Anahtar kelimeler: Teaş İletim Yazildiği Yapmak Üretim Dağıtım Ankara İlamda Milleti Elektrik

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ █████████ Esas - ████████ Karar

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2020
NUMARASI
: ████████ Esas ████████ Karar
DAVA
: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2018
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 1990 yılında TEK elektrik üretim ve iletim hizmetlerini yapmak üzere TEAŞ ile elektrik dağıtım hizmetlerini yapmak üzere ... adı altında iki ayrı anonim şirkete dönüştüğünü, tüm dağıtım müesseselerinin ...'a devredildiğini, 1993 yılında ...'a bağlı merkezi Konyada olmak üzere ... A.Ş unvanı altında davacı şirketin kurulduğunu, Özel Hukuk hükümlerine tabi ticari şirket olduğunu, özelleştirme işlemleri uyarınca ... mülkiyetinde bulunan elektrik dağıtım sisteminin işletme hakkının █████/2006 tarihinde davacıya devredildiğini, taraflar arasında yapılan sözleşmenin 7.4 ve 7.6 maddeleri uyarınca; ... döneminde gerçekleşen iş ve işlemlerden dolayı III. kişilerin hak taleplerinin doğuracağı sorumlulukların dönemsel olarak paylaştırıldığını, █████/2004 tarihinde meydana gelen bir iş kazası nedeni ile SGK 'nın rücu talebi çerçevesinde Cihanbeyli Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E., ████████ K. Sayılı kararı gereğince davacının katlanmak zorunda kaldığı maddi külfetlerin taraflar arasındaki İHDS sözleşmesinin 7.4 maddesi gereğine ... tarafından karşılanmak durumunda olduğunu, Cihanbeyli Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ E., ████████ K. sayılı kararı gereğince davacı tarafından yapılan SGK'nın ... Bankasının █████/2018 tarihli 137.606,70 TL ve █████/2018 tarih 43.627,07 TL bedelli olmak üzere toplam 181.233,77 TL'nin şimdilik 20.000,00 TL'sinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte ve dava konusu olay nedeniyle davacı tarafından yapıldığı tespit edilecek diğer yargılama masrafları için şimdilik 100,00 TL'nin davacının ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili █████/2020 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Cihanbeyli Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı gereğince davacı tarafından yapılandırma ile Sosyal Güvenlik Kurumunun ... Bankasına █████/2018 tarihinde yapılan 137.606,70 TL ve █████/2018 tarihinde yapılan 43.627,07 TL bedelli olmak üzere toplam 181.233,77 TLnin, ve dava konusu olay nedeniyle davacı şirket tarafından yapıldığı tespit edilen 17.553,87 TL yargılama giderlerinin ödeme tarihinden itibaren işletilecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zaman aşımı itirazlarının bulunduğunu, açılan davanın rücu talebine ilişkin olması nedeniyle TBK 73. madde uyarınca iki yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, özelleştirme kapsamında öncelikle işletme hakkının devredildiğini, bilhare özelleştirme idaresi tarafından dağıtım Bölgeleri için ayrı ayrı anonim şirketler kurulduğunu, şirket hisselerinin blok satış yöntemi ile özelleştirildiğini, elektrik dağıtım şirketinin tüzel kişiliği hakları, borçları ve yükümlülükte herhangi bir değişiklik olmaksızın sadece hisselerin el değiştirdiğini, davacının imzaladığı █████/2006 tarihli sözleşmenin 18.6. maddesinde yapılan düzenleme uyarınca davacı şirketin bu sözleşmeye dayanarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve kamu kuruluşlarından talepte bulunamayacağını, masraf ve zarar talep edilemeyeceğinin kararlaştırıldığını, açılan davanın haksız olduğunu, zamanaşımı süresinin dolduğunu, ödemeden itibaren faiz talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; rücuya konu davanın dayanağı olan iş kazasının işletme hakkı devir sözleşmesinin akdedilmesinden önceki bir tarihte █████/2004 tarihinde meydana geldiği, davaya konu ödemelerin ise hisse devir sözleşmesinin imzalandığı █████/2006 tarihinden sonra yapıldığı, taraflar arasında yapılan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi, davalı tarafın sorumlu olduğu dönemde gerçekleşen iş ve işlemler nedeni ile dava dışı üçüncü kişi tarafından açılan ve kesinleşen mahkeme kararı, icrada yapılan ödeme ve tüm dosya içeriğine göre, taraflar arasında yapılan sözleşme 7.4 uyarınca ...'ın sorumlu olduğu dönemde gerçekleşen eylemler ve hukuki işlemlerden dolayı, davalı tarafın sorumlu olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, 137.606,70 TL'nin ödeme tarihi olan █████/2018 tarihinden 43.627,07 TL'yi ise davacı vekilinin █████/2020 tarihli celsedeki beyanı nazara alınarak dava tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının 20.000,00 TL üzerinden kısmi dava açtığını ve daha sonrasında davasını ıslah ettiğini, yerel mahkeme kararında ıslah edilen miktara dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekmekte iken ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,
Dava konusu alacağın sözleşmenin 7.maddesi kapsamına girmediğini, dilekçelerde yeralan bilanço düzenlemelerine ilişkin açıklamaların değerlendirilmediğini, verilen kararın şirket açısından sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını, talep edilen alacağın hisselerinin tamamının ...'a ait olduğu dönemde gerçekleştirildiğini, devre esas bilanço kayıtlarında yer aldığını, müvekkili tarafından tekrar ödeme yapılmasının mükerrer ödemeye yol açacağını, hisse satış sözleşmesi, ihale şartnamesi, İHDS hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini,
Davacının ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini, ödenen bedelin tamamını ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte talep edemeyeceğini, ödeme döneminde müvekkiline ihbar yapılmadığından icra takibine ilişkin giderlerden, vekalet ücretinden, karara ilişkin olarak yapılan diğer masraflardan ve faizden sorumlu olmadığını, ilam sonrası faiz, icra takibi ve buna ilişkin giderler kısmına ilişkin ilamın takibe konu edilmesinde davacı kusurlu olduğundan müvekkiline rücunun mümkün olmadığını, ödeme tarihinden itibaren avans faizine hükmedilemeyeceğini, müvekkili kurum aleyhine hükmedilen harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinde de hatalar olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamında hesap bilirkişisi Şükriye Altınbaşak Kirkil'den alınan █████/2019 tarihli ön raporda ve █████/2020 tarihli raporda özetle; dava dışı SGK'nun davacı ...'tan rücuan tahsil ettiği alacağın dayanağı olan iş kazasının █████/2006 tarihinden önce meydana geldiği, böylece İHDS hükümleri gereği davacının bu kaza nedeniyle SGK'ya yapmak zorunda kaldığı ödemeleri davalı ...'a rücu edebileceği, bu kapsamda davacının davalıya rücu edebileceği alacağın toplam 198.787,64 TL olarak hesaplandığı ve bu tutarı oluşturan kalemlerin; █████/2017 ödeme tarihli 4,60 TL vekalet harcı, █████/2017 ödeme tarihli 7,25 TL baro pulu, █████/2017 ödeme tarihli 2.321,31 TL temyiz başvuru harcı, █████/2017 ödeme tarihli 8.668,01 TL bakiye karar harcı, █████/2017 ödeme tarihli 51,70 TL tehiri icra karar harcı, █████/2018 ödeme tarihli 6.501,00 TL onama harcı (toplam 17.553,87 TL), █████/2018 ödeme tarihli 137.606,70 TL icra dosya borcu yapılandırma sonucu ödeme ve █████/2018 ödeme tarihli 43.627,07 TL icra dosya borcu ödemesi olmak üzere toplam 198.787,64 TL olduğu tespit edilmiştir.
Taraflar arasında akdedildiği hususunda her hangi bir ihtilaf bulunmayan █████/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7.1 maddesinde; sözleşmenin imza tarihinden önce başlamış idari ve hukuki ihtilafların takip edilmesi, çözüme kavuşturulması ve bundan kaynaklanan her türlü sorumluluğun ...'a ait olduğu, 7.4 ve 7.6 maddesinde de; dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının ... olduğu hükme bağlanmıştır.
Tüm bu hususların yanı sıra, somut olay irdelendiğinde; davacı vekilince bilirkişi raporu doğrultusunda █████/2020 tarihinde davasının ıslah edildiği, davacı tarafça Cihanbeyli Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ E, ████████ K sayılı kararı gereğince davacı tarafından yapılandırma ile Sosyal Güvenlik Kurumunun ... Bankasına █████/2018 tarihinde yapılan 137.606,70 TL ve █████/2018 tarihinde yapılan 43.627,07 TL bedelli olmak üzere toplam 181.233,77 TL ödemenin ve dava konusu olay nedeniyle davacı şirket tarafından yapıldığı tespit edilen 17.553,87 TL yargılama giderlerinin ödeme tarihinden itibaren işletilecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesinin talep edildiği, ancak Mahkemece davacının davasının kabulüne denmesine rağmen, 137.606,70 TL'nin ödeme tarihi olan █████/2018 tarihinden, 43.627,07 TL'nin ise davacı vekilinin █████/2020 tarihli celsedeki beyanı nazara alınarak dava tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verildiği görülmüştür.
Hükmün kapsamı başlıklı HMK'nun 297/2 maddesi; "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." hükmünü içermektedir.
Hal böyle olunca, Mahkemece davacının davasının tam kabulüne karar verildiği bildirilmesine rağmen, ıslah ile artırılan 137.606,70 TL ve 43.627,07 TL'lik ödemeler yönünden hüküm tesis edip, davacının ıslah ile artırıp talep ettiği 17.553,87 TL yargılama gideri kalemine hüküm tesis edilmemesi taleplerinin biri hakkında hüküm kararı verilmemesi niteliğinde olup usul ve yasaya aykırı bulunmakla, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Esas talep hakkında karar verilmediği HMK 353/1-a-6 maddesindeki talepleri önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması hali gerçekleşmiş olup, yürütülen kısım fer'i talebe ilişkin olmadığından Dairemizce yeniden hüküm kurulmamıştır. Dosyada HMK 305/a maddesi kapsamında tamamlama hükmü bulunmamaktadır.
Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni gözetilerek kabulü ile, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davacının tüm talepleri hakkında karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.4 maddesi gereğince KABULÜNE,
2-Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2020 tarih ve ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4-Davalı tarafından yatırılan 3.095,02 TL istinaf karar harcı ve 8.985,28 TL bakiye karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.4 maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2025
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!