Anahtar kelimeler: Meskende Oturmasına Müsaade Ödemeden Satım Akdedilen Emlak Bakırköy Alım Tahliye
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : █████████ E., ████████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Bakırköy 13. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; davaya konu taşınmazın davalıdan satın alındığını ve davacı adına tescil edildiğini, davalı ile davacı arasında 08.12.2021 tarihinde akdedilen adi yazılı emlak alım satım sözleşmesi uyarınca davalının 31.03.2022 tarihine kadar dava konusu meskende kira ödemeden oturmasına müsaade edildiğini, sürenin sonunda taşınmazı tahliye etmesi için davalıya noter kanalıyla ihtarname gönderildiğini, taraflar arasında kira sözleşmesinin bulunmadığını, davalının taşınmazda haksız işgalci konumunda olduğunu belirterek el atmanın önlenmesini, dava tarihinden 01.04.2022 tarihine kadar geriye dönük olarak hesaplanması suretiyle şimdilik 1.000,00 TL ecrimisilin ait olduğu dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı vekili süresinde sunduğu cevap dilekçesinde; 01.04.2022 tarihinden sonra davacı ile aralarında sözlü kira sözleşmesinin kurulduğunu, Temmuz ayına kadar kira ilişkisinin devam edeceğinin kararlaştırıldığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasında düzenlenen 08.12.2021 tarihli yazılı sözleşmede davalının, 2022 yılının 3. ayının sonuna kadar dava konusu yerde kira ödemeksizin oturacağının kararlaştırıldığı, davalının bu tarihten sonra şifahen anlaşma iddiasını kesin delillerle ispat edemediği, davalıya yemin hakkının hatırlatıldığı, davacı tarafından yemin eda edilerek kira ilişkisi olmadığının belirtildiği, bu hâlde davalının 01.04.2021 tarihi itibarıyla haksız işgalci olduğu kabul edilip davaya konu taşınmaza davalının el atmasının önlenmesine, bilirkişi raporu ile belirlenen 10.080,00 TL ecrimisilin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu bağımsız bölüme ilişkin 08.12.2021 tarihli "Emlak Alım Satım Sözleşmesi" başlıklı sözleşmede taşınmazın satıcı davalı tarafından kullanımına ilişkin başkaca bir hüküm bulunmadığı, dava konusu bağımsız bölümün kayden maliki olan davacının mülkiyet hakkı karşısında, davalının kullanımını üstün kılacak, kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir ayni ya da şahsi hakkı mevcut olmadığı, el atmanın önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davada görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğunu, 01.04.2022 tarihinden sonraki kullanıma ilişkin davacı ve davalı arasında şifâhi kira sözleşmesi yapıldığını, davalının boşanma aşamasında olan eşi tarafından aile konutu olan taşınmaz hakkında tapu iptal ve tescil davasının açıldığını, bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
    Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeple;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
    Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    05.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!