusualacak Bölmede Rizikolara Yazan İtfaiye Binada Mesken Poliçede Kablolarının Muhteviyatına

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ45. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
:█████████KARAR NO
:████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
:█████/2021NUMARASI
:████████ Esas - ████████ KararDAVANIN KONUSU
:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
:█████/20256100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı sigortacı arasında █████/2016 başlangıç, █████/2017 bitiş tarihli ... numaralı poliçede yazan dava konusu bina ve muhteviyatına ilişkin menfaati ile poliçede yazdığı üzere yangın ve diğer rizikolara karşı sigortalandığını, █████/2016 tarihinde sözleşmeye konu binada yangın çıktığını, yangının nedeninin █████/2016 tarihli itfaiye raporuna göre işyeri mesken arasındaki bölmede bulunan elektrik tesisatı kablolarının kısa devre yapması sonucu olayın meydana geldiğinin tahmin edildiğinin belirtildiğini, bunun üzerine davalı sigorta şirketini bu durumun poliçe kapsamında teminat kapsamındaki yangın rizikosunun teminat süresi içinde gerçekleştiğinin bildirildiği , ancak davalı sigorta şirketinden olumlu yada olumsuz bir yanıt alamamaları üzerine davalı şirketi Kadıköy ...Noterliğinin █████/2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarını gönderdiklerini, anacak davalının davanın açıldığı tarihi kadar bu ihtarnameye de cevap vermediğini, ve sigorta eksperi de göndermediğini, müvekkilinin sigortacı ile akdettiği sigorta sözleşmesinden doğan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ancak davalı sigorta şirketinin iş bu davanın açıldığı tarihe kadar muaccel olan sigorta borcunu ifa etmediğini beyan ederek HMK 107. Maddesi uyarınca fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak oluşan zarar bedeli olarak 15.000 TL nin dava konusu olayın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tazminine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.Davacı vekili █████/2019 tarihli dilekçe ile, 15.000 TL olarak açtıkları davayı 452.003,52TL olarak arttırdıklarını beyan ederek, noksan harcı tamamladığı anlaşılmıştır.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesi ile; sigortalı işyerinin mülkiyetinin Sapanca Belediyesi'ne ait olduğunu, Belediye tarafından ... ve ... ye kiralandığını ve encümen kararı ile ...'ye devir edildiğini ve ... tarafından ...'a kiralandığının tespit edildiğini belirterek davacının davasının aktif dava ehliyeti bulunmadığından reddinin gerektiğini, esasa ilişkin beyanlarında ise dava konusu iş yerinin müvekkili tarafından ... Sigorta poliçesi ile bu poliçede verilen teminatlar çerçevesinde sigortalandığını, davacının talebi üzerine hasar dosyasının açıldığını yapılan incelemede binanın yapı tarzı çelik kontrüksiyonlu ve ahşaptan imal edilmiş olduğu halde poliçe yapılırken yapı tarzının doğru beyan edilmeyerek tam kargir olarak sigortalandırıldığının saptandığını, yapı tarzının ahşap olarak belirtilmesi gerekirken bu durumun davacı tarafından gizlenerek tam kargir olarak sigorta ettirdiğinin anlaşıldığını, sigorta yapılırken beyan yükümüne aykırı davrandığını, yapılan ekspertiz incelenmesinde, hasar gören ve yenilenen sigortalının ev olarak kullandığı bölümdeki ev eşyalarına ilişkin poliçe teminatı bulunmadığını bu hasarın poliçe teminat dışında olduğunu, meydana gelen yangın nedeni ile 68.080,46 TL bina hasarı ve 4.600,00.TL demirbaş hasarı olmak üzere toplam 72.860,46.TL hasar meydana geldiği, ancak sigortalının yapı tarzını ahşap olarak beyan etmesi nedeni ile yangın sigortası genel şartlarına göre sigortacı tazminatı tahakkuk ettirilen pirim ile ettirmesi gerekirken pirim arasındaki orana göre öder şartı gereğince davacı sigortalıdan 10.992,21 TL pirim alınması gerekirken 4.471,65 TL ödediğinden tazminat tutarı 29.566,00TL olarak tespit edildiği ancak sigortalı hak sahipliğini ispat edemediğinden hasar tazminatının ödenmediğini beyan ederek davanın reddine yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:Mahkemece; "...Davalı husumet itirazında bulunarak sigortalı işyerinin mülkiyetinin Sapanca Belediyesi ne ait olduğunu, belediye tarafından kiralandığının tespit edildiğini belirterek davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını ileri sürmüştür.Davacı sigortalı kiracı olduğu restoran binasını, kiraya veren malike olduğu gibi iade ve teslim etme yükümlülüğü altındadır. TTK madde 1453-1455 de düzenlenen müşterek menfaatlerin sigortası hükümleri uyarınca davacı şirket lehine sigortalandığı kabul edilerek eldeki davayı açmasında hukuki yararı ve dava ehliyeti bulunmaktadır. (Aynı şekilde Yargıtay 11. HD ██████████ - ██████████) Davalı, davacının talebi üzerine hasar dosyasının açıldığını yapılan incelemede binanın yapı tarzı çelik kontrüksiyonlu ve ahşaptan imal edilmiş olduğu halde poliçe yapılırken yapı tarzının doğru beyan edilmeyerek tam kargir olarak sigortalandırıldığının saptandığını, yapı tarzının ahşap olarak belirtilmesi gerekirken bu durumun davacı tarafından gizlenerek tam kargir olarak sigorta ettirdiğinin anlaşıldığını, sigorta yapılırken beyan yükümüne aykırı davrandığını savunmuştur. Poliçe incelenmesinde, sigorta konusu adreste acente tarafından gerekli inceleme yapıldığı, adresin çevresi, bina ve iş yeri niteliklerinin incelenerek poliçe oluşturulduğu, poliçe de riziko türünün ticari, yapı tarzının tam kargir, bina türünün müstakil bina olarak belirtildiği görülmüştür. Poliçe de bina türü tam kargir olarak yazılmış ise de ekspertiz raporunda binanın "ahşap" olduğu yazılıdır. Bu durumda yapı tarzının yanlış beyan edilmediği, bu durumun davalının basiretli bir tacir gibi davranmaması ve özensizliğinden kaynaklandığı kabul edilmiştir.İtfaiye raporuna göre işyeri mesken arasındaki bölmede bulunan elektrik tesisatı kablolarının kısa devre yapması sonucu yangın olayı yaşanmış olup davacı tarafın kusuru veya bilerek kötü hareketi bulunmadığından davalı taraf oluşan zarardan poliçe kapsamında sorumlu tutulmuştur. Davacı tarafından hasar 19.06.2016 günü davalıya ihbar edildiği ekspertiz raporu içeriğinden anlaşılmıştır. TTK madde 1427 uyarınca alacak 45 gün sonra muaccel olacağından davalı 13.08.2016 tarihinde temerrüde düşmüştür. Yangın kaynaklı oluşan hasar miktarının tespiti bakımından bilirkişi incelemesi yapılmıştır. 27.11.2020 tarihli bilirkişi raporu ile bina hasar bedelinin 157.649,46 TL, demirbaş eşya bedelinin 10.650,00 TL olmak üzere toplamda 168.299,46 TL olduğu belirlenerek bu miktar yönünden davanın kabulüne hükmedilmiştir. Poliçede riziko türü ticari, iştigal cinsi ise lokanta, otel, kafe, pastane, büfe olarak belirlenmiş ve ticari riziko üstlenilmiştir. Mesken ve ev eşyalarında meydana gelen hasar poliçe teminatı kapsamına alınmadığından, mesken ve ev eşyalarında meydana gelen hasar yönünden davanın reddine " karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın, işbu davayı açmakta aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın evvela husumet yokluğundan reddi gerektiğini, sigorta ettiren beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını, zira binanın yapı tarzı çelik kontrüksiyonlu ve ahşaptan imal edilmiş olduğu halde, poliçe yapılırken yapı tarzının doğru beyan edilmeyerek tam kargir olarak sigortalattırıldığı saptandığını, bu nedenle müvekkik şirketin Türk Ticaret Kanunu madde 1435 ve 1439/2 gereği tazminat ödeme borcu bulunmadığını, ayrıca yerel mahkeme, davacı tarafın yatırdığı ıslah harcının tamamını müvekkil şirketin ödemesine hükmederken kabul ve red oranlarını dikkate almadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Dosya kapsamına göre; Davacı şirket tarafından işletilen ... Sapanca/Sakarya adresinde bulunan işyerinin █████/2016-2017 tarihleri davalı sigorta şirketi nezdinde "... Poliçesi" ile sigortalandığı, işbu sözleşme ile bina ve demirbaşların yangın ve diğer rizikolara karşı teminat altına alındığı, █████/2016 tarihinde sigortalı iş yerinde itfaiye raporuna göre sigortalanan işyerinin teras katında yer alan ve mesken olarak kullanılan bölümde bulunan elektrik tesisatı kablolarının kısa devre yapması sonucu meydana gelen yangın sonucunda uğranılan zararın poliçe kapsamında karşılanması talebinin, davalı sigorta şirketince reddedilmesi nedeniyle huzurdaki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamına göre; davaya konu sigortalanan taşınmazın tapuda Sapanca Belediyesi adına kayıtlı olduğu, █████/2016 tarihli kira sözleşmesi ile çay bahçesi, restaurant olarak işletilen söz konusu taşınmazın ekli demirbaş listesi ile birlikte (demirbaş listesi dosyaya sunulmadığı görülmekle) kiralayan ... (davacı şirket yetkilisi) tarafından, kiracı ...'a kiralandığı anlaşılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan █████/2020 tarihli bilirkişi raporuna göre mesken ve ev eşyalarında meydana gelen hasar poliçe teminatı kapsamına alınmadığından, mesken ve ev eşyalarında meydana gelen hasar yönünden davanın reddine, bina hasar bedelinin 157.649,46 TL, demirbaş eşya bedelinin 10.650,00 TL olmak üzere toplamda 168.299,46 TL olduğu belirlenerek bu miktar yönünden davanın kabulüne hükmedilmiştir. 6102 sayılı TTK'nin "..." başlıklı 1454.maddesinde "(1) Sigorta ettiren, üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebilir. Sigorta sözleşmesinden doğan haklar sigortalıya aittir. Sigortalı, aksine sözleşme yoksa, sigorta tazminatının ödenmesini sigortacıdan isteyebilir ve onu dava edebilir. (2) Üçüncü kişinin adının belirtildiği durumlarda, tereddüt hâlinde, sigorta ettirenin, üçüncü kişinin temsilcisi olarak değil, kendi adına fakat üçüncü kişi lehine hareket ettiği kabul edilir. (3) Sözleşmede, sigortanın kimin menfaati için yaptırıldığı açık da bırakılabilir. “Kimin olacaksa onun lehine” yapılan böyle bir sigortanın, üçüncü kişi lehine yaptırıldığı anlaşılırsa, ikinci fıkra hükmü uygulanır." hükmüne yer verilmiştir. Madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkı sigortalıya aittir. Başkası hesabına sigortadan söz etmek için öncelikle sigorta sözleşmesinin sigorta ettirenden başka bir kişiye ait bir çıkarı konu alması gerekir. Başkasına ait çıkarın sigorta ettirildiği sigorta sözleşmesinden veya mevcut durumdan anlaşılıyor olabilir. Böyle ise ikinci aşamada sigorta ettirenin sigorta sözleşmesini kendi adına (ve başkası hesabına) mı yoksa başkası adına mı (başkasını temsilen mi) yaptığı araştırılacaktır. Mal sigortalarında eşyanın/binanın) zarar görmemesine ilişkin çıkar kural olarak medeni hukuk anlamında malike aittir. Başkalarının medeni hukuk anlamında malik olan kişiye ait eşya/bina üzerinde ekonomik mülkiyetten kaynaklanan çıkarı bulunabilir fakat bu, ayrık hali oluşturur (mesela güvence vermek amacıyla eşyanın mülkiyetini inançlı olarak devreden kişi, o eşya üzerinde çıkar sahibi sayılabilir; yük taşıma sigortasında da henüz mülkiyeti kazanmamış bulunmakla birlikte, taşıma konusu eşya üzerindeki risk kendisine geçmiş olan alıcı da çıkar sahibidir) (Prof Dr. Samim Ünan, Türk Ticaret Kanunu Şerhi, Altıncı Kitap Sigorta Hukuku Cilt II, S. 36, 37). Somut dosya yönünden yapılan tespitler yasal düzenleme çerçevesinde değerlendirildiğinde; poliçede sigortalı davacı şirket yer almakta ise de bina malikinin Sapanca Belediyesi olduğu ve bina hasarları yönünden poliçenin TTK 1454/1. maddesi kapsamında Sapanca Belediyesi lehine düzenlendiği, davacının ise sigorta ettiren olduğu görülmektedir. Bahse konu poliçede aksine bir hüküm bulunmadığından bina hasarı yönünden sigorta bedelini talep hakkı, lehine sigortalanan bina maliki Sapanca Belediyesi'ne aittir. Dosya kapsamında bina maliki Belediye'nin alacağını, davacı şirkete temlik/muvafakat ettiğine dair bir kayıt olmadığı gibi bu yönde bir beyan da bulunmadığından bina hasarı yönünden talebin reddine karar verilmesi gerekirken hukuki yanılgı ile bina hasarının da dahil edilerek tazminata hükmedilmesi hatalı olmuştur. Ekspertiz raporunda hasar dökümü yapılan demirbaş listesinde : restaurant masa örtüleri, kamera kayıt cihazı, ... Harici, ..., ... Kablo, Montaj Kablolama ve Süpervizörlük bedeli gösterilmiştir. Dosyaya sunulan kira sözleşmesinde davacı şirket yetkilisi tarafından kiraya verilen çay bahçesi, restaurant olarak işletilen söz konusu taşınmazın ekte belirtilen demirbaşı ile birlikte kiralandığı belirtilmiş ise de ekli demirbaş listesinin dosyaya sunulmadığı görülmüştür. O halde kira sözleşmesine ekli demirbaş listesi ile söz konusu demirbaşlara ilişkin fatura, tutanak vs belgeler getirtilerek, gerektiğinde kiracı ...'a ve bina maliki Sapanca Belediyesi'ne sorularak yangında hasar gördüğü iddia olunan demirbaş listesindeki eşyaların mülkiyetinin kime ait olduğu tespit edilerek sonucuna göre yukarıda açıklandığı üzere "..." hükümler de dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken hukuki yanılgı ve eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, hukuki yanılgı ve eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353-(1).a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine, karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.H Ü K Ü M
:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2021 tarihli ve ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE, 3-Davalının tarafından yatırılan başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, karar harcının istemi halinde davalıya iadesine, 4-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2025