Anahtar kelimeler: Takdîren Süreç Müdafilerinin İstemlerinin Görüşü Bakırköy Yapma Edenlerin Esastan Neticesinde
10. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

    SAYISI
    : █████████ E., ████████ K.
    SUÇ
    : Uyuşturucu madde ticareti yapma
    HÜKÜMLER
    :1. İstinaf başvurusunun esastan reddi, (Sanık ... hakkında)
    2. Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi, (Sanık ... hakkında)
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması
    Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
    Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
    I. HUKUKİ SÜREÇ
    A. Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesince, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan ayrı ayrı mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
    B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile;
    1. Sanık ... hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine;
    2. Sanık ... hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, istinaf başvurularının esastan reddine,
    Karar verilmiştir.
    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
    1. Eylemlerin sabit olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
    2. Soyut iletişimin tespiti tutanaklarının tek başına delil olarak değerlendirilemeyeceğine,
    3. 5237 sayılı TCK'nın 188/5. ve 43. maddelerinin uygulanma koşullarının bulunmadığına,
    4. Temyiz dışı sanıklar ... ve ....'ın sanık ... hakkındaki beyanlarına itibar edilemeyeceğine,
    5. Tanık....'in müdafii bulundurulmadan alınan kolluktaki ifadesine ve teşhisine dayanılarak, ayrıca mahkeme huzurunda tanık sıfatıyla dinlenilmeden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna,
    B. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
    1. Eylemlerin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna,
    2. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
    3. Ana ve birleşen dosyalara ilişkin eksik belgeler temin edilmeden karar verildiğine,
    4. Soyut iletişimin tespiti tutanaklarının tek başına delil olarak değerlendirilemeyeceğine,
    İlişkindir.
    III. GEREKÇE
    A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
    İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, sanığın eylemlerinin sübutuna ve vasfına, delillerin değerlendirilmesine, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188/5. ve 43. maddelerinin uygulanmasına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan belgelerin dosya içerisinde olduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
    B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
    Dosya kapsamından, sanığın sabit olan 03.04.2019 tarihli eylemi nedeniyle aynı tarihte kollukta müdafii huzurunda ifadesi alındıktan sonra Sulh Ceza Hakimliğine tutuklanmak üzere sevk edildiği ve adli kontrolle serbest bırakıldığı dikkate alındığında, her ne kadar bu eyleme ilişkin iddianame tarihi (07.10.2019) itibari ile temyize konu diğer eylemler ile arasında hukukî kesinti oluşmasa da, bu haliyle fiilî kesintinin oluştuğu; yine sabit olan 15.01.2019 tarihli eylemi nedeniyle 17.01.2019 tarihinde kollukta ve savcılıkta müdafii huzurunda ifadesi alındıktan sonra Sulh Ceza Hakimliğine tutuklanmak üzere sevk edildiği ve adli kontrolle serbest bırakıldığı dikkate alındığında, her ne kadar bu eyleme ilişkin iddianame tarihi (01.10.2019) itibari ile temyize konu diğer eylemler ile arasında hukukî kesinti oluşmasa da, bu haliyle fiilî kesintinin oluştuğu; 15.01.2019 tarihli eylem yönünden ayrı ( bağımsız) hüküm kurulması gerektiği ve 03.04.2019 tarihli eylem ile bu tarihten önce işlenen 09.02.2019 tarihli eylemlerin birlikte aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlendiği kabul edilerek, 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uyarınca değerlendirilmesi ve 03.04.2019 tarihinden sonraki diğer eylemlerden (bağımsız) ayrı hüküm kurulması gerektiği; ayrıca sanığın sabit görülen en son eylemi olan 03.07.2019 tarihli eyleminden önce 09.02.2019 tarihli eylemi nedeniyle 02.07.2019 tarihli iddianamenin düzenlendiği, dolayısıyla 03.07.2019 tarihli eylem yönünden hukukî kesintinin gerçekleştiği ve bu eylem yönünden 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uygulanmaksızın, (bağımsız) ayrı hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, sabit görülen tüm eylemlerin aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlendikleri kabul edilerek, 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uygulanmak suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
    İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, sanığın eylemlerinin sübutuna ve vasfına, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı TCK'nın 188/5. maddesinin ve eleştiri nedeni dışında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan belgelerin dosya içerisinde olduğu anlaşılmakla sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri ve aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
    Sanık ...'ın, dosyada yer alan ve UYAP üzerinden kontrol edilen İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesince ████████ Esas ve ████████ Karar sayısı ile verilen ve 30.04.2019 tarihinde istinaf edilmeden kesinleşen "silahla tehdit" suçundan erteli 1 yıl 8 ay hapis cezası ve iki yıl denetim süresine ilişkin ilam nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uyarınca mükerrir olduğu gözetilmeden, sanık hakkında, sanığın adli sicil kaydında bulunmadığı ve UYAP üzerinden yapılan incelemede başka şahsa ait henüz kesinleşmemiş bir hükme ilişkin olduğu ve karar sayısı, suç türü, suç tarihinin aynı olmadığı anlaşılan İstanbul 27. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/2 Esas sayılı kararı ile "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan verildiği belirtilen 1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin ilamın tekerrüre esas alınmasının,
    Hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
    IV. KARAR
    A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
    Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
    Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
    B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
    Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
    Sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulandığı bentte yer alan "İstanbul 27. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/2 Esas ████████ karar sayılı ilamı ile TCK'nın 191/1 maddesine göre 1 yıl 8 Ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, bu ilamın █████/2018 tarihinde kesinleştiği " ibaresinin çıkarılarak, yerine "İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesince ████████ Esas ve ████████ Karar sayısı ile verilen "silahla tehdit" suçundan erteli 1 yıl 8 ay hapis cezası ve iki yıl denetim süresine ilişkin ilamın, 30.04.2019 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği" ibaresinin yazılması,
    Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
    Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
    Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,27.02.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!