Anahtar kelimeler: Konusuitirazın Durdurduğunu Satımdan Faturadan Cari Firmanın Ödemediği Şirketten Anadolu Borcunu

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
:█████████
KARAR NO
:████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
:█████/2021
NUMARASI
:████████ Esas ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
:█████/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, bu iş kapsamında davalı şirketten 33.442,22 TL tutarında toplam dört adet faturadan kaynaklı bakiye cari hesap alacağı bulunduğunu, davacı şirketin taleplerine rağmen davalı tarafın bakiye cari hesap borcunu ödemediği ve bunun üzerine icra takibi başlatıldığını, davalı firmanın itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, davalı tarafından icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini, itirazın hukuki mesnetten yoksun ve haksız olması nedeniyle itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davalının böyle bir borcunun bulunmadığını, davalı tarafından dosyaya yapılan itirazın haklı olduğunu, icra takip dosyasına konu mal-hizmet davalı tarafından alınmadığı gibi böyle bir faturanında davalıya tebliğ edilmediği ve teslim edilmediğini ileri sürmüş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:Mahkemece, " ... Dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları ve tüm dosya içeriği bir bütün halinde değerlendirilmiş olup; taraflar arasında cari hesap ilişkisinin bulunduğu, bu cari hesapta davaya konu faturaların bulunduğu, davacının ticari defterlerinin usul ve yasaya uygun olduğu, davalının ticari defterlerini sunmamış olduğu, dolayısıyla davacının ticari defterlerinin lehine lehine delil olacağı anlaşılmakla, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının davalıdan 33.442,22 TL ana para olarak alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla" davanın kabulü ile İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasında takibe yapılan itirazın iptaline, duran takibin 33.442,22 TL üzerinden yasal faiziyle devamına, asıl alacak olan 33.442,22 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; davacı taraf, kendisine verilen 1 haftalık süre içerisinde arabuluculuk tutanağını sunmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, her ne kadar huzurdaki uyuşmazlığın konusunu oluşturan takip dosyası faturaya dayalı ise de, bahsi geçen faturalar müvekkil şirkete tebliğ edilmediğini, bu nedenle tebliğ edilmemiş faturanın kesinleştiğinden ve fatura içeriğinin kabul edildiğinden söz edilemeyeceğini, bu halde yapılacak olan takibe ilişkin olarak davacı alacaklının faturada yazan mal/hizmeti borçluya teslim ettiğini ve bedelin aralarındaki anlaşmaya uygun olduğunu alacaklı ispat etmek zorunda kalacağını, huzurdaki dosya kapsamında değerlendirildiğinde davacı faturaya ilişkin olarak akdi ilişkinin ve neticesinde işin teslim edildiğini ispatlaması gerektiğini, ancak dosya içeriğinde davacı yanın bu hususta ispatı söz konusu olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, hizmet ilişkisinden kaynaklanan faturaya dayalı başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir... sayılı dosyası incelendiğinde; davacının 4 adet faturaya istinaden 33.442,20 TL asıl alacak, 1.834,40 işlemiş faiz olmak üzere toplam 35.276,62 TL alacağın tahsili için takip başlattığı, davalıların yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Davalı vekili öncelikle Arabuluculuk son tutanak aslının yada onaylı suretinin verilen bir haftalık kesin süre içeresinde sunulmadığından davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiş ise de mahkemece, █████/2019 tarihli tensip zaptı ile arabuluculuk son tutanak aslını yada onaylı suretini sunması için davacı vekiline bir haftalık kesin süre verildiği, tensip zaptının █████/2019 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, aynı gün, dava tarihinden önce düzenlenen █████/2019 tarihli arabuluculuk son tutanağının UYAP üzerinden mahkemeye sunulduğu anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Mahkemece tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup mali müşavir bilirkişisinden alınan █████/2021 tarihli raporda " davacının ticari defter ve kayıtlarına göre; taraflar arasındaki ticari ilişkinin davacının 30.11.2017 tarihli ... ve ... no.lu 2 adet toplam 15.598,74 TL bedelli faturaları ile başladığı ve tarafların alış verişlerinin 31.12.2017 tarihinde ... ve ... nolu 2 adet oplam 17.843,48 TL bedelli fatura daha düzenlendiğini cari hesap hareketlerinden görüldüğü, davacının cari hesap ekstresinde de görüldüğü gibi BS formunun bildirimine esas olan iki ayda ikişer faturanın olduğu doğrulandığı, 2017 yılı içeresinde toplam KDV hariç 28.340,85 TL'lık fatura düzenlendiği ve BS formunda bildirildiği, davalının ise sadece 11. aydaki iki faturayı toplam 13.219,25 TL BA formunda bildirdiği görüldüğü, davalı taraf ticari defterleri ibraz etmediğinden, davacı tarafın usulüne uygun tutulduğu ve birbirini teyit ettiği ticari defter kayıtlarına itibar edileceği, sonuç olarak taraflar arasında akdi ilişkinin bulunduğu, davacı tarafın takip tarihi itibariyle cari hesap bakiye alacağının 33.442,22 TL olduğu " yönünde tespitte bulunmuştur.Dosya kapsamına göre; davacı taraf, davalı şirkete çeşitli tanıtım, yayın, reklam hizmeti verdiğini, verilen hizmetler karşılığında tanzim olunan █████/2017 tarih 4.369,86 TL, █████/2017 tarih 11.228,86 TL, █████/2017 tarih 7.595,44 TL, █████/2017 tarih 10.248,04 TL tutarlı dört adet toplam 33.442,20 fatura bedellerin ödenmediğinden bahisle huzurdaki davayı açmıştır. Her ne kadar icra takibinde temerrüt faiz de talep edilmiş ise de fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla asıl alacak miktarı üzerinden belirtilen dava değerine göre harç yatırılmıştır. Mahkemece davalı taraf ticari defterlerini sunmadığı, dolayısıyla davacının ticari defter ve kayıtları lehine delil olacağı, takibe dayanak yapılan faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafın takip tarihi itibariyle cari hesap bakiye alacağının 33.442,22 TL olduğu tespit edilmekle davanın kabulüne karar verilmiştir. O halde uyuşmazlık; davalı tarafın mahkeme tarafından verilen ihtara rağmen ticari defterlerini dosyaya sunmaması karşısında mahkemece, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 222 maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında karar verilip verilemeyeceği ve buradan varılacak sonuca göre mahkemece davalıya verilen ihtarın anılan Kanun'un 222 nci maddelerine uygun olarak yapılıp yapılmadığının değerlendirilmesi noktasında toplanmaktadır. Dosya kapsamına göre; HMK 222. Maddesi uyarınca taraflara ticari defterlerinin ibrazı için iki haftalık kesin süre verilmiş, davalı defterlerinin sunulmaması nedeniyle inceleme davalı defterleri olmaksızın yapılmış ise de davalı tarafa ticari defterlerini sunması için usulüne uygun ihtaratın yapılmadığı görülmüştür.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2023 tarih █████████ E. █████████ K. Sayılı ilamında ifade edildiği gibi; 7251 sayılı Yasa ile değişik 6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Aynı Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Diğer tarafın belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Bu durumda mahkemece, davalıya HMK'nın 222/3 üncü maddesi uyarınca kanuna uygun olarak tutulmuş defterlerini ibraz etmesi, etmediği takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edileceği ihtarına havi aynı Kanun'un 94 üncü maddesi gereğince kesin süre verilip süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarının da bildirilerek ihtar edilmesi ve sonucuna göre inceleme yapılması gerekirken geçersiz kesin mehil ihtaratı ve eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353-(1).a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M
:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2021 tarihli ve ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davalının tarafından yatırılan başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, karar harcının istemi halinde davalıya iadesine, 4-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!