Anahtar kelimeler: Sarısu Taşması Deresinin Akarsu Yataklarının Taşkınlarla Sel Islahı Kapılarak Dere
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No
: █████████
Karar No
: ████████
TEMYİZ EDENLER (DAVALILAR)
:
1- ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ
: Av. ...
2- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ... Sigorta AŞ
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Davacı şirkete sigortalı ... plaka sayılı aracın Sarısu Deresinin taşması neticesinde sel sularına kapılarak hasara uğradığından bahisle sigortalıya ödenen 59.980,00 TL'nin; davalı idarelerin muhtemel taşkınlarla mücadele etmek, akarsu ve dere yataklarının ıslahı görevini yerine getirmediği, hizmet kusurlarının bulunduğu ileri sürülerek ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; mevzuat hükümleri, bilirkişi raporu ve uyuşmazlığın birlikte değerlendirilmesinden, Sarısu deresinin ıslah projesinin DSİ tarafından hazırlanmasına ve büyükşehir belediyelerinin sınır ve mücavir alanları içinde dere ıslahı ve il düzeyinde yapılan planlara uygun olarak doğal afetlerle ilgili plânlamaların ve diğer hazırlıkların büyükşehir ölçeğinde yapım görevinin büyükşehir belediyelerine ait olmasına karşın Sarısu deresinin ıslahının görevli ve yetkili idaresi olan Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılmadığı, derenin taşmasında doğal afet niteliğindeki aşırı bir yağışın değil de Sarısu çayı havzasında doğal durumun bozularak gerekli koruma önlemlerinin alınmamasının etken olduğu, kaldı ki, dere ıslahının yapılmış olsaydı dahi olayın meydana geldiği ve büyükşehir belediyesinin sorumluluk sahası içinde kalan 23.sokağın yağmur suyu toplama sistemlerinin yetersiz kalması nedeniyle su basma olayının meydana gelebileceği, davalı Antalya Büyükşehir Belediyesi ile Antalya Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğü (ASAT)'nin su baskını öncesinde ve su baskını sırasında gerekli önlem ve tedbirleri almadığı anlaşıldığından, davacı şirkete sigortalı araçta meydana gelen zarardan birlikte sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Daire kararının özeti
: Danıştay Sekizinci Dairesinin █████/2019 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla; davacı şirkete ... sayılı sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın █████/2013 tarihinde Antalya ili, Konyaaltı ilçesi, Liman Mahallesi, Atatürk Bulvarında ilerlerken Sarısu Deresinin aşırı yağışlardan ötürü taşması sonucunda sel sularına kapılarak hasara uğradığı, bu hasar nedeniyle davacı şirketin █████/2013 tarihinde sigortalısına 59.980,00 TL ödemede bulunduğu, sigortalıya ödenen meblağın Türk Ticaret Kanunu ve Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca kusurları nispetinde iadesi talebiyle yapılan █████/2013 tarihli başvurunun ... tarih ve ... sayılı Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı işlemi ile reddedilmesi, ASAT tarafından ise yanıt verilmemesi üzerine 59.980,00 TL'nin ödeme tarihi olan █████/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle dava açıldığı,
Olayda, davacı sigorta şirketinin gerçek zararının tespiti için, davacı sigorta şirketince araç sahibine ödenen tutardan; sigorta priminin düşülmesi gerektiği,
Bu durumda, sigortalıya ödenen tutardan, sigorta priminin düşülmesi suretiyle, davacı sigorta şirketinin gerçek zararının tespit edilmesi sonucunda karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın kabulü yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
: Davalı idarelerden Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, dava öncesi ödenen sigorta primlerine ilişkin miktarların, en son verilere göre hesaplanan tazminattan "güncellenerek" indirilmesi gerektiği, Konyaaltı Belediyesinin de hasım mevkiinde olması gerektiği, ayrıca Sarısu Deresinde oluşacak maksimum su debisi ve kanalın inşaat yönünden denetim, bakım, onarım ve ıslahını yapmanın ve yaptırmanın belediyenin görev ve yetki alanında olmadığı ileri sürülmektedir.
Davalı idarelerden Antalya Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından, kendileri yönünden davanın husumet yokluğundan reddi gerektiği, yağmur suyu hizmeti ile ilgili olarak kendilerinin hiçbir mesuliyeti ve fiillerinin bulunmadığı, davanın Konyaaltı Belediyesi Başkanlığı ile Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı husumetiyle görülmesi gerektiği, ayrıca sigorta prim tutarlarının ödenen tutardan düşülmesi gerekirken aksi yöndeki ısrar kararında hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz istemlerinin reddi ile ... İdare Mahkemesi ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin ... İdare Mahkemesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
3. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, █████/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E
:..., K:... sayılı ısrar kararının Danıştay Sekizinci Dairesinin █████/2019 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.
KARŞI OY XX- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401. maddesinin 1. fıkrasında, sigorta sözleşmesi, sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi halinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşme olarak tanımlanmış, 1431. maddesinin 1. fıkrasında ise, sigorta priminin tamamının, taksitle ödenmesi kararlaştırılmışsa ilk taksidin, sözleşme yapılır yapılmaz ve poliçenin teslimi karşılığında ödenmesinin gerektiği kuralına yer verilmiştir.
Anılan Kanun hükümlerinden, sigorta sözleşmesi gereği sigortalının menfaatini ihlal eden tehlikenin gerçekleşmesi halinde, sigortalı tarafından ödenen sigorta primi karşılığında sigorta şirketince sigortalıya tazminat ödemesi yapılacağı, diğer bir ifadeyle, bu ödemenin, sigortalılık süresince bir defaya mahsus olmak üzere sigortalının ödemiş olduğu sigorta priminin karşılığı olduğu anlaşılmakta olup; bu nedenle ödenen sigorta primi miktarının, mahkemece hükmedilecek tazminat miktarından düşülebilmesi için, sigortalıya sigortalılık süresi içerisinde birden fazla ödeme yapılmamış olması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesince ara kararı yapılarak, davaya konu kazanın meydana gelmesi sonucu tarafına davacı sigorta şirketince tazminat ödenen sigortalının, sigortalılık süresi içerisinde kaç kez bundan faydalandığının sorulmasının gerektiği, dava konusu olay dışında da böyle bir şekilde faydalanıldıysa, sigortalı tarafından davacı sigorta şirketine ödenen primlerin hükmedilecek olan tazminat miktarından düşülmemesi; faydalanılmadıysa, sigortalı tarafından ödenen primlerin hükmedilecek tazminat miktarından düşülmesi gerekmektedir.
Bu durumda, İdare Mahkemesince ara kararı yapılarak bu hususun netleştirilmesi suretiyle primlerin hükmedilecek tazminat miktarından düşülüp düşülmeyeceğine karar verilmesi gerekirken, bu yapılmadan davanın kabulüne karar verilmesinde hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varıldığından, ... İdare Mahkemesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının bu gerekçeyle bozulması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!