Anahtar kelimeler: Takdîren Süreç Kılma Görüşü Hukukî İstemlerinin Kişiyi Hürriyetinden Edenler Edenlerin

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
KATILANLAR
: ..., ..., Aile ve Sosyal Hizmetler BakanlığıSUÇ
: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaHÜKÜM
: MahkumiyetTEMYİZ EDENLER
: Katılan kurum vekili, sanık müdafiiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle;Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇA. Yargıtay Bozma Kararıİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 16.07.2018 tarihli direnme kararının temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 10.12.2019 tarih ve █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararı ile direnme ilamında belirtilen gerekçeler yerinde görülmediğinden reddedilerek dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi sonrasında Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.04.2022 tarih ve ███████-25 Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; "...Sanığın, yolda arkadaşlarıyla oynayan katılan mağduru önce çikolata vereceğini daha sonra ise soru soracağını söyleyerek hileli söz ve davranışlarla midibüsün içerisine çağırması, sanığın kendisine soru soracağını zanneden katılan mağdurun kendisinde yanlış düşünce uyandırılarak midibüsün içerisine binmek şeklinde gelişen belli bir davranışa sürüklenmesi, sanık tarafından suç tarihinde 9 yaşında olan katılan mağdura yönelik çocuğun basit cinsel istismarı suçunu işlemek amacıyla aldatıcı nitelikte hile kullanılarak katılan mağdurun alıkonulması, katılan mağdurun oyun oynadığı sokaktan midibüse hile ile götürülerek cinsel istismarda bulunulması karşısında; sanığın eyleminin, cinsel istismar eylemi süresiyle sınırlı olarak alıkoyma şeklinde kabul edilemeyeceği, sanığın cinsel istismar eyleminden önce katılan mağdurun bulunduğu yerden başka bir yere hile ile gitmesini sağlayarak midibüse girdiği andan itibaren katılan mağduru hürriyetinden yoksun kıldığı anlaşıldığından, sanığa atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurları itibarıyla oluştuğu kabul edilmelidir.Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararına konu hükmündeki direnme gerekçesinin isabetli olmadığına, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün sanığa atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurları itibarıyla oluştuğunun gözetilmemesi isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir..." şeklindeki gerekçeyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.B. Yargıtay Bozma Kararından Sonraki Yargılama SüreciBozma üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 02.11.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109/2, 3-f, 5, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, 5237 sayılı Kanun'un ve 5271 sayılı Kanun'un ilgili maddelerinin olaya doğru uygulanmadığına, herhangi bir indirim uygulanmadan üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine, katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, re'sen dikkate alınacak hususlarla usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.2.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; hükmün, kazanılmış hak, hukuk güvenliği, yargı kararlarının istikrarlı olması gibi ilkelere ve hukuka aykırı olduğuna, alıkoyma eyleminin ayrıca mevcut olmadığına, re'sen nazara alınacak nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava dosyası içeriğindeki deliller, olayın kolluğa intikal şekli, katılanların beyanları, tanık anlatımları, sanığın savunmaları, Yargıtay Ceza Genel Kurul kararı ve tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın davaya konu eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin Mahkeme kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ve katılan kurum vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 02.11.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararında katılan kurum vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Salihli Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.01.2025 tarihinde karar verildi.