Anahtar kelimeler: Diktireceklerini Gelinlik Nişanı Kaporayı Gelin Özetledavacı Nişanlısı Attıklarını Haberi Satımdan

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2024KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2024Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı şirket yetkilisi dava dilekçesinde özetle;Davacı şirket yetkilisi dava dilekçesinde özetle: Gelinlik işi yapan bir kuruluş olduklarını, davalı şirket sahibi ... ile nişanlısı ....'in gelinlik siparişi vermek üzere geldiklerini, özel sipariş gelinlik diktireceklerini, sözleşmenin gelin adayı ... ile imzalandığını, yaklaşık bir ay sonra nişanı attıklarını, kaporayı iade istediklerini söylediklerini, bankadan işlem yaparken hesabında bloke olduğunu öğrendiğini, gelinlik ile ilgili olduğunu öğrendiğini, haberi olmadığından itiraz edemediğini, böyle bir borcu olmadığının tespit edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davanın taraflarının her ikisi de limited şirket olup, bu hali ile dava mutlak ticari dava niteliğini haiz olduğunu, şu halde, 6102 Sayılı TTK'nun 5/A maddesi uyarınca menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olduğunu, davacı tarafça mahkeme huzurunda işbu dava ikame edilmezden evvel arabuluculuğa başvurulmaksızın dava açılmış olmakla davanın dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine karar verilmesi gerektiği, 2004 Sayılı İİK'nun 72/7 maddesi uyarınca menfi tespit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabileceği, menfi tespit istemine konu takip dosyası Bilecik İcra Müdürlüğü nezdinde bulunmakta olduğu gibi müvekkili şirketin ticari ikametgahı da Bilecik'te bulunduğundan işbu dava bakımından sayın Mahkemeniz yetkili olmayıp, yetkili Mahkeme Bilecik Nöbetçi Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi olması gerektiği, dava şartı ve yetki itirazına rağmen yine de davanın esasına girilmesi ihtimaline binaen de müvekkili şirket, davacı tarafça dava dilekçesi ekinde delil olarak dayanılan sözleşmenin tarafı olmadığı gibi sözleşmenin tarafı olarak görünen .... isimli şahıs müvekkili şirketin yetkilisi, ortağı ya da çalışanı dahi olmadığı, şu halde, dava dilekçesindeki subjektif anlatımlara itibar edilebilmesi gerektiği, icra takibinin dayanağı havale dekontunda açık bir şekilde gelinlik bedeli açıklamasına yer verilmiş olduğu nazara alındığında davacı taraf takip dosyası kapsamında borcu olmadığını, ya teslim yükümlülüğünü yerine getirdiğini ya da bedeli iade ettiğini ortaya koyarak ispatlayabilecek olup, bu yönde bir delil de sunulmadığını, davalı taraf 6102 Sayılı TTK'nun 21/2 maddesi uyarınca basiretli bir tacir gibi davranmış olmadığından, bu yükümlülüğe aykırı davranmanın müeyyidelerine de katlanmak mecburiyetinde olduğunu, izah edilen nedenlerle davanın reddi ile harca esas değerin %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatının hüküm altına alınmasına; yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE
:Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un (TKHK) amaç başlıklı 1.maddesinde, "Bu Kanunun amacı kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı, tüketiciyi aydınlatıcı ve bilinçlendirici önlemleri almak, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konudaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmelerini teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir. Tanımlar başlıklı 3. maddesi (1) sağlayıcı; Kamu Tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan yada hizmet sunanın adına yada hesabına hareket eden gerçek ve tüzel kişiyi, (k) Tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi (1) Tüketici İşlemi; mal veya hizmet piyasalarında Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına yada hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzer sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" düzenlemeleri bulunmaktadır.6502 sayılı TKHK’nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır.Dava, sözleşmenin feshinden kaynaklı ödenen bedelin iadesi için başlatılan icra takibi nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.Davada davalı taraf her ne kadar şirket olarak gösterilmişse de; nişanlısı için gelinlik satın alması olayı şirket yetkilisinin şahsi işine ilişkin olup ticari bir iş bulunmamaktadır. Kaldı ki sözleşme de nişanlısı .... adına düzenlenmiştir. Mutlak ve nisbi ticari davanın bulunduğundan söz edilemeyecektir.6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin, diğeri içinde ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır.Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce re'sen incelenir.Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen ve öncelikle dikkate alınmalıdır.Davalı tarafın gelinlik alma işinde 6502 Sayılı Yasa kapsamında tüketici konumunda olduğu, 6502 Sayılı Yasa 3-l maddesi gereğince taraflar arasındaki sözleşmenin tüketici sözleşmesi olduğu ve uyuşmazlıkta Tüketici Mahkemeleri görevli olduğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine,2-HMK 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli BAKIRKÖY NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine,3-HMK. 20 madde gereği süresi içerisinde kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ve taraflardan birinin kararı veren mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesine, aksi halde mahkemece davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına,4-Yargılama, harç ve giderleri konusunda HMK. 331/2 madde gereğince görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına,5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra görevli mahkemeye aktarılmasına,Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2024Katip ...¸e-imzalıdırHakim ...¸e-imzalıdır