Anahtar kelimeler: Davasız Aralıksız Zilyet Murisi Yılına Malikinin Murisin Kaydından Tasarruf Kesinlik

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 23. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ... ...’nun dava konusu 282 ada 23 parsel sayılı taşınmazda 1978 yılından 2002 yılına kadar aralıksız olarak zilyet olduğunu, adı geçen murisin 02.09.2002 tarihinde öldüğünü, taşınmaz üzerinde müvekkillerinin davasız ve aralıksız bir şekilde tasarruf ettiğini, dava konusu taşınmazın tapu kaydından malikinin anlaşılamadığını ileri sürerek olağanüstü kazandırıcı zamanaşımına dayalı tapu iptali ve tescil talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların tapu kayıt malikleri yönünden İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 06.11.204 tarihli ve ███████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla kayyım atandığını, kayyımın davaya dâhil edilmesinin gerektiğini, taşınmazın tapu maliklerinin belli olduğunu ve taşınmaz malikleri hakkında gaiplik kararının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.2. Davalı ... Belediyesi vekili cevap dilekçesinde; davanın ... Kayyım Bürosuna yöneltilerek, taraf teşkilinin sağlanmasının gerektiğini, tapu maliklerinin belli olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.3. Davalı ... Belediyesi vekili cevap dilekçesinde; davanın görevli mahkemede görülmesini; dava konusu taşınmazın imar-ihya edilip edilmediğinin ve yargılamaya yönelik gerekli araştırmaların yapılmasının gerektiğini ileri sürerek Kadastro Kanunu'nun 12/3 hükmü gereğince davanın hak düşürücü süreden reddini savunmuştur.4. Dâhili davalı kayyım ... vekili cevap dilekçesinde, taşınmaz malikinin belli olduğunu, davacılara taşınmazı işgal etmeleri sebebiyle ecrimisil bedellerinin taahhuk ettirildiğini, davacılar tarafından ödemelerin yapıldığını ve TMK’nın 713/2 hüküm şartlarının sağlanmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.02.2021 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararındaki "...davaya konu yerin 05.05.1951 yılındaki tesis kadastrosu ile malikleri adına tapuda elbirliği mülkiyet ile tescil edildiği, dolayısıyla kadastro yönü itibariyle herhangi bir tescil harici ya da sahipsiz yer olarak değerlendirilemeyeceği, dava dosyasında tapu kütüğündeki malikler ile ilgili olarak herhangi bir gaiplik kararı bulunmadığı, İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası ve kayyım idaresinin talepleri dikkate alındığında davacıların dava konusu taşınmazı davasız ve aralıksız yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulundurduklarını göstermediği, kayyımla idare edilen taşınmazın 10 yıllık kayyımla idare süresi dolduktan sonra 4721 sayılı Kanunun 501 ve 588. maddeleri doğrultusunda Hazine adına tescili sağlanacağından olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı ile iktisabı söz konusu olmayıp davacıların taşınmaz üzerinde işgalci olduklarının açık olduğu..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 06.02.2024 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararındaki, "...dosya kapsamına göre tapu kayıt maliklerinin tanınan ve bilinen kişilerden olduğu, dava dilekçesindeki açıklamalara göre davacı tarafın TMK'nın 713/2 hükmündeki 'bilinmeme' sebebine dayandığı, dava konusu taşınmazın tapu kaydına göre malikinin kim olduğu belli olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken farklı gerekçeyle karar verilmesinin isabetli olmadığı, ayrıca 'bilinmeme' sebebine dayanılması durumunda davanın Hazine'ye yöneltilmesi gerekirken taraf gösterilen ... ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının davada pasif husumetleri bulunmadığından adı geçen davalılar bakımından pasif husumet eksikliği sebebi ile davanın reddi gerekirken aleyhlerine açılan davanın esastan reddine karar verilmiş olması ve lehlerine nispi vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının da doğru olmadığı..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar bakımından reddine, gerekçe ve husumet yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile "davalı ... ve ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine; davalı ... aleyhine açılan davanın reddine" karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili;1. Dava konusu taşınmazla ilgili olarak gaiplik kararının bulunduğunu,2. Gaiplik kararı ile iddiaların ispat edildiğini,3. Bilirkişi raporunun hatalı olduğunu,4. Taşınmazın sahipsiz durumda olduğunu,5. TMK’nın 713/2 hükmündeki şartların gerçekleştiğini,6. Davanın reddedilmesine yönelik kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, 4721 sayılı TMK’nın 713/2 hükmüne göre tapu maliki anlaşılamayan hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.