Anahtar kelimeler: Malen Göçmen Kaçakçılığı Temyizde Sunulduğu Görüşü İstemlerinin Edenler Edenlerin Neticesinde
4. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ
    :Ceza Dairesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    MALEN SORUMLU
    : ...
    SUÇ
    : Göçmen kaçakçılığı
    HÜKÜM
    : İstinaf başvurusunun esastan reddi
    TEMYİZ EDENLER
    : Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık, sanık müdafii, malen sorumlu
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Temyiz isteminin reddi, bozma
    Yapılan ön inceleme neticesinde,
    A. Malen sorumlu ...'ın temyizde hukuki yararının bulunmadığı belirlenmiştir.
    B. Sanık ... hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle gereği düşünüldü:
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    Sanık hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    1.Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; 31.03.2021 tarihli Cumhuriyet savcısının başvurusunun sanık aleyhine olduğuna, suçta kullanılan aracın olay sırasında sanığın zilyedinde bulunduğuna, araçta meydana gelebilecek olumsuzluklar nedeniyle asıl sahibinin sorumlu olacağı bu nedenlerle Cumhuriyet savcısının müsadereye ilişkin talebinin malen sorumluya karşı olmadığı sanığa yönelik ve aleyhine olduğuna, dairece aleyhe başvuru üzerine isteğe bağlı olmama kuralı da dikkate alındığında ilk derece mahkemesince verilen hükmün diğer hususları yönünden de inceleme yapması gerekirken eleştiri konusu yapılarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olması, sanığın, taşınan göçmen sayısı dikkate alındığında 5237 sayılı Kanun'un 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi de gözetilerek, aynı Kanun'un 79/1-a maddesi uyarınca temel cezanın alt sınırdan daha fazla uzaklaşılmak suretiyle belirlenmesi gerektiğine, malen sorumlunun iyiniyetli üçüncü kişi sayılamayacağına, suçta kullanılan aracın müsaderesine karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna yöneliktir.
    2.Sanık ve müdafiinin temyiz istemleri; kararın gerekçesiz olduğuna, suçun işlendiğinin sabit olmadığına, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, 5237 sayılı Kanun'un 79/2-b ve 58. maddelerinin uygulama koşullarının bulunmadığına, kararın bozulmasına yöneliktir.
    III. GEREKÇE
    Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
    1.Müsadereye yönelik yapılan incelemede; Dairemizce de benimsenen YCGK'nın ███████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi müsadere hükmünün mahkumiyet hükmünden ayrı incelenmesinin mümkün olması nedeniyle müsadere yönünden yapılan ayrı incelemede mahkemenin iyi niyetli üçüncü kişiye ait aracın iadesi kararı usul ve yasaya uygun bulunmuştur.
    Ancak;
    2.Göçmenlerin taşındığı minibüsün yolcu taşıma sınırının 25 kişi olduğu, 37 kişinin taşınması şeklinde gerçekleşen olayda; göçmen kaçakçılığı suçunun nitelikli hali olan “hayatı bakımından bir tehlike oluşturması ya da onur kırıcı mualemeye maruz bırakılarak işlenmesi” halinin ne şekilde gerçekleştiğinin denetime olanak verecek şekilde açıklanamadığı, hayati tehlikenin varlığına dair göçmenler ile kolluk görevlilerinin bir ifadelerinin bulunmadığı, olay yeri tespit tutanağında hayati tehlikenin varlığına dair bir anlatıma yer verilmediği, kapasitenin üzerinde yolcu taşınmasının başlı başına unsur olmadığı, ancak cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi kapsamında değerlendirilebileceği, nitekim cezada teşdit uygulandığı da gözetilerek, göçmenlere yönelik onur kırıcı bir muamelenin veya hayatı bakımından tehlike oluşturacak bir durumun ne şekilde gerçekleştiği konusunda bilirkişi raporu alınmaksızın ve yeterince açıklanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması
    Nedeniyle karar hukuka aykırı görülmüştür.
    IV. KARAR
    A. Malen Sorumlunun Temyiz İstemi Yönünden
    Hükmün gerekçesine yönelik olmayan temyizde, malen sorumlunun hukuki yararının bulunmadığı anlaşıldığından, malen sorumlunun temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
    B.Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet Savcısının, Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstekleri Yönünden
    1.Gerekçenin (1) nolu bölümünde açıklanan nedenlerle, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görülmediğinden, kararın müsadereye yönelik kısmının oy birliğiyle ONANMASINA,
    2.Gerekçenin (2) nolu bölümünde açıklanan nedenlerle, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
    Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Adilcevaz Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    06.02.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!